Exodus (Turkish)

Exodus (Turkish)

1

1:1b.EXO.001.001 Yakupla birlikte aileleriyle Mısıra giden İsrailoğullarının adları şunlardır:

1:2b.EXO.001.002 Ruben, Şimon, Levi, Yahuda,

1:3b.EXO.001.003 İssakar, Zevulun, Benyamin,

1:4b.EXO.001.004 Dan, Naftali, Gad, Aşer.

1:5b.EXO.001.005 Yakupun soyundan gelenler toplam yetmiş kişiydi. Yusuf zaten Mısırdaydı.

1:6b.EXO.001.006 Zamanla Yusuf, kardeşleri ve o kuşağın hepsi öldü.

1:7b.EXO.001.007 Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.

1:8b.EXO.001.008 Sonra Yusuf hakkında bilgisi olmayan yeni bir kral Mısırda tahta çıktı.

1:9b.EXO.001.009 Halkına, ‹‹Bakın, İsrailliler sayıca bizden daha çok›› dedi,

1:10b.EXO.001.010 ‹‹Gelin, onlara karşı aklımızı kullanalım, yoksa daha da çoğalırlar; bir savaş çıkarsa, düşmanlarımıza katılıp bize karşı savaşır, ülkeyi terk ederler.››

1:11b.EXO.001.011 Böylece Mısırlılar İsraillilerin başına onları ağır işlere koşacak angaryacılar atadılar. İsrailliler firavun için Pitom ve Ramses adında ambarlı kentler yaptılar.

1:12b.EXO.001.012 Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarak

1:13b.EXO.001.013 İsraillileri amansızca çalıştırdılar.

1:14b.EXO.001.014 Her türlü tarla işi, harç ve kerpiç yapımı gibi ağır işlerle yaşamı onlara zehir ettiler. Bütün işlerinde onları amansızca kullandılar.

1:15b.EXO.001.015 Mısır Kralı, Şifra ve Pua adındaki İbrani ebelere şöyle dedi:

1:16b.EXO.001.016 ‹‹İbrani kadınlarını doğum sandalyesinde doğurturken iyi bakın; çocuk erkekse öldürün, kızsa dokunmayın.››

1:17b.EXO.001.017 Ama ebeler Tanrıdan korkan kimselerdi, Mısır Kralının buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar.

1:18b.EXO.001.018 Bunun üzerine Mısır Kralı ebeleri çağırtıp, ‹‹Niçin yaptınız bunu?›› diye sordu, ‹‹Neden erkek çocukları sağ bıraktınız?››

1:19b.EXO.001.019 Ebeler, ‹‹İbrani kadınlar Mısırlı kadınlara benzemiyor›› diye yanıtladılar, ‹‹Çok güçlüler. Daha ebe gelmeden doğuruyorlar.››

1:20b.EXO.001.020 Tanrı ebelere iyilik etti. Halk çoğaldıkça çoğaldı.

1:21b.EXO.001.021 Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.

1:22b.EXO.001.022 Bunun üzerine firavun bütün halkına buyruk verdi: ‹‹Doğan her İbrani erkek çocuk Nil'e atılacak, kızlar sağ bırakılacak.››

2

2:1b.EXO.002.001 Levili bir adam kendi oymağından bir kızla evlendi.

2:2b.EXO.002.002 Kadın gebe kaldı ve bir erkek çocuk doğurdu. Güzel bir çocuk olduğunu görünce, onu üç ay gizledi.

2:3b.EXO.002.003 Daha fazla gizleyemeyeceğini anlayınca, hasır bir sepet alıp katran ve ziftle sıvadı. İçine çocuğu yerleştirip Nil kıyısındaki sazlığa bıraktı.

2:4b.EXO.002.004 Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.

2:5b.EXO.002.005 O sırada firavunun kızı yıkanmak için ırmağa indi. Hizmetçileri ırmak kıyısında yürüyorlardı. Sazların arasındaki sepeti görünce, firavunun kızı onu getirmesi için hizmetçisini gönderdi.

2:6b.EXO.002.006 Sepeti açınca ağlayan çocuğu gördü. Ona acıyarak, ‹‹Bu bir İbrani çocuğu›› dedi.

2:7b.EXO.002.007 Çocuğun ablası firavunun kızına, ‹‹Gidip bir İbrani sütnine çağırayım mı?›› diye sordu, ‹‹Senin için bebeği emzirsin.››

2:8b.EXO.002.008 Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.

2:9b.EXO.002.009 Firavunun kızı kadına, ‹‹Bu bebeği al, benim için emzir, ücretin neyse veririm›› dedi. Kadın bebeği alıp emzirdi.

2:10b.EXO.002.010 Çocuk büyüyünce, onu geri getirdi. Firavunun kızı çocuğu evlat edindi. ‹‹Onu sudan çıkardım›› diyerek adını Musa koydu. ‹‹Maşa›› sözcüğünü çağrıştırır.

2:11b.EXO.002.011 Musa büyüdükten sonra bir gün soydaşlarının yanına gitti. Yaptıkları ağır işleri seyrederken bir Mısırlının bir İbraniyi dövdüğünü gördü.

2:12b.EXO.002.012 Çevresine göz gezdirdi; kimse olmadığını anlayınca, Mısırlıyı öldürüp kuma gizledi.

2:13b.EXO.002.013 Ertesi gün gittiğinde, iki İbraninin kavga ettiğini gördü. Haksız olana, ‹‹Niçin kardeşini dövüyorsun?›› diye sordu.

2:14b.EXO.002.014 Adam, ‹‹Kim seni başımıza yönetici ve yargıç atadı?›› diye yanıtladı, ‹‹Mısırlıyı öldürdüğün gibi beni de mi öldürmek istiyorsun?›› O zaman Musa korkarak, ‹‹Bu iş ortaya çıkmış!›› diye düşündü.

2:15b.EXO.002.015 Firavun olayı duyunca Musayı öldürtmek istedi. Ancak Musa ondan kaçıp Midyan yöresine gitti. Bir kuyunun başında otururken

2:16b.EXO.002.016 Midyanlı bir kâhinin yedi kızı su çekmeye geldi. Babalarının sürüsünü suvarmak için yalakları dolduruyorlardı.

2:17b.EXO.002.017 Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.

2:18b.EXO.002.018 Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.

2:19b.EXO.002.019 Kızlar, ‹‹Mısırlı bir adam bizi çobanların elinden kurtardı›› diye yanıtladılar, ‹‹Üstelik bizim için su çekip hayvanlara verdi.››

2:20b.EXO.002.020 Babaları, ‹‹Nerede o?›› diye sordu, ‹‹Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın.››

2:21b.EXO.002.021 Musa Reuelin yanında kalmayı kabul etti. Reuel de kızı Sipporayı onunla evlendirdi.

2:22b.EXO.002.022 Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.

2:23b.EXO.002.023 Aradan yıllar geçti, bu arada Mısır Kralı öldü. İsrailliler hâlâ kölelik altında inliyor, feryat ediyorlardı. Sonunda yakarışları Tanrıya erişti.

2:24b.EXO.002.024 Tanrı iniltilerini duydu. İbrahim, İshak ve Yakupla yaptığı antlaşmayı anımsadı.

2:25b.EXO.002.025 İsrailliler'e baktı ve onlara ilgi gösterdi.

3

3:1b.EXO.003.001 Musa kayınbabası Midyanlı Kâhin Yitronun sürüsünü güdüyordu. Sürüyü çölün batısına sürdü ve Tanrı Dağına, Horeve vardı.

3:2b.EXO.003.002 RABbin meleği bir çalıdan yükselen alevlerin içinde ona göründü. Musa baktı, çalı yanıyor, ama tükenmiyor.

3:3b.EXO.003.003 ‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››

3:4b.EXO.003.004 RAB Tanrı Musanın yaklaştığını görünce, çalının içinden, ‹‹Musa, Musa!›› diye seslendi. Musa, ‹‹Buyur!›› diye yanıtladı.

3:5b.EXO.003.005 Tanrı, ‹‹Fazla yaklaşma›› dedi, ‹‹Çarıklarını çıkar. Çünkü bastığın yer kutsal topraktır.

3:6b.EXO.003.006 Ben babanın Tanrısı, İbrahimin Tanrısı, İshakın Tanrısı ve Yakupun Tanrısıyım.›› Musa yüzünü kapadı, çünkü Tanrıya bakmaya korkuyordu.

3:7b.EXO.003.007 RAB, ‹‹Halkımın Mısırda çektiği sıkıntıyı yakından gördüm›› dedi, ‹‹Angaryacılar yüzünden ettikleri feryadı duydum. Acılarını biliyorum.

3:8b.EXO.003.008 Bu yüzden onları Mısırlıların elinden kurtarmak için geldim. O ülkeden çıkarıp geniş ve verimli topraklara, süt ve bal akan ülkeye, Kenan, Hitit, Amor, Periz, Hiv ve Yevus topraklarına götüreceğim.

3:9b.EXO.003.009 İsraillilerin feryadı bana erişti. Mısırlıların onlara yapmakta olduğu baskıyı görüyorum.

3:10b.EXO.003.010 Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››

3:11b.EXO.003.011 Musa, ‹‹Ben kimim ki firavuna gidip İsraillileri Mısırdan çıkarayım?›› diye karşılık verdi.

3:12b.EXO.003.012 Tanrı, ‹‹Kuşkun olmasın, ben seninle olacağım›› dedi, ‹‹Seni benim gönderdiğimin kanıtı şu olacak: Halkı Mısırdan çıkardığın zaman bu dağda bana tapınacaksınız.››

3:13b.EXO.003.013 Musa şöyle karşılık verdi: ‹‹İsraillilere gidip, ‹Beni size atalarınızın Tanrısı gönderdi› dersem, ‹Adı nedir?› diye sorabilirler. O zaman ne diyeyim?››

3:14b.EXO.003.014 Tanrı, ‹‹Ben Benim›› dedi, ‹‹İsraillilere de ki, ‹Beni size Ben Benim diyen gönderdi.›

3:15b.EXO.003.015 ‹‹İsraillilere de ki, ‹Beni size atalarınızın Tanrısı, İbrahimin Tanrısı, İshakın Tanrısı ve Yakupun Tanrısı Yahve gönderdi.› Sonsuza dek adım bu olacak. Kuşaklar boyunca böyle anılacağım.

3:16b.EXO.003.016 Git, İsrail ileri gelenlerini topla, onlara şöyle de: ‹Atalarınız İbrahimin, İshakın, Yakupun Tanrısı Yahve bana görünerek şunları söyledi: Sizinle ve Mısırda size yapılanlarla yakından ilgileniyorum.

3:17b.EXO.003.017 Söz verdim, sizi Mısırda çektiğiniz sıkıntıdan kurtaracağım; Kenan, Hitit, Amor, Periz, Hiv ve Yevus topraklarına, süt ve bal akan ülkeye götüreceğim.›

3:18b.EXO.003.018 ‹‹İsrail ileri gelenleri seni dinleyecekler. Sonra birlikte Mısır Kralına gidip, ‹İbranilerin Tanrısı Yahve bizimle görüştü› diyeceksiniz, ‹Şimdi izin ver, Tanrımız Yahveye kurban kesmek için çölde üç gün yol alalım.›

3:19b.EXO.003.019 Ama biliyorum, güçlü bir el zorlamadıkça Mısır Kralı gitmenize izin vermeyecek.

3:20b.EXO.003.020 Elimi uzatacak ve aralarında şaşılası işler yaparak Mısırı cezalandıracağım. O zaman sizi salıverecek.

3:21b.EXO.003.021 ‹‹Halkımın Mısırlıların gözünde lütuf bulmasını sağlayacağım. Gittiğinizde eli boş gitmeyeceksiniz.

3:22b.EXO.003.022 Her kadın Mısırlı komşusundan ya da konuğundan altın ve gümüş takılar, giysiler isteyecek. Oğullarınızı, kızlarınızı bunlarla süsleyeceksiniz. Mısırlılar'ı soyacaksınız.››

4

4:1b.EXO.004.001 Musa, ‹‹Ya bana inanmazlarsa?›› dedi, ‹‹Sözümü dinlemez, ‹RAB sana görünmedi› derlerse, ne olacak?››

4:2b.EXO.004.002 RAB, ‹‹Elinde ne var?›› diye sordu. Musa, ‹‹Değnek›› diye yanıtladı.

4:3b.EXO.004.003 RAB, ‹‹Onu yere at›› dedi. Musa değneğini yere atınca, değnek yılan oldu. Musa yılandan kaçtı.

4:4b.EXO.004.004 RAB, ‹‹Elini uzat, kuyruğundan tut›› dedi. Musa elini uzatıp kuyruğunu tutunca yılan yine değnek oldu.

4:5b.EXO.004.005 RAB, ‹‹Bunu yap ki, ataları İbrahimin, İshakın, Yakupun Tanrısı RABbin sana göründüğüne inansınlar›› dedi.

4:6b.EXO.004.006 Sonra, ‹‹Elini koynuna koy›› dedi. Musa elini koynuna koydu. Çıkardığı zaman eli bir deri hastalığına yakalanmış, kar gibi bembeyaz olmuştu.

4:7b.EXO.004.007 RAB, ‹‹Elini yine koynuna koy›› dedi. Musa elini yine koynuna koydu. Çıkardığı zaman eli eski haline dönmüştü.

4:8b.EXO.004.008 RAB, ‹‹Eğer sana inanmaz, ilk belirtiyi önemsemezlerse, ikinci belirtiye inanabilirler›› dedi,

4:9b.EXO.004.009 ‹‹Bu iki belirtiye de inanmaz, sözünü dinlemezlerse, Nilden biraz su alıp kuru toprağa dök. Irmaktan aldığın su toprakta kana dönecek.››

4:10b.EXO.004.010 Musa RABbe, ‹‹Aman, ya Rab!›› dedi, ‹‹Ben kulun ne geçmişte, ne de benimle konuşmaya başladığından bu yana iyi bir konuşmacı oldum. Çünkü dili ağır, tutuk biriyim.››

4:11b.EXO.004.011 RAB, ‹‹Kim ağız verdi insana?›› dedi, ‹‹İnsanı sağır, dilsiz, görür ya da görmez yapan kim? Ben değil miyim?

4:12b.EXO.004.012 Şimdi git! Ben konuşmana yardımcı olacağım. Ne söylemen gerektiğini sana öğreteceğim.››

4:13b.EXO.004.013 Musa, ‹‹Aman, ya Rab!›› dedi, ‹‹Ne olur, benim yerime başkasını gönder.››

4:14b.EXO.004.014 RAB Musaya öfkelendi ve, ‹‹Ağabeyin Levili Harun var ya!›› dedi, ‹‹Bilirim, o iyi konuşur. Hem şu anda seni karşılamaya geliyor. Seni görünce sevinecek.

4:15b.EXO.004.015 Onunla konuş, ne söylemesi gerektiğini anlat. İkinizin konuşmasına da yardımcı olacak, ne yapacağınızı size öğreteceğim.

4:16b.EXO.004.016 O sana sözcülük edecek, senin yerine halkla konuşacak. Sen de onun için Tanrı gibi olacaksın.

4:17b.EXO.004.017 Bu değneği eline al, çünkü belirtileri onunla gerçekleştireceksin.››

4:18b.EXO.004.018 Musa kayınbabası Yitronun yanına döndü. Ona, ‹‹İzin ver, Mısırdaki soydaşlarımın yanına döneyim›› dedi, ‹‹Bakayım, hâlâ yaşıyorlar mı?›› Yitro, ‹‹Esenlikle git›› diye karşılık verdi.

4:19b.EXO.004.019 RAB Midyanda Musaya, ‹‹Mısıra dön, çünkü canını almak isteyenlerin hepsi öldü›› demişti.

4:20b.EXO.004.020 Böylece Musa karısını, oğullarını eşeğe bindirdi; Tanrının buyurduğu değneği de eline alıp Mısıra doğru yola çıktı.

4:21b.EXO.004.021 RAB Musaya, ‹‹Mısıra döndüğünde, sana verdiğim güçle bütün şaşılası işleri firavunun önünde yapmaya bak›› dedi, ‹‹Ama ben onu inatçı yapacağım. Halkı salıvermeyecek.

4:22b.EXO.004.022 Sonra firavuna de ki, ‹RAB şöyle diyor: İsrail benim ilk oğlumdur.

4:23b.EXO.004.023 Sana, bırak oğlum gitsin, bana tapsın, dedim. Ama sen onu salıvermeyi reddettin. Bu yüzden senin ilk oğlunu öldüreceğim.› ››

4:24b.EXO.004.024 RAB yolda, bir konaklama yerinde Musaylafç karşılaştı, onu öldürmek istedi.

4:25b.EXO.004.025 O anda Sippora keskin bir taş alıp oğlunu sünnet etti, derisini Musanın ayaklarına dokundurdu. ‹‹Gerçekten sen bana kanlı güveysin›› dedi.

4:26b.EXO.004.026 Böylece RAB Musayı esirgedi. Sippora Musaya sünnetten ötürü ‹‹Kanlı güveysin›› demişti.

4:27b.EXO.004.027 RAB Haruna, ‹‹Çöle, Musayı karşılamaya git›› dedi. Harun gitti, onu Tanrı Dağında karşılayıp öptü.

4:28b.EXO.004.028 Musa duyurması için RABbin kendisine söylediği bütün sözleri ve gerçekleştirmesini buyurduğu bütün belirtileri Haruna anlattı.

4:29b.EXO.004.029 Musayla Harun varıp İsrailin bütün ileri gelenlerini topladılar.

4:30b.EXO.004.030 Harun RABbin Musaya söylemiş olduğu her şeyi onlara anlattı. Musa da halkın önünde belirtileri gerçekleştirdi.

4:31b.EXO.004.031 Halk inandı; RAB'bin kendileriyle ilgilendiğini, çektikleri sıkıntıyı görmüş olduğunu duyunca, eğilip tapındılar.

5

5:1b.EXO.005.001 Sonra Musayla Harun firavuna gidip şöyle dediler: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB diyor ki, ‹Halkımı bırak gitsin, çölde bana bayram yapsın.› ››

5:2b.EXO.005.002 Firavun, ‹‹RAB kim oluyor ki, Onun sözünü dinleyip İsrail halkını salıvereyim?›› dedi. ‹‹RABbi tanımıyorum. İsraillilerin gitmesine izin vermeyeceğim.››

5:3b.EXO.005.003 Musayla Harun, ‹‹İbranilerin Tanrısı bizimle görüştü›› diye yanıtladılar, ‹‹İzin ver, Tanrımız RABbe kurban kesmek için çölde üç gün yol alalım. Yoksa bizi salgın hastalık ya da kılıçla cezalandırabilir.››

5:4b.EXO.005.004 Mısır Firavunu, ‹‹Ey Musa ve Harun, niçin halkı işinden alıkoyuyorsunuz? Siz de işinizin başına dönün›› dedi,

5:5b.EXO.005.005 ‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››

5:6b.EXO.005.006 Firavun o gün angaryacılara ve halkın başındaki görevlilere buyruk verdi:

5:7b.EXO.005.007 ‹‹Kerpiç yapmak için artık halka saman vermeyeceksiniz. Gitsinler, kendi samanlarını kendileri toplasınlar.

5:8b.EXO.005.008 Önceki gibi aynı sayıda kerpiç yapmalarını isteyin, kerpiç sayısını azaltmayın. Çünkü tembel insanlardır; bu yüzden, ‹Gidelim, Tanrımıza kurban keselim› diye bağrışıyorlar.

5:9b.EXO.005.009 İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››

5:10b.EXO.005.010 Angaryacılarla görevliler gidip İsraillilere şöyle dediler: ‹‹Firavun diyor ki, ‹Artık size saman vermeyeceğim.

5:11b.EXO.005.011 Gidin, nerede bulursanız oradan kendinize saman alın. Ancak işiniz hiç hafifletilmeyecek.› ››

5:12b.EXO.005.012 Böylece halk saman yerine anız toplamak üzere bütün Mısıra dağıldı.

5:13b.EXO.005.013 Angaryacılar, ‹‹Saman verildiği günlerdeki gibi gündelik görevlerinizi eksiksiz yerine getirin›› diyerek onlara baskı yapıyordu.

5:14b.EXO.005.014 Firavunun angaryacılarının atadığı İsrailli görevliler, ‹‹Niçin dün ve bugün daha önceki gibi gereken sayıda kerpiç yaptırmadınız?›› diyerek dövüldüler.

5:15b.EXO.005.015 Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?

5:16b.EXO.005.016 Neden bize saman verilmediği halde, ‹Kerpiç yapın!› deniyor? İşte kulların dövülüyor, oysa suçlu senin kendi halkındır.››

5:17b.EXO.005.017 Firavun, ‹‹Tembelsiniz siz, tembel!›› diye karşılık verdi, ‹‹Bu yüzden ‹Gidip RABbe kurban keselim› diyorsunuz.

5:18b.EXO.005.018 Haydi, işinizin başına dönün. Size saman verilmeyecek; yine de aynı sayıda kerpiç üreteceksiniz.››

5:19b.EXO.005.019 Kendilerine, ‹‹Her gün üretmeniz gereken kerpiç sayısını azaltmayacaksınız›› dendiğinde İsrailli görevliler zor durumda olduklarını anladılar.

5:20b.EXO.005.020 Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.

5:21b.EXO.005.021 ‹‹RAB yaptığınızı görsün, cezanızı versin!›› dediler, ‹‹Bizi firavunla görevlilerinin gözünde rezil ettiniz. Bizi öldürmeleri için ellerine bir kılıç verdiniz.››

5:22b.EXO.005.022 Musa RABbe döndü ve, ‹‹Ya Rab, niçin bu halka kötü davrandın?›› dedi, ‹‹Beni bunun için mi gönderdin?

5:23b.EXO.005.023 Senin adına firavunla konuşmaya gittim gideli firavun bu halka kötü davranıyor. Sen de kendi halkını kurtarmak için hiçbir şey yapmadın.››

6

6:1b.EXO.006.001 RAB Musaya, ‹‹Firavuna ne yapacağımı şimdi göreceksin›› dedi, ‹‹Güçlü elimden ötürü İsrail halkını salıverecek, güçlü elimden ötürü onları ülkesinden kovacak.››

6:2b.EXO.006.002 Tanrı ayrıca Musaya, ‹‹Ben Yahveyim›› dedi,

6:3b.EXO.006.003 ‹‹İbrahime, İshaka ve Yakupa Her Şeye Gücü Yeten Tanrı olarak göründüm, ama onlara kendimi Yahve adıyla tanıtmadım.

6:4b.EXO.006.004 Yabancı olarak yaşadıkları Kenan ülkesini kendilerine vermek üzere onlarla antlaşma yaptım.

6:5b.EXO.006.005 Mısırlıların köleleştirdiği İsraillilerin iniltilerini duydum ve antlaşmamı hep andım.

6:6b.EXO.006.006 ‹‹Onun için İsraillilere de ki, ‹Ben Yahveyim. Sizi Mısırlıların boyunduruğundan çıkaracak, onların kölesi olmaktan kurtaracağım. Onları ağır biçimde yargılayacak ve kudretli elimle sizi özgür kılacağım.

6:7b.EXO.006.007 Sizi kendi halkım yapacak ve Tanrınız olacağım. O zaman sizi Mısırlıların boyunduruğundan çıkaran Tanrınız Yahvenin ben olduğumu bileceksiniz.

6:8b.EXO.006.008 Sizi İbrahime, İshaka ve Yakupa vereceğime ant içtiğim topraklara götüreceğim. Orayı size mülk olarak vereceğim. Ben Yahveyim.› ››

6:9b.EXO.006.009 Musa bunları İsraillilere anlattı, ama umutları kırıldığı ve ağır baskı altında oldukları için onu dinlemediler.

6:10b.EXO.006.010 RAB Musaya, ‹‹Git, Mısır Firavununa İsraillileri ülkesinden salıvermesini söyle›› dedi.

6:12b.EXO.006.012 Ama Musa, ‹‹İsrailliler beni dinlemedikten sonra, firavun nasıl dinler?›› diye karşılık verdi, ‹‹Zaten iyi konuşan biri değilim.›› dudakları sünnetsiz bir adamım.›› Aynı ifade 6:30da da geçer.

6:13b.EXO.006.013 RAB Musa ve Harunla İsrailliler ve Mısır Firavunu hakkında konuştu. İsraillileri Mısırdan çıkarmalarını buyurdu.

6:14b.EXO.006.014 İsraillilerin aile önderleri şunlardır: Yakupun ilk oğlu Rubenin oğulları: Hanok, Pallu, Hesron, Karmi. Rubenin boyları bunlardır.

6:15b.EXO.006.015 Şimonun oğulları: Yemuel, Yamin, Ohat, Yakin, Sohar ve Kenanlı bir kadının oğlu Şaul. Şimonun boyları bunlardır.

6:16b.EXO.006.016 Kayıtlarına göre Levioğullarının adları şunlardır: Gerşon, Kehat, Merari. Levi 137 yıl yaşadı.

6:17b.EXO.006.017 Gerşonun oğulları boylarına göre şunlardır: Livni, Şimi.

6:18b.EXO.006.018 Kehatın oğulları: Amram, Yishar, Hevron, Uzziel. Kehat 133 yıl yaşadı.

6:19b.EXO.006.019 Merarinin oğulları: Mahli, Muşi. Kayıtlarına göre Levi boyları bunlardır.

6:20b.EXO.006.020 Amram halası Yokevetle evlendi. Yokevet ona Harunla Musayı doğurdu. Amram 137 yıl yaşadı.

6:21b.EXO.006.021 Yisharın oğulları: Korah, Nefek, Zikri.

6:22b.EXO.006.022 Uzzielin oğulları: Mişael, Elsafan, Sitri.

6:23b.EXO.006.023 Harun Nahşonun kızkardeşi ve Amminadavın kızı Elişevayla evlendi. Elişeva ona Nadav, Avihu, Elazar ve İtamarı doğurdu.

6:24b.EXO.006.024 Korahın oğulları: Assir, Elkana, Aviasaf. Korahlıların boyları bunlardır.

6:25b.EXO.006.025 Harunun oğlu Elazar Putielin kızlarından biriyle evlendi. Karısı ona Pinehası doğurdu. Boylarına göre Levili aile önderleri bunlardır.

6:26b.EXO.006.026 RABbin, ‹‹İsraillileri ordular halinde Mısırdan çıkarın›› dediği Harun ve Musa bunlardır.

6:27b.EXO.006.027 İsraillileri Mısırdan çıkarmak için Mısır Firavunu ile konuşanlar da Musayla Harundur.

6:28b.EXO.006.028 RAB Mısırda Musayla konuştuğunda, ona, ‹‹Ben RABbim›› dedi, ‹‹Sana söylediğim her şeyi Mısır Firavununa ilet.››

6:30b.EXO.006.030 Musa RAB'bin huzurunda, ‹‹Ben iyi konuşan biri değilim›› diye karşılık verdi, ‹‹Firavun beni nasıl dinler?››

7

7:1b.EXO.007.001 RAB, ‹‹Bak, seni firavuna karşı Tanrı gibi yaptım›› dedi, ‹‹Ağabeyin Harun senin peygamberin olacak.

7:2b.EXO.007.002 Sana buyurduğum her şeyi ağabeyine anlat. O da firavuna İsraillileri ülkesinden salıvermesini söylesin.

7:3b.EXO.007.003 Ben firavunu inatçı yapacağım ki, belirtilerimi ve şaşılası işlerimi Mısırda artırabileyim.

7:4b.EXO.007.004 Ama firavun sizi dinlemeyecek. O zaman elimi Mısırın üzerine koyacağım ve onları ağır biçimde cezalandırarak halkım İsraili ordular halinde Mısırdan çıkaracağım.

7:5b.EXO.007.005 Mısıra karşı elimi kaldırdığım ve İsraillileri aralarından çıkardığım zaman Mısırlılar benim RAB olduğumu anlayacak.››

7:6b.EXO.007.006 Musayla Harun RABbin buyurduğu gibi yaptılar.

7:7b.EXO.007.007 Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.

7:8b.EXO.007.008 RAB Musayla Haruna şöyle dedi:

7:9b.EXO.007.009 ‹‹Firavun size, ‹Bir mucize yapın› dediğinde, söyle Haruna, değneğini alıp firavunun önüne atsın. Değnek yılan olacak.››

7:10b.EXO.007.010 Böylece Musayla Harun firavunun yanına gittiler ve RABbin buyurduğu gibi yaptılar. Harun değneğini firavunla görevlilerinin önüne attı. Değnek yılan oluverdi.

7:11b.EXO.007.011 Bunun üzerine firavun kendi bilgelerini, büyücülerini çağırdı. Mısırlı büyücüler de büyüleriyle aynı şeyi yaptılar.

7:12b.EXO.007.012 Her biri değneğini attı, değnekler yılan oldu. Ancak Harunun değneği onların değneklerini yuttu.

7:13b.EXO.007.013 Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.

7:14b.EXO.007.014 RAB Musaya, ‹‹Firavun inat ediyor, halkı salıvermeyi reddediyor›› dedi,

7:15b.EXO.007.015 ‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline al

7:16b.EXO.007.016 ve ona de ki, ‹Halkımı salıver, çölde bana tapsınlar, demem için İbranilerin Tanrısı RAB beni sana gönderdi. Ama sen şu ana kadar kulak asmadın.

7:17b.EXO.007.017 Benim RAB olduğumu şundan anla, diyor RAB. İşte, elimdeki değneği ırmağın sularına vuracağım, sular kana dönecek.

7:18b.EXO.007.018 Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››

7:19b.EXO.007.019 Sonra RAB Musaya şöyle buyurdu: ‹‹Haruna de ki, ‹Değneğini al ve elini Mısırın suları üzerine -ırmakları, kanalları, havuzları, bütün su birikintileri üzerine- uzat, hepsi kana dönsün. Bütün Mısırda tahta ve taş kaplardaki sular bile kana dönecek.› ››

7:20b.EXO.007.020 Musayla Harun RABbin buyurduğu gibi yaptılar. Harun firavunla görevlilerinin gözü önünde değneğini kaldırıp ırmağın sularına vurdu. Bütün sular kana dönüştü.

7:21b.EXO.007.021 Irmaktaki balıklar öldü, ırmak kokmaya başladı. Mısırlılar ırmağın suyunu içemez oldular. Mısırın her yerinde kan vardı.

7:22b.EXO.007.022 Mısırlı büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar. RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.

7:23b.EXO.007.023 Olanlara aldırmadan sarayına döndü.

7:24b.EXO.007.024 Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.

7:25b.EXO.007.025 RAB'bin ırmağı vurmasının üzerinden yedi gün geçti.

8

8:1b.EXO.008.001 RAB Musaya şöyle dedi: ‹‹Firavunun yanına git ve ona de ki, ‹RAB şöyle diyor: Halkımı salıver, bana tapsınlar.

8:2b.EXO.008.002 Eğer halkımı salıvermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbağalarla cezalandıracağım.

8:3b.EXO.008.003 Irmak kurbağalarla dolup taşacak. Kurbağalar çıkıp sarayına, yatak odana, yatağına, görevlilerinin ve halkının evlerine, fırınlarına, hamur teknelerine girecekler.

8:4b.EXO.008.004 Senin, halkının, bütün görevlilerinin üstüne sıçrayacaklar.›

8:5b.EXO.008.005 ‹‹Haruna de ki, ‹Elindeki değneği ırmakların, kanalların, havuzların üzerine uzatıp kurbağaları çıkart; Mısırı kurbağalar kaplasın.› ››

8:6b.EXO.008.006 Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.

8:7b.EXO.008.007 Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle aynı şeyi yaptılar ve ülkeye kurbağaları saldılar.

8:8b.EXO.008.008 Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹RABbe dua edin, benim ve halkımın üzerinden kurbağaları uzaklaştırsın›› dedi, ‹‹O zaman halkınızı RABbe kurban kessinler diye salıvereceğim.››

8:9b.EXO.008.009 Musa, ‹‹Sen karar ver›› diye karşılık verdi, ‹‹Bunu sana bırakıyorum. Kurbağalar senden ve evlerinden uzak dursun, yalnız ırmakta kalsınlar diye senin, görevlilerin ve halkın için ne zaman dua edeyim?››

8:10b.EXO.008.010 Firavun, ‹‹Yarın›› dedi. Musa, ‹‹Peki, dediğin gibi olsun›› diye karşılık verdi, ‹‹Böylece bileceksin ki, Tanrımız RAB gibisi yoktur.

8:11b.EXO.008.011 Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkından uzaklaşacak, yalnız ırmakta kalacaklar.››

8:12b.EXO.008.012 Musayla Harun firavunun yanından ayrıldılar. Musa RABbin firavunun başına getirdiği kurbağa belası için RABbe feryat etti.

8:13b.EXO.008.013 RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.

8:14b.EXO.008.014 Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.

8:15b.EXO.008.015 Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.

8:16b.EXO.008.016 RAB Musaya şöyle dedi: ‹‹Haruna de ki, ‹Değneğini uzatıp yere vur, yerdeki toz sivrisineğe dönüşsün, bütün Mısırı kaplasın.› ››

8:17b.EXO.008.017 Öyle yaptılar. Harun elindeki değneği uzatıp yere vurunca, insanlarla hayvanların üzerine sivrisinekler üşüştü. Mısırda yerin bütün tozu sivrisineğe dönüştü.

8:18b.EXO.008.018 Büyücüler de kendi büyüleriyle tozu sivrisineğe dönüştürmek istedilerse de başaramadılar. İnsanların, hayvanların üzerini sivrisinek kapladı.

8:19b.EXO.008.019 Büyücüler firavuna, ‹‹Bu işte Tanrının parmağı var›› dediler. Ne var ki, RABbin söylediği gibi firavun inat etti, Musayla Harunu dinlemedi.

8:20b.EXO.008.020 RAB Musaya şöyle dedi: ‹‹Sabah erkenden kalk, firavun ırmağa inerken onu karşıla ve şöyle de: ‹RAB diyor ki, halkımı salıver, bana tapsınlar.

8:21b.EXO.008.021 Halkımı salıvermezsen senin, görevlilerinin, halkının, evlerinin üzerine atsineği yağdıracağım. Mısırlıların evleri ve üzerinde yaşadıkları topraklar atsinekleriyle dolup taşacak.

8:22b.EXO.008.022 ‹‹ ‹Ama o gün halkımın yaşadığı Goşen bölgesinde farklı davranacağım. Orada atsineği olmayacak. Böylece bileceksin ki, bu ülkede RAB benim.

8:23b.EXO.008.023 Kendi halkımla senin halkın arasına fark koyacağım. Yarın bu belirti gerçekleşecek.› ››

8:24b.EXO.008.024 RAB dediğini yaptı. Firavunun sarayına, görevlilerinin evlerine sürü sürü atsineği gönderdi. Mısır atsineği yüzünden baştan sona harap oldu.

8:25b.EXO.008.025 Firavun Musayla Harunu çağırtıp, ‹‹Gidin, bu ülkede Tanrınıza kurban kesin›› dedi.

8:26b.EXO.008.026 Musa, ‹‹Bu doğru olmaz›› diye karşılık verdi, ‹‹Çünkü Mısırlılar Tanrımız RABbe kurban kesmeyi iğrenç sayıyorlar. İğrenç saydıkları bu şeyi gözlerinin önünde yaparsak bizi taşlamazlar mı?

8:27b.EXO.008.027 Tanrımız RABbe kurban kesmek için, bize buyurduğu gibi üç gün çölde yol almalıyız.››

8:28b.EXO.008.028 Firavun, ‹‹Çölde Tanrınız RABbe kurban kesmeniz için sizi salıveriyorum›› dedi, ‹‹Yalnız çok uzağa gitmeyeceksiniz. Şimdi benim için dua edin.››

8:29b.EXO.008.029 Musa, ‹‹Yarın atsineklerini firavunun, görevlilerinin, halkının üzerinden uzaklaştırsın diye, yanından ayrılır ayrılmaz RABbe dua edeceğim›› dedi, ‹‹Yalnız firavun RABbe kurban kesmek için halkın gitmesini önleyerek bizi yine aldatmamalı.››

8:30b.EXO.008.030 Musa firavunun yanından çıkıp RABbe dua etti.

8:31b.EXO.008.031 RAB Musanın isteğini yerine getirdi; firavunun, görevlilerinin, halkının üzerinden atsineklerini uzaklaştırdı. Tek sinek kalmadı.

8:32b.EXO.008.032 Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.

9

9:1b.EXO.009.001 RAB Musaya şöyle dedi: ‹‹Firavunun yanına git ve ona de ki, ‹İbranilerin Tanrısı RAB şöyle diyor: Halkımı salıver, bana tapsınlar.

9:2b.EXO.009.002 Salıvermeyi reddeder, onları tutmakta diretirsen,

9:3b.EXO.009.003 RABbin eli kırlardaki hayvanlarınızı -atları, eşekleri, develeri, sığırları, davarları- büyük kırıma uğratarak sizi cezalandıracak.

9:4b.EXO.009.004 RAB İsraillilerle Mısırlıların hayvanlarına farklı davranacak. İsraillilerin hayvanlarından hiçbiri ölmeyecek.› ››

9:5b.EXO.009.005 RAB zamanı da belirleyerek, ‹‹Yarın ülkede bunu yapacağım›› dedi.

9:6b.EXO.009.006 Ertesi gün RAB dediğini yaptı: Mısırlıların hayvanları büyük çapta öldü. Ama İsraillilerin hayvanlarından hiçbiri ölmedi.

9:7b.EXO.009.007 Firavun adam gönderdi, İsraillilerin bir tek hayvanının bile ölmediğini öğrendi. Öyleyken, inat etti ve halkı salıvermedi.

9:8b.EXO.009.008 RAB Musayla Haruna, ‹‹Yanınıza iki avuç dolusu ocak kurumu alın›› dedi, ‹‹Musa kurumu firavunun önünde göğe doğru savursun.

9:9b.EXO.009.009 Kurum bütün Mısırın üzerinde ince bir toza dönüşecek; ülkenin her yanındaki insanların, hayvanların bedenlerinde irinli çıbanlar çıkacak.››

9:10b.EXO.009.010 Böylece Musayla Harun ocak kurumu alıp firavunun önünde durdular. Musa kurumu göğe doğru savurdu. İnsanlarda ve hayvanlarda irinli çıbanlar çıktı.

9:11b.EXO.009.011 Büyücüler çıbandan ötürü Musanın karşısında duramaz oldular. Çünkü bütün Mısırlılarda olduğu gibi onlarda da çıbanlar çıkmıştı.

9:12b.EXO.009.012 RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.

9:13b.EXO.009.013 RAB Musaya şöyle dedi: ‹‹Sabah erkenden kalkıp firavunun huzuruna çık, de ki, ‹İbranilerin Tanrısı RAB şöyle diyor: Halkımı salıver, bana tapsınlar.

9:14b.EXO.009.014 Yoksa bu kez senin, görevlilerinin, halkının üzerine bütün belalarımı yağdıracağım. Öyle ki, bu dünyada benim gibisi olmadığını öğrenesin.

9:15b.EXO.009.015 Çünkü elimi kaldırıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinmiş olurdun.

9:16b.EXO.009.016 Gücümü sana göstermek, adımı bütün dünyaya tanıtmak için seni ayakta tuttum.

9:17b.EXO.009.017 Hâlâ halkımı salıvermiyor, onlara üstünlük taslıyorsun.

9:18b.EXO.009.018 Bu yüzden, yarın bu saatlerde Mısıra tarihinde görülmemiş ağır bir dolu yağdıracağım.

9:19b.EXO.009.019 Şimdi buyruk ver, hayvanların ve kırda neyin varsa hepsi sığınaklara konsun. Dolu yağınca, eve getirilmeyen, kırda kalan bütün insanlarla hayvanlar ölecek.› ››

9:20b.EXO.009.020 Firavunun görevlileri arasında RABbin uyarısından korkanlar köleleriyle hayvanlarını çabucak evlerine getirdiler.

9:21b.EXO.009.021 RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.

9:22b.EXO.009.022 RAB Musaya, ‹‹Elini göğe doğru uzat›› dedi, ‹‹Mısırın her yerine, insanların, hayvanların, kırdaki bütün bitkilerin üzerine dolu yağsın.››

9:23b.EXO.009.023 Musa değneğini göğe doğru uzatınca RAB gök gürlemeleri ve dolu gönderdi. Yıldırım düştü. RAB Mısıra dolu yağdırdı.

9:24b.EXO.009.024 Şiddetli dolu yağıyor, sürekli şimşek çakıyordu. Mısır Mısır olalı böylesi bir dolu görmemişti.

9:25b.EXO.009.025 Dolu Mısırda insandan hayvana dek kırdaki her şeyi, bütün bitkileri mahvetti, bütün ağaçları kırdı.

9:26b.EXO.009.026 Yalnız İsraillilerin yaşadığı Goşen bölgesine dolu düşmedi.

9:27b.EXO.009.027 Firavun Musayla Harunu çağırtarak, ‹‹Bu kez günah işledim›› dedi, ‹‹RAB haklı, ben ve halkım haksızız.

9:28b.EXO.009.028 RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››

9:29b.EXO.009.029 Musa, ‹‹Kentten çıkınca, ellerimi RABbe uzatacağım›› dedi, ‹‹Gök gürlemeleri duracak, artık dolu yağmayacak. Böylece dünyanın RABbe ait olduğunu bileceksin.

9:30b.EXO.009.030 Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››

9:31b.EXO.009.031 Keten ve arpa mahvolmuştu; çünkü arpa başak vermiş, keten çiçek açmıştı.

9:32b.EXO.009.032 Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.

9:33b.EXO.009.033 Musa firavunun yanından ayrılıp kentten çıktı. Ellerini RABbe uzattı. Gök gürlemesi ve dolu durdu, yağmur dindi.

9:34b.EXO.009.034 Firavun yağmurun, dolunun, gök gürlemesinin kesildiğini görünce, yine günah işledi. Hem kendisi, hem görevlileri inat ettiler.

9:35b.EXO.009.035 RAB'bin Musa aracılığıyla söylediği gibi, firavun inat ederek İsrailliler'i salıvermedi.

10

10:1b.EXO.010.001 RAB Musaya, ‹‹Firavunun yanına git›› dedi, ‹‹Belirtilerimi aralarında göstermek için firavunla görevlilerini inatçı yaptım.

10:2b.EXO.010.002 Mısırla nasıl alay ettiğimi, aralarında gösterdiğim belirtileri sen de çocuklarına, torunlarına anlat ki, benim RAB olduğumu bilesiniz.››

10:3b.EXO.010.003 Musayla Harun firavunun yanına varıp şöyle dediler: ‹‹İbranilerin Tanrısı RAB diyor ki, ‹Ne zamana dek alçakgönüllü olmayı reddedeceksin? Halkımı salıver, bana tapsınlar.

10:4b.EXO.010.004 Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.

10:5b.EXO.010.005 Yeryüzünü öylesine kaplayacaklar ki, toprak görünmez olacak. Doludan kurtulan ürünlerinizi, kırda biten bütün ağaçlarınızı yiyecekler.

10:6b.EXO.010.006 Evlerine, bütün görevlilerinin, bütün Mısırlıların evlerine çekirge dolacak. Ne babaların, ne ataların ömürlerince böylesini görmediler.› ›› Sonra Musa dönüp firavunun yanından ayrıldı.

10:7b.EXO.010.007 Görevlileri firavuna, ‹‹Ne zamana dek bu adam bize tuzak kuracak?›› dediler, ‹‹Bırak gitsinler, Tanrıları RABbe tapsınlar. Mısır harap oldu, hâlâ anlamıyor musun?››

10:8b.EXO.010.008 Böylece, Musayla Harunu firavunun yanına geri getirdiler. Firavun, ‹‹Gidin, Tanrınız RABbe tapın›› dedi, ‹‹Ama kimler gidecek?››

10:9b.EXO.010.009 Musa, ‹‹Genç, yaşlı hep birlikte gideceğiz›› dedi, ‹‹Oğullarımızı, kızlarımızı, davarlarımızı, sığırlarımızı yanımıza alacağız. Çünkü RABbe bayram yapmalıyız.››

10:10b.EXO.010.010 Firavun, ‹‹Alın çoluk çocuğunuzu, gidin gidebilirseniz, RAB yardımcınız olsun!›› dedi, ‹‹Bakın, kötü niyetiniz ne kadar açık.

10:11b.EXO.010.011 Olmaz. Yalnız erkekler gidip RABbe tapsın. Zaten istediğiniz de bu.›› Sonra Musayla Harun firavunun yanından kovuldular.

10:12b.EXO.010.012 RAB Musaya, ‹‹Elini Mısırın üzerine uzat›› dedi, ‹‹Çekirge yağsın; ülkenin bütün bitkilerini, doludan kurtulan her şeyi yesinler.››

10:13b.EXO.010.013 Musa değneğini Mısırın üzerine uzattı. Bütün o gün ve gece RAB ülkede doğu rüzgarı estirdi. Sabah olunca da doğu rüzgarı çekirgeleri getirdi.

10:14b.EXO.010.014 Mısırın üzerinde uçuşan çekirgeler ülkeyi boydan boya kapladı. Öyle çoktular ki, böylesi hiçbir zaman görülmedi, kuşaklar boyu da görülmeyecek.

10:15b.EXO.010.015 Toprağın üzerini öyle kapladılar ki, ülke kapkara kesildi. Bütün bitkileri, dolunun zarar vermediği ağaçlarda kalan meyvelerin hepsini yediler. Mısırın hiçbir yerinde, ne ağaçlarda, ne de kırdaki bitkilerde yeşillik kalmadı.

10:16b.EXO.010.016 Firavun acele Musayla Harunu çağırttı. ‹‹Tanrınız RABbe ve size karşı günah işledim›› dedi,

10:17b.EXO.010.017 ‹‹Lütfen bir kez daha günahımı bağışlayın ve Tanrınız RABbe dua edin; bu ölümcül belayı üzerimden uzaklaştırsın.››

10:18b.EXO.010.018 Musa firavunun yanından çıkıp RABbe dua etti.

10:19b.EXO.010.019 RAB rüzgarı çok şiddetli batı rüzgarına döndürdü. Rüzgar çekirgeleri sürükleyip Kızıldenize döktü. Mısırda tek çekirge kalmadı.

10:20b.EXO.010.020 Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.

10:21b.EXO.010.021 RAB Musaya, ‹‹Elini göğe doğru uzat›› dedi, ‹‹Mısırı hissedilebilir bir karanlık kaplasın.››

10:22b.EXO.010.022 Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.

10:23b.EXO.010.023 Üç gün boyunca kimse kimseyi göremez, yerinden kımıldayamaz oldu. Yalnız İsraillilerin yaşadığı yerler aydınlıktı.

10:24b.EXO.010.024 Firavun Musayı çağırttı. ‹‹Gidin, RABbe tapın›› dedi, ‹‹Yalnız davarlarınızla sığırlarınız alıkonacak. Çoluk çocuğunuz sizinle birlikte gidebilir.››

10:25b.EXO.010.025 Musa, ‹‹Ama Tanrımız RABbe kurban kesmemiz için bize kurbanlık ve yakmalık sunular da vermelisin›› diye karşılık verdi,

10:26b.EXO.010.026 ‹‹Hayvanlarımızı da yanımıza almalıyız. Bir tırnak bile kalmamalı burada. Çünkü Tanrımız RABbe tapmak için bazı hayvanları kullanacağız. Oraya varmadıkça hangi hayvanları RABbe sunacağımızı bilemeyiz.››

10:27b.EXO.010.027 Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.

10:28b.EXO.010.028 Musaya, ‹‹Git başımdan›› dedi, ‹‹Sakın bir daha karşıma çıkma. Yüzümü gördüğün gün ölürsün.››

10:29b.EXO.010.029 Musa, ‹‹Dediğin gibi olsun›› diye karşılık verdi, ‹‹Bir daha yüzünü görmeyeceğim.››

11

11:1b.EXO.011.001 RAB Musaya, ‹‹Firavunun ve Mısırın başına bir bela daha getireceğim›› dedi, ‹‹O zaman gitmenize izin verecek, sizi buradan adeta kovacak.

11:2b.EXO.011.002 Halkına söyle, kadın erkek herkes komşusundan altın, gümüş eşya istesin.››

11:3b.EXO.011.003 RAB İsrail halkının Mısırlıların gözünde lütuf bulmasını sağladı. Musa da Mısırda, firavunun görevlilerinin ve halkın gözünde çok büyüdü.

11:4b.EXO.011.004 Musa firavuna şöyle dedi: ‹‹RAB diyor ki, ‹Gece yarısı Mısırı boydan boya geçeceğim.

11:5b.EXO.011.005 Tahtında oturan firavunun ilk çocuğundan, değirmendeki kadın kölenin ilk çocuğuna kadar, hayvanlar dahil Mısırdaki bütün ilk doğanlar ölecek.

11:6b.EXO.011.006 Bütün Mısırda benzeri ne görülmüş, ne de görülecek büyük bir feryat kopacak.

11:7b.EXO.011.007 İsraillilere ya da hayvanlarına bir köpek bile havlamayacak.› O zaman RABbin İsraillilerle Mısırlılara nasıl farklı davrandığını anlayacaksınız.

11:8b.EXO.011.008 Bu görevlilerinin hepsi gelip önümde eğilecek, ‹Sen ve seni izleyenler, gidin!› diyecekler. Ondan sonra gideceğim.›› Musa firavunun yanından büyük bir öfkeyle ayrıldı.

11:9b.EXO.011.009 RAB Musaya, ‹‹Mısırda şaşılası işlerim çoğalsın diye firavun sizi dinlemeyecek›› demişti.

11:10b.EXO.011.010 Musa'yla Harun firavunun önünde bütün bu şaşılası işleri yaptılar. Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsrailliler'i ülkesinden salıvermedi.

12

12:1b.EXO.012.001 RAB Mısırda Musayla Haruna, ‹‹Bu ay sizin için ilk ay, yılın ilk ayı olacak›› dedi,

12:3b.EXO.012.003 ‹‹Bütün İsrail topluluğuna bildirin: Bu ayın onunda herkes ailesine göre kendi ev halkına birer kuzu alacak.

12:4b.EXO.012.004 Eğer bir kuzu bir aileye çok geliyorsa, aile bireylerinin sayısı ve herkesin yiyeceği miktar hesaplanacak ve aile kuzuyu en yakın komşusuyla paylaşabilecek.

12:5b.EXO.012.005 Koyun ya da keçilerden seçeceğiniz hayvan kusursuz, erkek ve bir yaşında olmalı.

12:6b.EXO.012.006 Ayın on dördüne kadar ona bakacaksınız. O akşamüstü bütün İsrail topluluğu hayvanları boğazlayacak.

12:7b.EXO.012.007 Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.

12:8b.EXO.012.008 O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.

12:9b.EXO.012.009 Eti çiğ veya haşlanmış olarak değil, başı, bacakları, bağırsakları ve işkembesiyle birlikte kızartarak yiyeceksiniz.

12:10b.EXO.012.010 Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateşte yakacaksınız.

12:11b.EXO.012.011 Eti şöyle yemelisiniz: Beliniz kuşanmış, çarıklarınız ayağınızda, değneğiniz elinizde olmalı. Eti çabuk yemelisiniz. Bu RABbin Fısıh kurbanıdır. anlamına da gelir.

12:12b.EXO.012.012 ‹‹O gece Mısırdan geçeceğim. Hem insanların hem de hayvanların bütün ilk doğanlarını öldüreceğim. Mısırın bütün ilahlarını yargılayacağım. Ben RABbim.

12:13b.EXO.012.013 Bulunduğunuz evlerin üzerindeki kan sizin için belirti olacak. Kanı görünce üzerinizden geçeceğim. Mısırı cezalandırırken ölüm saçan size hiçbir zarar vermeyecek.

12:14b.EXO.012.014 Bu gün sizin için anma günü olacak. Bu günü RABbin bayramı olarak kutlayacaksınız. Gelecek kuşaklarınız boyunca sürekli bir kural olarak bu günü kutlayacaksınız.›› kutlanmaktadır. Fısıh sözcüğü ‹‹Geçmek›› anlamına gelir.

12:15b.EXO.012.015 ‹‹Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz. İlk gün evlerinizden mayayı kaldıracaksınız. Kim bu yedi gün içinde mayalı bir şey yerse, İsrailden atılacaktır.

12:16b.EXO.012.016 Birinci ve yedinci günler kutsal toplantı yapacaksınız. O günler hiçbir iş yapılmayacak. Herkes yalnız kendi yiyeceğini hazırlayacak.

12:17b.EXO.012.017 Mayasız Ekmek Bayramını kutlayacaksınız, çünkü sizi ordular halinde o gün Mısırdan çıkardım. Bu günü kalıcı bir kural olarak kuşaklarınız boyunca kutlayacaksınız.

12:18b.EXO.012.018 Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.

12:19b.EXO.012.019 Evlerinizde yedi gün maya bulunmayacak. Mayalı bir şey yiyen yerli yabancı herkes İsrail topluluğundan atılacaktır.

12:20b.EXO.012.020 Mayalı bir şey yemeyeceksiniz. Yaşadığınız her yerde mayasız ekmek yiyeceksiniz.››

12:21b.EXO.012.021 Musa İsrailin bütün ileri gelenlerini çağırtarak onlara şöyle dedi: ‹‹Hemen gidin, aileleriniz için kendinize davarlar seçip Fısıh kurbanı olarak boğazlayın.

12:22b.EXO.012.022 Bir demet mercanköşkotu alın, leğendeki kana batırıp kanı kapılarınızın yan ve üst sövelerine sürün. Sabaha kadar kimse evinden çıkmasın.

12:23b.EXO.012.023 RAB Mısırlıları öldürmek için gelecek, kapılarınızın yan ve üst sövelerindeki kanı görünce üzerinden geçecek, ölüm saçanın evlerinize girip sizi öldürmesine izin vermeyecek.

12:24b.EXO.012.024 ‹‹Sen ve çocukların kalıcı bir kural olarak bu olayı kutlayacaksınız.

12:25b.EXO.012.025 RABbin size söz verdiği topraklara girdiğiniz zaman bu töreye uyacaksınız.

12:26b.EXO.012.026 Çocuklarınız size, ‹Bu törenin anlamı nedir?› diye sorduklarında,

12:27b.EXO.012.027 ‹Bu RABbin Fısıh kurbanıdır› diyeceksiniz, ‹Çünkü RAB Mısırlıları öldürürken evlerimizin üzerinden geçerek bizi bağışladı.› ›› İsrailliler eğilip tapındılar.

12:28b.EXO.012.028 Sonra gidip RABbin Musayla Haruna verdiği buyruğu eksiksiz uyguladılar.

12:29b.EXO.012.029 Gece yarısı RAB tahtında oturan firavunun ilk çocuğundan zindandaki tutsağın ilk çocuğuna kadar Mısırdaki bütün insanların ve hayvanların ilk doğanlarını öldürdü.

12:30b.EXO.012.030 O gece firavunla görevlileri ve bütün Mısırlılar uyandı. Büyük feryat koptu. Çünkü ölüsü olmayan ev yoktu.

12:31b.EXO.012.031 Aynı gece firavun Musayla Harunu çağırttı ve, ‹‹Kalkın!›› dedi, ‹‹Siz ve İsrailliler halkımın arasından çıkıp gidin, istediğiniz gibi RABbe tapın.

12:32b.EXO.012.032 Dediğiniz gibi davarlarınızı, sığırlarınızı da alın götürün. Beni de kutsayın!››

12:33b.EXO.012.033 İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.

12:34b.EXO.012.034 Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.

12:35b.EXO.012.035 İsrailliler Musanın dediğini yapmış, Mısırlılardan altın, gümüş eşya ve giysi istemişlerdi.

12:36b.EXO.012.036 RAB İsraillilerin Mısırlıların gözünde lütuf bulmasını sağladı. Mısırlılar onlara istediklerini verdiler. Böylece İsrailliler onları soydular.

12:37b.EXO.012.037 İsrailliler kadın ve çocukların dışında altı yüz bin kadar erkekle yaya olarak Ramsesten Sukkota doğru yola çıktılar.

12:38b.EXO.012.038 Daha pek çok kişi de onlarla birlikte gitti. Yanlarında çok sayıda davar ve sığır vardı.

12:39b.EXO.012.039 Mısırdan getirdikleri hamurla mayasız pide pişirdiler. Maya yoktu. Çünkü Mısırdan kovulmuşlar, kendilerine azık hazırlayacak zaman bulamamışlardı.

12:40b.EXO.012.040 İsrailliler Mısırda dört yüz otuz yıl yaşadı.

12:41b.EXO.012.041 Dört yüz otuz yılın sonuncu günü RABbin halkı ordular halinde Mısırı terk etti.

12:42b.EXO.012.042 O gece RAB İsraillileri Mısırdan çıkarmak için sürekli bekledi. İsrailliler de kuşaklar boyunca aynı gece RABbi yüceltmek için uyanık olmalıdır.

12:43b.EXO.012.043 RAB Musayla Haruna şöyle dedi: ‹‹Fısıh Bayramının kuralları şunlardır: Hiçbir yabancı Fısıh etini yemeyecek.

12:44b.EXO.012.044 Ama satın aldığınız köleler sünnet edildikten sonra ondan yiyebilir.

12:45b.EXO.012.045 Konuklar ve ücretli işçiler ondan yemeyecek.

12:46b.EXO.012.046 Fısıh eti evde yenmeli, evin dışına çıkarılmamalı. Kemikleri kırmayacaksınız.

12:47b.EXO.012.047 Bütün İsrail topluluğu Fısıh Bayramını kutlayacak.

12:48b.EXO.012.048 Yanınızdaki yabancı bir konuk RABbin Fısıh Bayramını kutlamak isterse, önce evindeki bütün erkekler sünnet edilmeli; sonra yerel halktan biri gibi İsrail halkına katılıp bayramı kutlayabilir. Ama sünnetsiz biri Fısıh etini yemeyecektir.

12:49b.EXO.012.049 Ülkede doğan için de, aranızda yaşayan yabancı için de aynı kural geçerlidir.››

12:50b.EXO.012.050 İsrailliler RABbin Musayla Haruna verdiği buyruğu eksiksiz yerine getirdiler.

12:51b.EXO.012.051 O gün RAB İsrailliler'i ordular halinde Mısır'dan çıkardı.

13

13:1b.EXO.013.001 RAB Musaya, ‹‹Bütün ilk doğanları bana adayın›› dedi, ‹‹İsrailliler arasında insan olsun, hayvan olsun her rahmin ilk ürünü bana aittir.››

13:3b.EXO.013.003 Musa halka, ‹‹Mısırdan, köle olduğunuz ülkeden çıktığınız bugünü anımsayın›› dedi, ‹‹Çünkü RAB güçlü eliyle sizi oradan çıkardı. Mayalı hiçbir şey yenmeyecek.

13:4b.EXO.013.004 Bugün Aviv ayında buradan ayrılıyorsunuz.

13:5b.EXO.013.005 RAB sizi Kenan, Hitit, Amor, Hiv ve Yevus topraklarına, atalarınıza vereceğine ant içtiği süt ve bal akan ülkeye götürdüğü zaman bu ay şu törelere uyacaksınız:

13:6b.EXO.013.006 Yedi gün mayasız ekmek yiyecek, yedinci gün RABbe bayram yapacaksınız.

13:7b.EXO.013.007 O yedi gün içinde yalnız mayasız ekmek yiyeceksiniz. Aranızda ve ülkenizin hiçbir yerinde mayalı bir şey görülmeyecek.

13:8b.EXO.013.008 O gün oğullarınıza, ‹Mısırdan çıktığımızda RABbin bizim için yaptıklarından dolayı bunları yapıyoruz› diye anlatacaksınız.

13:9b.EXO.013.009 Bu elinizde bir belirti ve alnınızda bir anma işareti olacak; öyle ki, RABbin yasası hep ağzınızda olsun. Çünkü RAB güçlü eliyle sizi Mısırdan çıkardı.

13:10b.EXO.013.010 Siz de her yıl belirlenen tarihte bu kuralı uygulamalısınız.

13:11b.EXO.013.011 ‹‹RAB size ve atalarınıza ant içerek söz verdiği gibi sizi Kenan topraklarına getirecektir. Orayı size verdiği zaman,

13:12b.EXO.013.012 ilk doğan erkek çocuklarınızın ve hayvanlarınızın hepsini RABbe adayacaksınız. Çünkü bunlar RABbe aittir.

13:13b.EXO.013.013 İlk doğan her sıpanın bedelini bir kuzuyla ödeyin. Bedelini ödemezseniz, boynunu kırın. Bütün ilk doğan erkek çocuklarınızın bedelini ödemelisiniz.

13:14b.EXO.013.014 ‹‹İlerde oğullarınız size, ‹Bunun anlamı ne?› diye sorduklarında, ‹RAB bizi güçlü eliyle Mısırdan, köle olduğumuz ülkeden çıkardı› diye yanıtlarsınız,

13:15b.EXO.013.015 ‹Firavun bizi salıvermemekte diretince, RAB Mısırda insanların ve hayvanların bütün ilk doğanlarını öldürdü. İşte bunun için hayvanların ilk doğan erkek yavrularını RABbe kurban ediyoruz. İlk doğan erkek çocuklarımızın bedelini ise bir hayvanla ödüyoruz.›

13:16b.EXO.013.016 Bu uygulama elinizde bir belirti ve alnınızda bir anma işareti olacak; RABbin bizi Mısırdan güçlü eliyle çıkardığını anımsatacak.››

13:17b.EXO.013.017 Firavun İsraillileri salıverdiğinde, Filist yöresi yakın olmasına karşın, Tanrı onları oradan götürmedi. Çünkü, ‹‹Halk savaşla karşılaşınca, düşüncelerini değiştirip Mısıra geri dönebilir›› diye düşündü.

13:18b.EXO.013.018 Halkı çöl yolundan Kızıldenize doğru dolaştırdı. İsrailliler Mısırdan silahlı çıkmışlardı.

13:19b.EXO.013.019 Musa Yusufun kemiklerini yanına almıştı. Çünkü Yusuf İsrailin oğullarına, ‹‹Tanrı kesinlikle size yardım edecek, kemiklerimi buradan götüreceksiniz›› diye sıkı sıkı ant içirmişti.

13:20b.EXO.013.020 Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.

13:21b.EXO.013.021 Gece gündüz ilerlemeleri için, RAB gündüzün bir bulut sütunu içinde yol göstererek, geceleyin bir ateş sütunu içinde ışık vererek onlara öncülük ediyordu.

13:22b.EXO.013.022 Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.

14

14:1b.EXO.014.001 RAB Musaya, ‹‹İsraillilere söyle, dönsünler›› dedi, ‹‹Pi- Hahirot yakınlarında, Migdol ile deniz arasında, Baal-Sefonun karşısında deniz kıyısında konaklasınlar.

14:3b.EXO.014.003 Firavun şöyle düşünecek: ‹İsrailliler ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlardır, çöl onları kuşatmıştır.›

14:4b.EXO.014.004 Firavunu inatçı yapacağım. Onların peşine düşecek. Böylece firavunla ordusunu yenerek yücelik kazanacağım. Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.›› İsrailliler söyleneni yaptılar.

14:5b.EXO.014.005 Halkın kaçtığı Mısır Firavununa bildirilince, firavunla görevlileri onlara ilişkin düşüncelerini değiştirdiler: ‹‹Biz ne yaptık?›› dediler, ‹‹İsraillileri salıvermekle kölelerimizi kaybetmiş olduk!››

14:6b.EXO.014.006 Firavun savaş arabasını hazırlattı, ordusunu yanına aldı.

14:7b.EXO.014.007 Seçme altı yüz savaş arabasının yanısıra, Mısırın bütün savaş arabalarını sorumlu sürücüleriyle birlikte yanına aldı.

14:8b.EXO.014.008 RAB Mısır Firavununu inatçı yaptı. Firavun zafer havası içinde ilerleyen İsraillilerin peşine düştü.

14:9b.EXO.014.009 Mısırlılar firavunun bütün atları, savaş arabaları, atlıları, askerleriyle onların ardına düştüler ve deniz kıyısında, Pi-Hahirot yakınlarında, Baal-Sefonun karşısında konaklarken onlara yetiştiler.

14:10b.EXO.014.010 Firavun yaklaşırken, İsrailliler Mısırlıların arkalarından geldiğini görünce dehşete kapılarak RABbe feryat ettiler.

14:11b.EXO.014.011 Musaya, ‹‹Mısırda mezar mı yoktu da bizi çöle ölmeye getirdin?›› dediler, ‹‹Bak, Mısırdan çıkarmakla bize ne yaptın!

14:12b.EXO.014.012 Mısırdayken sana, ‹Bırak bizi, Mısırlılara kulluk edelim› demedik mi? Çölde ölmektense Mısırlılara kulluk etsek bizim için daha iyi olurdu.››

14:13b.EXO.014.013 Musa, ‹‹Korkmayın!›› dedi, ‹‹Yerinizde durup bekleyin, RAB bugün sizi nasıl kurtaracak görün. Bugün gördüğünüz Mısırlıları bir daha hiç görmeyeceksiniz.

14:14b.EXO.014.014 RAB sizin için savaşacak, siz sakin olun yeter.››

14:15b.EXO.014.015 RAB Musaya, ‹‹Niçin bana feryat ediyorsun?›› dedi, ‹‹İsraillilere söyle, ilerlesinler.

14:16b.EXO.014.016 Sen değneğini kaldır, elini denizin üzerine uzat. Sular yarılacak ve İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçecekler.

14:17b.EXO.014.017 Ben Mısırlıları inatçı yapacağım ki, artlarına düşsünler. Firavunu, bütün ordusunu, savaş arabalarını, atlılarını yenerek yücelik kazanacağım.

14:18b.EXO.014.018 Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RABbim.››

14:19b.EXO.014.019 İsrail ordusunun önünde yürüyen Tanrının meleği yerini değiştirip arkaya geçti. Önlerindeki bulut sütunu da yerini değiştirip arkalarına, Mısır ve İsrail ordularının arasına geldi. Gece boyunca bulut bir yanı karartıyor, öbür yanı aydınlatıyordu. Bu yüzden, bütün gece iki taraf birbirine yaklaşamadı.

14:21b.EXO.014.021 Musa elini denizin üzerine uzattı. RAB bütün gece güçlü doğu rüzgarıyla suları geri itti, denizi karaya çevirdi. Sular ikiye bölündü,

14:22b.EXO.014.022 İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçtiler. Sular sağlarında, sollarında onlara duvar oluşturdu.

14:23b.EXO.014.023 Mısırlılar artlarından geliyordu. Firavunun bütün atları, savaş arabaları, atlıları denizde onları izliyordu.

14:24b.EXO.014.024 Sabah nöbetinde RAB ateş ve bulut sütunundan Mısır ordusuna baktı ve onları şaşkına çevirdi.

14:25b.EXO.014.025 Arabalarının tekerleklerini çıkardı; öyle ki, arabalarını zorlukla sürdüler. Mısırlılar, ‹‹İsraillilerden kaçalım!›› dediler, ‹‹Çünkü RAB onlar için bizimle savaşıyor.›› ‹‹Çamura saplanmasını sağladı›› anlamına da gelebilir.

14:26b.EXO.014.026 RAB Musaya, ‹‹Elini denizin üzerine uzat›› dedi, ‹‹Sular Mısırlıların, savaş arabalarının, atlılarının üzerine dönsün.››

14:27b.EXO.014.027 Musa elini denizin üzerine uzattı. Sabaha karşı deniz olağan haline döndü. Mısırlılar sulardan kaçarken RAB onları denizin ortasında silkip attı.

14:28b.EXO.014.028 Geri dönen sular savaş arabalarını, atlıları, İsraillilerin peşinden denize dalan firavunun bütün ordusunu yuttu. Onlardan bir kişi bile sağ kalmadı.

14:29b.EXO.014.029 Ama İsrailliler denizi kuru toprakta yürüyerek geçmişlerdi. Sular sağlarında, sollarında onlara duvar oluşturmuştu.

14:30b.EXO.014.030 RAB o gün İsraillileri Mısırlıların elinden kurtardı. İsrailliler deniz kıyısında Mısırlıların ölülerini gördüler.

14:31b.EXO.014.031 RAB'bin Mısırlılar'a gösterdiği büyük gücü gören İsrail halkı RAB'den korkup O'na ve kulu Musa'ya güvendi.

15

15:1b.EXO.015.001 Musayla İsrailliler RABbe şu ezgiyi söylediler: ‹‹Ezgiler sunacağım RABbe, Çünkü yüceldikçe yüceldi; Atları da, atlıları da denize döktü.

15:2b.EXO.015.002 Rab gücüm ve ezgimdir, O kurtardı beni. Odur Tanrım, Övgüler sunacağım Ona. Odur babamın Tanrısı, Yücelteceğim Onu.

15:3b.EXO.015.003 Savaş eridir RAB, Adı RABdir.

15:4b.EXO.015.004 ‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.

15:5b.EXO.015.005 Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.

15:6b.EXO.015.006 ‹‹Senin sağ elin, ya RAB, Senin sağ elin korkunç güce sahiptir. Altında düşmanlar kırılır.

15:7b.EXO.015.007 Devrilir sana başkaldıranlar büyük görkemin karşısında, Gönderir gazabını anız gibi tüketirsin onları.

15:8b.EXO.015.008 Burnunun soluğu karşısında, Sular yığıldı bir araya. Kabaran sular duvarlara dönüştü, Denizin göbeğindeki derin sular dondu.

15:9b.EXO.015.009 Düşman böbürlendi: ‹Peşlerine düşüp yakalayacağım onları› dedi, ‹Bölüşeceğim çapulu, Dileğimce yağmalayacağım, Kılıcımı çekip yok edeceğim onları.›

15:10b.EXO.015.010 Üfledin soluğunu, denize gömüldüler, Kurşun gibi engin sulara battılar.

15:11b.EXO.015.011 ‹‹Var mı senin gibisi ilahlar arasında, ya RAB? Senin gibi kutsallıkta görkemli, heybetiyle övgüye değer, Harikalar yaratan var mı?

15:12b.EXO.015.012 Sağ elini uzattın, Yer yuttu onları.

15:13b.EXO.015.013 Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.

15:14b.EXO.015.014 Uluslar duyup titreyecekler, Filist halkını dehşet saracak.

15:15b.EXO.015.015 Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.

15:16b.EXO.015.016 Korku ve dehşet düşecek üzerlerine, Senin halkın geçinceye dek, ya RAB, Sahip olduğun bu halk geçinceye dek, Bileğinin gücü karşısında taş kesilecekler.

15:17b.EXO.015.017 Ya RAB, halkını içeri alacaksın. Kendi dağına, yaşamak için seçtiğin yere, Ellerinle kurduğun kutsal yere dikeceksin, ya Rab!

15:18b.EXO.015.018 RAB sonsuza dek egemen olacak.››

15:19b.EXO.015.019 Firavunun atları, savaş arabaları, atlıları denize dalınca, RAB suları onların üzerine çevirdi. Ama İsrailliler denizi kuru toprakta yürüyerek geçtiler.

15:20b.EXO.015.020 Harunun kızkardeşi Peygamber Miryam tefini eline aldı, bütün kadınlar teflerle, oynayarak onu izlediler.

15:21b.EXO.015.021 Miryam onlara şu ezgiyi söyledi: ‹‹Ezgiler sunun RABbe, Çünkü yüceldikçe yüceldi, Atları, atlıları denize döktü.››

15:22b.EXO.015.022 Musa İsraillileri Kızıldenizin ötesine çıkardı. Şur Çölüne girdiler. Çölde üç gün yol aldılarsa da su bulamadılar.

15:23b.EXO.015.023 Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.

15:24b.EXO.015.024 Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.

15:25b.EXO.015.025 Musa RABbe yakardı. RAB ona bir ağaç parçası gösterdi. Musa onu suya atınca sular tatlı oldu. Orada RAB onlar için bir kural ve ilke koydu, hepsini sınadı.

15:26b.EXO.015.026 ‹‹Ben, Tanrınız RABbin sözünü dikkatle dinler, gözümde doğru olanı yapar, buyruklarıma kulak verir, bütün kurallarıma uyarsanız, Mısırlılara verdiğim hastalıkların hiçbirini size vermeyeceğim›› dedi, ‹‹Çünkü size şifa veren RAB benim.››

15:27b.EXO.015.027 Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.

16

16:1b.EXO.016.001 Bütün İsrail topluluğu Elimden ayrıldı. Mısırdan çıktıktan sonra ikinci ayın on beşinci günü Elim ile Sina arasındaki Sin Çölüne vardılar.

16:2b.EXO.016.002 Çölde hepsi Musayla Haruna yakınmaya başladı.

16:3b.EXO.016.003 ‹‹Keşke RAB bizi Mısırdayken öldürseydi›› dediler, ‹‹Hiç değilse orada et kazanlarının başına oturur, doyasıya yerdik. Ama siz bütün topluluğu açlıktan öldürmek için bizi bu çöle getirdiniz.››

16:4b.EXO.016.004 RAB Musaya, ‹‹Size gökten ekmek yağdıracağım›› dedi, ‹‹Halk her gün gidip günlük ekmeğini toplayacak. Böylece onları sınayacağım: Benim yasama göre yaşıyorlar mı, yaşamıyorlar mı, göreceğim.

16:5b.EXO.016.005 Altıncı gün her gün topladıklarının iki katını toplayıp hazırlayacaklar.››

16:6b.EXO.016.006 Musayla Harun İsraillilere, ‹‹Bu akşam sizi Mısırdan RABbin çıkardığını bileceksiniz›› dediler,

16:7b.EXO.016.007 ‹‹Sabah da RABbin görkemini göreceksiniz. Çünkü RAB kendisine söylendiğinizi duydu. Biz kimiz ki, bize söyleniyorsunuz?››

16:8b.EXO.016.008 Sonra Musa, ‹‹Akşam size yemek için et, sabah da dilediğiniz kadar ekmek verilince, RABbin görkemini göreceksiniz›› dedi, ‹‹Çünkü RAB kendisine söylendiğinizi duydu. Biz kimiz ki? Siz bize değil, RABbe söyleniyorsunuz.››

16:9b.EXO.016.009 Musa Haruna, ‹‹Bütün İsrail topluluğuna söyle, RABbin huzuruna gelsinler›› dedi, ‹‹Çünkü RAB söylendiklerini duydu.››

16:10b.EXO.016.010 Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.

16:11b.EXO.016.011 RAB Musaya şöyle dedi:

16:12b.EXO.016.012 ‹‹İsraillilerin yakınmalarını duydum. Onlara de ki, ‹Akşamüstü et yiyeceksiniz, sabah da ekmekle karnınızı doyuracaksınız. O zaman bileceksiniz ki, Tanrınız RAB benim.› ››

16:13b.EXO.016.013 Akşam bıldırcınlar geldi, ordugahı sardı. Sabah ordugahın çevresini çiy kaplamıştı.

16:14b.EXO.016.014 Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü.

16:15b.EXO.016.015 Bunu görünce İsrailliler birbirlerine, ‹‹Bu da ne?›› diye sordular. Çünkü ne olduğunu anlayamamışlardı. Musa, ‹‹RABbin size yemek için verdiği ekmektir bu›› dedi,

16:16b.EXO.016.016 ‹‹RABbin buyruğu şudur: ‹Herkes yiyeceği kadar toplasın. Çadırınızdaki her kişi için birer omer alın.› ›› ifade 16:18,32,33,36da da geçer.

16:17b.EXO.016.017 İsrailliler söyleneni yaptılar. Kimi çok, kimi az topladı.

16:18b.EXO.016.018 Omerle ölçtüklerinde, çok toplayanın fazlası, az toplayanın da eksiği yoktu. Herkes yiyeceği kadar toplamıştı.

16:19b.EXO.016.019 Musa onlara, ‹‹Kimse sabaha bir parça bile bırakmasın›› dedi.

16:20b.EXO.016.020 Ama bazıları ona aldırmayıp sabaha bıraktılar. Bıraktıkları kurtlanıp kokmaya başlayınca Musa onlara öfkelendi.

16:21b.EXO.016.021 Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.

16:22b.EXO.016.022 Altıncı gün kişi başına iki omer, yani iki kat topladılar. Topluluğun önderleri gelip durumu Musaya bildirdiler.

16:23b.EXO.016.023 Musa, ‹‹RABbin buyruğu şudur›› dedi, ‹‹ ‹Yarın dinlenme günü, RAB için kutsal Şabat Günüdür. Pişireceğinizi pişirin, haşlayacağınızı haşlayın. Artakalanı bir kenara koyun, sabaha kalsın.› ››

16:24b.EXO.016.024 Musanın buyurduğu gibi artakalanı sabaha bıraktılar. Ne koktu, ne kurtlandı.

16:25b.EXO.016.025 Musa, ‹‹Artakalanı bugün yiyin›› dedi, ‹‹Çünkü bugün RAB için Şabat Günüdür. Bugün dışarda ekmek bulamayacaksınız.

16:26b.EXO.016.026 Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››

16:27b.EXO.016.027 Yedinci gün bazıları ekmek toplamak için dışarı çıktı, ama hiçbir şey bulamadılar.

16:28b.EXO.016.028 RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,

16:29b.EXO.016.029 ‹‹Size Şabat Gününü verdim. Bunun için altıncı gün size iki günlük ekmek veriyorum. Yedinci gün herkes neredeyse orada kalsın, dışarı çıkmasın.››

16:30b.EXO.016.030 Böylece halk yedinci gün dinlendi.

16:31b.EXO.016.031 İsrailliler o ekmeğe man adını verdiler. Kişniş tohumu gibi beyazımsı, tadı ballı yufka gibiydi.

16:32b.EXO.016.032 Musa, ‹‹RABbin buyruğu şudur›› dedi, ‹‹ ‹Mısırdan sizi çıkardığımda, gelecek kuşakların çölde size yedirdiğim ekmeği görmesi için, bir omer saklansın.› ››

16:33b.EXO.016.033 Musa Haruna, ‹‹Bir testi al, içine bir omer man doldur›› dedi, ‹‹Gelecek kuşaklar için saklanmak üzere onu RABbin huzuruna koy.››

16:34b.EXO.016.034 RABbin Musaya buyurduğu gibi Harun manı saklanmak üzere Antlaşma Levhalarının önüne koydu.

16:35b.EXO.016.035 İsrailliler yerleştikleri Kenan topraklarına varıncaya dek kırk yıl man yediler.

16:36b.EXO.016.036 -Bir omer efanın onda biridir.-

17

17:1b.EXO.017.001 RABbin buyruğu uyarınca, bütün İsrail topluluğu Sin Çölünden ayrıldı, bir yerden öbürüne göçerek Refidimde konakladı. Ancak orada içecek su yoktu.

17:2b.EXO.017.002 Musaya, ‹‹Bize içecek su ver›› diye çıkıştılar. Musa, ‹‹Niçin bana çıkışıyorsunuz?›› dedi, ‹‹Neden RABbi deniyorsunuz?››

17:3b.EXO.017.003 Ama halk susamıştı. ‹‹Niçin bizi Mısırdan çıkardın?›› diye Musaya söylendiler, ‹‹Bizi, çocuklarımızı, hayvanlarımızı susuzluktan öldürmek için mi?››

17:4b.EXO.017.004 Musa, ‹‹Bu halka ne yapayım?›› diye RABbe feryat etti, ‹‹Neredeyse beni taşlayacaklar.››

17:5b.EXO.017.005 RAB Musaya, ‹‹Halkın önüne geç›› dedi, ‹‹Birkaç İsrail ileri gelenini ve Nile vurduğun değneği de yanına alıp yürü.

17:6b.EXO.017.006 Ben Horev Dağında bir kayanın üzerinde, senin önünde duracağım. Kayaya vuracaksın, halk içsin diye su fışkıracak.›› Musa İsrail ileri gelenlerinin önünde denileni yaptı.

17:7b.EXO.017.007 Oraya Massa ve Meriva adı verildi. Çünkü İsrailliler orada Musaya çıkışmış ve, ‹‹Acaba RAB aramızda mı, değil mi?›› diye RABbi denemişlerdi.

17:8b.EXO.017.008 Amalekliler gelip Refidimde İsraillilere savaş açtılar.

17:9b.EXO.017.009 Musa Yeşuya, ‹‹Adam seç, git Amaleklilerle savaş›› dedi, ‹‹Yarın ben elimde Tanrının değneğiyle tepenin üzerinde duracağım.››

17:10b.EXO.017.010 Yeşu Musanın buyurduğu gibi Amaleklilerle savaştı. Bu arada Musa, Harun ve Hur tepenin üzerine çıktılar.

17:11b.EXO.017.011 Musa elini kaldırdıkça İsrailliler, indirdikçe Amalekliler kazanıyordu.

17:12b.EXO.017.012 Ne var ki, Musanın elleri yoruldu. Bir taş getirip altına koydular. Musa üzerine oturdu. Bir yanda Harun, öbür yanda Hur Musanın ellerini yukarıda tuttular. Güneş batıncaya dek Musanın elleri yukarıda kaldı.

17:13b.EXO.017.013 Böylece Yeşu Amalek ordusunu yenip kılıçtan geçirdi.

17:14b.EXO.017.014 RAB Musaya, ‹‹Bunu anı olarak kayda geç›› dedi, ‹‹Yeşuya da söyle, Amaleklilerin adını yeryüzünden büsbütün sileceğim.››

17:15b.EXO.017.015 Musa bir sunak yaptı, adını ‹‹Yahve nissi›› koydu.

17:16b.EXO.017.016 ‹‹Eller Rab'bin tahtına doğru kaldırıldı›› dedi, ‹‹RAB kuşaklar boyunca Amalekliler'e karşı savaşacak!››

18

18:1b.EXO.018.001 Musanın kayınbabası Midyanlı Kâhin Yitro, Tanrının Musa ve halkı İsrail için yaptığı her şeyi, RABbin İsraillileri Mısırdan nasıl çıkardığını duydu.

18:2b.EXO.018.002 Musanın kendisine göndermiş olduğu karısı Sipporayı ve iki oğlunu yanına aldı. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı diyarda›› diyerek oğullarından birine Gerşomfö adını vermişti.

18:4b.EXO.018.004 Sonra, ‹‹Babamın Tanrısı bana yardım etti, beni firavunun kılıcından esirgedi›› diyerek öbürüne de Eliezer adını koymuştu.

18:5b.EXO.018.005 Yitro Musanın karısı ve oğullarıyla birlikte Tanrı Dağına, Musanın konakladığı çöle geldi.

18:6b.EXO.018.006 Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››

18:7b.EXO.018.007 Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler.

18:8b.EXO.018.008 Musa İsrailliler uğruna RABbin firavunla Mısırlılara bütün yaptıklarını, yolda çektikleri sıkıntıları, RABbin kendilerini nasıl kurtardığını kayınbabasına bir bir anlattı.

18:9b.EXO.018.009 Yitro RABbin İsraillilere yaptığı iyiliklere, onları Mısırlıların elinden kurtardığına sevindi.

18:10b.EXO.018.010 ‹‹Sizi Mısırlıların ve firavunun elinden kurtaran RABbe övgüler olsun›› dedi, ‹‹Halkı Mısırın boyunduruğundan O kurtardı.

18:11b.EXO.018.011 Artık biliyorum ki, RAB bütün ilahlardan büyüktür. Çünkü onların gurur duyduğu şeylerin üstesinden geldi.››

18:12b.EXO.018.012 Sonra Tanrıya yakmalık sunu ve kurbanlar getirdi. Harunla bütün İsrail ileri gelenleri, Musanın kayınbabasıyla Tanrının huzurunda yemek yemeye geldiler.

18:13b.EXO.018.013 Ertesi gün Musa halkın davalarına bakmak için yargı kürsüsüne çıktı. Halk sabahtan akşama kadar çevresinde ayakta durdu.

18:14b.EXO.018.014 Kayınbabası Musanın halk için yaptıklarını görünce, ‹‹Nedir bu, halka yaptığın?›› dedi, ‹‹Neden sen tek başına yargıç olarak oturuyorsun da herkes sabahtan akşama kadar çevrende bekliyor?››

18:15b.EXO.018.015 Musa, ‹‹Çünkü halk Tanrının istemini bilmek için bana geliyor›› diye yanıtladı,

18:16b.EXO.018.016 ‹‹Ne zaman bir sorunları olsa, bana gelirler. Ben de taraflar arasında karar veririm; Tanrının kurallarını, yasalarını onlara bildiririm.››

18:17b.EXO.018.017 Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,

18:18b.EXO.018.018 ‹‹Hem sen, hem de yanındaki halk tükeneceksiniz. Bu işi tek başına kaldıramazsın. Sana ağır gelir.

18:19b.EXO.018.019 Beni dinle, sana öğüt vereyim. Tanrı seninle olsun. Tanrının önünde halkı sen temsil etmeli, sorunlarını Tanrıya sen iletmelisin.

18:20b.EXO.018.020 Kuralları, yasaları halka öğret, izlemeleri gereken yolu, yapacakları işi göster.

18:21b.EXO.018.021 Bunun yanısıra halkın arasından Tanrıdan korkan, yetenekli, haksız kazançtan nefret eden dürüst adamlar seç; onları biner, yüzer, ellişer, onar kişilik toplulukların başına önder ata.

18:22b.EXO.018.022 Halka sürekli onlar yargıçlık etsin. Büyük davaları sana getirsinler, küçük davaları kendileri çözsünler. Böylece işini paylaşmış olurlar. Yükün hafifler.

18:23b.EXO.018.023 Eğer böyle yaparsan, Tanrı da buyurursa, dayanabilirsin. Herkes esenlik içinde evine döner.››

18:24b.EXO.018.024 Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.

18:25b.EXO.018.025 İsrailliler arasından yetenekli adamlar seçti. Onları biner, yüzer, ellişer, onar kişilik toplulukların başına önder atadı.

18:26b.EXO.018.026 Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.

18:27b.EXO.018.027 Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.

19

19:1b.EXO.019.001 İsrailliler Mısırdan çıktıktan tam üç ay sonra Sina Çölüne vardılar.

19:2b.EXO.019.002 Refidimden yola çıkıp Sina Çölüne girdiler. Orada, Sina Dağının karşısında konakladılar.

19:3b.EXO.019.003 Musa Tanrının huzuruna çıktı. RAB dağdan kendisine seslendi: ‹‹Yakup soyuna, İsrail halkına şöyle diyeceksin:

19:4b.EXO.019.004 Mısırlılara ne yaptığımı, sizi nasıl kartal kanatları üzerinde taşıyarak yanıma getirdiğimi gördünüz.

19:5b.EXO.019.005 Şimdi sözümü dikkatle dinler, antlaşmama uyarsanız, bütün uluslar içinde öz halkım olursunuz. Çünkü yeryüzünün tümü benimdir.

19:6b.EXO.019.006 Siz benim için kâhinler krallığı, kutsal ulus olacaksınız. İsraillilere böyle söyleyeceksin.›› Tanrıya kurban sunmak gibi dinsel işlerle uğraşan görevli. Kâhinin büyücülük, falcılık, sihirbazlık, gaipten haber vermek gibi işlerle uğraşması söz konusu değildi. Bu uygulamalar Yas.18:9-14 ayetlerinde yasaklanmıştır.

19:7b.EXO.019.007 Musa gidip halkın ileri gelenlerini çağırdı ve RABbin kendisine buyurduğu her şeyi onlara anlattı.

19:8b.EXO.019.008 Bütün halk bir ağızdan, ‹‹RABbin söylediği her şeyi yapacağız›› diye yanıtladılar. Musa halkın yanıtını RABbe iletti.

19:9b.EXO.019.009 RAB Musaya, ‹‹Sana koyu bir bulut içinde geleceğim›› dedi, ‹‹Öyle ki, seninle konuşurken halk işitsin ve her zaman sana güvensin.›› Musa halkın söylediklerini RABbe iletti.

19:10b.EXO.019.010 RAB Musaya, ‹‹Git, bugün ve yarın halkı arındır›› dedi, ‹‹Giysilerini yıkasınlar.

19:11b.EXO.019.011 Üçüncü güne hazır olsunlar. Çünkü üçüncü gün bütün halkın gözü önünde ben, RAB Sina Dağına ineceğim.

19:12b.EXO.019.012 Dağın çevresine sınır çiz ve halka de ki, ‹Sakın dağa çıkmayın, dağın eteğine de yaklaşmayın! Kim dağa dokunursa, kesinlikle öldürülecektir.

19:13b.EXO.019.013 Ya taşlanacak, ya da okla vurulacak; ona insan eli değmeyecek. İster hayvan olsun ister insan, yaşamasına izin verilmeyecek.› Ancak boru uzun uzun çalınınca dağa çıkabilirler.››

19:14b.EXO.019.014 Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı.

19:15b.EXO.019.015 Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››

19:16b.EXO.019.016 Üçüncü günün sabahı gök gürledi, şimşekler çaktı. Dağın üzerinde koyu bir bulut vardı. Derken, çok güçlü bir boru sesi duyuldu. Ordugahta herkes titremeye başladı.

19:17b.EXO.019.017 Musa halkın Tanrıyla görüşmek üzere ordugahtan çıkmasına öncülük etti. Dağın eteğinde durdular.

19:18b.EXO.019.018 Sina Dağının her yanından duman tütüyordu. Çünkü RAB dağın üstüne ateş içinde inmişti. Dağdan ocak dumanı gibi duman çıkıyor, bütün dağ şiddetle sarsılıyordu.

19:19b.EXO.019.019 Boru sesi gitgide yükselince, Musa konuştu ve Tanrı gök gürlemeleriyle onu yanıtladı.

19:20b.EXO.019.020 RAB Sina Dağının üzerine indi, Musayı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı.

19:21b.EXO.019.021 RAB, ‹‹Aşağı inip halkı uyar›› dedi, ‹‹Sakın beni görmek için sınırı geçmesinler, yoksa birçoğu ölür.

19:22b.EXO.019.022 Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››

19:23b.EXO.019.023 Musa, ‹‹Halk Sina Dağına çıkamaz›› diye karşılık verdi, ‹‹Çünkü sen, ‹Dağın çevresine sınır çiz, onu kutsal kıl› diyerek bizi uyardın.››

19:24b.EXO.019.024 RAB, ‹‹Aşağı inip Harunu getir›› dedi, ‹‹Ama kâhinlerle halk huzuruma gelmek için sınırı geçmesinler. Yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››

19:25b.EXO.019.025 Bunun üzerine Musa aşağı inip durumu halka anlattı.

20

20:1b.EXO.020.001 Tanrı şöyle konuştu:

20:2b.EXO.020.002 ‹‹Seni Mısırdan, köle olduğun ülkeden çıkaran Tanrın RAB benim.

20:3b.EXO.020.003 ‹‹Benden başka tanrın olmayacak.

20:4b.EXO.020.004 ‹‹Kendine yukarıda gökyüzünde, aşağıda yeryüzünde ya da yer altındaki sularda yaşayan herhangi bir canlıya benzer put yapmayacaksın.

20:5b.EXO.020.005 Putların önünde eğilmeyecek, onlara tapmayacaksın. Çünkü ben, Tanrın RAB, kıskanç bir Tanrıyım. Benden nefret edenin babasının işlediği suçun hesabını çocuklarından, üçüncü, dördüncü kuşaklardan sorarım.

20:6b.EXO.020.006 Ama beni seven, buyruklarıma uyan binlerce kuşağa sevgi gösteririm.

20:7b.EXO.020.007 ‹‹Tanrın RABbin adını boş yere ağzına almayacaksın. Çünkü RAB, adını boş yere ağzına alanları cezasız bırakmayacaktır.

20:8b.EXO.020.008 ‹‹Şabat Gününü kutsal sayarak anımsa.

20:9b.EXO.020.009 Altı gün çalışacak, bütün işlerini yapacaksın.

20:10b.EXO.020.010 Ama yedinci gün bana, Tanrın RABbe Şabat Günü olarak adanmıştır. O gün sen, oğlun, kızın, erkek ve kadın kölen, hayvanların, aranızdaki yabancılar dahil, hiçbir iş yapmayacaksınız.

20:11b.EXO.020.011 Çünkü ben, RAB yeri göğü, denizi ve bütün canlıları altı günde yarattım, yedinci gün dinlendim. Bu yüzden Şabat Gününü kutsadım ve kutsal bir gün olarak belirledim.

20:12b.EXO.020.012 ‹‹Annene babana saygı göster. Öyle ki, Tanrın RABbin sana vereceği ülkede ömrün uzun olsun.

20:13b.EXO.020.013 ‹‹Adam öldürmeyeceksin.

20:14b.EXO.020.014 ‹‹Zina etmeyeceksin.

20:15b.EXO.020.015 ‹‹Çalmayacaksın.

20:16b.EXO.020.016 ‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.

20:17b.EXO.020.017 ‹‹Komşunun evine, karısına, erkek ve kadın kölesine, öküzüne, eşeğine, hiçbir şeyine göz dikmeyeceksin.››

20:18b.EXO.020.018 Halk gök gürlemelerini, boru sesini duyup şimşekleri ve dağın başındaki dumanı görünce korkudan titremeye başladı. Uzakta durarak

20:19b.EXO.020.019 Musaya, ‹‹Bizimle sen konuş, dinleyelim›› dediler, ‹‹Ama Tanrı konuşmasın, yoksa ölürüz.››

20:20b.EXO.020.020 Musa, ‹‹Korkmayın!›› diye karşılık verdi, ‹‹Tanrı sizi denemek için geldi; Tanrı korkusu üzerinizde olsun, günah işlemeyesiniz diye.››

20:21b.EXO.020.021 Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.

20:22b.EXO.020.022 RAB Musaya şöyle dedi: ‹‹İsraillilere de ki, ‹Göklerden sizinle konuştuğumu gördünüz.

20:23b.EXO.020.023 Benim yanımsıra başka ilahlar yapmayacaksınız, altın ya da gümüş ilahlar dökmeyeceksiniz.

20:24b.EXO.020.024 Benim için toprak bir sunak yapacaksınız. Yakmalık ve esenlik sunularınızı, davarlarınızı, sığırlarınızı onun üzerinde sunacaksınız. Adımı anımsattığım her yere gelip sizi kutsayacağım.

20:25b.EXO.020.025 Eğer bana taş sunak yaparsanız, yontma taş kullanmayın. Çünkü kullanacağınız alet sunağın kutsallığını bozar.

20:26b.EXO.020.026 Sunağımın üzerine basamakla çıkmayacaksınız. Çünkü çıplak yeriniz görünebilir.› ››

21

21:1b.EXO.021.001 ‹‹İsraillilere şu ilkeleri bildir:

21:2b.EXO.021.002 ‹‹İbrani bir köle satın alırsan, altı yıl kölelik edecek, ama yedinci yıl karşılık ödemeden özgür olacak.

21:3b.EXO.021.003 Bekâr geldiyse, yalnız kendisi özgür olacak; evli geldiyse, karısı da özgür olacak.

21:4b.EXO.021.004 Efendisi kendisine bir kadın verir ve o kadından çocukları olursa, kadın ve çocuklar efendisinde kalacak, yalnız kendisi gidecek.

21:5b.EXO.021.005 ‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,

21:6b.EXO.021.006 efendisi onu yargıç huzurunafş çıkaracak. Kapıya ya da kapı sövesine yaklaştırıp kulağını bizle delecek. Böylece köle yaşam boyu efendisine hizmet edecek. tapınma yeri anlamına gelebilir.

21:7b.EXO.021.007 ‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.

21:8b.EXO.021.008 Efendisi kızla nişanlanır, sonra kızdan hoşlanmazsa, kızın geri alınmasına izin vermelidir. Kızı aldattığı için onu yabancılara satamaz.

21:9b.EXO.021.009 Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır.

21:10b.EXO.021.010 Eğer ikinci bir kadınla evlenirse, ilk karısını nafakadan, giysiden, karılık haklarından yoksun bırakmamalıdır.

21:11b.EXO.021.011 Eğer bu üç hakkı ona vermezse, kadın karşılıksız özgür olacaktır.››

21:12b.EXO.021.012 ‹‹Kim birini vurup öldürürse, kendisi de kesinlikle öldürülecektir.

21:13b.EXO.021.013 Ama olayda kasıt yoksa, ona ben izin vermişsem, size adamın kaçacağı yeri bildireceğim.

21:14b.EXO.021.014 Eğer bir adam komşusuna düzen kurar, kasıtlı olarak saldırıp onu öldürürse, sunağıma bile kaçmış olsa, onu çıkarıp öldüreceksiniz.

21:15b.EXO.021.015 ‹‹Kim annesini ya da babasını döverse, kesinlikle öldürülecektir.

21:16b.EXO.021.016 ‹‹Kim adam kaçırırsa, onu ister satmış olsun, ister elinde tutsun, kesinlikle öldürülecektir.

21:17b.EXO.021.017 ‹‹Annesine ya da babasına lanet eden kesinlikle öldürülecektir.

21:18b.EXO.021.018 ‹‹Kavga çıkar, bir adam komşusuna taşla ya da yumrukla vurur, vurulan adam ölmeyip yatağa düşer,

21:19b.EXO.021.019 sonra kalkıp değnekle dışarıda gezebilirse, vuran adam suçsuz sayılacaktır. Yalnız yaralının kaybettiği zamanın karşılığını ödeyecek ve tümüyle iyileşmesini sağlayacaktır.

21:20b.EXO.021.020 ‹‹Bir adam erkek ya da kadın kölesini değnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandırılacaktır.

21:21b.EXO.021.021 Ama köle hemen ölmez, bir iki gün sonra ölürse, köle sahibi ceza görmeyecektir. Çünkü köle onun malı sayılır.

21:22b.EXO.021.022 ‹‹İki kişi kavga ederken gebe bir kadına çarpar, kadın erken doğum yapar ama başka bir zarar görmezse, saldırgan, kadının kocasının istediği ve yargıçların onayladığı miktarda para cezasına çarptırılacaktır.

21:23b.EXO.021.023 Ama başka bir zarar varsa, cana karşılık can, göze karşılık göz, dişe karşılık diş, ele karşılık el, ayağa karşılık ayak, yanığa karşılık yanık, yaraya karşılık yara, bereye karşılık bere ödenecektir.

21:26b.EXO.021.026 ‹‹Bir adam erkek ya da kadın kölesini gözüne vurarak kör ederse, gözüne karşılık onu özgür bırakacaktır.

21:27b.EXO.021.027 Eğer erkek ya da kadın kölesinin dişini kırarsa, dişine karşılık onu özgür bırakacaktır.››

21:28b.EXO.021.028 ‹‹Eğer bir boğa bir erkeği ya da kadını boynuzuyla vurup öldürürse, kesinlikle taşlanacak ve eti yenmeyecektir. Boğanın sahibi ise suçsuz sayılacaktır.

21:29b.EXO.021.029 Ama saldırganlığı bilinen bir boğanın sahibi uyarılmasına karşın boğasına sahip çıkmazsa ve boğası bir erkeği ya da kadını öldürürse, hem boğa taşlanacak, hem de sahibi öldürülecektir.

21:30b.EXO.021.030 Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.

21:31b.EXO.021.031 Boğa ister erkek, ister kız çocuğunu öldürsün, aynı kural uygulanacaktır.

21:32b.EXO.021.032 Eğer boğa bir erkek ya da kadın köleyi öldürürse, kölenin efendisine otuz şekel gümüş verilecek ve boğa taşlanacaktır.

21:33b.EXO.021.033 ‹‹Bir adam bir çukur açar ya da kazdığı çukurun üzerini örtmezse ve çukura bir boğa ya da bir eşek düşerse,

21:34b.EXO.021.034 çukuru kazan hayvanın bedelini ödeyecektir. Parayı hayvanın sahibine verecek, ölü hayvan kendisinin olacaktır.

21:35b.EXO.021.035 ‹‹Bir adamın boğası komşusunun boğasını yaralar, yaralı boğa ölürse, sağ boğayı satıp parasını paylaşacak, ölü hayvanı da bölüşeceklerdir.

21:36b.EXO.021.036 Eğer boğanın saldırgan olduğu ve sahibinin ona sahip çıkmadığı biliniyorsa, boğaya karşılık boğa verecek ve ölü hayvan kendisine kalacaktır.››

22

22:1b.EXO.022.001 ‹‹Bir adam öküz ya da davar çalıp boğazlar ya da satarsa, bir öküze karşılık beş öküz, bir koyuna karşılık dört koyun ödeyecektir.

22:2b.EXO.022.002 ‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.

22:3b.EXO.022.003 Ancak olay güneş doğduktan sonra olmuşsa, kan dökmekten sorumlu sayılır. ‹‹Hırsız çaldığının karşılığını kesinlikle ödemelidir. Hiçbir şeyi yoksa, hırsızlık yaptığı için köle olarak satılacaktır.

22:4b.EXO.022.004 Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.

22:5b.EXO.022.005 ‹‹Tarlada ya da bağda hayvanlarını otlatan bir adam, hayvanlarının başkasının tarlasında otlamasına izin verirse, zararı kendi tarlasının ya da bağının en iyi ürünleriyle ödeyecektir.

22:6b.EXO.022.006 ‹‹Birinin yaktığı ateş dikenlere sıçrar, ekin demetleri, tarladaki ekin ya da tarla yanarsa, yangın çıkaran kişi zararı ödeyecektir.

22:7b.EXO.022.007 ‹‹Biri komşusuna saklasın diye parasını ya da eşyasını emanet eder ve bunlar komşusunun evinden çalınırsa, hırsız yakalandığında iki katını ödemelidir.

22:8b.EXO.022.008 Ama hırsız yakalanmazsa, komşusunun eşyasına el uzatıp uzatmadığının anlaşılması için ev sahibi yargıç huzuruna çıkmalıdır.

22:9b.EXO.022.009 Emanete ihanet edilen konularda, öküz, eşek, koyun, giysi, herhangi bir kayıp eşya için ‹Bu benimdir› diyen her iki taraf sorunu yargıcın huzuruna getirmelidir. Yargıcın suçlu bulduğu kişi komşusuna iki kat ödeyecektir.

22:10b.EXO.022.010 ‹‹Bir adam komşusuna korusun diye eşek, öküz, koyun ya da herhangi bir hayvan emanet ettiğinde, hayvan ölür, sakatlanır ya da kimse görmeden çalınırsa,

22:11b.EXO.022.011 komşusu adamın malına el uzatmadığına ilişkin RABbin huzurunda ant içmelidir. Mal sahibi bunu kabul edecek ve komşusu bir şey ödemeyecektir.

22:12b.EXO.022.012 Ama mal gerçekten ondan çalınmışsa, karşılığı sahibine ödenmelidir.

22:13b.EXO.022.013 Emanet hayvan parçalanmışsa, adam parçalarını kanıt olarak göstermelidir. Parçalanan hayvan için bir şey ödemeyecektir.

22:14b.EXO.022.014 ‹‹Biri komşusundan bir hayvan ödünç alır, sahibi yokken hayvan sakatlanır ya da ölürse, karşılığını ödemelidir.

22:15b.EXO.022.015 Ama sahibi hayvanla birlikteyse, ödünç alan karşılığını ödemeyecektir. Hayvan kiralanmışsa, kayıp ödenen kiraya sayılmalıdır.››

22:16b.EXO.022.016 ‹‹Eğer biri nişanlı olmayan bir kızı aldatıp onunla yatarsa, başlık parasını ödemeli ve onunla evlenmelidir.

22:17b.EXO.022.017 Babası kızını ona vermeyi reddederse, adam normal başlık parası neyse onu ödemelidir.

22:18b.EXO.022.018 ‹‹Büyücü kadını yaşatmayacaksınız.

22:19b.EXO.022.019 ‹‹Hayvanlarla cinsel ilişki kuran herkes öldürülecektir.

22:20b.EXO.022.020 ‹‹RABden başka bir ilaha kurban kesen ölüm cezasına çarptırılacaktır.

22:21b.EXO.022.021 ‹‹Yabancıya haksızlık ve baskı yapmayacaksınız. Çünkü siz de Mısırda yabancıydınız.

22:22b.EXO.022.022 ‹‹Dul ve öksüz hakkı yemeyeceksiniz.

22:23b.EXO.022.023 Yerseniz, bana feryat ettiklerinde onları kesinlikle işitirim.

22:24b.EXO.022.024 Öfkem alevlenir, sizi kılıçtan geçirtirim. Kadınlarınız dul, çocuklarınız öksüz kalır.

22:25b.EXO.022.025 ‹‹Halkıma, aranızda yaşayan bir yoksula ödünç para verirseniz, ona tefeci gibi davranmayacaksınız. Üzerine faiz eklemeyeceksiniz.

22:26b.EXO.022.026 Komşunuzun abasını rehin alırsanız, gün batmadan geri vereceksiniz.

22:27b.EXO.022.027 Çünkü tek örtüsü abasıdır, ancak onunla örtünebilir. Onsuz nasıl yatar? Bana feryat ederse işiteceğim, çünkü ben iyilikseverim.

22:28b.EXO.022.028 ‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.

22:29b.EXO.022.029 ‹‹Ürününüzü ve şıranızı sunmakta gecikmeyeceksiniz. İlk doğan oğullarınızı bana vereceksiniz.

22:30b.EXO.022.030 Öküzlerinize, davarlarınıza da aynı şeyi yapacaksınız. Yedi gün analarıyla kalacaklar, sekizinci gün onları bana vereceksiniz.

22:31b.EXO.022.031 ‹‹Benim kutsal halkım olacaksınız. Bunun içindir ki, kırda parçalanmış hayvanların etini yemeyecek, köpeklerin önüne atacaksınız.››

23

23:1b.EXO.023.001 ‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.

23:2b.EXO.023.002 ‹‹Kötülük yapan kalabalığı izlemeyeceksiniz. Bir davada çoğunluktan yana konuşarak adaleti saptırmayacaksınız.

23:3b.EXO.023.003 Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.

23:4b.EXO.023.004 ‹‹Düşmanınızın yolunu şaşırmış öküzüne ya da eşeğine rastlarsanız, onu kendisine geri götüreceksiniz.

23:5b.EXO.023.005 Sizden nefret eden kişinin eşeğini yük altında çökmüş görürseniz, kendi haline bırakıp gitmeyecek, ona yardımcı olacaksınız.

23:6b.EXO.023.006 ‹‹Duruşmada yoksula karşı adaleti saptırmayacaksınız.

23:7b.EXO.023.007 Yalandan uzak duracak, suçsuz ve doğru kişiyi öldürmeyeceksiniz. Çünkü ben kötü kişiyi aklamam.

23:8b.EXO.023.008 ‹‹Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet göreni kör eder, haklıyı haksız çıkarır.

23:9b.EXO.023.009 ‹‹Yabancıya baskı yapmayacaksınız. Yabancılığın ne olduğunu bilirsiniz. Çünkü siz de Mısırda yabancıydınız.

23:10b.EXO.023.010 ‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.

23:11b.EXO.023.011 Ama yedinci yıl nadasa bırakacaksınız; öyle ki, halkınızın arasındaki yoksullar yiyecek bulabilsin, onlardan artakalanı da yabanıl hayvanlar yesin. Bağınıza ve zeytinliğinize de aynı şeyi yapın.

23:12b.EXO.023.012 ‹‹Altı gün çalışacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Böylece hem öküzünüz, eşeğiniz dinlenir, hem de kadın kölenizin oğulları ve yabancılar rahat eder.

23:13b.EXO.023.013 ‹‹Söylediğim her şeyi yerine getirin. Başka ilahların adını anmayın, ağzınıza almayın.››

23:14b.EXO.023.014 ‹‹Yılda üç kez bana bayram yapacaksınız.

23:15b.EXO.023.015 Size buyurduğum gibi, Aviv ayının belirli günlerinde yedi gün mayasız ekmek yiyerek Mayasız Ekmek Bayramını kutlayacaksınız. Çünkü Mısırdan o ay çıktınız. ‹‹Kimse huzuruma eli boş çıkmasın.

23:16b.EXO.023.016 ‹‹Tarlaya ektiğiniz ürünleri biçtiğinizde ilk ürünlerle Hasat Bayramını kutlayacaksınız. ‹‹Yıl sonunda tarladan ürünlerinizi topladığınızda Ürün Devşirme Bayramını kutlayacaksınız.

23:17b.EXO.023.017 ‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.

23:18b.EXO.023.018 ‹‹Evinizde maya bulunduğu sürece bana kurban kesmeyeceksiniz. ‹‹Bayramda bana kurban edilen hayvanın yağı sabaha bırakılmamalı.

23:19b.EXO.023.019 ‹‹Toprağınızın seçme ilk ürünlerini Tanrınız RABbin Tapınağına getireceksiniz. ‹‹Oğlağı anasının sütünde haşlamayacaksınız.››

23:20b.EXO.023.020 ‹‹Yolda sizi koruması, hazırladığım yere götürmesi için önünüzden bir melek gönderiyorum.

23:21b.EXO.023.021 Ona dikkat edin, sözünü dinleyin, başkaldırmayın. Çünkü beni temsil ettiği için başkaldırınızı bağışlamaz.

23:22b.EXO.023.022 Ama onun sözünü dikkatle dinler, bütün söylediklerimi yerine getirirseniz, düşmanlarınıza düşman, hasımlarınıza hasım olacağım.

23:23b.EXO.023.023 Meleğim önünüzden gidecek, sizi Amor, Hitit, Periz, Kenan, Hiv ve Yevus topraklarına götürecek. Onları yok edeceğim.

23:24b.EXO.023.024 Onların ilahları önünde eğilmeyecek, tapınmayacaksınız; törelerini izlemeyeceksiniz. Tersine, ilahlarını yok edecek, dikili taşlarını büsbütün parçalayacaksınız.

23:25b.EXO.023.025 Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.

23:26b.EXO.023.026 Ülkenizde kısır ve çocuk düşüren kadın olmayacak. Size uzun ömür vereceğim.

23:27b.EXO.023.027 ‹‹Dehşetimi önünüzden gönderecek, karşılaşacağınız bütün halkları şaşkına çevireceğim. Düşmanlarınız önünüzden kaçacak.

23:28b.EXO.023.028 Hivlileri, Kenanlıları, Hititleri önünüzden kovmaları için önünüzsıra eşekarısıfü göndereceğim.

23:29b.EXO.023.029 Ama onları bir yıl içinde kovmayacağım. Yoksa ülke viran olur, yabanıl hayvanlar çoğaldıkça çoğalır, sayıları sizi aşar.

23:30b.EXO.023.030 Siz çoğalıncaya, toprağı yurt edininceye dek onları azar azar kovacağım. bilinmiyor. Dehşet ya da bir çeşit hastalık anlamına da gelebilir.

23:31b.EXO.023.031 ‹‹Sınırlarınızı Kızıldenizden Filist Denizine, çölden Fırat Irmağına kadar genişleteceğim. Ülke halkını elinize teslim edeceğim. Onları önünüzden kovacaksınız.

23:32b.EXO.023.032 Onlarla ya da ilahlarıyla antlaşma yapmayacaksınız.

23:33b.EXO.023.033 Onları ülkenizde barındırmayacaksınız. Yoksa bana karşı günah işlemenize neden olurlar. İlahlarına taparsanız, size tuzak olur.››

24

24:1b.EXO.024.001 RAB Musaya, ‹‹Sen, Harun, Nadav, Avihu ve İsrail ileri gelenlerinden yetmiş kişi bana gelin›› dedi, ‹‹Bana uzaktan tapın.

24:2b.EXO.024.002 Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››

24:3b.EXO.024.003 Musa gidip RABbin bütün buyruklarını, ilkelerini halka anlattı. Herkes bir ağızdan, ‹‹RABbin her söylediğini yapacağız›› diye karşılık verdi.

24:4b.EXO.024.004 Musa RABbin bütün buyruklarını yazdı. Sabah erkenden kalkıp dağın eteğinde bir sunak kurdu, İsrailin on iki oymağını simgeleyen on iki taş sütun dikti.

24:5b.EXO.024.005 Sonra İsrailli gençleri gönderdi. Onlar da RABbe yakmalık sunular sundular, esenlik kurbanları olarak boğalar kestiler.

24:6b.EXO.024.006 Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.

24:7b.EXO.024.007 Sonra antlaşma kitabını alıp halka okudu. Halk, ‹‹RABbin her söylediğini yapacağız, Onu dinleyeceğiz›› dedi.

24:8b.EXO.024.008 Musa leğenlerdeki kanı halkın üzerine serpti ve, ‹‹Bütün bu sözler uyarınca, RABbin sizinle yaptığı antlaşmanın kanı budur›› dedi.

24:9b.EXO.024.009 Sonra Musa, Harun, Nadav, Avihu ve İsrail ileri gelenlerinden yetmiş kişi dağa çıkarak

24:10b.EXO.024.010 İsrailin Tanrısını gördüler. Tanrının ayakları altında laciverttaşını andıran bir döşeme vardı. Gök gibi duruydu.

24:11b.EXO.024.011 Tanrı İsrail soylularına zarar vermedi. Tanrıyı gördüler, sonra yiyip içtiler.

24:12b.EXO.024.012 RAB Musaya, ‹‹Dağa, yanıma gel›› dedi, ‹‹Burada bekle, halkın öğrenmesi için üzerine yasalarla buyrukları yazdığım taş levhaları sana vereceğim.››

24:13b.EXO.024.013 Musayla yardımcısı Yeşu hazırlandılar. Musa Tanrı Dağına çıkarken,

24:14b.EXO.024.014 İsrail ileri gelenlerine, ‹‹Geri dönünceye kadar bizi burada bekleyin›› dedi, ‹‹Harunla Hur aranızda; kimin sorunu olursa onlara başvursun.››

24:15b.EXO.024.015 Musa dağa çıkınca, bulut dağı kapladı.

24:16b.EXO.024.016 RABbin görkemi Sina Dağının üzerine indi. Bulut dağı altı gün örttü. Yedinci gün RAB bulutun içinden Musaya seslendi.

24:17b.EXO.024.017 RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.

24:18b.EXO.024.018 Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.

25

25:1b.EXO.025.001 RAB Musaya şöyle dedi:

25:2b.EXO.025.002 ‹‹İsraillilere söyle, bana armağan getirsinler. Gönülden veren herkesin armağanını alın.

25:3b.EXO.025.003 Onlardan alacağınız armağanlar şunlardır: Altın, gümüş, tunç;

25:4b.EXO.025.004 lacivert, mor, kırmızı iplik; ince keten, keçi kılı,

25:5b.EXO.025.005 deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı,

25:6b.EXO.025.006 kandil için zeytinyağı, mesh yağıyla güzel kokulu buhur için baharat,

25:7b.EXO.025.007 başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşlar.

25:8b.EXO.025.008 ‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.

25:9b.EXO.025.009 Konutu ve eşyalarını sana göstereceğim örneğe tıpatıp uygun yapın.››

25:10b.EXO.025.010 ‹‹Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun.

25:11b.EXO.025.011 İçini de dışını da saf altınla kapla. Çevresine altın pervaz yap.

25:12b.EXO.025.012 Dört altın halka döküp dört ayağına tak. İkisi bir yanda, ikisi öbür yanda olacak.

25:13b.EXO.025.013 Akasya ağacından sırıklar yapıp altınla kapla.

25:14b.EXO.025.014 Sandığın taşınması için sırıkları yanlardaki halkalara geçir.

25:15b.EXO.025.015 Sırıklar sandığın halkalarında kalacak, çıkarılmayacak.

25:16b.EXO.025.016 Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.

25:17b.EXO.025.017 ‹‹Saf altından bir Bağışlanma Kapağı yap. Boyu iki buçuk, eni bir buçuk arşın olacak.

25:18b.EXO.025.018 Kapağın iki kenarına dövme altından birer Keruv yap.

25:19b.EXO.025.019 Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara, kapakla tek parça halinde yap.

25:20b.EXO.025.020 Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtecek. Yüzleri birbirine dönük olacak ve kapağa bakacak.

25:21b.EXO.025.021 Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.

25:22b.EXO.025.022 Seninle orada, Levha Sandığının üstündeki Keruvlar arasında, Bağışlanma Kapağının üzerinde görüşeceğim ve İsrailliler için sana buyruklar vereceğim.›› ‹‹Kapporet›› sözcüğü Tanrının öfkesinin yatıştırıldığı, halkının günahlarının bağışlanıp Tanrıyla barıştırıldığı özel yeri ifade ediyordu.

25:23b.EXO.025.023 ‹‹Akasya ağacından bir masa yap. Boyu ikifç, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşın olacak.

25:24b.EXO.025.024 Masayı saf altınla kapla. Çevresine altın pervaz yap.

25:25b.EXO.025.025 Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevir.

25:26b.EXO.025.026 Masa için dört altın halka yap, dört ayak üzerindeki dört köşeye yerleştir.

25:27b.EXO.025.027 Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakın olmalı.

25:28b.EXO.025.028 Sırıkları akasya ağacından yap, altınla kapla. Masa onlarla taşınacak.

25:29b.EXO.025.029 Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.

25:30b.EXO.025.030 Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››

25:31b.EXO.025.031 ‹‹Saf altından bir kandillik yap. Ayağı, gövdesi dövme altın olsun. Çanak, tomurcuk ve çiçek motifleri kendinden olsun.

25:32b.EXO.025.032 Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.

25:33b.EXO.025.033 Her kolda badem çiçeğini andıran üç çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunacak. Altı kol da aynı olacak.

25:34b.EXO.025.034 Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi olacak.

25:35b.EXO.025.035 Kandillikten yükselen ilk iki kolun, ikinci iki kolun, üçüncü iki kolun altında kendinden birer tomurcuk bulunacak. Toplam altı kol olacak.

25:36b.EXO.025.036 Tomurcukları, kolları tek parça olan kandillik saf dövme altından olacak.

25:37b.EXO.025.037 ‹‹Kandillik için yedi kandil yap; kandiller karşısını aydınlatacak biçimde yerleştirilsin.

25:38b.EXO.025.038 Fitil maşaları, tablaları saf altından olacak.

25:39b.EXO.025.039 Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.

25:40b.EXO.025.040 Her şeyi sana dağda gösterilen örneğe göre yapmaya dikkat et.››

26

26:1b.EXO.026.001 ‹‹Tanrının Konutunu on perdeden yap. Perdeler lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden olsun, üzeri Keruvlarla ustaca süslensin.

26:2b.EXO.026.002 Her perdenin boyu yirmi sekiz, eni dört arşın olmalı. Bütün perdeler aynı ölçüde olacak.

26:3b.EXO.026.003 Perdeler beşer beşer birbirine eklenerek iki takım perde yapılacak.

26:4b.EXO.026.004 Birinci takımın kenarına lacivert ilmekler aç. Öbür takımın kenarına da aynı şeyi yap.

26:5b.EXO.026.005 Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek aç. İlmekler birbirine karşı olmalı.

26:6b.EXO.026.006 Elli altın kopça yap, perdeleri kopçalayarak çadırı birleştir. Böylece konut tek parça haline gelecek.

26:7b.EXO.026.007 ‹‹Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yap.

26:8b.EXO.026.008 Her perdenin boyu otuzfı, eni dört arşın olacak. On bir perde de aynı ölçüde olmalı.

26:9b.EXO.026.009 Beş perde birbirine, altı perde birbirine birleştirilecek. Altıncı perdeyi çadırın önünde katla.

26:10b.EXO.026.010 Her iki perde takımının kenarlarına ellişer ilmek aç.

26:11b.EXO.026.011 Elli tunç kopça yap, kopçaları ilmeklere geçir ki, çadır tek parça haline gelsin.

26:12b.EXO.026.012 Çadırın perdelerinden artan yarım perde konutun arkasından sarkacak.

26:13b.EXO.026.013 Perdelerin uzun kenarlarından artan kumaş çadırın yanlarından birer arşın sarkarak konutu örtecek.

26:14b.EXO.026.014 Çadır için kırmızı boyalı koç derilerinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yap.

26:15b.EXO.026.015 ‹‹Konut için akasya ağacından dikine çerçeveler yap.

26:16b.EXO.026.016 Her çerçevenin boyu on, eni bir buçuk arşın olacak.

26:17b.EXO.026.017 Çerçevelerin birbirine uyan iki paralel çıkıntısı olacak. Konutun bütün çerçevelerini aynı biçimde yapacaksın.

26:18b.EXO.026.018 Konutun güneyi için yirmi çerçeve yap.

26:19b.EXO.026.019 Her çerçevenin altında iki çıkıntı için birer taban olmak üzere, yirmi çerçevenin altında kırk gümüş taban yap.

26:20b.EXO.026.020 Konutun öbür yanı, yani kuzeyi için de yirmi çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere kırk gümüş taban yap.

26:22b.EXO.026.022 Konutun batıya bakacak arka tarafı için altı çerçeve yap.

26:23b.EXO.026.023 Arkada konutun köşeleri için iki çerçeve yap.

26:24b.EXO.026.024 Bu köşe çerçevelerinin alt tarafı ayrı kalacak, üst tarafı ise birinci halkayla birleştirilecek. İki köşeyi oluşturan iki çerçeve aynı biçimde olacak.

26:25b.EXO.026.025 Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban olacak.

26:26b.EXO.026.026 ‹‹Konutun bir yanındaki çerçeveler için beş, öbür yanındaki çerçeveler için beş, batıya bakan arka tarafındaki çerçeveler için de beş olmak üzere akasya ağacından kirişler yap.

26:28b.EXO.026.028 Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.

26:29b.EXO.026.029 Çerçeveleri ve kirişleri altınla kapla, kirişlerin geçeceği halkaları da altından yap.

26:30b.EXO.026.030 ‹‹Konutu dağda sana gösterilen plana göre yap.

26:31b.EXO.026.031 ‹‹Lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden bir perde yap; üzerini Keruvlarla ustaca süsle.

26:32b.EXO.026.032 Dört gümüş taban üstünde duran akasya ağacından altın kaplı dört direk üzerine as. Çengelleri altın olacak.

26:33b.EXO.026.033 Perdeyi kopçaların altına asıp Levha Sandığını perdenin arkasına koy. Perde Kutsal Yerle En Kutsal Yeri birbirinden ayıracak.

26:34b.EXO.026.034 Bağışlanma Kapağını En Kutsal Yerde bulunan Levha Sandığının üzerine koy.

26:35b.EXO.026.035 Masayı perdenin öbür tarafına, konutun kuzeye bakan yanına yerleştir; kandilliği masanın karşısına, konutun güney tarafına koy.

26:36b.EXO.026.036 ‹‹Çadırın giriş bölümüne lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden nakışlı bir perde yap.

26:37b.EXO.026.037 Perdeyi asmak için akasya ağacından beş direk yap, altınla kapla. Çengelleri de altın olacak. Direkler için tunçtan beş taban dök.››

27

27:1b.EXO.027.001 ‹‹Sunağı akasya ağacından kare biçiminde yap. Eni ve boyu beşer arşın, yüksekliği üç arşın olacak.

27:2b.EXO.027.002 Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.

27:3b.EXO.027.003 Sunak için yağ ve kül kovaları, kürekler, çanaklar, büyük çatallar, ateş kapları yap. Tümü tunç olacak.

27:4b.EXO.027.004 Ağ biçiminde tunç bir ızgara da yap, dört köşesine birer tunç halka tak.

27:5b.EXO.027.005 Izgarayı sunağın kenarının altına koy. Öyle ki, aşağı doğru sunağın yarısına yetişsin.

27:6b.EXO.027.006 Sunak için akasya ağacından sırıklar yap, tunçla kapla.

27:7b.EXO.027.007 Sırıklar halkalara geçirilecek ve sunak taşınırken iki yanında olacak.

27:8b.EXO.027.008 Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››

27:9b.EXO.027.009 ‹‹Konuta bir avlu yap. Avlunun güney tarafı için yüz arşın boyunda, özenle dokunmuş ince keten perdeler yapacaksın.

27:10b.EXO.027.010 Perdeler için yirmi direk yapılacak; direklerin tabanları tunç, çengelleri ve çengel çemberleri gümüş olacak.

27:11b.EXO.027.011 Kuzey tarafı için yüz arşın boyunda perdeler, yirmi direk, direkler için yirmi tunç taban yapılacak. Direklerin çengelleriyle çemberleri gümüşten olacak.

27:12b.EXO.027.012 ‹‹Avlunun batı tarafı için elli arşınfö boyunda perde, on direk, on taban yapılacak.

27:13b.EXO.027.013 Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.

27:14b.EXO.027.014 Girişin bir tarafında on beş arşın boyunda perde, üç direk ve üç taban olacak.

27:15b.EXO.027.015 Girişin öbür tarafında da on beş arşın boyunda perde, üç direk ve üç taban olacak.

27:16b.EXO.027.016 ‹‹Avlunun girişinde lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yirmi arşın boyunda nakışlı bir perde olacak. Dört direği ve dört tabanı bulunacak.

27:17b.EXO.027.017 Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.

27:18b.EXO.027.018 Avlunun boyu yüz, eni elli, çevresindeki perdelerin yüksekliği beş arşın olacak. Perdeleri özenle dokunmuş ince ketenden, tabanları tunçtan olacak.

27:19b.EXO.027.019 Konutta her türlü hizmet için kullanılacak bütün aletler, konutun ve avlunun bütün kazıkları da tunçtan olacak.››

27:20b.EXO.027.020 ‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.

27:21b.EXO.027.021 Harun'la oğulları kandilleri benim huzurumda, Buluşma Çadırı'ndafş, Levha Sandığı'nın önündeki perdenin dışında, akşamdan sabaha kadar yanar tutacaklar. İsrailliler için kuşaklar boyunca sürekli bir kural olacak bu.›› (bkz. Çık.33:7-10).

28

28:1b.EXO.028.001 ‹‹Bana kâhinlik etmeleri için İsrailliler arasından ağabeyin Harunu, oğulları Nadav, Avihu, Elazar ve İtamarı yanına al.

28:2b.EXO.028.002 Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.

28:3b.EXO.028.003 Bilgelik verdiğim becerikli adamlara söyle, Haruna giysi yapsınlar. Öyle ki, bana kâhinlik etmek için kutsal kılınmış olsun.

28:4b.EXO.028.004 Yapacakları giysiler şunlardır: Göğüslük, efod, kaftan, nakışlı mintan, sarık, kuşak. Bana kâhinlik etmeleri için ağabeyin Haruna ve oğullarına bu kutsal giysileri yapacaklar.

28:5b.EXO.028.005 Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››

28:6b.EXO.028.006 ‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.

28:7b.EXO.028.007 Bağlanabilmesi için iki köşesine takılmış ikişer omuzluğu olacak.

28:8b.EXO.028.008 Efodun üzerinde efod gibi ustaca dokunmuş bir şerit olacak. Efodun bir parçası gibi lacivert, mor, kırmızı iplikle, altın sırmayla, özenle dokunmuş ince ketenden olacak.

28:9b.EXO.028.009 İki oniks taşı alacak, İsrailoğullarının adlarını, doğuş sırasına göre altısını birinin, altısını ötekinin üzerine oyacaksın.

28:11b.EXO.028.011 İsrailoğullarının adlarını bu iki taşın üzerine usta oymacıların mühür oyduğu gibi oyacaksın. Taşları altın yuvalar içine koyduktan sonra İsraillilerin anılması için efodun omuzluklarına tak. Harun, anılmaları için onların adlarını RABbin önünde iki omuzunda taşıyacak.

28:13b.EXO.028.013 Altın yuvalar ve saf altından iki zincir yap. Zincirleri örme kordon gibi yapıp yuvalara yerleştir.››

28:15b.EXO.028.015 ‹‹Usta işi bir karar göğüslüğü yap. Onu da efod gibi, altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yap.

28:16b.EXO.028.016 Dört köşe, eni ve boyu birer karış olacak; ikiye katlanacak.

28:17b.EXO.028.017 Üzerine dört sıra taş yuvası kak. Birinci sırada yakut, topaz, zümrüt;

28:18b.EXO.028.018 ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;

28:19b.EXO.028.019 üçüncü sırada gökyakut, agat, ametist;

28:20b.EXO.028.020 dördüncü sırada sarı yakut, oniks ve yeşim olacak. Taşlar altın yuvalara kakılacak.

28:21b.EXO.028.021 On iki taş olacak. Üzerlerine mühür oyar gibi İsrailoğullarının adları bir bir oyulacak. Bu taşlar İsrailin on iki oymağını simgeleyecek.

28:22b.EXO.028.022 ‹‹Göğüslük için saf altından örme zincirler yap.

28:23b.EXO.028.023 İki altın halka yap, göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koy.

28:24b.EXO.028.024 İki örme altın zinciri göğüslüğün köşelerindeki halkalara tak.

28:25b.EXO.028.025 Zincirlerin öteki iki ucunu iki yuvanın üzerinden geçirerek efodun ön tarafına, omuzlukların üzerine bağla.

28:26b.EXO.028.026 İki altın halka daha yap; her birini göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına tak.

28:27b.EXO.028.027 İki altın halka daha yap; efodun önündeki omuzluklara alttan, dikişe yakın, ustaca dokunmuş şeridin yukarısına tak.

28:28b.EXO.028.028 Göğüslüğün halkalarıyla efodun halkaları lacivert kordonla birbirine bağlanacak. Öyle ki, göğüslük efodun ustaca dokunmuş şeridinin yukarısında kalsın ve efoddan ayrılmasın.

28:29b.EXO.028.029 ‹‹Harun Kutsal Yere girerken, İsrailoğullarının adlarının yazılı olduğu karar göğüslüğünü yüreğinin üzerinde taşıyacak. Öyle ki, ben, RAB halkımı sürekli anımsayayım.

28:30b.EXO.028.030 Urimle Tummimi karar göğüslüğünün içine koy; öyle ki, Harun ne zaman huzuruma çıksa yüreğinin üzerinde olsunlar. Böylece Harun İsrailoğullarının karar vermek için kullandıkları Urimle Tummimi RABbin huzurunda sürekli yüreğinin üzerinde taşıyacak.››

28:31b.EXO.028.031 ‹‹Efodun altına giyilen kaftanı salt lacivert iplikten yap.

28:32b.EXO.028.032 Ortasında baş geçecek kadar bir boşluk bırak. Yırtılmaması için boşluğun kenarlarını yaka gibi dokuyarak çevir.

28:33b.EXO.028.033 Kaftanın kenarını çepeçevre lacivert, mor, kırmızı iplikten nar motifleriyle beze, aralarına altın çıngıraklar tak.

28:34b.EXO.028.034 Eteğin ucu bir altın çıngırak, bir nar, bir altın çıngırak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.

28:35b.EXO.028.035 Harun hizmet ederken bu kaftanı giyecek. En Kutsal Yere, huzuruma girip çıkarken duyulan çıngırak sesi onun ölmediğini gösterecek.

28:36b.EXO.028.036 ‹‹Saf altından bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü oy;

28:37b.EXO.028.037 lacivert bir kordonla sarığın ön tarafına bağla.

28:38b.EXO.028.038 Harun onu alnında taşıyacak. İsrailliler kutsal bağışlarını getirirken suç işlemişlerse, suçlarını Harun taşıyacak; onlar önümde kabul görsün diye levha sürekli Harunun alnında bulunacak.

28:39b.EXO.028.039 ‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.

28:40b.EXO.028.040 ‹‹Harunun oğullarına mintanlar, kuşaklar, görkem ve saygınlık kazandıracak başlıklar yap.

28:41b.EXO.028.041 Bu giysileri ağabeyin Haruna ve oğullarına giydir; sonra bana kâhinlik etmeleri için onları meshedip ata ve kutsal kıl.

28:42b.EXO.028.042 ‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.

28:43b.EXO.028.043 Harun'la oğulları Buluşma Çadırı'na girdiklerinde ya da Kutsal Yer'de hizmet etmek üzere sunağa yaklaştıklarında, suç işleyip ölmemek için bu donları giyecekler. Harun ve soyundan gelenler için sürekli bir kural olacak bu.››

29

29:1b.EXO.029.001 ‹‹Bana kâhinlik edebilmeleri için, Harunla oğullarını kutsal kılmak üzere şunları yap: Bir boğa ile iki kusursuz koç al.

29:2b.EXO.029.002 İnce buğday unundan mayasız ekmek, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız pideler, üzerine yağ sürülmüş mayasız yufkalar yap.

29:3b.EXO.029.003 Bunları bir sepete koyup boğa ve iki koçla birlikte bana getir.

29:4b.EXO.029.004 Harunla oğullarını Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirip yıka.

29:5b.EXO.029.005 Giysileri al; mintanı, efodun altına giyilen kaftanı, efodu ve göğüslüğü Haruna giydir. Efodun ustaca dokunmuş şeridini bağla.

29:6b.EXO.029.006 Başına sarığı sar, üzerine de kutsal tacı koy.

29:7b.EXO.029.007 Sonra mesh yağını al, başına dökerek onu meshet.

29:8b.EXO.029.008 Harunun oğullarını öne çıkarıp onlara mintan giydir.

29:9b.EXO.029.009 Bellerine kuşak bağla, başlarına başlık koy. Kalıcı bir kural olarak kâhinlik onların işi olacak. Böylece Harunla oğullarını atamış olacaksın.

29:10b.EXO.029.010 ‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.

29:11b.EXO.029.011 Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.

29:12b.EXO.029.012 Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök.

29:13b.EXO.029.013 Hayvanın bağırsak ve işkembe yağlarını, karaciğer perdesini, böbreklerini ve böbrek yağlarını sunağın üzerinde yakacaksın.

29:14b.EXO.029.014 Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.

29:15b.EXO.029.015 ‹‹Bir koç getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.

29:16b.EXO.029.016 Koçu sen kes. Kanını sunağın her yanına dök.

29:17b.EXO.029.017 Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy.

29:18b.EXO.029.018 Sonra koçun tümünü sunağın üzerinde yak. Bu RABbe sunulan yakmalık sunu, RABbi hoşnut eden koku, Onun için yakılan sunudur.

29:19b.EXO.029.019 ‹‹Öteki koçu getir, Harunla oğulları ellerini koçun başına koysunlar.

29:20b.EXO.029.020 Koçu sen kes. Kanını Harunla oğullarının sağ kulak memelerine, sağ el ve ayaklarının baş parmaklarına sür. Artan kanı sunağın her yanına dök.

29:21b.EXO.029.021 Sunağın üzerindeki kanı ve mesh yağını Harunla oğullarının ve giysilerinin üzerine serp. Böylece Harunla oğulları ve giysileri kutsal kılınmış olacak.

29:22b.EXO.029.022 ‹‹Koçun yağını, kuyruk yağını, bağırsak ve işkembe yağlarını, karaciğer perdesini, böbreklerini, böbrek yağlarını ve sağ budunu al. -Çünkü bu, biri göreve atanırken kesilen koçtur.-

29:23b.EXO.029.023 Huzurumdaki mayasız ekmek sepetinden bir somun, yağlı pide ve yufka al,

29:24b.EXO.029.024 hepsini Harunla oğullarının eline ver. Bunları benim huzurumda sallamalık sunu olarak salla,

29:25b.EXO.029.025 sonra ellerinden alıp sunakta yakmalık sunuyla birlikte beni hoşnut eden koku olarak yak. Bu, RAB için yakılan sunudur.

29:26b.EXO.029.026 ‹‹Harunun atanması için sunulacak koçun döşünü huzurumda sallamalık sunu olarak salla. O döş senin payın olacak.

29:27b.EXO.029.027 Harunla oğullarının atanması için kesilen koçun sallanmış olan döşüyle bağış olarak sunulan budunu bana ayır.

29:28b.EXO.029.028 İsrailliler bunları sürekli Harunla oğullarının payına ayıracak. Bu, İsraillilerin RABbe sunduğu esenlik kurbanlarından biridir.

29:29b.EXO.029.029 ‹‹Harunun kutsal giysileri, kendinden sonra oğullarına kalacak. Meshedilip atanırlarken bu giysileri giyecekler.

29:30b.EXO.029.030 Harunun yerine kâhin olan oğlu, Kutsal Yerde hizmet etmek üzere Buluşma Çadırına girdiğinde yedi gün bu giysileri giyecek.

29:31b.EXO.029.031 ‹‹Harunla oğulları göreve atanırken kesilen koçun etini kutsal bir yerde haşlayacaksın. Haşlanan eti ve sepetteki ekmeği Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecekler.

29:33b.EXO.029.033 Atanıp kutsal kılınmaları için günahları bağışlatan bu sunuları yalnız onlar yiyebilir. Yabancı biri yiyemez, çünkü bu sunular kutsaldır.

29:34b.EXO.029.034 Atanmaları için kesilen kurbanın etinden ya da ekmekten sabaha artan olursa, yakacaksın. Bunlar yenmeyecek, çünkü kutsaldır.

29:35b.EXO.029.035 ‹‹Harunla oğulları için sana buyurduklarımın hepsini yap. Atanmaları yedi gün sürecek.

29:36b.EXO.029.036 Günah bağışlatmak için günah sunusu olarak her gün bir boğa sunacaksın. Sunağı arındırmak için günah sunusu sun, kutsal kılmak için de meshet.

29:37b.EXO.029.037 Yedi gün sunağı arındırarak kutsal kılacaksın. Böylece sunak çok kutsal olacak. Ona dokunan her şey de kutsal sayılacaktır.››

29:38b.EXO.029.038 ‹‹Düzenli olarak her gün sunağın üzerinde bir yaşında iki erkek kuzu sunacaksınız.

29:39b.EXO.029.039 Kuzunun birini sabah, öbürünü akşamüstü sunun.

29:40b.EXO.029.040 Kuzuyla birlikte dörtte bir hin sıkma zeytinyağıyla yoğrulmuş onda bir efafü ince un ve dökmelik sunu olarak dörtte bir hin şarap sunacaksınız.

29:41b.EXO.029.041 Öbür kuzuyu akşamüstü, beni hoşnut eden koku, yakılan sunu olarak, sabahki gibi tahıl sunusu ve dökmelik sunuyla birlikte bana sunacaksınız.

29:42b.EXO.029.042 ‹‹Bu yakmalık sunu Buluşma Çadırının giriş bölümünde, RABbin huzurunda, kuşaklar boyu sürekli sunulacaktır. Musayla konuşmak için İsrail halkıyla orada buluşacağım.

29:43b.EXO.029.043 İsraillilerle buluşurken çadır görkemimle kutsal kılınacak.

29:44b.EXO.029.044 ‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.

29:45b.EXO.029.045 İsrailliler arasında yaşayacak, onların Tanrısı olacağım.

29:46b.EXO.029.046 Anlayacaklar ki, aralarında yaşamak için onları Mısır'dan çıkaran Tanrıları RAB benim. Tanrıları RAB benim.››

30

30:1b.EXO.030.001 ‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap.

30:2b.EXO.030.002 Kare biçiminde, boyu ve eni birer arşın, yüksekliği iki arşın, boynuzları kendinden olacak.

30:3b.EXO.030.003 Üstünü, yanlarını, boynuzlarını saf altınla kapla. Çevresine altın pervaz yap.

30:4b.EXO.030.004 İki yandaki pervazın altına iki altın halka yap. Bunlar sunağın taşınması için sırıkların geçmesine yarayacak.

30:5b.EXO.030.005 Sırıkları akasya ağacından yap ve altınla kapla.

30:6b.EXO.030.006 Sunağı Levha Sandığının karşısındaki perdenin, sandığın üzerindeki Bağışlanma Kapağının önüne, seninle buluşacağım yere koy.

30:7b.EXO.030.007 ‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.

30:8b.EXO.030.008 Akşamüstü kandilleri yakarken yine buhur yakacak. Böylece huzurumda kuşaklar boyunca sürekli buhur yanacak.

30:9b.EXO.030.009 Sunağın üzerinde başka buhur, yakmalık sunu ya da tahıl sunusu sunmayacaksınız; üzerine dökmelik sunu dökmeyeceksiniz.

30:10b.EXO.030.010 Harun yılda bir kez sunağın boynuzlarını arındıracak. Kuşaklarınız boyunca yılda bir kez günahları bağışlatmak için sunulan sununun kanıyla sunağı arındıracak. Sunak ben RAB için çok kutsaldır.››

30:11b.EXO.030.011 RAB Musaya şöyle dedi:

30:12b.EXO.030.012 ‹‹İsraillilerin sayımını yaptığın zaman, herkes canına karşılık bana bedel ödeyecektir. Öyle ki, sayım yapılırken başlarına bela gelmesin.

30:13b.EXO.030.013 Sayılan herkes armağan olarak bana yarım kutsal yerin şekeli verecektir. -Bir şekel yirmi geradır.-

30:14b.EXO.030.014 Sayılan yirmi yaşındaki ve daha yukarı yaştaki herkes bana armağan verecektir.

30:15b.EXO.030.015 Canlarınızın bedeli olarak bu armağanı verdiğinizde, zengin yarım şekelden fazla, yoksul yarım şekelden eksik vermeyecek.

30:16b.EXO.030.016 İsraillilerden bedel olarak verilen paraları toplayacak, Buluşma Çadırının hizmetinde kullanacaksın. Bu paralar canlarınızın bedeli olarak ben, RABbe İsraillileri hep anımsatacak.››

30:17b.EXO.030.017 RAB Musaya şöyle dedi:

30:18b.EXO.030.018 ‹‹Yıkanmak için tunç bir kazan yap. Ayaklığı da tunçtan olacak. Buluşma Çadırı ile sunağın arasına koyup içine su doldur.

30:19b.EXO.030.019 Harunla oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkayacaklar.

30:20b.EXO.030.020 Buluşma Çadırına girmeden ya da RAB için yakılan sunuyu sunarak hizmet etmek üzere sunağa yaklaşmadan önce, ölmemek için ellerini, ayaklarını yıkamalılar. Harunla soyunun bütün kuşakları boyunca sürekli bir kural olacak bu.››

30:22b.EXO.030.022 RAB Musaya şöyle dedi:

30:23b.EXO.030.023 ‹‹Şu nadide baharatı al: 500 şekel sıvı mür, yarısı kadar, yani 250şer şekel güzel kokulu tarçın ve kamış,

30:24b.EXO.030.024 500 kutsal yerin şekeli hıyarşembe, bir hin de zeytinyağı.

30:25b.EXO.030.025 Bunlardan ıtriyatçı ustalığıyla güzel kokulu kutsal bir mesh yağı yap. Ona kutsal mesh yağı denecek.

30:26b.EXO.030.026 Buluşma Çadırını, Levha Sandığını, masayla takımlarını, kandillikle takımlarını, buhur sunağını, yakmalık sunu sunağıyla bütün takımlarını, kazanı ve kazan ayaklığını hep bu yağla meshet.

30:29b.EXO.030.029 Onları kutsal kıl ki, çok kutsal olsunlar. Onlara değen her şey kutsal sayılacaktır.

30:30b.EXO.030.030 ‹‹Bana kâhin olmaları için Harunla oğullarını meshedip kutsal kıl.

30:31b.EXO.030.031 İsraillilere de ki, ‹Kuşaklarınız boyunca bu kutsal mesh yağı yalnız benim için kullanılacak.

30:32b.EXO.030.032 İnsan bedenine dökülmeyecek. Aynı reçeteyle benzeri yapılmayacak. O kutsaldır ve sizin için kutsal olacaktır.

30:33b.EXO.030.033 Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkının arasından atılacaktır.› ››

30:34b.EXO.030.034 Sonra RAB Musaya şöyle dedi: ‹‹Güzel kokulu baharat -kara günnük, onikafç, kasnı ve saf günnük- al. Hepsi aynı ölçüde olsun.

30:35b.EXO.030.035 Bir ıtriyatçı ustalığıyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmış, saf ve kutsal olacak.

30:36b.EXO.030.036 Birazını çok ince döv, Buluşma Çadırında seninle buluşacağım yere, Levha Sandığının önüne koy. Sizin için çok kutsal olacaktır.

30:37b.EXO.030.037 Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.

30:38b.EXO.030.038 Kim koklamak için aynısını yaparsa halkının arasından atılacaktır.›› kabuğundan yapılan güzel kokulu bir baharat olduğu sanılıyor.

31

31:1b.EXO.031.001 RAB Musaya şöyle dedi:

31:2b.EXO.031.002 ‹‹Bak, Yahuda oymağından özellikle Hur oğlu Uri oğlu Besaleli seçtim.

31:3b.EXO.031.003 Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.

31:4b.EXO.031.004 Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;

31:5b.EXO.031.005 taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.

31:6b.EXO.031.006 Ayrıca Dan oymağından Ahisamak oğlu Oholiavı onunla çalışması için görevlendirdim. Sana buyurduğum işlerin hepsini yapabilsinler diye öteki becerikli adamlara üstün yetenek verdim.

31:7b.EXO.031.007 Buluşma Çadırını, Levha Sandığını, sandığın üzerindeki Bağışlanma Kapağını, çadırın bütün takımlarını,

31:8b.EXO.031.008 masayla takımlarını, saf altın kandillikle takımlarını, buhur sunağını,

31:9b.EXO.031.009 yakmalık sunu sunağıyla takımlarını, kazanla kazan ayaklığını,

31:10b.EXO.031.010 dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun kutsal giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini-

31:11b.EXO.031.011 mesh yağını, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduğum gibi yapsınlar.››

31:12b.EXO.031.012 RAB Musaya şöyle buyurdu:

31:13b.EXO.031.013 ‹‹İsraillilere de ki, ‹Şabat günlerimi kesinlikle tutmalısınız. Çünkü o sizinle benim aramda kuşaklar boyu sürecek bir belirtidir. Böylece anlayacaksınız ki, sizi kutsal kılan RAB benim.

31:14b.EXO.031.014 ‹‹ ‹Şabat Gününü tutmalısınız, çünkü sizin için kutsaldır. Kim onun kutsallığını bozarsa, kesinlikle öldürülmeli. O gün çalışan herkes halkının arasından atılmalı.

31:15b.EXO.031.015 Altı gün çalışılacak; ama yedinci gün RABbe adanmış Şabattır, dinlenme günüdür. Şabat Günü çalışan herkes kesinlikle öldürülmelidir.

31:16b.EXO.031.016 İsrailliler, sonsuza dek sürecek bir antlaşma gereği olarak, Şabat Gününü kuşaklar boyu kutlamaya özen gösterecekler.

31:17b.EXO.031.017 Bu, İsraillilerle benim aramda sürekli bir belirti olacaktır. Çünkü ben, RAB yeri göğü altı günde yarattım, yedinci gün işe son verip dinlendim.› ››

31:18b.EXO.031.018 Tanrı Sina Dağı'nda Musa'yla konuşmasını bitirince, üzerine eliyle antlaşma koşullarını yazdığı iki taş levhayı ona verdi.

32

32:1b.EXO.032.001 Halk Musanın dağdan inmediğini, geciktiğini görünce, Harunun çevresine toplandı. Ona, ‹‹Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap›› dediler, ‹‹Bizi Mısırdan çıkaran adama, Musaya ne oldu bilmiyoruz!››

32:2b.EXO.032.002 Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.

32:3b.EXO.032.003 Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Haruna getirdi.

32:4b.EXO.032.004 Harun altınları topladı, oymacı aletiyle buzağı biçiminde dökme bir put yaptı. Halk, ‹‹Ey İsrailliler, sizi Mısırdan çıkaran Tanrınız budur!›› dedi.

32:5b.EXO.032.005 Harun bunu görünce, buzağının önünde bir sunak yaptı ve, ‹‹Yarın RABbin onuruna bayram olacak›› diye ilan etti.

32:6b.EXO.032.006 Ertesi gün halk erkenden kalkıp yakmalık sunular sundu, esenlik sunuları getirdi. Yiyip içmeye oturdu, sonra kalkıp çılgınca eğlendi.

32:7b.EXO.032.007 RAB Musaya, ‹‹Aşağı in›› dedi, ‹‹Mısırdan çıkardığın halkın baştan çıktı.

32:8b.EXO.032.008 Buyurduğum yoldan hemen saptılar. Kendilerine dökme bir buzağı yaparak önünde tapındılar, kurban kestiler. ‹Ey İsrailliler, sizi Mısırdan çıkaran ilahınız budur!› dediler.››

32:9b.EXO.032.009 RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,

32:10b.EXO.032.010 ‹‹Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.››

32:11b.EXO.032.011 Musa Tanrısı RABbe yalvardı: ‹‹Ya RAB, niçin kendi halkına karşı öfken alevlensin? Onları Mısırdan büyük kudretinle, güçlü elinle çıkardın.

32:12b.EXO.032.012 Neden Mısırlılar, ‹Tanrı kötü amaçla, dağlarda öldürmek, yeryüzünden silmek için onları Mısırdan çıkardı› desinler? Öfkelenme, vazgeç halkına yapacağın kötülükten.

32:13b.EXO.032.013 Kulların İbrahimi, İshakı, İsraili anımsa. Onlara kendi üzerine ant içtin, ‹Soyunuzu gökteki yıldızlar kadar çoğaltacağım. Söz verdiğim bu ülkenin tümünü soyunuza vereceğim. Sonsuza dek onlara miras olacak› dedin.››

32:14b.EXO.032.014 Böylece RAB halkına yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti.

32:15b.EXO.032.015 Musa döndü, elinde antlaşma koşulları yazılı iki taş levhayla dağdan indi. Levhaların ön ve arka iki yüzü de yazılıydı.

32:16b.EXO.032.016 Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.

32:17b.EXO.032.017 Yeşu, bağrışan halkın sesini duyunca, Musaya, ‹‹Ordugahtan savaş sesi geliyor!›› dedi.

32:18b.EXO.032.018 Musa şöyle yanıtladı: ‹‹Ne yenenlerin, Ne de yenilenlerin sesidir bu; Ezgiler duyuyorum ben.››

32:19b.EXO.032.019 Musa ordugaha yaklaşınca, buzağıyı ve oynayan insanları gördü; çok öfkelendi. Elindeki taş levhaları fırlatıp dağın eteğinde parçaladı.

32:20b.EXO.032.020 Yaptıkları buzağıyı alıp yaktı, toz haline gelinceye dek ezdi, sonra suya serperek İsraillilere içirdi.

32:21b.EXO.032.021 Haruna, ‹‹Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?›› dedi.

32:22b.EXO.032.022 Harun, ‹‹Öfkelenme, efendim!›› diye karşılık verdi, ‹‹Bilirsin, halk kötülüğe eğilimlidir.

32:23b.EXO.032.023 Bana, ‹Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısırdan çıkaran adama, Musaya ne oldu bilmiyoruz› dediler.

32:24b.EXO.032.024 Ben de, ‹Kimde altın varsa çıkarsın› dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!››

32:25b.EXO.032.025 Musa halkın başıboş hale geldiğini gördü. Çünkü Harun onları dizginlememiş, düşmanlarına alay konusu olmalarına neden olmuştu.

32:26b.EXO.032.026 Musa ordugahın girişinde durdu, ‹‹RABden yana olanlar yanıma gelsin!›› dedi. Bütün Levililer çevresine toplandı.

32:27b.EXO.032.027 Musa şöyle dedi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB diyor ki, ‹Herkes kılıcını kuşansın. Ordugahta kapı kapı dolaşarak kardeşini, komşusunu, yakınını öldürsün.› ››

32:28b.EXO.032.028 Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.

32:29b.EXO.032.029 Musa, ‹‹Bugün kendinizi RABbe adamış oldunuz›› dedi, ‹‹Herkes öz oğluna, öz kardeşine düşman kesildiği için bugün RAB sizi kutsadı.››

32:30b.EXO.032.030 Ertesi gün halka, ‹‹Korkunç bir günah işlediniz›› dedi, ‹‹Şimdi RABbin huzuruna çıkacağım. Belki günahınızı bağışlatabilirim.››

32:31b.EXO.032.031 Sonra RABbe dönerek, ‹‹Çok yazık, bu halk korkunç bir günah işledi›› dedi, ‹‹Kendilerine altın put yaptılar.

32:32b.EXO.032.032 Lütfen günahlarını bağışla, yoksa yazdığın kitaptan adımı sil.››

32:33b.EXO.032.033 RAB, ‹‹Kim bana karşı günah işlediyse onun adını sileceğim›› diye karşılık verdi,

32:34b.EXO.032.034 ‹‹Şimdi git, halkı sana söylediğim yere götür. Meleğim sana öncülük edecek. Ama zamanı gelince günahlarından ötürü onları cezalandıracağım.››

32:35b.EXO.032.035 RAB halkı cezalandırdı. Çünkü Harun'a buzağı yaptırmışlardı.

33

33:1b.EXO.033.001 RAB Musaya, ‹‹Buradan git›› dedi, ‹‹Sen ve Mısırdan çıkardığın halk İbrahime, İshaka, Yakupa, ‹Orayı senin soyuna vereceğim› diye ant içtiğim topraklara gidin.

33:2b.EXO.033.002 Süt ve bal akan ülkeye senden önce bir melek gönderecek, Kenan, Amor, Hitit, Periz, Hiv ve Yevus halklarını oradan kovacağım. Ben sizinle gelmeyeceğim, çünkü inatçı insanlarsınız. Belki sizi yolda yok ederim.››

33:4b.EXO.033.004 Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı.

33:5b.EXO.033.005 Çünkü RAB Musaya şöyle demişti: ‹‹İsraillilere de ki, ‹Siz inatçı insanlarsınız. Bir an aranızda kalsam, sizi yok ederim. Şimdi üzerinizdeki takıları çıkarın, size ne yapacağıma karar vereyim.› ››

33:6b.EXO.033.006 Böylece Horev Dağından sonra İsrailliler takılarını çıkardı.

33:7b.EXO.033.007 Musa bir çadır alır, ordugahın dışına, biraz öteye kurardı. Ona ‹Buluşma Çadırı› derdi. Kim RABbe danışmak istese, ordugahın dışındaki Buluşma Çadırına giderdi.

33:8b.EXO.033.008 Musa ne zaman çadıra gitse, bütün halk kalkar, herkes çadırının girişinde durarak Musa içeri girinceye kadar arkasından bakardı.

33:9b.EXO.033.009 Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.

33:10b.EXO.033.010 Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.

33:11b.EXO.033.011 RAB Musayla iki arkadaş gibi yüz yüze konuşurdu. Sonra Musa ordugaha dönerdi. Ama genç yardımcısı Nun oğlu Yeşu çadırdan çıkmazdı.

33:12b.EXO.033.012 Musa RABbe şöyle dedi: ‹‹Bana, ‹Bu halka öncülük et› diyorsun, ama kimi benimle göndereceğini söylemedin. Bana, ‹Seni adınla tanıyorum, senden hoşnudum› demiştin.

33:13b.EXO.033.013 Eğer benden hoşnutsan, lütfen şimdi bana yollarını göster ki, seni daha iyi tanıyıp hoşnut etmeye devam edeyim. Unutma, bu ulus senin halkındır.››

33:14b.EXO.033.014 RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››

33:15b.EXO.033.015 Musa, ‹‹Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma›› dedi,

33:16b.EXO.033.016 ‹‹Yoksa benden ve halkından hoşnut kaldığın nereden bilinecek? Bize eşlik etmenden, değil mi? Ancak o zaman benimle halkın yeryüzünün öteki halklarından ayırt edilebiliriz.››

33:17b.EXO.033.017 RAB, ‹‹Söylediğin gibi yapacağım›› dedi, ‹‹Çünkü senden hoşnut kaldım, adınla tanıyorum seni.››

33:18b.EXO.033.018 Musa, ‹‹Lütfen görkemini bana göster›› dedi.

33:19b.EXO.033.019 RAB, ‹‹Bütün iyiliğimi önünden geçireceğim›› diye karşılık verdi, ‹‹Adımı, RAB adını senin önünde duyuracağım. Merhamet ettiğime merhamet edeceğim, acıdığıma acıyacağım.

33:20b.EXO.033.020 Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz.››

33:21b.EXO.033.021 Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.

33:22b.EXO.033.022 Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim.

33:23b.EXO.033.023 Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››

34

34:1b.EXO.034.001 RAB Musaya, ‹‹Öncekiler gibi iki taş levha kes›› dedi, ‹‹Kırdığın levhaların üzerindeki sözleri onlara yazacağım.

34:2b.EXO.034.002 Sabaha kadar hazırlan, sabah olunca Sina Dağına çık; dağın tepesinde, huzurumda dur.

34:3b.EXO.034.003 Senden başka kimse dağa çıkmasın, dağın hiçbir yerinde kimse görülmesin. Dağın eteğinde davar ya da sığır da otlamasın.››

34:4b.EXO.034.004 Musa öncekiler gibi iki taş levha kesti. RABbin buyurduğu gibi sabah erkenden kalktı, taş levhaları yanına alarak Sina Dağına çıktı.

34:5b.EXO.034.005 RAB bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adını RAB olarak duyurdu.

34:6b.EXO.034.006 Musanın önünden geçerek, ‹‹Ben RABbim›› dedi, ‹‹RAB, acıyan, lütfeden, tez öfkelenmeyen, sevgisi engin ve sadık Tanrı.

34:7b.EXO.034.007 Binlercesine sevgi gösterir, suçlarını, isyanlarını, günahlarını bağışlarım. Hiçbir suçu cezasız bırakmam. Babaların işlediği suçun hesabını oğullarından, torunlarından, üçüncü, dördüncü kuşaklardan sorarım.››

34:8b.EXO.034.008 Musa hemen yere kapanıp tapındı.

34:9b.EXO.034.009 ‹‹Ya Rab, eğer benden hoşnutsan, lütfen bizimle gel›› dedi, ‹‹Bunlar inatçı insanlardır. Sen suçlarımızı, günahlarımızı bağışla. Bizi kendi mirasın olarak benimse.››

34:10b.EXO.034.010 RAB, ‹‹Senin halkınla bir antlaşma yapıyorum›› dedi, ‹‹Onların önünde dünyada ve öteki uluslar arasında görülmemiş harikalar yapacağım. Arasında yaşadığın halk neler yapabileceğimi görecek. Senin için korkunç şeyler yapacağım.

34:11b.EXO.034.011 Bugün sana verdiğim buyruğu tut. Amor, Kenan, Hitit, Periz, Hiv ve Yevus halklarını senin önünden kovacağım.

34:12b.EXO.034.012 Gideceğin ülkedeki insanlarla antlaşma yapmaktan kaçın. Çünkü bu senin için bir tuzak olur.

34:13b.EXO.034.013 Onların sunaklarını yıkacak, dikili taşlarını parçalayacak, Aşera putlarını keseceksiniz.

34:14b.EXO.034.014 Başka ilahlara tapmayacaksınız. Çünkü ben adı Kıskanç bir RABbim, kıskanç bir Tanrıyım.

34:15b.EXO.034.015 Ülke halkıyla herhangi bir antlaşma yapmayın. Yoksa onlar başka ilahlara gönül verir, kurban keserken sizi de çağırırlar; siz de gider yersiniz.

34:16b.EXO.034.016 Kızlarını oğullarınıza alırsınız. Kızlar başka ilahlara gönül verirken oğullarınızı da artlarından sürükler.

34:17b.EXO.034.017 ‹‹Dökme putlar yapmayacaksınız.

34:18b.EXO.034.018 ‹‹Size buyurduğum gibi, Aviv ayının belirli günlerinde yedi gün mayasız ekmek yiyerek Mayasız Ekmek Bayramını kutlayacaksınız. Çünkü Mısırdan Aviv ayında çıktınız.

34:19b.EXO.034.019 ‹‹Bütün ilk doğanlar benimdir; ister sığır, ister davar olsun, ilk doğan erkek hayvanlarınızın tümü bana aittir.

34:20b.EXO.034.020 İlk doğan sıpanın bedelini bir kuzuyla ödeyin. Bedelini ödemeyecekseniz, sıpanın boynunu kıracaksınız. Bütün ilk doğan oğullarınızın bedelini ödemelisiniz. ‹‹Kimse huzuruma eli boş çıkmasın.

34:21b.EXO.034.021 ‹‹Altı gün çalışacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Ekim, biçim vakti bile olsa dinleneceksiniz.

34:22b.EXO.034.022 ‹‹İlk buğday biçiminde Haftalar Bayramı, yıl sonunda da Ürün Devşirme Bayramı yapacaksınız.

34:23b.EXO.034.023 Bütün erkekleriniz yılda üç kez İsrailin Tanrısı ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.

34:24b.EXO.034.024 Öteki ulusları önünüzden kovacak, sınırlarınızı genişleteceğim. Yılda üç kez Tanrınız RABbin önüne çıktığınız zaman, kimse ülkenize göz dikemeyecek.

34:25b.EXO.034.025 ‹‹Evinizde maya bulunduğu sürece bana kurban kesmeyeceksiniz. Fısıh kurbanı sabaha bırakılmayacak.

34:26b.EXO.034.026 ‹‹Toprağınızın seçme ilk ürünlerini Tanrınız RABbin Tapınağına getireceksiniz. ‹‹Oğlağı anasının sütünde haşlamayacaksınız.››

34:27b.EXO.034.027 RAB Musaya, ‹‹Bunları yaz›› dedi, ‹‹Çünkü seninle ve İsraillilerle bu sözlere dayanarak antlaşma yaptım.››

34:28b.EXO.034.028 Musa orada kırk gün kırk gece RABle birlikte kaldı. Ağzına ne ekmek koydu, ne de su. Antlaşma sözlerini, on buyruğu taş levhaların üzerine yazdı.

34:29b.EXO.034.029 Musa elinde iki antlaşma levhasıyla Sina Dağından indi. RABle konuştuğu için yüzü ışıldıyordu, ama kendisi bunun farkında değildi.

34:30b.EXO.034.030 Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.

34:31b.EXO.034.031 Musa onları yanına çağırdı. Harunla İsrail topluluğunun bütün önderleri çevresine toplandılar. Musa onlarla konuştu.

34:32b.EXO.034.032 Sonra herkes ona yaklaştı. Musa RABbin Sina Dağında kendisine bildirdiği bütün buyrukları onlara verdi.

34:33b.EXO.034.033 Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı.

34:34b.EXO.034.034 Ama ne zaman konuşmak için RABbin huzuruna çıksa, ayrılıncaya kadar peçeyi kaldırırdı. Dönünce de kendisine verilen buyrukları İsraillilere bildirir,

34:35b.EXO.034.035 İsrailliler de onun ışıldayan yüzünü görürlerdi. Sonra Musa içeri girip RAB'le görüşünceye kadar yine peçeyi takardı.

35

35:1b.EXO.035.001 Musa bütün İsrail topluluğunu çağırarak, ‹‹RABbin yapmanızı buyurduğu işler şunlardır›› dedi,

35:2b.EXO.035.002 ‹‹Altı gün çalışacaksınız. Ama yedinci gün sizin için kutsal Şabat, RABbe adanmış dinlenme günü olacaktır. O gün çalışan herkes öldürülecektir.

35:3b.EXO.035.003 Şabat Günü konutlarınızda ateş yakmayacaksınız.››

35:4b.EXO.035.004 Musa bütün İsrail topluluğuna seslenerek şöyle dedi: ‹‹RABbin buyruğu şudur:

35:5b.EXO.035.005 Aranızda armağanlar toplayıp RABbe sunacaksınız. İstekli olan herkes RABbe altın, gümüş, tunç; lacivert, mor, kırmızı iplik; ince keten, keçi kılı, deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı armağan etsin.

35:8b.EXO.035.008 Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;

35:9b.EXO.035.009 başkâhinin efoduyla göğüslüğü için oniks ve öbür kakma taşları getirsin.

35:10b.EXO.035.010 ‹‹Aranızdaki bütün becerikli kişiler gelip RABbin buyurduğu her şeyi yapsın.

35:11b.EXO.035.011 Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;

35:12b.EXO.035.012 sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,

35:13b.EXO.035.013 masayla sırıklarını, bütün masa takımlarını, huzura konan ekmekleri;

35:14b.EXO.035.014 ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;

35:15b.EXO.035.015 buhur sunağını ve sırıklarını, mesh yağını, güzel kokulu buhuru; konutun giriş bölümündeki perdeyi;

35:16b.EXO.035.016 yakmalık sunu sunağını ve tunç ızgarasını, sırıklarını, bütün takımlarını, kazanı ve kazan ayaklığını;

35:17b.EXO.035.017 avlunun çevresindeki perdeleri, direkleri, direk tabanlarını, avlu kapısındaki perdeyi,

35:18b.EXO.035.018 konutun ve avlunun kazıklarıyla iplerini;

35:19b.EXO.035.019 kutsal yerde hizmet etmek için dokunmuş giysileri -Kâhin Harunun giysileriyle oğullarının kâhin giysilerini- yapsınlar.››

35:20b.EXO.035.020 İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.

35:21b.EXO.035.021 Her istekli, hevesli kişi Buluşma Çadırının yapımı, hizmeti ve kutsal giysiler için RABbe armağan getirdi.

35:22b.EXO.035.022 Kadın erkek herkes istekle geldi, RABbe her çeşit altın takı, broş, küpe, yüzük, kolye getirdi. RABbe armağan ettikleri bütün takılar altındı.

35:23b.EXO.035.023 Ayrıca kimde lacivert, mor, kırmızı iplik; ince keten, keçi kılı, deri, kırmızı boyalı koç derisi varsa getirdi.

35:24b.EXO.035.024 Gümüş ve tunç armağanlar sunan herkes onları RABbe adadı. Herhangi bir işte kullanılmak üzere kimde akasya ağacı varsa getirdi.

35:25b.EXO.035.025 Bütün becerikli kadınlar elleriyle eğirdikleri lacivert, mor, kırmızı ipliği, ince keteni getirdiler.

35:26b.EXO.035.026 İstekli, becerikli kadınlar da keçi kılı eğirdiler.

35:27b.EXO.035.027 Önderler efod ve göğüslük için oniks, kakma taşlar,

35:28b.EXO.035.028 kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.

35:29b.EXO.035.029 Kadın erkek bütün istekli İsrailliler RABbin Musa aracılığıyla yapmalarını buyurduğu işler için RABbe gönülden verilen sunu sundular.

35:30b.EXO.035.030 Musa İsraillilere, ‹‹Bakın!›› dedi, ‹‹RAB Yahuda oymağından özellikle Hur oğlu Uri oğlu Besaleli seçti.

35:31b.EXO.035.031 Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.

35:32b.EXO.035.032 Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;

35:33b.EXO.035.033 taş kesme ve kakmada, ağaç oymacılığında, her türlü sanat dalında çalışsın.

35:34b.EXO.035.034 RAB ona ve Dan oymağından Ahisamak oğlu Oholiava öğretme yeteneği de verdi.

35:35b.EXO.035.035 Onlara üstün beceri verdi. Öyle ki, ustalık isteyen her türlü işte, oymacılıkta, lacivert, mor, kırmızı iplik ve ince keten yapmada, dokuma ve nakış işlerinde, her sanat dalında yaratıcı olsunlar.

36

36:1b.EXO.036.001 ‹‹Besalel, Oholiav ve kutsal yerin yapımında gereken işleri nasıl yapacaklarına ilişkin RABbin kendilerine bilgelik ve anlayış verdiği bütün becerikli kişiler her işi tam RABbin buyurduğu gibi yapacaklar.››

36:2b.EXO.036.002 Musa Besaleli, Oholiavı, RABbin kendilerine bilgelik verdiği becerikli adamları ve çalışmaya istekli herkesi iş başına çağırdı.

36:3b.EXO.036.003 Gelenler kutsal yerin yapımında gereken işleri yapmak üzere İsraillilerin getirmiş olduğu bütün armağanları Musadan aldılar. İsrailliler gönülden verdikleri sunuları her sabah Musaya getirmeye devam ettiler.

36:4b.EXO.036.004 Öyle ki, kutsal yerdeki işleri yapmakta olan ustalar işlerini bırakıp bir bir Musanın yanına gelerek,

36:5b.EXO.036.005 ‹‹Halk RABbin yapılmasını buyurduğu iş için gereğinden fazla getiriyor›› dediler.

36:6b.EXO.036.006 Bunun üzerine Musa buyruk verdi: ‹‹Ne erkek, ne kadın hiç kimse kutsal yere armağan olarak artık bir şey vermesin.›› Buyruk ordugahta ilan edildi. Böylece halkın daha çok armağan getirmesine engel olundu.

36:7b.EXO.036.007 Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.

36:8b.EXO.036.008 Çalışanlar arasındaki becerikli adamlar konutu on perdeden yaptılar. Besalel onları lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptı, üzerini Keruvlarla ustaca süsledi.

36:9b.EXO.036.009 Her perdenin boyu yirmi sekiz, eni dört arşındı. Bütün perdeler aynı ölçüdeydi.

36:10b.EXO.036.010 Perdeleri beşer beşer birbirine ekleyerek iki takım perde yaptı.

36:11b.EXO.036.011 Birinci takımın kenarına lacivert ilmekler açtı. Öbür takımın kenarına da aynı şeyi yaptı.

36:12b.EXO.036.012 Birinci takımın ilk perdesiyle ikinci takımın son perdesine ellişer ilmek açtı; ilmekler birbirine karşıydı.

36:13b.EXO.036.013 Elli altın kopça yaptı, perdeleri kopçalayarak çadırı birleştirdi. Böylece konut tek parça haline geldi.

36:14b.EXO.036.014 Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yaptı.

36:15b.EXO.036.015 Her perdenin boyu otuz, eni dört arşındı. On bir perde de aynı ölçüdeydi.

36:16b.EXO.036.016 Beş perdeyi birbirine, altı perdeyi birbirine birleştirdi.

36:17b.EXO.036.017 Her iki perde takımının kenarlarına ellişer ilmek açtı.

36:18b.EXO.036.018 Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.

36:19b.EXO.036.019 Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.

36:20b.EXO.036.020 Konut için akasya ağacından dikine çerçeveler yaptı.

36:21b.EXO.036.021 Her çerçevenin boyu onfı, eni bir buçuk arşındı.

36:22b.EXO.036.022 Çerçevelerin birbirine uyan iki paralel çıkıntısı vardı. Konutun bütün çerçevelerini aynı biçimde yaptı.

36:23b.EXO.036.023 Konutun güneyi için yirmi çerçeve yaptı.

36:24b.EXO.036.024 Her çerçevenin altında iki çıkıntı için birer taban olmak üzere, yirmi çerçevenin altında kırk gümüş taban yaptı.

36:25b.EXO.036.025 Konutun öbür yanı, yani kuzeyi için de yirmi çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere kırk gümüş taban yaptı.

36:27b.EXO.036.027 Konutun batıya bakacak arka tarafı için altı çerçeve yaptı.

36:28b.EXO.036.028 Arkada konutun köşeleri için iki çerçeve yaptı.

36:29b.EXO.036.029 Bu köşe çerçevelerinin alt tarafı ayrı kaldı, üst tarafı ise birinci halkayla birleştirildi. İki köşeyi oluşturan iki çerçeveyi aynı biçimde yaptı.

36:30b.EXO.036.030 Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altında iki taban olmak üzere on altı gümüş taban yaptı.

36:31b.EXO.036.031 Konutun bir yanındaki çerçeveler için beş, öbür yanındaki çerçeveler için beş, batıya bakan arka tarafındaki çerçeveler için de beş olmak üzere akasya ağacından kirişler yaptı.

36:33b.EXO.036.033 Çerçevelerin ortasındaki kirişi konutun bir ucundan öbür ucuna geçirdi.

36:34b.EXO.036.034 Çerçevelerle kirişleri altınla kapladı, kirişlerin geçeceği halkaları da altından yaptı.

36:35b.EXO.036.035 Lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden bir perde yaptı, üzerini Keruvlarla ustaca süsledi.

36:36b.EXO.036.036 Perde için akasya ağacından dört direk yaparak altınla kapladı. Çengelleri de altındı. Direkler için dört gümüş taban döktü.

36:37b.EXO.036.037 Çadırın giriş bölümüne lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nakışlı bir perde yaptı.

36:38b.EXO.036.038 Perdeyi asmak için çengelli beş direk yaparak başlıklarını, çemberlerini altınla kapladı. Direklere beş tunç taban yaptı.

37

37:1b.EXO.037.001 Besalel Antlaşma Sandığını akasya ağacından yaptı. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşındı.

37:2b.EXO.037.002 İçini de dışını da saf altınla kapladı. Çevresine altın pervaz yaptı.

37:3b.EXO.037.003 İkisi bir yanda, ikisi öbür yanda olmak üzere sandığın dört köşesindeki ayaklara takmak için birer altın halka döktü.

37:4b.EXO.037.004 Akasya ağacından sırıklar yapıp altınla kapladı.

37:5b.EXO.037.005 Sandığın taşınması için sırıkları yanlardaki halkalara geçirdi.

37:6b.EXO.037.006 Bağışlanma Kapağını saf altından yaptı. Boyu iki buçuk, eni bir buçuk arşındı.

37:7b.EXO.037.007 Kapağın iki kenarına dövme altından birer Keruv yaptı.

37:8b.EXO.037.008 Keruvlardan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara koyarak kapağı tek parça halinde yaptı.

37:9b.EXO.037.009 Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtüyor, yüzleri birbirine dönük kapağa bakıyorlardı.

37:10b.EXO.037.010 Besalel akasya ağacından bir masa yaptı. Boyu iki, eni bir, yüksekliği bir buçuk arşındı.

37:11b.EXO.037.011 Masayı saf altınla kapladı. Çevresine altın pervaz yaptı.

37:12b.EXO.037.012 Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.

37:13b.EXO.037.013 Masa için dört altın halka dökerek dört ayak üzerindeki dört köşeye yerleştirdi.

37:14b.EXO.037.014 Masanın taşınması için sırıkların içinden geçeceği halkalar kenarlığa yakındı.

37:15b.EXO.037.015 Sırıkları akasya ağacından yaptı, altınla kapladı.

37:16b.EXO.037.016 Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yaptı.

37:17b.EXO.037.017 Saf altından bir kandillik yaptı. Ayağı, gövdesi dövme altındı. Çanak, tomurcuk ve çiçek motifleri kendindendi.

37:18b.EXO.037.018 Üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kolluydu.

37:19b.EXO.037.019 Her kolda badem çiçeğini andıran üç çanak, tomurcuk ve çiçek motifi vardı. Altı kol da aynıydı.

37:20b.EXO.037.020 Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.

37:21b.EXO.037.021 Kandillikten yükselen ilk iki kolun, ikinci iki kolun, üçüncü iki kolun altında kendinden birer tomurcuk vardı. Toplam altı koldu.

37:22b.EXO.037.022 Tomurcukları, kolları tek parça olan kandillik saf dövme altındı.

37:23b.EXO.037.023 Kandillik için saf altından yedi kandil, fitil maşaları, tablalar yaptı.

37:24b.EXO.037.024 Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcandı.

37:25b.EXO.037.025 Akasya ağacından bir buhur sunağı yaptı. Kare biçiminde, boyu ve eni birer arşınfö, yüksekliği iki arşındı. Boynuzları kendindendi.

37:26b.EXO.037.026 Üstünü, yanlarını, boynuzlarını saf altınla kapladı. Çevresine altın pervaz yaptı.

37:27b.EXO.037.027 İki yandaki pervazın altına iki altın halka yaptı. Bunlar sunağın taşınması için sırıkların geçmesine yarıyordu.

37:28b.EXO.037.028 Sırıkları akasya ağacından yaparak altınla kapladı.

37:29b.EXO.037.029 Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.

38

38:1b.EXO.038.001 Besalel yakmalık sunu sunağını akasya ağacından kare biçiminde yaptı. Eni ve boyu beşer arşın, yüksekliği üç arşındı.

38:2b.EXO.038.002 Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.

38:3b.EXO.038.003 Sunağın bütün takımlarını -kovaları, kürekleri, çanakları, büyük çatalları, ateş kaplarını- tunçtan yaptı.

38:4b.EXO.038.004 Kenarın altında aşağı doğru sunağın yarısına kadar ağ biçiminde tunç bir ızgara yaptı.

38:5b.EXO.038.005 Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.

38:6b.EXO.038.006 Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.

38:7b.EXO.038.007 Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.

38:8b.EXO.038.008 Buluşma Çadırının giriş bölümünde hizmet eden kadınların aynalarından tunç ayaklıklı tunç bir kazan yaptı.

38:9b.EXO.038.009 Konuta bir avlu yaptı. Avlunun güney tarafı için yüz arşınfş boyunda özenle dokunmuş ince keten perdeler yaptı.

38:10b.EXO.038.010 Perdeler için tabanları tunç, çengelleri ve çengel çemberleri gümüş yirmi direk yaptı.

38:11b.EXO.038.011 Kuzey tarafı için yüz arşın boyunda perdeler, yirmi direk, direkler için yirmi tunç taban yapıldı. Direklerin çengelleriyle çemberleri gümüştü.

38:12b.EXO.038.012 Avlunun batı tarafı için elli arşın boyunda perde, on direk, on taban yapıldı. Direklerin çengelleriyle çemberleri gümüştü.

38:13b.EXO.038.013 Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşındı.

38:14b.EXO.038.014 Girişin bir tarafında on beş arşın boyunda perde, üç direk ve üç taban;

38:15b.EXO.038.015 öbür tarafında da on beş arşın boyunda perde, üç direk ve üç taban vardı.

38:16b.EXO.038.016 Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.

38:17b.EXO.038.017 Direklerin tabanları tunç, çengelleriyle çemberleri gümüştü. Başlıkları da gümüş kaplamaydı. Avlunun bütün direkleri gümüş çemberlerle donatılmıştı.

38:18b.EXO.038.018 Avlunun girişindeki perde lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş nakışlı ince ketenden yapılmıştı. Boyu yirmifü, yüksekliği avlunun perdeleri gibi beş arşındı.

38:19b.EXO.038.019 Tunçtan dört direği ve dört tabanı vardı. Direklerin çengelleri, başlıklarının kaplaması ve çemberleri gümüştü.

38:20b.EXO.038.020 Konutun ve konutu çevreleyen avlunun bütün kazıkları tunçtandı.

38:21b.EXO.038.021 Antlaşma Levhalarının bulunduğu konut için kullanılan malzeme miktarının tümü Musanın buyruğu uyarınca, Kâhin Harun oğlu İtamarın yönetimindeki Levililer tarafından kaydedildi.

38:22b.EXO.038.022 RABbin Musaya buyurduğu bütün işleri Yahuda oymağından Hur oğlu Uri oğlu Besalel yaptı.

38:23b.EXO.038.023 Dan oymağından oymacı, yaratıcı, lacivert, mor, kırmızı iplik ve ince keten işlemede usta nakışçı Ahisamak oğlu Oholiav da ona yardım etti.

38:24b.EXO.038.024 Kutsal yerdeki bütün işler için kullanılan adanmış altın miktarı kutsal yerin şekeliyle 29 talant 730 şekeldi.

38:25b.EXO.038.025 Topluluğun sayımından elde edilen gümüş, kutsal yerin şekeliyle 100 talant 1 775 şekeldi.

38:26b.EXO.038.026 Sayımı yapılan yirmi ve daha yukarı yaştaki 603 550 kişiden adam başına bir beka, yani yarım kutsal yerin şekeli düşüyordu.

38:27b.EXO.038.027 Kutsal yer ve perde tabanlarının dökümü için 100 talant gümüş kullanıldı. Her tabana bir talant olmak üzere, 100 tabana 100 talant gümüş harcandı.

38:28b.EXO.038.028 Direklerin çengelleri, başlıkların kaplanması ve çemberleri için 1 775 şekelfç harcandı.

38:29b.EXO.038.029 Adanan tunç 70 talant 2 400 şekeldi.

38:30b.EXO.038.030 Bununla Buluşma Çadırı'nın giriş bölümündeki tabanlar, sunakla ızgarası ve bütün takımları, avlu çevresindeki ve girişindeki tabanlar, bütün konut kazıklarıyla avlu çevresindeki kazıklar yapıldı. 880 kg. Yaklaşık 3.2 ton. 5 gr.

39

39:1b.EXO.039.001 Kutsal yerde hizmet için lacivert, mor, kırmızı iplikten özenle dokunmuş giysiler yaptılar. Ayrıca RABbin Musaya buyurduğu gibi Haruna kutsal giysiler yapıldı.

39:2b.EXO.039.002 Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.

39:3b.EXO.039.003 Altını ince tabakalar halinde dövüp lacivert, mor, kırmızı iplik ve ince keten arasına ustaca işlemek için tel tel kestiler.

39:4b.EXO.039.004 Efodun iki köşesine tutturulmuş omuzluklar yaparak birleştirdiler.

39:5b.EXO.039.005 Efodun üzerindeki ustaca dokunmuş şerit efodun bir parçası gibi altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketendendi; tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibiydi.

39:6b.EXO.039.006 Altın yuvalar içine kakılmış, üzerine İsrailoğullarının adları mühür gibi oyulmuş oniksi işleyip

39:7b.EXO.039.007 İsraillilerin anılması için efodun omuzluklarına taktılar. Tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.

39:8b.EXO.039.008 Efod gibi altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden usta işi bir göğüslük yaptılar.

39:9b.EXO.039.009 Dört köşe, eni ve boyu birer karıştı, ikiye katlanmıştı.

39:10b.EXO.039.010 Üzerine dört sıra taş yuvası kaktılar. Birinci sırada yakut, topaz, zümrüt;

39:11b.EXO.039.011 ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;

39:12b.EXO.039.012 üçüncü sırada gökyakut, agat, ametist;

39:13b.EXO.039.013 dördüncü sırada sarı yakut, oniks, yeşim vardı. Taşlar altın yuvalara kakılmıştı.

39:14b.EXO.039.014 On iki taş vardı. Üzerlerine mühür oyar gibi İsrailoğullarının adları bir bir oyulmuştu. Bu taşlar İsrailin on iki oymağını simgeliyordu.

39:15b.EXO.039.015 Göğüslük için saf altından örme zincirler yaptılar.

39:16b.EXO.039.016 İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.

39:17b.EXO.039.017 İki örme altın zinciri göğüslüğün köşelerindeki halkalara taktılar.

39:18b.EXO.039.018 Zincirlerin öteki iki ucunu iki yuvanın üzerinden geçirerek efodun ön tarafına, omuzlukların üzerine bağladılar.

39:19b.EXO.039.019 İki altın halka yaparak göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına taktılar.

39:20b.EXO.039.020 İki altın halka daha yaparak efodun önündeki omuzluklara alttan, dikişe yakın, ustaca dokunmuş şeridin yukarısına taktılar.

39:21b.EXO.039.021 Göğüslüğün halkalarıyla efodun halkalarını lacivert kordonla birbirine bağladılar. Öyle ki, göğüslük efodun ustaca dokunmuş şeridinin yukarısında kalsın ve efoddan ayrılmasın. Tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.

39:22b.EXO.039.022 Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.

39:23b.EXO.039.023 Ortasında baş geçecek kadar bir boşluk bıraktılar. Yırtılmaması için boşluğun kenarlarını yaka gibi dokuyarak çevirdiler.

39:24b.EXO.039.024 Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.

39:25b.EXO.039.025 Saf altından çıngıraklar yaptılar ve hizmet için kullanılan kaftanın eteğinin ucundaki narların arasına, bir çıngırak bir nar, bir çıngırak bir nar olmak üzere çepeçevre koydular. Tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.

39:27b.EXO.039.027 Harunla oğulları için ince ketenden ustaca dokunmuş mintanlar, sarıklar, süslü başlıklar, ince keten donlar, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nakışlı kuşak yaptılar; tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi.

39:30b.EXO.039.030 Kutsal tacın levhasını saf altından yaparak üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü yazdılar.

39:31b.EXO.039.031 Üstüne bağlanmak üzere sarığa lacivert bir kordon taktılar; tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi.

39:32b.EXO.039.032 Böylece konutun, yani Buluşma Çadırının bütün işleri tamamlandı. İsrailliler her şeyi tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.

39:33b.EXO.039.033 Konutu, çadırla bütün takımlarını, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını; kırmızı boyalı koç derisinden örtüyü, deri örtüyü, bölme perdesini; Levha Sandığıyla sırıklarını, Bağışlanma Kapağını; masayla takımlarını, Tanrının huzuruna konan ekmekleri; saf altın kandilliği, üstüne dizilecek kandillerle takımlarını, kandil için zeytinyağını; altın sunağı, mesh yağını, güzel kokulu buhuru, çadırın giriş bölümünün perdesini; tunç sunakla ızgarasını, sırıklarını, bütün takımlarını, kazanı, kazan ayaklığını; avlunun perdelerini, direklerini, direk tabanlarını, avlu girişinin perdesini, iplerini, kazıklarını, konutta, yani Buluşma Çadırındaki hizmet için gerekli bütün aletleri; kutsal yerdeki hizmet için dokunmuş giysileri, Kâhin Harunun kutsal giysilerini, oğullarının kâhin giysilerini Musaya gösterdiler.

39:42b.EXO.039.042 Her şeyi tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.

39:43b.EXO.039.043 Musa baktı, bütün işlerin RAB'bin buyurduğu gibi yapılmış olduğunu görünce onları kutsadı.

40

40:1b.EXO.040.001 RAB Musaya şöyle dedi:

40:2b.EXO.040.002 ‹‹Konutu, yani Buluşma Çadırını birinci ayın ilk günü kur.

40:3b.EXO.040.003 Levha Sandığını oraya getirip perdeyle gizle.

40:4b.EXO.040.004 Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.

40:5b.EXO.040.005 Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.

40:6b.EXO.040.006 Yakmalık sunu sunağını konutun -Buluşma Çadırının- giriş bölümüne koy.

40:7b.EXO.040.007 Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.

40:8b.EXO.040.008 Çadırın çevresini avluyla kapat, avlunun girişine perdesini as.

40:9b.EXO.040.009 ‹‹Sonra mesh yağıyla konutu ve içindeki bütün eşyaları meshederek kutsal kıl. Böylece konutla takımları kutsal olacak.

40:10b.EXO.040.010 Yakmalık sunu sunağıyla takımlarını meshet, sunağı kutsal kıl. Sunak çok kutsal olacak.

40:11b.EXO.040.011 Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.

40:12b.EXO.040.012 ‹‹Harunla oğullarını Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirip yıka.

40:13b.EXO.040.013 Haruna kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kıl.

40:14b.EXO.040.014 Oğullarını getirip mintanları giydir.

40:15b.EXO.040.015 Bana kâhinlik etmeleri için babaları gibi onları da meshet. Bu mesh onların kuşaklar boyu sürekli kâhin olmalarını sağlayacak.››

40:16b.EXO.040.016 Musa her şeyi RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı.

40:17b.EXO.040.017 Böylece ikinci yılın birinci ayının birinci günü konut kuruldu.

40:18b.EXO.040.018 Musa konutu kurdu, tabanlarını koydu, çerçevelerini yerleştirdi, kirişlerini taktı, direklerini dikti.

40:19b.EXO.040.019 Çadırı tıpkı RABbin kendisine buyurduğu gibi konutun üzerine gerdi, çadır örtüsünü üzerine örttü.

40:20b.EXO.040.020 Antlaşma Levhalarını sandığa koydu, sandık sırıklarını taktı, Bağışlanma Kapağını sandığın üzerine yerleştirdi.

40:21b.EXO.040.021 RABbin kendisine buyurduğu gibi Levha Sandığını konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandığı gizledi.

40:22b.EXO.040.022 Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.

40:23b.EXO.040.023 RABbin huzurunda, RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerine ekmekleri dizdi.

40:24b.EXO.040.024 Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.

40:25b.EXO.040.025 RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.

40:26b.EXO.040.026 Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.

40:27b.EXO.040.027 RABbin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı.

40:28b.EXO.040.028 Konutun giriş bölümünün perdesini taktı.

40:29b.EXO.040.029 RABbin kendisine buyurduğu gibi yakmalık sunu sunağını Buluşma Çadırının giriş bölümüne koydu, üzerinde yakmalık sunu ve tahıl sunusu sundu.

40:30b.EXO.040.030 Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.

40:31b.EXO.040.031 Musa, Harun ve Harunun oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkadılar.

40:32b.EXO.040.032 Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.

40:33b.EXO.040.033 Musa konutla sunağı avluyla çevirdi. Avlunun girişine perdeyi asarak işi tamamladı.

40:34b.EXO.040.034 O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu.

40:35b.EXO.040.035 Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.

40:36b.EXO.040.036 İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.

40:37b.EXO.040.037 Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.

40:38b.EXO.040.038 Böylece bütün yolculuklarında konutun üzerinde gündüzün RAB'bin bulutu, gece de ateş İsrailliler'e yol gösterdi.


Holder of rights
Multilingual Bible Corpus

Citation Suggestion for this Object
TextGrid Repository (2025). Turkish Collection. Exodus (Turkish). Exodus (Turkish). Multilingual Parallel Bible Corpus. Multilingual Bible Corpus. https://hdl.handle.net/21.11113/0000-0016-BFFF-3