Zechariah (Turkish)

Zechariah (Turkish)

1

1:1b.ZEC.001.001 Dariusun krallığının ikinci yılının sekizinci ayında RAB İddo oğlu Berekya oğlu Peygamber Zekeriya aracılığıyla şöyle seslendi:

1:2b.ZEC.001.002 ‹‹RAB atalarınıza çok öfkelendi.

1:3b.ZEC.001.003 Bu nedenle halka de ki, ‹Her Şeye Egemen RAB, bana dönün, ben de size dönerim diyor.

1:4b.ZEC.001.004 Atalarınız gibi davranmayın! Önceki peygamberler, Her Şeye Egemen RAB kötü yollarınızdan ve kötü uygulamalarınızdan dönün diyor, diyerek onları uyardılar. Ne var ki, onlar dinlemediler, bana aldırış etmediler. Böyle diyor RAB.

1:5b.ZEC.001.005 Hani atalarınız nerede? Peygamberler de sonsuza kadar mı yaşar?

1:6b.ZEC.001.006 Peygamber kullarıma buyurduğum sözler ve kurallar atalarınıza ulaşmadı mı?› ‹‹Onlar da dönüp, ‹Her Şeye Egemen RAB yollarımıza ve uygulamalarımıza bakarak bizim için ne düşündüyse aynen yaptı› dediler.››

1:7b.ZEC.001.007 Dariusun krallığının ikinci yılında, on birinci ay olan Şevat ayının yirmi dördüncü günü RAB İddo oğlu Berekya oğlu Peygamber Zekeriyaya görümlerle seslendi.

1:8b.ZEC.001.008 Gece vadideki mersin ağaçlarının arasında kızıl ata binmiş bir adam gördüm. Arkasında kızıl, kula ve beyaz atlar vardı.

1:9b.ZEC.001.009 ‹‹Efendim, bunlar ne?›› diye sordum. Benimle konuşan melek, ‹‹Bunların ne olduğunu sana göstereceğim›› diye yanıtladı.

1:10b.ZEC.001.010 Mersin ağaçları arasında duran adam da, ‹‹Bunlar dünyayı dolaşmak için RABbin gönderdikleridir›› diye açıkladı.

1:11b.ZEC.001.011 Mersin ağaçları arasında duran RABbin meleğine, ‹‹Dünyayı dolaştık›› dediler, ‹‹İşte bütün dünya esenlik ve güvenlik içinde!››

1:12b.ZEC.001.012 Bunun üzerine RABbin meleği, ‹‹Ey Her Şeye Egemen RAB, yetmiş yıldır öfkelendiğin Yeruşalimden ve Yahuda kentlerinden sevecenliğini ne zamana dek esirgeyeceksin?›› dedi.

1:13b.ZEC.001.013 RAB benimle konuşan meleği tatlı, avutucu sözlerle yanıtladı.

1:14b.ZEC.001.014 Bunun üzerine benimle konuşan melek, ‹‹Şunu duyur!›› dedi, ‹‹Her Şeye Egemen RAB, ‹Yeruşalim ve Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum› diyor,

1:15b.ZEC.001.015 ‹Tasasız uluslara ise çok öfkeliyim; çünkü ben biraz öfkelenmiştim, onlarsa kötülüğe kötülük kattılar.›

1:16b.ZEC.001.016 ‹‹Onun için RAB, ‹Yeruşalime sevecenlikle döneceğim› diyor, ‹Tapınağım orada yeniden kurulacak ve Yeruşalim üzerine ölçü ipi çekilecek!› Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.

1:17b.ZEC.001.017 ‹‹Şunu da duyur: Her Şeye Egemen RAB, ‹Kentlerim yine bollukla dolup taşacak› diyor, ‹Ben RAB, Siyonu yine avutacağım, Yeruşalimi yine seçeceğim.› ››

1:18b.ZEC.001.018 Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.

1:19b.ZEC.001.019 Benimle konuşan meleğe, ‹‹Bunlar ne?›› diye sordum. Melek, ‹‹Bunlar Yahuda, İsrail ve Yeruşalim halkını dağıtmış olan boynuzlardır›› diye karşılık verdi.

1:20b.ZEC.001.020 Sonra RAB bana dört usta gösterdi.

1:21b.ZEC.001.021 ‹‹Bunlar ne yapmaya geliyor?›› diye sordum. Melek, ‹‹Şu boynuzlar Yahuda halkını öyle dağıttı ki, kimse başını kaldıramadı›› dedi, ‹‹Bu ustalar da Yahuda halkını dağıtmak için boynuz kaldıran ulusları yıldırıp boynuzlarını yere çalmaya geldiler.››

2

2:1b.ZEC.002.001 Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, elinde ölçü ipi tutan bir adam vardı.

2:2b.ZEC.002.002 ‹‹Nereye gidiyorsun?›› diye sordum. Adam, ‹‹Yeruşalimi ölçmeye, genişliğinin, uzunluğunun ne kadar olduğunu öğrenmeye gidiyorum›› diye yanıtladı.

2:3b.ZEC.002.003 Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.

2:4b.ZEC.002.004 Önceki meleğe şöyle dedi: ‹‹Koş, o gence de ki, içinde barınacak sayısız insan ve hayvandan ötürü Yeruşalim sursuz bir kent olacak.

2:5b.ZEC.002.005 RAB, ‹Ben kendim onun çevresinde ateşten sur ve içindeki görkem olacağım› diyor.››

2:6b.ZEC.002.006 RAB, ‹‹Haydi! Haydi! Kuzey ülkesinden kaçın!›› diyor, ‹‹Çünkü sizi göğün dört bucağına dağıttım.›› Böyle diyor RAB.

2:7b.ZEC.002.007 ‹‹Babilde oturan Siyon halkı, haydi kaçıp kurtul!››

2:8b.ZEC.002.008 Çünkü Her Şeye Egemen RAB beni onurlandırdı ve sizi yağmalamış uluslara şu haberle gönderdi: ‹‹Size dokunan gözbebeğime dokunmuş olur›› diyor,

2:9b.ZEC.002.009 ‹‹Elimi onlara karşı kaldıracağım, köleleri onları yağmalayacak.›› O zaman siz de beni Her Şeye Egemen RABbin gönderdiğini anlayacaksınız. ‹‹Gözbebeğine››.

2:10b.ZEC.002.010 RAB, ‹‹Ey Siyon kızı, sevinçle bağır! Çünkü aranızda yaşamaya geliyorum›› diyor.

2:11b.ZEC.002.011 O gün birçok ulus RABbe bağlanacak, Onun halkı olacak. O zaman RAB aranızda yaşayacak, siz de beni Her Şeye Egemen RABbin gönderdiğini anlayacaksınız.

2:12b.ZEC.002.012 RAB kutsal topraklarda Yahudayı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalimi yine seçecek.

2:13b.ZEC.002.013 Ey insanlar, RAB'bin önünde sessiz durun! RAB kutsal konutundan kalkmış geliyor!

3

3:1b.ZEC.003.001 RAB, meleğinin önünde duran Başkâhin Yeşuyu ve onu suçlamak için sağında duran Şeytanı bana gösterdi.

3:2b.ZEC.003.002 RABbin meleği Şeytana, ‹‹RAB seni azarlasın, ey Şeytan!›› dedi, ‹‹Yeruşalimi seçen RAB seni azarlasın! Bu adam ateşten çıkarılan yarı yanmış odun parçası değil mi?››

3:3b.ZEC.003.003 Yeşu meleğin önünde çok kirli giysiler içinde duruyordu.

3:4b.ZEC.003.004 Melek önündeki meleklere, ‹‹Üzerinden kirli giysileri çıkarın›› dedi. Sonra Yeşuya, ‹‹Bak, suçunu kaldırdım. Sana bayramlık giysiler giydireceğim›› dedi.

3:5b.ZEC.003.005 Ben de Yeşunun başına temiz bir sarık sarmalarını söyledim. Başına temiz bir sarık sarıp onu giydirdiler. RABbin meleği de onun yanında duruyordu.

3:6b.ZEC.003.006 Sonra RABbin meleği Yeşuyu uyardı:

3:7b.ZEC.003.007 ‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Eğer yollarımda yürür, verdiğim görevleri yerine getirirsen, tapınağımı sen yönetecek, avlularımı sen koruyacaksın. Sana burada duranların arasına katılıp huzuruma çıkma ayrıcalığını vereceğim.

3:8b.ZEC.003.008 ‹‹ ‹Ey Başkâhin Yeşu, sen ve önünde oturan kâhin arkadaşların, dinleyin! Çünkü onlar gelecek olayların önbelirtisidir. Dal adındaki kulumu ortaya çıkarıyorum.

3:9b.ZEC.003.009 Yeşunun önüne koyduğum taşa bakın! O tek taşın yedi gözüfç var; onun üzerine bir yazıt oyacağım› diyor Her Şeye Egemen RAB, ‹Bir günde bu ülkenin günahını kaldıracağım.

3:10b.ZEC.003.010 O gün her biriniz komşusunu asmasının, incir ağacının altında oturmaya çağıracak.› Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.››

4

4:1b.ZEC.004.001 Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.

4:2b.ZEC.004.002 ‹‹Ne görüyorsun?›› diye sordu. ‹‹Som altın bir kandillik görüyorum›› diye yanıtladım, ‹‹Tepesinde zeytinyağı için bir tas, üzerinde yedi kandil, kandillerde yedişer oluk var.

4:3b.ZEC.004.003 Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››

4:4b.ZEC.004.004 Benimle konuşan meleğe, ‹‹Bunların anlamı nedir, efendim?›› diye sordum.

4:5b.ZEC.004.005 Melek, ‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.

4:6b.ZEC.004.006 Bunun üzerine şöyle dedi: ‹‹RAB Zerubbabile, ‹Güçle kuvvetle değil, ancak benim Ruhumla başaracaksın› diyor. Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.

4:7b.ZEC.004.007 Sen kim oluyorsun, ey ulu dağ? Zerubbabilin önünde bir düzlük olacaksın! O tapınağın son taşını çıkarırken, halk da, ‹Ne güzel, ne güzel!› diye bağıracak.››

4:8b.ZEC.004.008 RAB bana yine seslendi:

4:9b.ZEC.004.009 ‹‹Bu tapınağın temelini Zerubbabilin elleri attı, tapınağı tamamlayacak olan da onun elleridir. O zaman beni size Her Şeye Egemen RABbin gönderdiğini anlayacaksınız.

4:10b.ZEC.004.010 ‹‹Küçük işleri yapma gününü kim küçümsüyor? İnsanlar Zerubbabilin elinde çekülü görünce sevinecekler. -‹‹Bu yedi kandil RABbin bütün yeryüzünde dolaşan gözleridir.››-

4:11b.ZEC.004.011 Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,

4:12b.ZEC.004.012 ‹‹Altın gibi yağ akıtan iki altın oluğun yanındaki bu iki zeytin dalı nedir?››

4:13b.ZEC.004.013 ‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim.

4:14b.ZEC.004.014 Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.

5

5:1b.ZEC.005.001 Gözlerimi yine kaldırıp bakınca, uçan bir tomar gördüm.

5:2b.ZEC.005.002 Melek, ‹‹Ne görüyorsun?›› diye sordu. ‹‹Uçan bir tomar görüyorum. Uzunluğu yirmi, genişliği on arşın›› diye yanıtladım.

5:3b.ZEC.005.003 Melek, ‹‹Bütün ülkeye yağacak lanettir bu›› dedi, ‹‹Tomarın bir yanına yazılanlar uyarınca, hırsızlık eden herkes sökülüp atılacak; öbür yanına yazılanlar uyarınca da yalan yere ant içenler kovulacak.

5:4b.ZEC.005.004 Her Şeye Egemen RAB, ‹Lanet yağdıracağım› diyor, ‹Hırsızın ve benim adımla yalan yere ant içenin evi üzerine lanet yağacak. Ve lanet o evin üzerinde kalacak; kerestesiyle, taşlarıyla birlikte evin tümünü yok edecek.› ››

5:5b.ZEC.005.005 Sonra benimle konuşan melek yaklaşıp, ‹‹Gözlerini kaldır›› dedi, ‹‹Ortaya çıkan şu nesnenin ne olduğuna bak.››

5:6b.ZEC.005.006 ‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››

5:7b.ZEC.005.007 Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.

5:8b.ZEC.005.008 Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.

5:9b.ZEC.005.009 Gözlerimi kaldırıp bakınca, rüzgarda uçarak yaklaşan iki kadın gördüm. Leylek kanatlarına benzeyen kanatları vardı. Kabı yerle gök arasına kaldırdılar.

5:10b.ZEC.005.010 Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.

5:11b.ZEC.005.011 ‹‹Kadın için bir ev yapmak üzere Şinar topraklarına›› diye yanıtladı, ‹‹Ev hazır olunca kap oraya, yerine konulacak.››

6

6:1b.ZEC.006.001 Yine gözlerimi kaldırıp baktım, iki tunç dağın arasından çıkıp gelen dört savaş arabası gördüm.

6:2b.ZEC.006.002 Birinci savaş arabasının kızıl, ikincisinin siyah,

6:3b.ZEC.006.003 üçüncüsünün beyaz, dördüncüsünün benekli atları vardı. Atların hepsi güçlüydü.

6:4b.ZEC.006.004 Benimle konuşan meleğe, ‹‹Bunlar ne, efendim?›› diye sordum.

6:5b.ZEC.006.005 Melek şöyle karşılık verdi: ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbine hizmet ettikleri yerden çıkan göğün dört ruhudur.

6:6b.ZEC.006.006 Siyah atların çektiği savaş arabası bölgenin kuzeyine, beyaz atlarınki batıya, benekli atlarınki de güneye doğru gidiyor.››

6:7b.ZEC.006.007 Yola çıktıklarında güçlü atlar yeryüzünü dolaşmak üzere gitmek istiyorlardı. Melek, ‹‹Gidin, yeryüzünü dolaşın!›› deyince, gidip yeryüzünü dolaştılar.

6:8b.ZEC.006.008 Sonra melek bana seslendi: ‹‹Bak, bölgenin kuzeyine gidenler, orada öfkemi yatıştırdılar.››

6:9b.ZEC.006.009 RAB bana şöyle seslendi:

6:10b.ZEC.006.010 ‹‹Armağanları sürgünden dönenlerden -Babilden gelen Helday, Toviya ve Yedayadan- al ve aynı gün Sefanya oğlu Yoşiyanın evine git.

6:11b.ZEC.006.011 Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.

6:12b.ZEC.006.012 Ona Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor de: ‹İşte Dal adındaki adam! Bulunduğu yerde filizlenecek ve RABbin Tapınağını kuracak.

6:13b.ZEC.006.013 Evet, RABbin Tapınağını kuracak olan odur. Görkemle kuşanacak, tahtında oturup egemenlik sürecek. Tahtında oturan kâhin olacak. İkisi arasında tam bir uyum olacak.›

6:14b.ZEC.006.014 Heldayınfı, Toviyanın, Yedayanın, Sefanya oğlu Yoşiyanın anısına taç RABbin Tapınağına konulacak.

6:15b.ZEC.006.015 Uzaktakiler de gelip RAB'bin Tapınağı'nın yapımında çalışacak. Böylece beni size Her Şeye Egemen RAB'bin gönderdiğini anlayacaksınız. Tanrınız RAB'bin sözüne özenle uyarsanız bütün bunlar gerçekleşecektir.››

7

7:1b.ZEC.007.001 Kral Dariusun krallığının dördüncü yılının dokuzuncu ayı olan Kislev ayının dördüncü günü RAB Zekeriyaya seslendi.

7:2b.ZEC.007.002 Beytel halkı, Her Şeye Egemen RABbin Tapınağındaki kâhinlerle peygamberlere, ‹‹Yıllardır yaptığımız gibi beşinci ay oruç tutup ağlayalım mı?›› diye sormuş ve RABbe yalvarmaları için Sareseri, Regem-Meleki ve adamlarını göndermişti.

7:4b.ZEC.007.004 Her Şeye Egemen RAB bana dedi ki,

7:5b.ZEC.007.005 ‹‹Bütün ülke halkına ve kâhinlere sor: ‹Yetmiş yıldır beşinci ve yedinci aylarda oruç tutup dövündüğünüzde gerçekten benim için mi oruç tuttunuz?

7:6b.ZEC.007.006 Yiyip içerken kendiniz için yiyip içmiyor muydunuz?

7:7b.ZEC.007.007 Yeruşalimle çevresindeki kentler gönenç içinde yaşarken, Negev ve Şefela insanlarla doluyken, RABbin önceki peygamberler aracılığıyla açıkladığı sözler bunlar değil mi?› ››

7:8b.ZEC.007.008 RAB Zekeriyaya yine seslendi:

7:9b.ZEC.007.009 ‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Gerçek adaletle yargılayın; birbirinize sevgi ve sevecenlik gösterin.

7:10b.ZEC.007.010 Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›

7:11b.ZEC.007.011 ‹‹Ama atalarımız dinlemek istemediler; inatla sırtlarını çevirdiler, duymamak için kulaklarını tıkadılar.

7:12b.ZEC.007.012 Kutsal Yasayı ve Her Şeye Egemen RABbin kendi Ruhuyla gönderdiği, önceki peygamberler aracılığıyla ilettiği sözleri dinlememek için yüreklerini taş gibi sertleştirdiler. Bu yüzden Her Şeye Egemen RAB onlara çok öfkelendi.

7:13b.ZEC.007.013 ‹‹ ‹Madem ben çağırınca dinlemediler› diyor Her Şeye Egemen RAB, ‹Onlar çağırınca, ben de onları dinlemeyeceğim.

7:14b.ZEC.007.014 Onları tanımadıkları ulusların arasına fırtına gibi dağıttım. Geride bıraktıkları ülke öyle ıssız kaldı ki, oraya kimse gidip gelemez oldu. Güzelim ülkeyi viraneye çevirdiler.› ››

8

8:1b.ZEC.008.001 Her Şeye Egemen RAB bana yine seslendi:

8:2b.ZEC.008.002 Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Siyon için büyük kıskançlık duyuyorum›› diyor, ‹‹Evet, onu şiddetle kıskanıyorum.

8:3b.ZEC.008.003 Siyona dönecek ve Yeruşalimde oturacağım. Yeruşalime Sadık Kent, Her Şeye Egemen RABbin dağına Kutsal Dağ denecek.

8:4b.ZEC.008.004 ‹‹İlerlemiş yaşlarından ötürü ellerinde bastonlarıyla yaşlı erkeklerle kadınlar yine Yeruşalim meydanlarında oturacaklar. Kentin meydanları orada oynayan erkek ve kız çocuklarla dolacak.›› Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.

8:6b.ZEC.008.006 Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹‹O günlerde sürgünden dönen halkın gözünde bu olanaksız olsa da, benim gözümde de böyle mi olmalı?›› Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.

8:7b.ZEC.008.007 ‹‹Halkımı doğudaki, batıdaki ülkelerden kurtarıp geri getireceğim. Yeruşalimde yaşayacak, halkım olacaklar; ben de onların sadık ve adil Tanrısı olacağım.›› Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.

8:9b.ZEC.008.009 ‹‹Her Şeye Egemen RABbin Tapınağının kurulması için temel atıldığında orada bulunan peygamberlerin bu günlerde söylediği sözleri duyan sizler yüreklenin!›› diyor Her Şeye Egemen RAB,

8:10b.ZEC.008.010 ‹‹O günlerden önce insan ya da hayvan için ücret yoktu. Düşman yüzünden hiç kimse güvenlik içinde gidip gelemiyordu. Çünkü herkesi birbirine düşürmüştüm.

8:11b.ZEC.008.011 Ama şimdi sürgünden dönen bu halka geçmiş günlerde davrandığım gibi davranmayacağım.›› Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB,

8:12b.ZEC.008.012 ‹‹Ekilen tohum verimli olacak; asma üzüm, toprak ürün, gökler çiy verecek. Bunların tümünü sürgünden dönen bu halka mülk olarak vereceğim.

8:13b.ZEC.008.013 Sizi kurtaracağım, ey Yahuda ve İsrail halkı. Siz uluslar arasında nasıl lanet konusu olduysanız, şimdi de bereket kaynağı olacaksınız. Korkmayın, yürekli olun!››

8:14b.ZEC.008.014 Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: ‹‹Atalarınız beni öfkelendirdiğinde başınıza felaket getirmeyi tasarladım ve vazgeçmedim›› diyor Her Şeye Egemen RAB,

8:15b.ZEC.008.015 ‹‹Şimdi de Yeruşalim ve Yahuda halkına yine iyilik yapmayı tasarladım. Korkmayın!

8:16b.ZEC.008.016 Yapmanız gerekenler şunlardır: Birbirinize gerçeği söyleyin, kent kapılarınızda esenliği sağlayan gerçek adaletle yargılayın,

8:17b.ZEC.008.017 yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın, yalan yere ant içmekten tiksinin. Çünkü ben bütün bunlardan nefret ederim.›› Böyle diyor RAB. kapısında yapılırdı.

8:18b.ZEC.008.018 Her Şeye Egemen RAB bana yine seslendi:

8:19b.ZEC.008.019 Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹‹Dördüncü, beşinci, yedinci ve onuncu ayların oruçları Yahuda halkı için sevinç, coşku dolu mutlu bayramlar olacak. Bu nedenle gerçeği ve esenliği sevin.››

8:20b.ZEC.008.020 Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹‹Daha birçok halk, birçok kentte yaşayanlar gelecek.

8:21b.ZEC.008.021 Bir kentte yaşayanlar başka kente gidip, ‹RABbe yalvarmak, Her Şeye Egemen RABbe yönelmek için hemen yola çıkalım. Ben de gideceğim› diyecekler.

8:22b.ZEC.008.022 Her Şeye Egemen RABbe yönelmek, Ona yalvarmak için çok sayıda halkla birçok ulus Yeruşalime gelecek.››

8:23b.ZEC.008.023 Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹‹O günlerde her dil ve ulustan on kişi bir Yahudi'nin eteğinden tutup, ‹İzin verin, sizinle gidelim. Çünkü Tanrı'nın sizinle olduğunu duyduk› diyecekler.››

9

9:1b.ZEC.009.001 Bildiri: RABbin sözü Hadrak ülkesine ve Şam Kentine yöneliktir. Çünkü insanların, özellikle bütün İsrail oymaklarının gözü RABbe çevrilidir.

9:2b.ZEC.009.002 Bu söz Hadrak sınırındaki Hamaya, Çok becerikli olmasına karşın Sur ve Sayda kentlerine de yöneliktir.

9:3b.ZEC.009.003 Sur kendine bir kale yaptı; Toprak kadar gümüş Ve sokaktaki çamur kadar altın biriktirdi.

9:4b.ZEC.009.004 Ama Rab onun mal varlığını alıp götürecek; Denizdeki gücünü yok edecek Ve ateş kenti yiyip bitirecek.

9:5b.ZEC.009.005 Aşkelon bunu görünce korkacak; Gazze acıdan kıvranacak, Ekron da öyle, çünkü umudu sönecek. Gazze kralını yitirecek, Aşkelon ıssız kalacak.

9:6b.ZEC.009.006 Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.

9:7b.ZEC.009.007 Ağızlarından kanı alınmamış eti, Dişlerinin arasından yasak yiyecekleri alacağım. Sağ kalanlar Tanrımıza bağlanacak Ve Yahuda oymağında bir boy sayılacak. Ekron Yevuslular gibi olacak.

9:8b.ZEC.009.008 Akın eden ordulara karşı Evimin çevresinde ordugah kuracağım. Hiçbir kıyıcı Bir daha halkımın üzerinden geçmeyecek, Çünkü artık halkımı ben gözetiyorum.

9:9b.ZEC.009.009 Ey Siyon kızı, sevinçle coş! Sevinç çığlıkları at, ey Yeruşalim kızı! İşte kralın! O adil kurtarıcı ve alçakgönüllüdür. Eşeğe, evet, sıpaya, Eşek yavrusuna binmiş sana geliyor!

9:10b.ZEC.009.010 Savaş arabalarını Efrayimden, Atları Yeruşalimden uzaklaştıracağım. Savaş yayları kırılacak. Kralınız uluslara barışı duyuracak, Onun egemenliği bir denizden bir denize, Fırattan yeryüzünün uçlarına dek uzanacak.

9:11b.ZEC.009.011 Size gelince, Sizinle yaptığım kurban kanıyla yürürlüğe girmiş antlaşma uyarınca, Sürgündeki halkınızı Susuz çukurdan çıkarıp özgür kılacağım.

9:12b.ZEC.009.012 Kalenize dönün, Ey siz, umut sürgünleri! Bugün bildiriyorum ki, Size yitirdiğinizin iki katını vereceğim.

9:13b.ZEC.009.013 Yahudayı yayımı gerer gibi gereceğim Ve Efrayimi ok gibi ona dolduracağım. Oğullarını Greklere karşı uyandıracağım, ey Siyon Ve seni bir savaşçının kılıcı gibi yapacağım.

9:14b.ZEC.009.014 O zaman RAB halkının üzerinde görünecek, Oku şimşek gibi çakacak. Egemen RAB boru çalacak Ve güney fırtınalarıyla ilerleyecek.

9:15b.ZEC.009.015 Onları Her Şeye Egemen RAB koruyacak. Düşmanlarını yok edecek Ve sapan taşlarıyla yenecekler. Şarap içmiş gibi içip gürleyecek Ve kurban kanı serpmekte kullanılan çanaklar gibi sunağın köşelerine dolacaklar.

9:16b.ZEC.009.016 O gün Tanrıları RAB Sürüsü olan halkını kurtaracak. Onun ülkesinde taç mücevherleri gibi parlayacaklar.

9:17b.ZEC.009.017 Ne yakışıklı ve güzel olacaklar! Delikanlılar tahılla, Genç kızlar yeni şarapla güçlenecek.

10

10:1b.ZEC.010.001 İlkbaharda RABden yağmur dileyin. Odur yağmur bulutlarını oluşturan. İnsanlara yağmur sağanakları Ve herkese tarlada ot verir.

10:2b.ZEC.010.002 Oysa aile putlarından alınan yanıtlar boştur, Falcılar yalan görümler görür Ve gerçek yanı olmayan düşler anlatarak Boşuna avuturlar. Bu yüzden halk sürü gibi dağınık, Sıkıntı çekiyor, çünkü çoban yok.

10:3b.ZEC.010.003 RAB şöyle diyor: ‹‹Öfkem çobanlara karşı alevlendi, Önderleri cezalandıracağım. Her Şeye Egemen RAB kendi sürüsünü, Yahuda halkını kayıracak. Görkemli savaş atı gibi yapacak onları.

10:4b.ZEC.010.004 Köşe taşı, Çadır kazığı, Savaş yayı Ve bütün önderler Yahudadan çıkacak.

10:5b.ZEC.010.005 Savaşta düşmanlarını sokaklardaki çamurda çiğneyen yiğitler gibi olacaklar. RAB onlarla olduğu için Savaşacak ve atlıları utandıracaklar.

10:6b.ZEC.010.006 ‹‹Yahuda halkını güçlendireceğim, Yusuf soyunu kurtarıp Sürgünden geri getireceğim. Çünkü onlara acıyorum. Sanki onları reddetmemişim gibi olacaklar. Çünkü ben onların Tanrısı RABbim ve onları yanıtlayacağım.

10:7b.ZEC.010.007 Efrayimliler yiğitler gibi olacaklar, Şarap içmiş gibi yürekleri coşacak. Çocukları bunu görüp neşelenecek, Yürekleri RABde sevinç bulacak.

10:8b.ZEC.010.008 ‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.

10:9b.ZEC.010.009 Onları halklar arasına dağıttımsa da, Uzak ülkelerde beni anımsayacaklar; Çocuklarıyla birlikte sağ kalacak ve geri dönecekler.

10:10b.ZEC.010.010 Onları Mısırdan geri getirecek, Asurdan toplayacağım; Gilata, Lübnana getireceğim. Onlara yeterince yer bulunmayacak.

10:11b.ZEC.010.011 Sıkıntı denizinden geçecekler, Denizin dalgaları yatışacak, Nilin bütün derinlikleri kuruyacak. Asurun gururu alaşağı edilecek, Mısırın krallık asası elinden alınacak.

10:12b.ZEC.010.012 Halkımı kendi gücümle güçlendireceğim, Adıma layık bir yaşam sürdürecekler.›› Böyle diyor RAB.

11

11:1b.ZEC.011.001 Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!

11:2b.ZEC.011.002 Ey çam ağacı, haykır! Sedir ağacı yıkıldı, Ulu ağaçlar yok oldu! Haykırın, ey Başan meşeleri, Gür ormanın ağaçları devrildi!

11:3b.ZEC.011.003 Çobanların haykırışını duy, Çünkü güzelim otlakları yok oldu! Genç aslanların kükremesini dinle, Çünkü Şeria Irmağının kıyısındaki ağaçlık yok oldu!

11:4b.ZEC.011.004 Tanrım RAB, ‹‹Kesime ayrılmış sürüyü sen güt›› diyor,

11:5b.ZEC.011.005 ‹‹Sürüyü satın alanlar koyunları kesiyor ama cezalarını çekmiyorlar. Koyunları satanlar da, ‹Tanrıya övgüler olsun, zengin oldum!› diyorlar. Çobanlar kendi sürülerine acımıyor.

11:6b.ZEC.011.006 Çünkü ülkede yaşayan halka artık acımayacağım›› diyor RAB, ‹‹Herkesi kendi komşusunun ve kralının eline teslim edeceğim. Ülkeyi ezecekler, ben de halkı ellerinden kurtarmayacağım.››

11:7b.ZEC.011.007 Bunun üzerine kesime ayrılmış sürünün özellikle ezilenlerini güttüm. Elime iki değnek aldım; birine ‹‹Lütuf››, ötekine ‹‹Birlik›› adını koydum. Böylece sürüyü gütmeye başladım.

11:8b.ZEC.011.008 Bir ayda üç çobanı başımdan savdım. Çünkü ben sürüden bıkmıştım, sürü de benden tiksinmişti.

11:9b.ZEC.011.009 Sürüye, ‹‹Artık sizi gütmeyeceğim. Ölen ölsün, kesilen kesilsin, geri kalanlar da birbirinin etini yesin›› dedim.

11:10b.ZEC.011.010 Sonra ‹‹Lütuf›› adındaki değneğimi aldım ve bütün uluslarla yapmış olduğum antlaşmayı bozmak için kırdım.

11:11b.ZEC.011.011 Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.

11:12b.ZEC.011.012 Onlara, ‹‹Uygun görürseniz ücretimi ödeyin, yoksa boş verin›› dedim. Onlar da ücret olarak bana otuz gümüş verdiler.

11:13b.ZEC.011.013 RAB bana, ‹‹Çömlekçiye at›› dedi. Böylece bana biçtikleri yüksek değerin karşılığı olan otuz gümüşü alıp RABbin Tapınağındaki çömlekçiye attım.

11:14b.ZEC.011.014 Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.

11:15b.ZEC.011.015 RAB bana, ‹‹Sen yine akılsız bir çoban gibi donat kendini›› dedi,

11:16b.ZEC.011.016 ‹‹Ülkeye öyle bir çoban atayacağım ki, yitiklere bakmayacak, dağılmışları aramayacak, yaralıları iyileştirmeyecek, sağlamları beslemeyecek. Ancak semiz koyunların etini yiyecek, tırnaklarını koparacak.

11:17b.ZEC.011.017 ‹‹Sürüyü terk eden değersiz çobanın vay haline! Kılıç kolunu ve sağ gözünü vursun! Kolu tamamen kurusun, Sağ gözü kör olsun!››

12

12:1b.ZEC.012.001 Bildiri: İşte RABbin İsraile ilişkin sözleri. Gökleri geren, yeryüzünün temelini atan, insanın içindeki ruha biçim veren RAB şöyle diyor:

12:2b.ZEC.012.002 ‹‹Yeruşalimi çevredeki bütün halkları sersemleten bir kâse yapacağım. Yeruşalim gibi Yahuda da kuşatma altına alınacak.

12:3b.ZEC.012.003 O gün Yeruşalimi bütün halklar için ağır bir taş yapacağım. Onu kaldırmaya yeltenen herkes ağır yaralanacak. Yeryüzünün bütün ulusları Yeruşalime karşı birleşecek.

12:4b.ZEC.012.004 O gün her atı dehşete düşürecek, her atlıyı çılgına döndüreceğim. Yahuda halkını gözeteceğim, ama öbür halkların bütün atlarını kör edeceğim.

12:5b.ZEC.012.005 O zaman Yahuda önderleri, ‹Her Şeye Egemen Tanrısı RABbe güvenen Yeruşalim halkı güç kaynağımızdır› diye düşünecekler.

12:6b.ZEC.012.006 ‹‹O gün Yahuda önderlerini odunların ortasında yanan bir mangal gibi, ekin demetleri arasında alev alev yanan bir meşale gibi yapacağım. Sağda solda, çevredeki bütün halkları yakıp yok edecekler. Yeruşalim ise sapasağlam yerinde duracak.

12:7b.ZEC.012.007 ‹‹Ben RAB önce çadırlarda oturan Yahuda halkını kurtaracağım. Öyle ki, Davut soyuyla Yeruşalimde oturanlar Yahudadan daha çok onura kavuşmasın.

12:8b.ZEC.012.008 Ben RAB o gün Yeruşalimde oturanları koruyacağım. Böylece aralarındaki en güçsüz kişi Davut gibi, Davut soyu da Tanrı gibi, kendilerine öncülük eden RABbin meleği gibi olacak.

12:9b.ZEC.012.009 O gün Yeruşalime saldıran bütün ulusları yok etmeye başlayacağım.

12:10b.ZEC.012.010 ‹‹Davut soyuyla Yeruşalimde oturanların üzerine lütuf ve yakarış ruhunu dökeceğim. Bana, yani deştiklerine bakacaklar; biricik oğlu için yas tutan biri gibi yas tutacak, ilk oğlu için acı çeken biri gibi acı çekecekler.

12:11b.ZEC.012.011 O gün Yeruşalimde tutulan yas, Megiddo Ovasında, Hadat-Rimmonda tutulan yas gibi büyük olacak.

12:12b.ZEC.012.012 Ülkede her boy kendi içinde yas tutacak: Davut, Natan, Levi, Şimi boyundan ve geri kalan boylardan aileler. Her boyun erkekleri ayrı, kadınları ayrı yas tutacak.››

13

13:1b.ZEC.013.001 ‹‹O gün Davut soyunu ve Yeruşalimde yaşayanları günahtan ve ruhsal kirlilikten arındırmak için bir pınar açılacak.

13:2b.ZEC.013.002 O gün ülkeden putların adlarını kaldıracağım, bir daha anılmayacaklar›› diyor Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Sahte peygamberleri de, kirli ruhu da ülkeden uzaklaştıracağım.

13:3b.ZEC.013.003 Biri yine peygamberlik edecek olursa, öz annesiyle babası, ‹Öleceksin, çünkü RABbin adıyla yalan söylüyorsun› diyecekler. Peygamberlik ettiğinde de öz annesi babası onun bedenini deşecekler.

13:4b.ZEC.013.004 ‹‹O gün her peygamber peygamberlik ederken gördüğü görümden utanacak; insanları aldatmak için çuldan giysi giymeyecek.

13:5b.ZEC.013.005 ‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.

13:6b.ZEC.013.006 Biri, ‹Bağrındaki bu yaralar ne?› diye sorduğunda da, ‹Bunlar dostlarımın evinde aldığım yaralar› diye yanıtlayacak.›› Masoretik metin ‹‹Çünkü bir adam beni gençliğimde köle olarak satın aldı››.

13:7b.ZEC.013.007 ‹‹Uyan, ey kılıç! Çobanıma, yakınıma karşı harekete geç›› Diyor Her Şeye Egemen RAB. ‹‹Çobanı vur da Koyunlar darmadağın olsun. Ben de elimi küçüklere karşı kaldıracağım.

13:8b.ZEC.013.008 Bütün ülkede›› diyor RAB, ‹‹Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.

13:9b.ZEC.013.009 Kalan üçte birini ateşten geçireceğim, Onları gümüş gibi arıtacağım, Altın gibi sınayacağım. Beni adımla çağıracaklar, Ben de onlara karşılık vereceğim, ‹Bunlar benim halkım› diyeceğim. Onlar da, ‹Tanrımız RAB'dir› diyecekler.››

14

14:1b.ZEC.014.001 İşte RABbin günü geliyor! Ey Yeruşalim halkı, senden yağmalanan mal gözlerinin önünde paylaşılacak.

14:2b.ZEC.014.002 Yeruşalime karşı savaşmaları için bütün ulusları bir araya getireceğim. Kent ele geçirilecek, evler yağmalanacak, kadınların ırzına geçilecek. Kentte yaşayanların yarısı sürgüne gönderilecek, geri kalanlar kentte kalacak.

14:3b.ZEC.014.003 Sonra RAB, savaş zamanlarında yaptığı gibi, gidip bu uluslara karşı savaşacak.

14:4b.ZEC.014.004 O gün Onun ayakları Yeruşalimin doğusundaki Zeytin Dağının üzerinde duracak. Zeytin Dağı doğuya ve batıya doğru ortadan yarılıp çok büyük bir vadi oluşturacak. Dağın yarısı kuzeye, öbür yarısı güneye çekilecek.

14:5b.ZEC.014.005 Yarılan dağımın oluşturduğu vadiden kaçacaksınız, çünkü vadi Asala dek uzanacak. Yahuda Kralı Uzziya döneminde depremden nasıl kaçtıysanız, öyle kaçacaksınız. O zaman Tanrım RAB bütün kutsallarla birlikte gelecek!

14:6b.ZEC.014.006 O gün ışık olmayacak, ışık veren cisimler kararacak.

14:7b.ZEC.014.007 Özel bir gün, yalnız RABbin bildiği bir gün olacak. Gece de gündüz de olmayacak. Gece aydınlık olacak.

14:8b.ZEC.014.008 O gün Yeruşalimin içinden diri sular akacak. Yaz kış suların yarısı Lut Gölüne, öbür yarısı Akdenize akacak.

14:9b.ZEC.014.009 RAB bütün dünyanın kralı olacak. O gün yalnız RAB, yalnız Onun adı kalacak.

14:10b.ZEC.014.010 Bütün ülke Gevadan Yeruşalimin güneyindeki Rimmona dek Arava Ovası gibi olacak. Ama Yeruşalim yükseltilecek ve Benyamin Kapısından ilk kapıya, Köşe Kapısına, Hananel Kulesinden kralın üzüm sıkma çukurlarına dek yerli yerinde duracak.

14:11b.ZEC.014.011 İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.

14:12b.ZEC.014.012 Yeruşalime karşı savaşan bütün halkları RAB şu belayla cezalandıracak: Daha sağken bedenleri, gözleri, dilleri çürüyecek.

14:13b.ZEC.014.013 O gün RAB insanları büyük dehşete düşürecek. Herkes yanındakinin elini yakalayacak, birbirlerine saldıracaklar.

14:14b.ZEC.014.014 Yahudalılar da Yeruşalimde savaşacak. Çevredeki bütün ulusların serveti, çok miktarda altın, gümüş, giysi toplanacak.

14:15b.ZEC.014.015 Düşman ordugahlarındaki bütün hayvanlar da -at, katır, deve, eşek- benzer bir belaya çarptırılacak.

14:16b.ZEC.014.016 Yeruşalime saldıran uluslardan sağ kalanların hepsi Her Şeye Egemen RAB olan Krala tapınmak ve Çardak Bayramını kutlamak için yıldan yıla Yeruşalime gidecekler.

14:17b.ZEC.014.017 Yeryüzü halklarından hangisi Her Şeye Egemen RAB olan Krala tapınmak için Yeruşalime gitmezse, ülkesine yağmur yağmayacak.

14:18b.ZEC.014.018 Mısırlılar bunlara katılıp Yeruşalime gitmezlerse, RAB onları da Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün ulusların başına getirdiği aynı belayla cezalandıracak.

14:19b.ZEC.014.019 Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.

14:20b.ZEC.014.020 O gün atların çıngırakları üzerine, ‹‹RABbe adanmıştır›› diye yazılacak. RABbin Tapınağındaki kazanlar da sunağın önündeki çanaklar gibi olacak.

14:21b.ZEC.014.021 Yeruşalim ve Yahuda'da her kazan Her Şeye Egemen RAB'be adanacak. Kurban kesmeye gelenler bu kazanları kurban etini pişirmek için kullanacaklar. O gün Her Şeye Egemen RAB'bin Tapınağı'nda artık tüccar bulunmayacak.


Holder of rights
Multilingual Bible Corpus

Citation Suggestion for this Object
TextGrid Repository (2025). Turkish Collection. Zechariah (Turkish). Zechariah (Turkish). Multilingual Parallel Bible Corpus. Multilingual Bible Corpus. https://hdl.handle.net/21.11113/0000-0016-C06B-7