Isaiah (Turkish)
1
1:1b.ISA.001.001 Yahuda kralları Uzziya, Yotam, Ahaz ve Hizkiya zamanında Amots oğlu Yeşayanın Yahuda ve Yeruşalimle ilgili görümü:
1:2b.ISA.001.002 Ey gökler dinleyin, ey yeryüzü kulak ver! Çünkü RAB konuşuyor: ‹‹Çocuklar yetiştirip büyüttüm, Ama bana başkaldırdılar.
1:3b.ISA.001.003 Öküz sahibini, eşek efendisinin yemliğini bilir, Ama İsrail halkı bu kadarını bile bilmiyor, Halkım anlamıyor.››
1:4b.ISA.001.004 Günahlı ulusun, suç yüklü halkın, Kötülük yapan soyun, Baştan çıkmış çocukların vay haline! RABbi terk ettiler, İsrailin Kutsalını hor gördüler, Ona sırt çevirdiler.
1:5b.ISA.001.005 Neden bir daha dövülesiniz? Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz? Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı.
1:6b.ISA.001.006 Bedeniniz tepeden tırnağa sağlıksız, Taze darbe izleriyle, yara bereyle dolu, Temizlenmemiş, yağla yumuşatılmamış, sarılmamış.
1:7b.ISA.001.007 Ülkeniz ıssız, kentleriniz ateşe verilmiş. Yabancılar topraklarınızı Gözünüzün önünde yiyip bitiriyor! Sanki ülkenin kökünü kazımışlar.
1:8b.ISA.001.008 Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.
1:9b.ISA.001.009 Her Şeye Egemen RAB bazılarımızı Sağ bırakmamış olsaydı, Sodom gibi olur, Gomoraya benzerdik.
1:10b.ISA.001.010 Ey Sodom yöneticileri, RABbin söylediklerini dinleyin; Ey Gomora halkı, Tanrımızın yasasına kulak verin.
1:11b.ISA.001.011 ‹‹Kurbanlarınızın sayısı çokmuş, Bana ne?›› diyor RAB, ‹‹Yakmalık koç sunularına, Besili hayvanların yağına doydum. Boğa, kuzu, teke kanı değil istediğim.
1:12b.ISA.001.012 Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?
1:13b.ISA.001.013 Anlamsız sunular getirmeyin artık. Buhurdan iğreniyorum. Kötülük dolu törenlere, Yeni Ay, Şabat Günü kutlamalarına Ve düzenlediğiniz toplantılara dayanamıyorum.
1:14b.ISA.001.014 Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, Onları taşımaktan yoruldum.
1:15b.ISA.001.015 ‹‹Ellerinizi açıp bana yakardığınızda Gözlerimi sizden kaçıracağım. Ne kadar çok dua ederseniz edin dinlemeyeceğim. Elleriniz kan dolu.
1:16b.ISA.001.016 Yıkanıp temizlenin, Kötülük yaptığınızı gözüm görmesin, Kötülük etmekten vazgeçin.
1:17b.ISA.001.017 İyilik etmeyi öğrenin, Adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, Öksüzün hakkını verin, Dul kadını savunun.››
1:18b.ISA.001.018 RAB diyor ki, ‹‹Gelin, şimdi davamızı görelim. Günahlarınız sizi kana boyamış bile olsa Kar gibi ak pak olacaksınız. Elleriniz kırmız böceği gibi kızıl olsa da Yapağı gibi bembeyaz olacak.
1:19b.ISA.001.019 İstekli olur, söz dinlerseniz, Ülkenin en iyi ürünlerini yiyeceksiniz.
1:20b.ISA.001.020 Ama direnip başkaldırırsanız, Kılıç sizi yiyip bitirecek.›› Bunu söyleyen RABdir.
1:21b.ISA.001.021 Sadık kent nasıl da fahişe oldu! Adaletle doluydu, doğruluğun barınağıydı, Şimdiyse katillerle doldu.
1:22b.ISA.001.022 Gümüşü cüruf oldu, Şarabına su katıldı.
1:23b.ISA.001.023 Yöneticileri asilerle hırsızların işbirlikçisi; Hepsi rüşveti seviyor, Armağan peşine düşmüş. Öksüzün hakkını vermiyor, Dul kadının davasını görmüyorlar.
1:24b.ISA.001.024 Bu yüzden Rab, Her Şeye Egemen RAB, İsrailin Güçlüsü şöyle diyor: ‹‹Hasımlarımı cezalandırıp rahata kavuşacağım, Düşmanlarımdan öç alacağım.
1:25b.ISA.001.025 Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.
1:26b.ISA.001.026 Eskiden, başlangıçta olduğu gibi, Sana yöneticiler, danışmanlar yetiştireceğim. Ondan sonra ‹Doğruluk Kenti›, ‹Sadık Kent› diye adlandırılacaksın.››
1:27b.ISA.001.027 Siyon adalet sayesinde, Tövbe edenleri de doğruluk sayesinde kurtulacak.
1:28b.ISA.001.028 Ama başkaldıranlarla günahlılar Birlikte yıkıma uğrayacaklar. RABbi terk edenler yok olacak.
1:29b.ISA.001.029 ‹‹Sevip altında tapındığınız yabanıl fıstık ağaçlarından utanacaksınız, Putperest törenleriniz için seçtiğiniz bahçelerden ötürü yüzünüz kızaracak.
1:30b.ISA.001.030 Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.
1:31b.ISA.001.031 Güçlü adamlarınız kıtık gibi, Yaptıkları işler kıvılcım gibi olacak; İkisi birlikte yanacak ve söndüren olmayacak.››
2
2:1b.ISA.002.001 Amots oğlu Yeşayanın Yahuda ve Yeruşalimle ilgili görümü:
2:2b.ISA.002.002 RABbin Tapınağının kurulduğu dağ, Son günlerde dağların en yücesi, Tepelerin en yükseği olacak. Oraya akın edecek ulusların hepsi.
2:3b.ISA.002.003 Birçok halk gelecek, ‹‹Haydi, RABbin Dağına, Yakupun Tanrısının Tapınağına çıkalım›› diyecekler, ‹‹O bize kendi yolunu öğretsin, Biz de Onun yolundan gidelim.›› Çünkü yasa Siyondan, RABbin sözü Yeruşalimden çıkacak.
2:4b.ISA.002.004 RAB uluslar arasında yargıçlık edecek, Birçok halkın arasındaki anlaşmazlıkları çözecek. İnsanlar kılıçlarını çekiçle dövüp saban demiri, Mızraklarını bağcı bıçağı yapacaklar. Ulus ulusa kılıç kaldırmayacak, Savaş eğitimi yapmayacaklar artık.
2:5b.ISA.002.005 Ey Yakup soyu, gelin RABbin ışığında yürüyelim.
2:6b.ISA.002.006 Ya RAB, halkını, Yakup soyunu terk ettin, Çünkü yürekleri doğu kökenli inançlarla dolu. Filistliler gibi falcılıkla uğraşıyor, Yabancılarla el sıkışıyorlar.
2:7b.ISA.002.007 Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.
2:8b.ISA.002.008 Ülkeleri putlarla dolu; Elleriyle yaptıkları, Parmaklarıyla biçim verdikleri Putların önünde eğiliyorlar.
2:9b.ISA.002.009 Bu yüzden herkes alçaltılıp dize getirilecek. Onları bağışlama, ya RAB!
2:10b.ISA.002.010 RABbin dehşetinden, Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin, Yerin altına saklanın.
2:11b.ISA.002.011 İnsanın küstah bakışları alçaltılacak, Gururu kırılacak. O gün yalnız RAB yüceltilecek.
2:12b.ISA.002.012 Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;
2:13b.ISA.002.013 Lübnanın bütün ulu, yüksek sedir ağaçlarını, Başanın bütün meşelerini yok edecek;
2:14b.ISA.002.014 Bütün ulu dağları, yüksek tepeleri,
2:15b.ISA.002.015 Bütün yüksek kuleleri, güçlü surları Yerle bir edecek;
2:16b.ISA.002.016 Ticaret gemilerinin, güzel teknelerinin hepsini yok edecek.
2:17b.ISA.002.017 İnsanların gururu, kibiri kırılacak, O gün yalnız RAB yüceltilecek,
2:18b.ISA.002.018 Putlar tümüyle ortadan kalkacak.
2:19b.ISA.002.019 RAB kalkıp yeryüzünü sarsmaya başlayınca, İnsanlar Onun dehşetinden Ve yüce görkeminden kaçmak için Kayalık mağaralara, yeraltı kovuklarına saklanacaklar.
2:20b.ISA.002.020 O gün insanlar Yeryüzünü sarsmak üzere harekete geçen RABbin dehşetinden Ve yüce görkeminden kaçmak için Tapmak amacıyla yaptıkları altın, gümüş putları Köstebeklere, yarasalara atıp Kaya kovuklarına, uçurumlardaki yarıklara saklanacaklar.
2:22b.ISA.002.022 Ölümlü insana güvenmekten vazgeçin. Onun ne değeri var ki?
3
3:1b.ISA.003.001 Bakın, Rab, Her Şeye Egemen RAB, Her türlü yardım ve desteği, Yani ekmek ve suyu, Yiğitlerle savaşçıları, Yöneticilerle peygamberleri, Falcılarla ileri gelenleri, Takım komutanlarıyla soyluları, danışmanları, Hünerli büyücülerle bilge muskacıları Yeruşalimden ve Yahudadan çekip alacak.
3:4b.ISA.003.004 Çocukları onlara yönetici atayacak, Küçük çocuklar onlara egemen olacak.
3:5b.ISA.003.005 İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.
3:6b.ISA.003.006 Ailede bir kardeş öbürüne sarılıp, ‹‹Hiç olmazsa senin bir üstlüğün var, Önderimiz ol! Bu yıkıntıları sen yönet›› diyecek.
3:7b.ISA.003.007 O zaman adam şöyle yanıtlayacak: ‹‹Ben yaranızı saramam. Evimde ne yiyecek ne giyecek var. Beni halkın önderi yapmayın.››
3:8b.ISA.003.008 Yeruşalim sendeledi, Yahuda düştü. Çünkü söyledikleri de yaptıkları da RABbe karşı; Onun yüce varlığını aşağılıyor.
3:9b.ISA.003.009 Yüzlerindeki ifade onlara karşı tanıklık ediyor. Sodom gibi günahlarını açıkça söylüyor, gizlemiyorlar. Vay onların haline! Çünkü bu felaketi başlarına kendileri getirdiler.
3:10b.ISA.003.010 Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek.
3:11b.ISA.003.011 Vay kötülerin haline! Kötülük görecek, yaptıklarının karşılığını alacaklar.
3:12b.ISA.003.012 Çocuklar halkımı eziyor, Kadınlar onu yönetiyor. Ey halkım, sana yol gösterenler Seni saptırıyor, yolunu şaşırtıyorlar. da ‹‹Yetkililer halkımı eziyor, tefeciler başa geçti››.
3:13b.ISA.003.013 RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.
3:14b.ISA.003.014 RAB halkının ileri gelenleri ve önderleriyle davasını görecek. Rab, Her Şeye Egemen RAB onlara diyor ki, ‹‹Bağları yiyip bitiren sizsiniz, Evleriniz yoksullardan zorla aldığınız malla dolu. Ne hakla halkımı eziyor, Yoksulu sömürüyorsunuz?››
3:16b.ISA.003.016 RAB şöyle diyor: ‹‹Siyon kızları kibirlidir, burunları bir karış havada, göz kırparak geziyor, ayaklarındaki halhalları şıngırdatarak kırıtıyorlar.
3:17b.ISA.003.017 Bu yüzden onların başlarında yaralar çıkaracağım, mahrem yerlerini açacağım.››
3:18b.ISA.003.018 O gün Rab güzel halhalları, alın çatkılarını, hilalleri, küpeleri, bilezikleri, peçeleri, başlıkları, ayak zincirlerini, kuşakları, koku şişelerini, muskaları, yüzükleri, burun halkalarını, bayramlık giysileri, pelerinleri, şalları, keseleri, el aynalarını, keten giysileri, baş sargılarını, tülbentleri ortadan kaldıracak.
3:24b.ISA.003.024 O zaman güzel kokunun yerini pis koku, Kuşağın yerini ip, Lüleli saçın yerini kel kafa, Süslü giysinin yerini çul, Güzelliğin yerini dağlama izi alacak.
3:25b.ISA.003.025 Erkekleri kılıçtan geçirilecek, Yiğitleri savaşta yok olacak.
3:26b.ISA.003.026 Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.
4
4:1b.ISA.004.001 O gün yedi kadın bir erkeği tutup, ‹‹Kendi yemeğimizi de giysimizi de sağlarız; yeter ki senin adını alalım. Utancımızı gider!›› diyecekler.
4:2b.ISA.004.002 O gün RABbin dalı, İsrail halkından sağ kalanların güzelliği ve görkemi olacak; ülkenin meyvesi de onların kıvancı ve övüncü olacak.
4:3b.ISA.004.003 Siyonda, yani Yeruşalimde sağ kalanlara, ‹‹Yeruşalimde yaşıyor›› diye kaydedilenlere, ‹‹Kutsal›› denilecek.
4:4b.ISA.004.004 Rab Siyon kızlarını pisliklerinden arındıracak. Yeruşalimde dökülen kanı adil ve ateşten bir ruhla temizleyecek.
4:5b.ISA.004.005 Sonra RAB Siyon Dağının her yanını, orada toplananların üzerini gündüz bulutla, gece dumanla ve parlak alevle örtecek. Yüceliği onların üzerinde bir örtü olacak.
4:6b.ISA.004.006 Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.
5
5:1b.ISA.005.001 Sevgilimin bağı için yaktığı ezgiyi sevgilim için okuyayım: Toprağı verimli bir tepede Sevgilimin bir bağı vardı.
5:2b.ISA.005.002 Toprağı belleyip taşları ayıkladı, Seçme asmalar dikip orta yere bir gözcü kulesi yaptı. Üzüm sıkmak için bir çukur kazdı Ve bağının üzüm vermesini bekledi. Ama bağ yabanıl üzüm verdi.
5:3b.ISA.005.003 Sevgilim diyor ki, ‹‹Ey Yeruşalimde yaşayanlar ve Yahuda halkı, lütfen benimle bağım arasında hakem olun!
5:4b.ISA.005.004 Bağım için yapmadığım ne kaldı? Ben üzüm vermesini beklerken niçin yabanıl üzüm verdi?
5:5b.ISA.005.005 Şimdi bağıma ne yapacağımı size söyleyeyim: Çitini söküp atacağım, varsın yiyip bitirsinler; duvarını yıkacağım, varsın çiğnesinler.
5:6b.ISA.005.006 Viraneye çevireceğim onu; budanmayacak, çapalanmayacak; dikenli çalılar bitecek her yanında. Üzerine yağmur yağdırmasınlar diye bulutlara buyruk vereceğim.››
5:7b.ISA.005.007 Her Şeye Egemen RABbin bağı İsrail halkı, Hoşlandığı fidan da Yahuda halkıdır. RAB adalet bekledi, Zorbalık gördü; Doğruluk bekledi, Feryatlar duydu.
5:8b.ISA.005.008 Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.
5:9b.ISA.005.009 Her Şeye Egemen RABbin şöyle ant içtiğini duydum: ‹‹Büyük ve gösterişli çok sayıda ev ıssız kalacak, İçinde oturan olmayacak.
5:10b.ISA.005.010 Çünkü on dönümlük bağ ancak bir bat şarap, Bir homerfç tohum ancak bir efa tahıl üretecek.›› işleyebileceği alan›› anlamına gelir.
5:11b.ISA.005.011 Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!
5:12b.ISA.005.012 Onların şölenlerinde lir, çenk, tef ve kaval çalınır, şarap içilir. Ama RABbin yaptıklarına dikkat etmez, ellerinin yapıtına aldırmazlar.
5:13b.ISA.005.013 Halkım bilgisizliği yüzünden sürgün edilecek; saygın kişileri kıtlıktan ölecek, kalabalıklar susuzluktan kırılacak.
5:14b.ISA.005.014 Bu yüzden doymak bilmeyen ölüler diyarı ağzını ardına kadar açtı; Yeruşalimin soyluları, sıradan insanları ve gürültülü bir şekilde eğlenenleri oraya inecek.
5:15b.ISA.005.015 Hepsi alçaltılacak; dize getirilecek, küstah bakışları alçaltılacak.
5:16b.ISA.005.016 Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.
5:17b.ISA.005.017 Kuzular kendi otlaklarındaymış gibi otlayacak, zenginlerin ıssız kalan konutlarını yabancılar ele geçirecek.
5:18b.ISA.005.018 Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!
5:19b.ISA.005.019 Diyorlar ki, ‹‹Tanrı elini çabuk tutup işini hızlandırsın da görelim. İsrailin Kutsalı tasarladığını yapsın da görelim.››
5:20b.ISA.005.020 Kötüye iyi, iyiye kötü diyenlerin, karanlığı ışık, ışığı karanlık yerine koyanların, acıya tatlı, tatlıya acı diyenlerin vay haline!
5:21b.ISA.005.021 Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!
5:22b.ISA.005.022 Şarap içmekte sınır tanımayanların, içkileri karıştırıp içmekten çekinmeyenlerin, rüşvet uğruna kötüyü haklı çıkaranların, haklıların hakkını elinden alanların vay haline!
5:24b.ISA.005.024 Alev alev yanan ateş, samanı nasıl yiyip bitirirse, kuru ot alevin içinde nasıl birden tutuşup yok olursa, onlar da kökten çürüyüp gidecek, çiçekleri toz gibi havaya savrulacak. Çünkü Her Şeye Egemen RABbin yasasını reddettiler, İsrailin Kutsalının sözlerini küçümsediler.
5:25b.ISA.005.025 Bu yüzden RABbin halkına karşı öfkesi alevlendi, elini kaldırıp onları vurdu. Dağlar titriyor, cesetler çöp gibi sokaklara serildi. Bütün bunlara karşın RABbin öfkesi dinmedi, eli hâlâ kalkmış durumda.
5:26b.ISA.005.026 RAB uzaktaki ulusları bir sancak işaretiyle, dünyanın en uzağındakileri ıslık sesiyle çağıracak; hızla, hemen gelecekler.
5:27b.ISA.005.027 Aralarında yorulan, sendeleyen olmayacak; uyuklamayacak, uyumayacaklar. Gevşek kemer, kopuk çarık bağı olmayacak.
5:28b.ISA.005.028 Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.
5:29b.ISA.005.029 Askerleri dişi aslan gibi, genç aslanlar gibi kükrüyor, homurdanarak avlarını kapıp götürüyorlar. Kimse avlarını pençelerinden kurtaramıyor.
5:30b.ISA.005.030 O gün İsrail'e karşı denizin gürleyişi gibi gürleyecekler. Karaya bakan biri karanlık ve sıkıntı görecek. Işık karanlık bulutlarla kaplanacak.
6
6:1b.ISA.006.001 Kral Uzziyanın öldüğü yıl yüce ve görkemli Rabbi gördüm; tahtta oturuyordu, giysisinin etekleri tapınağı dolduruyordu.
6:2b.ISA.006.002 Üzerinde Seraflar duruyordu; her birinin altı kanadı vardı; ikisiyle yüzlerini, ikisiyle ayaklarını örtüyor, öbür ikisiyle de uçuyorlardı.
6:3b.ISA.006.003 Birbirlerine şöyle sesleniyorlardı: ‹‹Her Şeye Egemen RAB Kutsal, kutsal, kutsaldır. Yüceliği bütün dünyayı dolduruyor.››
6:4b.ISA.006.004 Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.
6:5b.ISA.006.005 ‹‹Vay başıma! Mahvoldum›› dedim, ‹‹Çünkü dudakları kirli bir adamım, dudakları kirli bir halkın arasında yaşıyorum. Buna karşın Kralı, Her Şeye Egemen RABbi gözlerimle gördüm.››
6:6b.ISA.006.006 Seraflardan biri bana doğru uçtu, elinde sunaktan maşayla aldığı bir kor vardı;
6:7b.ISA.006.007 onunla ağzıma dokunarak, ‹‹İşte bu kor dudaklarına değdi, suçun silindi, günahın bağışlandı›› dedi.
6:8b.ISA.006.008 Sonra Rabbin sesini işittim: ‹‹Kimi göndereyim? Bizim için kim gidecek?›› diyordu. ‹‹Ben! Beni gönder›› dedim.
6:9b.ISA.006.009 ‹‹Git, bu halka şunu duyur›› dedi, ‹‹ ‹Duyacak duyacak, ama anlamayacaksınız, Bakacak bakacak, ama görmeyeceksiniz!
6:10b.ISA.006.010 Bu halkın yüreğini duygusuzlaştır, Kulaklarını ağırlaştır, Gözlerini kapat. Öyle ki, gözleri görmesin, Kulakları duymasın, yürekleri anlamasın Ve bana dönüp şifa bulmasınlar.› ››
6:11b.ISA.006.011 ‹‹Ne vakte kadar, ya Rab?›› diye sordum. Rab yanıtladı: ‹‹Kentler viraneye dönüp kimsesiz kalıncaya, Evler ıpıssız oluncaya, Toprak büsbütün kıraçlaşıncaya kadar.
6:12b.ISA.006.012 İnsanları çok uzaklara süreceğim, Ülke bomboş kalacak,
6:13b.ISA.006.013 Halkın onda biri kalsa da ülke mahvolacak. Ama devrildiği zaman kütüğü kalan Yabanıl fıstık ve meşe ağacı gibi, Kutsal soy kütüğünden çıkacak.››
7
7:1b.ISA.007.001 Uzziya oğlu Yotam oğlu Ahaz Yahuda Kralıyken, Aram Kralı Resinle Remalya oğlu İsrail Kralı Pekah Yeruşalime saldırdılar, ama ele geçiremediler.
7:2b.ISA.007.002 Davutun torunları Aramın Efrayimlilerle güçbirliği ettiğini duydular. Ahazla halkının yürekleri rüzgarda sallanan orman ağaçları gibi titremeye başladı.
7:3b.ISA.007.003 Bu arada RAB Yeşayaya şöyle seslendi: ‹‹Ahazı karşılamak için oğlun Şear-Yaşuvla birlikte Yukarı Havuzun su yolunun sonuna, Çırpıcı Tarlasına giden yola çık.
7:4b.ISA.007.004 Ona de ki, ‹Dikkatli ve sakin ol, korkma! Şu tüten iki yanık odun parçasının -Aram Kralı Resinle Remalyanın oğlunun- öfkesinden korkma.
7:5b.ISA.007.005 Aram, Efrayim ve Remalyanın oğlu sizin için kötü şeyler tasarlıyor. Diyorlar ki,
7:6b.ISA.007.006 Haydi, Yahudaya saldıralım, halkı korkutup ülkeyi ele geçirelim, Tavealın oğlunu kral ilan edelim.
7:7b.ISA.007.007 ‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.
7:8b.ISA.007.008 Çünkü Şam sadece Aramın başkenti, Resin de sadece Şamın başıdır. Efrayime gelince, altmış beş yıl içinde paramparça edilip halk olmaktan çıkacak.
7:9b.ISA.007.009 Samiriye sadece Efrayimin başkenti, Remalyanın oğlu da sadece Samiriyenin başıdır. Bana güvenmezseniz, güvenlikte olamazsınız.› ››
7:10b.ISA.007.010 RAB Ahaza yine seslendi:
7:11b.ISA.007.011 ‹‹Tanrın RABden bir işaret iste; ölüler diyarı kadar derin, gökler kadar yüksek olsun.››
7:12b.ISA.007.012 Ama Ahaz, ‹‹Hayır, istemem, RABbi sınamam›› dedi.
7:13b.ISA.007.013 Bunun üzerine Yeşaya, ‹‹Dinleyin, ey Davutun torunları!›› dedi, ‹‹İnsanların sabrını taşırmanız yetmezmiş gibi şimdi de Tanrımın sabrını mı taşırıyorsunuz?
7:14b.ISA.007.014 Bundan ötürü Rabbin kendisi size bir belirti verecek: İşte, kız gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacak.
7:15b.ISA.007.015 Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek.
7:16b.ISA.007.016 Ama çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelmeden, seni dehşete düşüren o iki kralın toprakları ıssız kalacak.
7:17b.ISA.007.017 ‹‹RAB seni, halkını ve babanın soyunu Efrayimin Yahudadan ayrıldığı günden bu yana görülmemiş bir felakete uğratacak; üzerinize Asur Kralını saldırtacak.
7:18b.ISA.007.018 ‹‹O gün RAB Mısır ırmaklarının ta uçlarından sinekleri, Asur topraklarından arıları ıslıkla çağıracak.
7:19b.ISA.007.019 Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.
7:20b.ISA.007.020 ‹‹O gün Rab Fıratın ötesinden kiraladığı usturayla -Asur Kralıyla- sakalınızı, saçlarınızı, beden kıllarınızı tıraş edecek.
7:21b.ISA.007.021 O günlerde bir inekle bir çift koyun besleyen
7:22b.ISA.007.022 aldığı bol süt sayesinde tereyağı yiyecek. Ülkede kalan herkes bal ve tereyağıyla beslenecek.
7:23b.ISA.007.023 ‹‹O gün bin gümüş değerinde bin asmaya sahip olan her bağ dikenli çalılarla dolacak.
7:24b.ISA.007.024 İnsanlar oralara okla, yayla gidecek. Çünkü ülkenin her yanı dikenli çalılarla kaplanacak.
7:25b.ISA.007.025 Bir zamanlar çapalanıp ekin ekilen tepeler korkudan kimsenin giremeyeceği dikenliklere dönecek, sığırın gezindiği, davarın çiğnediği yerler olacak.››
8
8:1b.ISA.008.001 RAB bana şöyle dedi: ‹‹Büyük bir levha alıp okunaklı harflerle üzerine, ‹Maher-Şalal-Haş-Baz› yaz.
8:2b.ISA.008.002 Kâhin Uriya ile Yeverekya oğlu Zekeriyayı kendime güvenilir tanık seçiyorum.›› anlamına gelir.
8:3b.ISA.008.003 Peygamber olan karım bundan bir süre sonra gebe kaldı ve bir erkek çocuk doğurdu. RAB bana, ‹‹Adını ‹Maher-Şalal-Haş-Baz› koy›› dedi,
8:4b.ISA.008.004 ‹‹Çocuk daha ‹Anne, baba› demesini öğrenmeden, Şamın serveti ve Samiriyenin ganimeti Asur Kralına götürülecek.››
8:5b.ISA.008.005 RAB bana yine seslenip dedi ki,
8:6b.ISA.008.006 ‹‹Bu halk usul usul akan Şiloah sularını reddettiği, Resinle Remalyanın oğluyla mutlu olduğu için,
8:7b.ISA.008.007 ben Rab, Fıratın kabaran güçlü sularını -bütün dehşetiyle Asur Kralını- üzerlerine salacağım. Yatağından taşan ırmak, kıyılarını su altında bırakacak.
8:8b.ISA.008.008 Yahudayı kaplayan sular her şeyi silip süpürerek adam boyu yükselecek, ülkeni boydan boya dolduracak, ey İmmanuel!›› için››.
8:9b.ISA.008.009 Ey halklar, yıkıma, bozguna uğrayacaksınız. Yeryüzünün en uç köşeleri, kulak verin. Savaşmaya, bozguna uğramaya hazırlanın. Evet, savaşa ve bozguna hazır olun.
8:10b.ISA.008.010 İstediğinizi tasarlayın, hepsi boşa gidecek. İstediğiniz kadar konuşun, hiçbiri gerçekleşmeyecek. Çünkü Tanrı bizimledir.
8:11b.ISA.008.011 RAB beni halkın tuttuğu yoldan gitmeme konusunda şiddetle uyararak şöyle dedi:
8:12b.ISA.008.012 ‹‹Onların entrika dediği her şeye Siz entrika demeyin; Onların korktuğundan korkmayın, yılmayın.
8:13b.ISA.008.013 ‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.
8:14b.ISA.008.014 Tapınak O olacak. İsrailin iki krallığı içinse Sürçme taşı ve tökezleme kayası, Yeruşalimde yaşayanlar için Kapan ve tuzak olacak.
8:15b.ISA.008.015 Birçokları sendeleyip düşecek, parçalanacak, Tuzağa düşüp ele geçecek.››
8:16b.ISA.008.016 Ya RAB, öğrencilerim arasında bildirimi koru, Öğretimi mühürle!
8:17b.ISA.008.017 Kendini Yakupun soyundan gizleyen RABbi özlemle bekliyorum, umudum Onda.
8:18b.ISA.008.018 Ben ve RABbin bana verdiği çocuklar, Siyon Dağında oturan Her Şeye Egemen RABbin İsraildeki belirtileri ve işaretleriyiz.
8:19b.ISA.008.019 Birileri size, ‹‹Fısıldaşıp mırıldanan medyumlarla ruh çağıranlara danışın›› dediğinde, ‹‹Halk kendi Tanrısına danışmaz mı; yaşayanlar için ölülere mi danışılır?›› deyin.
8:20b.ISA.008.020 Tanrının öğretisine ve bildirisine dönmek gerek! Böyle düşünmezlerse, onlar için hiç şafak sökmeyecek.
8:21b.ISA.008.021 Aç ve çaresiz, ülkede dolanıp duracaklar. Aç kalınca öfkelenip krallarına, Tanrılarına lanet edecekler. Yukarıya da
8:22b.ISA.008.022 dünyaya da baksalar sıkıntıdan, karanlıktan, korkunç karanlıktan başka bir şey görmeyecekler. Kovulacakları yer koyu karanlıktır.
9
9:1b.ISA.009.001 Bununla birlikte sıkıntı çekmiş olan ülke karanlıkta kalmayacak. Geçmişte Zevulun ve Naftali bölgelerini alçaltan Tanrı, gelecekte Şeria Irmağının ötesinde, Deniz Yolunda, ulusların yaşadığı Celileyi onurlandıracak.
9:2b.ISA.009.002 Karanlıkta yürüyen halk Büyük bir ışık görecek; Ölümün gölgelediği diyarda Yaşayanların üzerine ışık parlayacak.
9:3b.ISA.009.003 Ya RAB, ulusu çoğaltacak, sevincini artıracaksın. Ekin biçenlerin neşelendiği, Ganimet paylaşanların coştuğu gibi, Onlar da sevinecek senin önünde.
9:4b.ISA.009.004 Çünkü onlara yük olan boyunduruğu, Omuzlarını döven değneği, Onlara eziyet edenlerin sopasını paramparça edeceksin; Tıpkı Midyanlıları yenilgiye uğrattığın günkü gibi.
9:5b.ISA.009.005 Savaşta giyilen çizmeleri Ve kana bulanmış giysileri Yakılacak, ateşe yem olacak.
9:6b.ISA.009.006 Çünkü bize bir çocuk doğacak, Bize bir oğul verilecek. Yönetim onun omuzlarında olacak. Onun adı Harika Öğütçüfı, Güçlü Tanrı, Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak.
9:7b.ISA.009.007 Davutun tahtı ve ülkesi üzerinde egemenlik sürecek. Egemenliğinin ve esenliğinin büyümesi son bulmayacak. Egemenliğini adaletle, doğrulukla kuracak Ve sonsuza dek sürdürecek. Her Şeye Egemen RABbin gayreti bunu sağlayacak.
9:8b.ISA.009.008 Rab İsrail için, Yakup soyu için yargısını bildirdi. Bu yargı yerine gelecek.
9:9b.ISA.009.009 Bütün halk, Efrayim ve Samiriyede yaşayanlar, Rabbin bu yargısını duyacak. Gururlu ve küstah olan bu halk diyor ki,
9:10b.ISA.009.010 ‹‹Kerpiç evler yıkıldı, Ama yerlerine yontma taştan evler yapacağız. Yabanıl incir ağaçları kesildi, Ama yerlerine sedir ağaçları dikeceğiz.››
9:11b.ISA.009.011 Bundan dolayı RAB, Resinin hasımlarını Halka karşı güçlendirecek; Düşmanlarını, doğudan Aramlıları, Batıdan Filistlileri ayaklandıracak. Bunlar ağızlarını ardına kadar açıp İsraili yutacaklar. Bütün bunlara karşın RABbin öfkesi dinmedi, Eli hâlâ kalkmış durumda.
9:13b.ISA.009.013 Halk kendisini cezalandıran RABbe dönmeyecek, Her Şeye Egemen RABbi aramayacak.
9:14b.ISA.009.014 Bunun için RAB İsrailden başı da kuyruğu da Hurma dalını da sazı da Bir günde kesip atacak.
9:15b.ISA.009.015 Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.
9:16b.ISA.009.016 Çünkü bu halkı saptıranlar ona yol gösterenlerdir. Onları izleyenler de yem oluyor.
9:17b.ISA.009.017 Bu yüzden Rab onların gençleri için sevinç duymayacak, Öksüzlerine, dul kadınlarına acımayacak. Çünkü hepsi tanrısızdır, kötülük yaparlar. Her ağız saçmalıyor. Bütün bunlara karşın RABbin öfkesi dinmedi, Eli hâlâ kalkmış durumda.
9:18b.ISA.009.018 Kötülük dikenli çalıları yiyip bitiren ateş gibidir. Ormandaki çalılığı tutuşturur, Duman sütunları yükseltir.
9:19b.ISA.009.019 Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.
9:20b.ISA.009.020 İnsanlar şurada burada bulduklarını yiyecekler, Ama aç kalacak, doymayacaklar. Herkes çocuğunun etini yiyecek:
9:21b.ISA.009.021 Manaşşe Efrayim'i, Efrayim Manaşşe'yi yiyecek, Sonra birlikte Yahuda'nın üzerine yürüyecekler. Bütün bunlara karşın RAB'bin öfkesi dinmedi, Eli hâlâ kalkmış durumda.
10
10:1b.ISA.010.001 Yoksullardan adaleti esirgemek, Halkımın düşkünlerinin hakkını elinden almak, Dulları avlamak, Öksüzlerin malını yağmalamak için Haksız kararlar alanların, Adil olmayan yasalar çıkaranların vay haline!
10:3b.ISA.010.003 Yargı günü Uzaklardan başınıza felaket geldiğinde ne yapacaksınız? Yardım için kime koşacaksınız, Servetinizi nereye saklayacaksınız?
10:4b.ISA.010.004 Tutsaklar arasında bir köşeye sinmek Ya da savaşta ölmekten başka çareniz kalmayacak. Bütün bunlara karşın RABbin öfkesi dinmedi, Eli hâlâ kalkmış durumda.
10:5b.ISA.010.005 ‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.
10:6b.ISA.010.006 Asuru tanrısız ulusa karşı salacağım; Soyup yağma etmesi, Sokaktaki çamur gibi onları çiğnemesi, Öfkelendiğim halkın üzerine yürümesi için Buyruk vereceğim.››
10:7b.ISA.010.007 Ama Asur Kralı bundan da kötüsünü düşünüyor. Birçok ulusun kökünü kazıyıp yok etmeyi tasarlıyor.
10:8b.ISA.010.008 ‹‹Komutanlarımın hepsi birer kral değil mi?›› diyor,
10:9b.ISA.010.009 ‹‹Kalnoyu, Karkamış gibi ele geçirmedim mi? Hamanın sonu Arpatınki, Samiriyenin sonu Şamınki gibi olmadı mı?
10:10b.ISA.010.010 Putları Yeruşalim ve Samiriyeninkinden daha çok olan putperest ülkeleri nasıl ele geçirdimse,
10:11b.ISA.010.011 Samiriyeye ve putlarına ne yaptımsa, Yeruşalime ve putlarına da yapamaz mıyım?››
10:12b.ISA.010.012 Rab Siyon Dağına ve Yeruşalime karşı tasarladıklarını yapıp bitirdikten sonra şöyle diyecek: ‹‹Asur Kralını kibirli yüreği, Övüngen bakışları yüzünden cezalandıracağım.
10:13b.ISA.010.013 Çünkü, ‹Her şeyi bileğimin gücüyle, Bilgeliğimle yaptım› diyor, ‹Akıllıyım, ulusları ayıran sınırları yok ettim, Hazinelerini yağmaladım, Güçlü kralları tahtlarından indirdim.
10:14b.ISA.010.014 Elimi yuvaya sokup kuş yumurtalarını toplar gibi Ulusların varını yoğunu topladım. Terk edilmiş yumurtaları nasıl toplarlarsa, Ben de bütün ülkeleri öyle topladım. Kanat çırpan, ağzını açan, Sesini çıkaran olmadı.› ››
10:15b.ISA.010.015 Balta kendisini kullanana karşı övünür mü? Testere kendisini kullanana karşı büyüklenir mi? Sanki değnek kendisini kaldıranı sallayabilir, Sopa sahibini kaldırabilirmiş gibi...
10:16b.ISA.010.016 Rab, Her Şeye Egemen RAB, Asurun güçlü adamlarını Yıpratıcı hastalıkla cezalandıracak. Orduları alev alev yanacak.
10:17b.ISA.010.017 İsrailin Işığı ateş, İsrailin Kutsalı alev olacak; Asurun dikenli çalılarını Bir gün içinde yakıp bitirecek.
10:18b.ISA.010.018 Görkemli ormanıyla verimli tarlaları, Ölümcül bir hastalığa yakalanmış insan gibi Tümüyle harap olacak.
10:19b.ISA.010.019 Ormanda artakalan ağaçlar Bir çocuğun bile sayabileceği kadar az olacak.
10:20b.ISA.010.020 O gün İsrailin sağ kalanları, Yakupun kaçıp kurtulan torunları, Kendilerini yok etmek isteyene değil, Artık içtenlikle RABbe, İsrailin Kutsalına dayanacaklar.
10:21b.ISA.010.021 Geriye kalanlar, Yakup soyundan sağ kalanlar, Güçlü Tanrıya dönecekler.
10:22b.ISA.010.022 Ey İsrail, halkın denizin kumu kadar çok olsa da, Ancak pek azı dönecek. Tümüyle adil bir yıkım kararlaştırıldı.
10:23b.ISA.010.023 Rab, Her Şeye Egemen RAB, Kararlaştırılan yıkımı bütün yeryüzünde gerçekleştirecek. sözcükleri genellikle ‹‹Sağ kalanlar dönecek›› diye çevrildi. Yeşaya bu sözcükleri ilk oğluna ad olarak verdi (bkz. 7:3).
10:24b.ISA.010.024 Bu nedenle Rab, Her Şeye Egemen RAB şöyle diyor: ‹‹Ey sen, Siyonda yaşayan halkım, Asurlular, Mısırlıların yaptığı gibi Sana değnekle vurduklarında, Sopalarını sana karşı kaldırdıklarında korkma.
10:25b.ISA.010.025 Çünkü çok yakında gazabım sona erecek, Öfkem Asurluların yıkımını sağlayacak.
10:26b.ISA.010.026 Ben, Her Şeye Egemen RAB, Midyanlıları Orev Kayasında alt ettiğim gibi, Onları da kırbaçla alt edeceğim. Değneğimi Mısıra karşı nasıl denizin üzerine uzattımsa, Şimdi yine öyle yapacağım.
10:27b.ISA.010.027 O gün Asurun yükü sırtınızdan, Boyunduruğu boynunuzdan kalkacak; Semirdiğiniz için boyunduruk kırılacak.››
10:28b.ISA.010.028 Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.
10:29b.ISA.010.029 Geçidi aşarak Gevada konakladılar. Rama Kenti korkudan titredi, Saulun kenti Givada yaşayan halk kaçıştı.
10:30b.ISA.010.030 Ey Gallim halkı, sesini yükselt! Ey Layşa halkı, dinle! Zavallı Anatot halkı!
10:31b.ISA.010.031 Madmena halkı kaçıyor, Hagevimde yaşayanlar sığınacak yer arıyor.
10:32b.ISA.010.032 Düşman bugün Novda duracak; Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Yeruşalim Tepesine yumruk sallayacak.
10:33b.ISA.010.033 Rab, Her Şeye Egemen RAB düşmanı Dal gibi kesip korkunç güçle yere çalacak. Uzun boyluları devirecek, Gururluları alçaltacak.
10:34b.ISA.010.034 Ormandaki çalılıkları baltayla keser gibi Kesip devirecek onları. Lübnan, Güçlü Olan'ın önünde diz çökecek.
11
11:1b.ISA.011.001 İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.
11:2b.ISA.011.002 RABbin Ruhu, bilgelik ve anlayış ruhu, Öğüt ve güç ruhu, bilgi ve RAB korkusu ruhu Onun üzerinde olacak.
11:3b.ISA.011.003 RAB korkusu hoşuna gidecek. Gözüyle gördüğüne göre yargılamayacak, Kulağıyla işittiğine göre karar vermeyecek.
11:4b.ISA.011.004 Yoksulları adaletle yargılayacak, Yeryüzünde ezilenler için dürüstçe karar verecek. Dünyayı ağzının değneğiyle cezalandıracak, Kötüleri soluğuyla öldürecek.
11:5b.ISA.011.005 Davranışının temeli adalet ve sadakat olacak. ‹‹Adalet ve sadakat belindeki kuşaktır››.
11:6b.ISA.011.006 Onun döneminde kurtla kuzu bir arada yaşayacak, Parsla oğlak birlikte yatacak, Buzağı, genç aslan ve besili sığır yanyana duracak, Onları küçük bir çocuk güdecek.
11:7b.ISA.011.007 İnekle ayı birlikte otlayacak, Yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek.
11:8b.ISA.011.008 Emzikteki bebek kobra deliği üzerinde oynayacak, Sütten kesilmiş çocuk elini engerek kovuğuna sokacak.
11:9b.ISA.011.009 Kutsal dağımın hiçbir yerinde Kimse zarar vermeyecek, yok etmeyecek. Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da RABbin bilgisiyle dolacak.
11:10b.ISA.011.010 O gün İşayın kökü ortaya çıkacak, Halklara sancak olacak, Uluslar ona yönelecek. Kaldığı yer görkemli olacak.
11:11b.ISA.011.011 O gün Rab, Asurdan, Mısır, Patros, Kûş, Elam, Şinar, Hama ve deniz kıyılarından Halkının sağ kalanlarını kurtarmak için İkinci kez elini uzatacak.
11:12b.ISA.011.012 Uluslar için sancak kaldıracak, Sürgün İsraillileri toplayacak, Dağılmış Yahudalıları Dünyanın dört bucağından bir araya getirecek.
11:13b.ISA.011.013 Efrayim halkının kıskançlığı yok olacak, Yahudalıları sıkıştıranlar ortadan kalkacak. Efrayim Yahudayı kıskanmayacak, Yahuda Efrayimi sıkıştırmayacak.
11:14b.ISA.011.014 Batıdaki Filistlilere saldırıp Hep birlikte doğudakilerin her şeyini yağmalayacaklar. Edom ve Moav halklarının topraklarına el koyacak, Ammonlulara boyun eğdirecekler.
11:15b.ISA.011.015 RAB Mısırın Süveyş Körfezini tümüyle kurutacak. Elinin bir sallayışıyla estireceği kavurucu rüzgarla Fıratı süpürüp yedi dereye bölecek. Öyle ki, insanlar ırmak yatağından çarıkla geçebilsin.
11:16b.ISA.011.016 RAB'bin Asur'da sağ kalan halkı için Bir çıkış yolu olacak; Tıpkı Mısır'dan çıktıkları gün İsrailliler'in de bir çıkış yolu olduğu gibi.
12
12:1b.ISA.012.001 İsrail halkı o gün, ‹‹Ya RAB, sana şükrederiz›› diyecek, ‹‹Bize öfkelenmiştin ama öfken dindi, Bizi avuttun.
12:2b.ISA.012.002 Tanrı kurtuluşumuzdur. Ona güvenecek, yılmayacağız. Çünkü RAB gücümüz ve ezgimizdir. O kurtardı bizi.››
12:3b.ISA.012.003 Kurtuluş pınarlarından sevinçle su alacaksınız.
12:4b.ISA.012.004 O gün diyeceksiniz ki, ‹‹RABbe şükredin, Onu adıyla çağırın, Halklara duyurun yaptıklarını, Adının yüce olduğunu duyurun!
12:5b.ISA.012.005 RABbe ezgiler söyleyin, Çünkü görkemli işler yaptı. Bütün dünya bilsin bunu.
12:6b.ISA.012.006 Ey Siyon halkı, sesini yükselt, sevinçle haykır! Çünkü aranızda bulunan İsrail'in Kutsalı büyüktür.››
13
13:1b.ISA.013.001 Amots oğlu Yeşayanın Babille ilgili bildirisi:
13:2b.ISA.013.002 Çıplak dağın tepesine sancak dikin! Savaşçıları yüksek sesle çağırıp El sallayın ki Soylulara ayrılan kapılardan içeri girsinler.
13:3b.ISA.013.003 RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.
13:4b.ISA.013.004 Dağlardaki kalabalığın gürültüsünü dinleyin! Büyük bir halkın sesini andırıyor. Bir araya gelmiş ulusların Ve krallıkların gümbürtüsünü dinleyin! Her Şeye Egemen RAB bir orduyu savaşa hazırlıyor.
13:5b.ISA.013.005 Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, Dünyanın öbür ucundan Bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.
13:6b.ISA.013.006 Feryat edin! Çünkü RABbin günü yakındır. Her Şeye Gücü Yetenin göndereceği yıkım gibi geliyor o gün.
13:7b.ISA.013.007 Bu yüzden ellerde derman kalmayacak, Her yürek eriyecek.
13:8b.ISA.013.008 Herkesi dehşet saracak, Hepsi acı ve ıstırap içinde boğulacak, Doğuran kadın gibi kıvranacak, Şaşkın şaşkın birbirlerine bakacaklar; Yüzleri kızaracak.
13:9b.ISA.013.009 İşte RABbin acımasız günü geliyor. Ülkeyi viraneye çevirip İçindeki günahkârları ortadan kaldıracağı Gazap ve kızgın öfke dolu gün geliyor.
13:10b.ISA.013.010 Gökteki yıldızlarla takımyıldızlar ışımayacak, Doğan güneş kararacak, ay ışığını vermez olacak.
13:11b.ISA.013.011 RAB diyor ki, ‹‹Kötülüğünden ötürü dünyayı, Suçlarından ötürü kötüleri cezalandıracağım. Kibirlilerin küstahlığını sona erdirecek, Zalimlerin gururunu kıracağım.
13:12b.ISA.013.012 İnsanı saf altından, Ofir altınından daha ender kılacağım.
13:13b.ISA.013.013 Ben, Her Şeye Egemen RAB, Gazaba geldiğim, öfkemin alevlendiği gün Gökleri titreteceğim, yer yerinden oynayacak.
13:14b.ISA.013.014 ‹‹Herkes kovalanan ceylan gibi, Çobansız koyunlar gibi halkına dönecek, Ülkesine kaçacak.
13:15b.ISA.013.015 Yakalananın bedeni delik deşik edilecek, Ele geçen kılıçtan geçirilecek.
13:16b.ISA.013.016 Yavruları gözleri önünde parçalanacak, Evleri yağmalanacak, Kadınlarının ırzına geçilecek.
13:17b.ISA.013.017 ‹‹Gümüşe değer vermeyen, Altını sevmeyen Medleri Onlara karşı harekete geçireceğim.
13:18b.ISA.013.018 Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.
13:19b.ISA.013.019 Ben Tanrı, Sodom ve Gomorayı nasıl yerle bir ettimse, Kildanilerin yüce gururu, Krallıkların en güzeli olan Babili de yerle bir edeceğim.
13:20b.ISA.013.020 Orada bir daha kimse yaşamayacak, Kuşaklar boyu kimse oturmayacak, Bedeviler çadır kurmayacak, Çobanlar sürülerini dinlendirmeyecek.
13:21b.ISA.013.021 Orası yabanıl hayvanlara barınak olacak, Evler çakallarla dolacak, Baykuşlar yuva yapacak, tekeler oynaşacak orada. (bkz. Lev.17:7).
13:22b.ISA.013.022 Kalelerinde sırtlanlar, Görkemli saraylarında çakallar uluyacak. Babil'in sonu yaklaştı, günleri uzatılmayacak.››
14
14:1b.ISA.014.001 Çünkü RAB Yakup soyuna acıyacak, İsrail halkını yine seçip Topraklarına yerleştirecek. Yabancılar da Yakup soyuna katılıp onlara bağlanacak.
14:2b.ISA.014.002 Uluslar İsrail halkını Kendi topraklarına götürecekler. İsrail halkı RABbin verdiği topraklarda onları Erkek ve kadın köle olarak sahiplenecek. Kendisini tutsak edenleri tutsak edecek, Kendisini ezenlere egemen olacak.
14:3b.ISA.014.003 RAB İsrail halkını acıdan, sıkıntıdan Ve yaptığı ağır işlerden kurtardığı gün
14:4b.ISA.014.004 Babil Kralını alaya alarak, ‹‹Halkı ezenin nasıl da sonu geldi!›› diyecekler, ‹‹Zorbalığı nasıl da sona erdi!››
14:5b.ISA.014.005 RAB kötülerin değneğini, Egemenlerin asasını kırdı.
14:6b.ISA.014.006 O asa ki, halklara gazapla vurdukça vurdu, Ulusları öfkeyle, dinmeyen zulümle yönetti.
14:7b.ISA.014.007 Bütün dünya esenlik ve barış içinde Sevinçle haykırıyor.
14:8b.ISA.014.008 Lübnanın çam ve sedir ağaçları bile Kralın yok oluşuna seviniyor. ‹‹Onun ölümünden beri kimse bizi kesmeye gelmiyor›› diyorlar.
14:9b.ISA.014.009 Toprağın altındaki ölüler diyarı Babil Kralını karşılamak için sabırsızlanıyor. Onun gelişi ölüleri, Dünyanın eski önderlerini heyecanlandırıyor; Ulusları yönetmiş kralları Tahtlarından ayağa kaldırıyor.
14:10b.ISA.014.010 Hepsi ona seslenip diyecekler ki, ‹‹Sen de bizim gibi gücünü yitirdin, Bize benzedin.››
14:11b.ISA.014.011 Görkemin de çenklerinin sesi de Ölüler diyarına indirildi. Altında kurtlar kaynaşacak, Üstünü kurtçuklar kaplayacak.
14:12b.ISA.014.012 Ey parlak yıldızfö, seherin oğlu, Göklerden nasıl da düştün! Ey ulusları ezip geçen, Nasıl da yere yıkıldın!
14:13b.ISA.014.013 İçinden, ‹‹Göklere çıkacağım›› dedin, ‹‹Tahtımı Tanrının yıldızlarından daha yükseğe koyacağım; İlahların toplandığı dağda, Safonun doruğunda oturacağım.
14:14b.ISA.014.014 Bulutların üstüne çıkacak, Kendimi Yüceler Yücesiyle eşit kılacağım.››
14:15b.ISA.014.015 Ancak ölüler diyarına, Ölüm çukurunun dibine İndirilmiş bulunuyorsun.
14:16b.ISA.014.016 Seni görenler bakıp bakıp şöyle düşünecekler: ‹‹Dünyayı sarsan, ülkeleri titreten, Yeryüzünü çöle çeviren, Kentleri yerle bir eden, Tutsakları evlerine salıvermeyen adam bu mu?››
14:18b.ISA.014.018 Ulusların bütün kralları tek tek, Görkemli mezarlarda yatıyor.
14:19b.ISA.014.019 Ama sen reddedilen bir dal gibi Mezarından dışarı atıldın; Bedenleri kılıçla delinip Ölüm çukurunun dibine atılmış ölülerle örtülüsün; Ayak altında çiğnenen leş gibisin.
14:20b.ISA.014.020 Ülkeni harap edip halkını katlettiğin için Başkaları gibi gömülmeyeceksin. Kötülük yapan soy bir daha anılmayacak.
14:21b.ISA.014.021 Atalarının suçundan ötürü Babil Kralının oğullarını boğazlamak için yer hazırlayın. Kalkıp dünyayı sahiplenmesinler, Yeryüzünü kentlerle doldurmasınlar.
14:22b.ISA.014.022 ‹‹Babil halkına karşı harekete geçeceğim›› Diyor Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Babilin adını, sağ kalanlarını, Oğullarını, torunlarını dünyadan sileceğim.›› Böyle diyor RAB.
14:23b.ISA.014.023 ‹‹Babili baykuş yuvasına, bataklığa çevirecek, Yıkım süpürgesiyle süpüreceğim›› Diyor Her Şeye Egemen RAB.
14:24b.ISA.014.024 Her Şeye Egemen RAB ant içerek şöyle dedi: ‹‹Düşündüğüm gibi olacak, Tasarladığım gibi gerçekleşecek.
14:25b.ISA.014.025 Asurluları kendi ülkemde ezecek, Dağlarımda çiğneyeceğim. Halkım Asurun boyunduruğundan, Omuzlarındaki yükten kurtulacak.
14:26b.ISA.014.026 İşte bütün dünya için belirlenen tasarı budur. Bütün uluslara karşı elim kalkmış durumda.
14:27b.ISA.014.027 Her Şeye Egemen RABbin tasarısını kim boşa çıkarabilir? Kalkmış durumdaki elini kim indirebilir?››
14:28b.ISA.014.028 Kral Ahazın öldüğü yıl gelen bildiri:
14:29b.ISA.014.029 Ey Filistliler, sizi döven değnek kırıldı diye sevinmeyin. Çünkü yılanın kökünden engerek türeyecek, Onun ürünü uçan yılan olacak.
14:30b.ISA.014.030 Yoksulların en yoksulu doyacak, Düşkünler güvenlikte yatacak. Ama sizin kökünüzü kıtlıkla kurutacağım, Sağ kalanlarınız da ölecek.
14:31b.ISA.014.031 Ulumaya başla ey kapı! Ey kent, feryat et! Ey Filistliler, eridiniz baştan başa. Kuzeyden toz duman yükseliyor, Düşman askerleri sıra sıra geliyor.
14:32b.ISA.014.032 O ulusun elçilerine ne yanıt verilecek? ‹‹RAB Siyon'un temelini attı, Halkının düşkünleri oraya sığınacak›› denecek.
15
15:1b.ISA.015.001 Moavla ilgili bildiri: Moavın Ar Kenti bir gecede viraneye döndü, yok oldu, Moavın Kîr Kenti bir gecede viraneye döndü, yok oldu.
15:2b.ISA.015.002 Bu yüzden Divon halkı ağlamak için tapınağa, Tapınma yerlerine çıktı. Moav halkı, Nevo ve Medeva için feryat ediyor. İnsanlar saçlarını sakallarını kesiyor.
15:3b.ISA.015.003 Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.
15:4b.ISA.015.004 Heşbon ve Elalenin haykırışları Yahasa ulaşıyor. Moav askerleri bu yüzden feryat ediyor, Yürekleri korku içinde.
15:5b.ISA.015.005 Yüreğim sızlıyor Moav için. Kaçanlar Soara, Eglat-Şelişiyaya ulaştı, Ağlaya ağlaya çıkıyorlar Luhit Yokuşundan, Horonayim yolunda yıkımlarına ağıt yakıyorlar.
15:6b.ISA.015.006 Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.
15:7b.ISA.015.007 Bu yüzden halk kazanıp biriktirdiği ne varsa, Kavak Vadisi üzerinden taşıyacak.
15:8b.ISA.015.008 Haykırışları Moav topraklarında yankılanıyor, Feryatları Eglayime, Beer-Elime dek ulaştı.
15:9b.ISA.015.009 Çünkü Dimon suları kan dolu, Ama başına daha beterini getireceğim. Moav'dan kaçıp kurtulanların, Ülkede sağ kalanların üzerine aslan salacağım.
16
16:1b.ISA.016.001 Seladan çöl yoluyla Siyon Kentinin kurulduğu dağa, Ülkenin hükümdarına kuzular gönderin.
16:2b.ISA.016.002 Moavlı kızlar yuvalarından atılmış, Öteye beriye uçuşan kuşlar gibi Arnon Irmağının geçitlerinde dolaşıyor.
16:3b.ISA.016.003 ‹‹Bize öğüt ver, bir karar al, Öğle sıcağında gece gibi gölge sal üstümüze. Kovulanları sakla, kaçakları ele verme›› diyorlar.
16:4b.ISA.016.004 ‹‹Kovulanlarım seninle birlikte yaşasın. Kırıp geçirenlere karşı Biz Moavlılara sığınak ol.›› Baskı ve yıkım son bulduğunda, Ülkeyi çiğneyenler yok olduğunda, Sevgiye dayanan bir yönetim kurulacak,
16:5b.ISA.016.005 Davut soyundan biri sadakatle krallık yapacak. Yargılarken adaleti arayacak, Doğru olanı yapmakta tez davranacak.
16:6b.ISA.016.006 Moavın ne denli gururlanıp büyüklendiğini, Kendini ne denli beğendiğini, Kibirlenip küstahlaştığını duyduk. Övünmesi boşunadır.
16:7b.ISA.016.007 Bu yüzden Moavlılar Moav için feryat edecek, Hepsi feryat edecek. Kîr-Heresetin üzüm pestillerini Anımsayıp üzülecek, yas tutacaklar.
16:8b.ISA.016.008 Çünkü Heşbonun tarlaları, Sivmanın asmaları kurudu. Ulusların beyleri onların seçkin dallarını kırdılar. O dallar ki, Yazere erişir, çöle uzanırdı, Filizleri yayılır, gölü aşardı.
16:9b.ISA.016.009 Bu yüzden Yazer için, Sivmanın asmaları için acı acı ağlıyorum. Sizleri gözyaşlarımla sulayacağım, Ey Heşbon ve Elale! Çünkü savaş çığlıkları yaz meyvelerinizin, Biçtiğiniz ekinin üzerine düştü.
16:10b.ISA.016.010 Meyve bahçelerindeki sevinç ve neşe yok oldu. Bağlarda ne şarkı söyleyen olacak, Ne sevinç çığlığı atan. Üzüm sıkma çukurlarında çalışan kalmayacak, Sevinç çığlıklarını susturdum.
16:11b.ISA.016.011 Yüreğim bir lir gibi inliyor Moav için, Kîr-Hereset için içim sızlıyor.
16:12b.ISA.016.012 Moav halkı tapınma yerine çıkarak kendini yoruyor, Dua etmek için tapınağa gidiyor, ama hepsi boşuna!
16:13b.ISA.016.013 RABbin Moav için geçmişte söylediği budur.
16:14b.ISA.016.014 RAB şimdi diyor ki, ‹‹Moav'ın övündükleri de kalabalık halkı da tam üç yıl sonra rezil olacak. Sağ kalan çok az sayıda kişiyse güçsüz olacak.››
17
17:1b.ISA.017.001 Şamla ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek.
17:2b.ISA.017.002 Aroer kentleri terk edilecek, Hayvan sürüleri orada yatacak, Onları ürküten olmayacak.
17:3b.ISA.017.003 Efrayimde surlu kent kalmayacak, Şamın egemenliği yok olacak. Sağ kalan Aramlıların onuru İsrailin onuru gibi kırılacak. Her Şeye Egemen RAB böyle diyor.
17:4b.ISA.017.004 O gün Yakup soyunun görkemi sönecek, Hepsi bir deri bir kemik kalacak.
17:5b.ISA.017.005 İsrail, ekinin elle biçilip Başakların devşirildiği bir tarla, Refaim Vadisinde hasattan sonra Başakların toplandığı bir tarla gibi olacak.
17:6b.ISA.017.006 Çok az kişi kurtulacak. Artakalanların sayısı, dövüldükten sonra tepesinde iki üç, Dal uçlarında dört beş zeytin tanesi kalan Zeytin ağacı gibi olacak. İsrailin Tanrısı RAB böyle diyor.
17:7b.ISA.017.007 O gün insanlar kendilerini yaratana bakacaklar, gözleri İsrailin Kutsalını görecek.
17:8b.ISA.017.008 Elleriyle yaptıkları sunaklara, parmaklarıyla biçim verdikleri Aşera putlarına, buhur sunaklarına bakmayacaklar.
17:9b.ISA.017.009 O gün İsrailin güçlü kentleri İsraillilerden kaçan Amorlularla Hivlilerin Terk ettiği kentler gibi ıssız olacak. ‹‹Orman ve dağ başı››.
17:10b.ISA.017.010 Çünkü, ey İsrail, seni kurtaran Tanrıyı unuttun, Sığındığın Kayayı anmaz oldun. Bunun yerine, güzel fidanlar, ithal asmalar dikiyorsun. başka ulusların putları ya da başka uluslarla yapılan antlaşmalar kastediliyor.
17:11b.ISA.017.011 Onlar diktiğin gün filizlenip Ertesi sabah tomurcuklanabilir. Ama hastalık ve dinmez acı gününde meyve vermeyecekler.
17:12b.ISA.017.012 Eyvah, çok sayıda ulus kükrüyor, Azgın deniz gibi gürlüyorlar. Halklar güçlü sular gibi çağlıyor.
17:13b.ISA.017.013 Halklar kabaran sular gibi çağlayabilir, Ama Tanrı onları azarlayınca uzaklara kaçacaklar. Rüzgarın önünde dağdaki saman ufağı gibi, Kasırganın önünde diken yumağı gibi savrulacaklar.
17:14b.ISA.017.014 Akşam dehşet saçıyorlardı, Sabah olmadan yok olup gittiler. Bizi yağmalayanların, bizi soyanların sonu budur.
18
18:1b.ISA.018.001 Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!
18:2b.ISA.018.002 O ülke ki, elçilerini Sazdan kayıklarla Nil sularından gönderir. Ey ayağına tez ulaklar, Irmakların böldüğü ülkeye, Her yana korku saçan halka, Güçlü ve ezici ulusa, O uzun boylu, pürüzsüz tenli ulusa gidin!
18:3b.ISA.018.003 Ey sizler, dünyada yaşayan herkes, Yeryüzünün ahalisi! Sancak dağların tepesine dikilince dikkat edin. Boru çalınınca dinleyin.
18:4b.ISA.018.004 Çünkü RAB bana şöyle dedi: ‹‹Gün ışığında duru sıcaklık gibi, Hasat döneminin sıcaklığındaki Çiy bulutu gibi durgun olacak Ve bulunduğum yerden seyredeceğim.››
18:5b.ISA.018.005 Bağbozumundan önce çiçekler düşüp Üzümler olgunlaşmaya yüz tutunca, Asmanın dalları bıçakla kesilecek, Çubukları koparılıp atılacak.
18:6b.ISA.018.006 Hepsi dağın yırtıcı kuşlarına, Yerin yabanıl hayvanlarına terk edilecek. Yazın yırtıcı kuşlara, Kışın yabanıl hayvanlara yem olacaklar.
18:7b.ISA.018.007 O zaman ırmakların böldüğü ülke, Her yana korku saçan güçlü ve ezici halk, O uzun boylu, pürüzsüz tenli ulus, Her Şeye Egemen RAB'be armağanlar getirecek. Her Şeye Egemen RAB'bin adını koyduğu Siyon Dağı'na getirecekler armağanlarını.
19
19:1b.ISA.019.001 Mısırla ilgili bildiri: İşte RAB hızla yol alan buluta binmiş Mısıra geliyor! Mısır putları Onun önünde titriyor, Mısırlıların yüreği hopluyor.
19:2b.ISA.019.002 RAB diyor ki, ‹‹Mısırlıları Mısırlılara karşı ayaklandıracağım; Kardeş kardeşe, komşu komşuya, kent kente, Ülke ülkeye karşı savaşacak.
19:3b.ISA.019.003 Mısırlıların cesareti tükenecek, Tasarılarını boşa çıkaracağım. Yardım için putlara, ölülerin ruhlarına, Medyumlarla ruh çağıranlara danışacaklar.
19:4b.ISA.019.004 Mısırlıları acımasız bir efendiye teslim edeceğim, Katı yürekli bir kral onlara egemen olacak.›› Rab, Her Şeye Egemen RAB böyle diyor.
19:5b.ISA.019.005 Nilin suları çekilecek, Kuruyup çatlayacak yatağı.
19:6b.ISA.019.006 Su kanalları kokacak, Kuruyacak ırmağın kolları, Kamışlarla sazlar solacak.
19:7b.ISA.019.007 Nil kıyısında, ırmağın ağzındaki sazlar, Nil boyunca ekili tarlalar kuruyacak, Savrulup yok olacak.
19:8b.ISA.019.008 Balıkçılar yas tutacak, Nile olta atanların hepsi ağlayacak, Suyun yüzüne ağ atanlar perişan olacak.
19:9b.ISA.019.009 Taranmış keten işleyenler, Beyaz bez dokuyanlar umutsuzluğa kapılacak.
19:10b.ISA.019.010 Dokumacılar bunalacak, Ücretliler sıkıntıya düşecek.
19:11b.ISA.019.011 Soanfş Kentinin önderleri ne kadar akılsız! Firavunun bilge danışmanları Saçma sapan öğütler veriyorlar. Nasıl olur da firavuna, ‹‹Biz bilgelerin oğulları, Eski zaman krallarının torunlarıyız›› diyorlar?
19:12b.ISA.019.012 Ey firavun, hani nerede senin bilgelerin? Her Şeye Egemen RAB Mısıra karşı neler tasarladı, Bildirsinler bakalım sana eğer biliyorlarsa.
19:13b.ISA.019.013 Soan Kentinin önderleri aptal olup çıktılar, Nof önderleri aldandılar, Mısır oymaklarının ileri gelenleri Mısırı saptırdılar.
19:14b.ISA.019.014 RAB onların aklını karıştırdı; Kendi kusmuğu içinde yalpalayan sarhoş nasılsa, Mısırı da her alanda saptırdılar.
19:15b.ISA.019.015 Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.
19:16b.ISA.019.016 O gün Mısırlılar kadın gibi olacaklar; Her Şeye Egemen RABbin kendilerine karşı kalkan elinin önünde titreyip dehşete kapılacaklar.
19:17b.ISA.019.017 Yahuda Mısırı dehşete düşürecek. Yahuda dendi mi, Her Şeye Egemen RABbin Mısıra karşı tasarladıklarını anımsayan herkes dehşete kapılacak.
19:18b.ISA.019.018 O gün Mısırda Kenan dilini konuşan beş kent olacak. Bu kentler Her Şeye Egemen RABbe bağlılık andı içecekler; içlerinden biri ‹Yıkım Kenti› diye adlandırılacak. Heliopolis anlamına gelebilir.
19:19b.ISA.019.019 O gün Mısırın ortasında RAB için bir sunak, sınırında da bir sütun dikilecek.
19:20b.ISA.019.020 Her Şeye Egemen RAB için Mısırda bir belirti ve tanık olacak bu. Halk kendine baskı yapanlardan ötürü RABbe yakarınca, RAB onları savunacak bir kurtarıcı gönderip özgür kılacak.
19:21b.ISA.019.021 RAB kendini Mısırlılara tanıtacak, onlar da o gün RABbi tanıyacak, kurbanlarla, sunularla Ona tapınacaklar. RABbe adak adayacak ve adaklarını yerine getirecekler.
19:22b.ISA.019.022 RAB Mısırlıları hastalıkla alabildiğine cezalandıracak, sonra iyileştirecek. RABbe yönelip yakaracaklar. RAB de onları iyileştirecek.
19:23b.ISA.019.023 O gün Mısırla Asur arasında bir yol olacak. Asurlu Mısıra, Mısırlı Asura gidip gelecek. Mısırlılarla Asurlular birlikte tapınacaklar.
19:24b.ISA.019.024 O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.
19:25b.ISA.019.025 Her Şeye Egemen RAB, ‹‹Halkım Mısır, ellerimin işi Asur ve mirasım İsrail kutsansın›› diyerek dünyayı kutsayacak.
20
20:1b.ISA.020.001 Asur ordusunun başkomutanı, Asur Kralı Sargonun buyruğuyla gelerek Aşdota saldırıp kenti ele geçirdiği yıl RAB Amots oğlu Yeşaya aracılığıyla şöyle dedi: ‹‹Git, belindeki çulu çöz, ayağındaki çarığı çıkar.›› Yeşaya denileni yaptı, çıplak ve yalınayak dolaşmaya başladı.
20:3b.ISA.020.003 RAB dedi ki, ‹‹Mısıra ve Kûşa belirti ve ibret olsun diye kulum Yeşaya nasıl üç yıl çıplak ve yalınayak dolaştıysa,
20:4b.ISA.020.004 Asur Kralı da Mısıra utanç olsun diye Mısırlı tutsaklarla Kûşlu sürgünleri genç yaşlı demeden, çıplak ve yalınayak, mahrem yerleri açık yürütecek.
20:5b.ISA.020.005 Kûşa bel bağlayan, Mısırla övünen halk hüsrana uğrayacak, utanç içinde kalacak.
20:6b.ISA.020.006 Bu kıyı bölgesinde yaşayanlar o gün, ‹‹Asur Kralı'nın elinden kurtulmak için yardımına sığındığımız, bel bağladığımız ulusların başına gelene bakın!›› diyecekler, ‹‹Biz nasıl kurtulacağız?››
21
21:1b.ISA.021.001 Deniz kıyısındaki çölle ilgili bildiri: Negevden fırtınalar nasıl üst üste gelirse, Çölden, korkunç ülkeden bir istilacı öyle geliyor.
21:2b.ISA.021.002 Korkunç bir görüm gördüm: Hain hainlik etmede, Harap eden harap etmede. Ey Elam, saldır! Ey Meday, onu kuşat! Onun neden olduğu iniltileri sona erdireceğim.
21:3b.ISA.021.003 Gördüklerimden ötürü belime ağrı saplandı, Doğuran kadının ağrıları gibi ağrılar tuttu beni. Duyduklarımdan sarsıldım, Gördüklerimden dehşete düştüm.
21:4b.ISA.021.004 Şaşkınım, titremeler sardı beni. Özlediğim alaca karanlık bana korku veriyor artık.
21:5b.ISA.021.005 Gördüğüm görümde sofrayı hazırlıyor, Halıları seriyor, yiyip içiyorlar. Kalkın, ey önderler, kalkanları yağlayın!
21:6b.ISA.021.006 Rab bana dedi ki, ‹‹Git, bir gözcü dik, gördüğünü bildirsin.
21:7b.ISA.021.007 Savaş arabalarının, Atlara, eşeklere, develere binmiş insanların Çifter çifter geldiğini görünce dikkat kesilsin.››
21:8b.ISA.021.008 Gözcüfü, ‹‹Ey efendim, Her gün aralıksız gözcü kulesinde duruyor, Her gece yerimde nöbet tutuyorum›› diye bağırdı,
21:9b.ISA.021.009 ‹‹Bak, savaş arabalarıyla atlılar Çifter çifter geliyor!›› Sonra, ‹‹Yıkıldı, Babil yıkıldı!›› diye haber verdi, ‹‹Taptıkları bütün putlar yere çalınıp parçalandı!››
21:10b.ISA.021.010 Ey halkım, harman yerinde Buğday gibi dövülmüş olan halkım! Her Şeye Egemen RABden, İsrailin Tanrısından duyduklarımı Size bildirdim.
21:11b.ISA.021.011 Duma ile ilgili bildiri: Arabistanda bir yer olduğu sanılıyor. ‹‹Sessizlik›› anlamına gelir. ‹‹Edom›› sözcüğünü çağrıştırıyor. Biri Seirden bana sesleniyor: ‹‹Ey gözcü, geceden geriye ne kaldı? Geceden geriye ne kaldı?››
21:12b.ISA.021.012 Yanıtım şöyle: ‹‹Sabah olmak üzere, Ama yine gece olacak. Soracaksanız sorun, yine gelin.››
21:13b.ISA.021.013 Arabistanla ilgili bildiri: Arabistan çalılıklarında geceleyeceksiniz, Ey Dedan kervanları!
21:14b.ISA.021.014 Ey Temada oturanlar, Su getirin, susamışları karşılayın, Kaçıp kurtulana ekmek verin.
21:15b.ISA.021.015 Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.
21:16b.ISA.021.016 Rab bana şöyle dedi: ‹‹Kedarın bütün övüncü tam bir yıl sonra sona erecek.
21:17b.ISA.021.017 Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.
22
22:1b.ISA.022.001 Görüm Vadisiyle ilgili bildiri: Gürültü patırtı içinde eğlenen kent halkı, Ne oldu size, neden hepiniz damlara çıktınız? Ölenleriniz ne kılıçtan geçirildi, Ne de savaşta öldü.
22:3b.ISA.022.003 Önderleriniz hep birlikte kaçtılar, Yaylarını kullanmadan tutsak alındılar. Uzağa kaçtığınız halde ele geçenlerin hepsi tutsak edildi.
22:4b.ISA.022.004 Bunun için dedim ki, ‹‹Beni yalnız bırakın, acı acı ağlayayım. Halkımın uğradığı yıkımdan ötürü Beni avutmaya kalkmayın.››
22:5b.ISA.022.005 Çünkü Rabbin, Her Şeye Egemen RABbin Görüm Vadisinde kargaşa, bozgun Ve dehşet saçacağı gün, Duvarların yıkılacağı, Dağlara feryat edileceği gün geliyor.
22:6b.ISA.022.006 Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.
22:7b.ISA.022.007 Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi.
22:8b.ISA.022.008 RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.
22:9b.ISA.022.009 Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,
22:10b.ISA.022.010 Yeruşalimdeki evleri saydınız, Surları onarmak için evleri yıktınız.
22:11b.ISA.022.011 Eski Havuzun suları için İki surun arasında bir depo yaptınız. Ama bunu çok önceden tasarlayıp Gerçekleştirmiş olan Tanrıya güvenmediniz, Onu umursamadınız.
22:12b.ISA.022.012 Rab, Her Şeye Egemen RAB O gün sizi ağlayıp yas tutmaya, Saçlarınızı kesip çul kuşanmaya çağırdı.
22:13b.ISA.022.013 Oysa siz keyif çatıp eğlendiniz, ‹‹Yiyelim içelim, nasıl olsa yarın öleceğiz›› diyerek Sığır, koyun kestiniz, Et yiyip şarap içtiniz.
22:14b.ISA.022.014 Her Şeye Egemen RAB bana, ‹‹Siz ölene dek bu suçunuz bağışlanmayacak›› diye seslendi. Rab, Her Şeye Egemen RAB böyle diyor.
22:15b.ISA.022.015 Rab, Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹‹Haydi, o kâhyaya, Sarayın sorumlusu Şevnaya git ve de ki,
22:16b.ISA.022.016 ‹Burada ne işin var? Kimin var ki, kendine burada mezar kazdın, Yüksekte kendine mezar, kayada konut oydun?
22:17b.ISA.022.017 Ey güçlü kişi, RAB seni tuttuğu gibi şiddetle savuracak.
22:18b.ISA.022.018 Top gibi evirip çevirip Geniş bir ülkeye fırlatacak. Orada öleceksin, Gurur duyduğun arabaların orada kalacak. Efendinin evi için utanç nedenisin!
22:19b.ISA.022.019 Seni görevden alacak, Makamından alaşağı edeceğim.
22:20b.ISA.022.020 ‹‹ ‹O gün Hilkiya oğlu kulum Elyakimi çağırıp
22:21b.ISA.022.021 Senin cüppeni ona giydireceğim. Senin kuşağınla onu güçlendirip Yetkini ona vereceğim. Yeruşalimde yaşayanlara Ve Yahuda halkına o babalık yapacak.
22:22b.ISA.022.022 Davutun evinin anahtarını ona teslim edeceğim. Açtığını kimse kapayamayacak, Kapadığını kimse açamayacak.
22:23b.ISA.022.023 Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.
22:24b.ISA.022.024 Ailenin ağırlığı -soyundan türeyen herkes- Taslardan kâselere kadar her küçük kap ona asılacak.› ››
22:25b.ISA.022.025 Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹‹O gün sağlam yere çakılmış kazık yerinden çıkacak, kırılıp düşecek, ona asılan yük de yok olacak.›› Çünkü RAB böyle diyor.
23
23:1b.ISA.023.001 Sur Kentiyle ilgili bildiri: Ey ticaret gemileri, feryat edin! Çünkü Sur Kenti evleriyle, Limanlarıyla birlikte yok oldu. Kittimden size haber geldi.
23:2b.ISA.023.002 Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!
23:3b.ISA.023.003 Şihorun tahılı, Nilin ürünü Denizleri aşar, Sura gelir sağlardı. Ulusların kârı ona akardı.
23:4b.ISA.023.004 Utan, ey Sayda, ey deniz kıyısındaki kale! Çünkü deniz sana sesleniyor: ‹‹Ne doğum ağrısı çektim, ne de doğurdum. Ne delikanlılar büyüttüm, ne de kızlar.››
23:5b.ISA.023.005 Surun haberi Mısıra ulaşınca, Yüreği burkulacak insanların.
23:6b.ISA.023.006 Tarşişe geçin, ey kıyıda oturanlar, Feryat edin.
23:7b.ISA.023.007 Uzak ülkeleri yurt edinmiş, Eğlenceye düşkün halkınız, Eski, tarihsel kentiniz bu mu?
23:8b.ISA.023.008 Taçlar giydiren Sura karşı bu işi kim tasarladı? O kent ki, tüccarları prenslerdi, İş adamları dünyanın saygın kişileriydi.
23:9b.ISA.023.009 Görkeminin sonucu olan gururunu kırmak, Dünyaca ünlü bütün saygın kişilerini alçaltmak için Her Şeye Egemen RAB tasarladı bunu.
23:10b.ISA.023.010 Kendi topraklarını Nil gibi basıp geç, Ey Tarşiş kızı, artık engel yok.
23:11b.ISA.023.011 RAB denizin üzerine elini uzatıp ülkeleri titretti, Kenan kalelerinin yıkılmasını buyurdu.
23:12b.ISA.023.012 ‹‹Eğlencen sona erdi, ey Sayda, erden kız!›› dedi, ‹‹Kirletildin. Kalk, Kittime geç, Orada bile rahat yüzü görmeyeceksin.››
23:13b.ISA.023.013 Kildan ülkesine bak! O halk yok artık. Asurlular onların ülkesini yabanıl hayvanlara verdi, Kuşatma kuleleri diktiler, saraylarını soydular, Ülkeyi viraneye çevirdiler.
23:14b.ISA.023.014 Feryat edin, ey ticaret gemileri! Çünkü sığınağınız harap oldu.
23:15b.ISA.023.015 Bundan sonra Sur Kenti yetmiş yıl, bir kralın ömrü süresince unutulacak. Yetmiş yıl bitince, fahişe için bestelenen türküdeki gibi Sura şöyle denecek:
23:16b.ISA.023.016 ‹‹Bir lir al, dolaş kenti, Ey sen, unutulmuş fahişe! Güzel çal seni anımsamaları için, Türkü üstüne türkü söyle.››
23:17b.ISA.023.017 Yetmiş yıl geçince RAB Surla ilgilenecek, ama Sur para için yine fahişeliğe dönecek. Dünyanın bütün krallıklarıyla fahişelik edecek.
23:18b.ISA.023.018 Kentin ticaretten ve fuhuştan kazandıkları RAB'be adanacak. Bunlar biriktirilmeyecek, hazineye konmayacak. Ticaretten kazandıklarını doyuncaya dek yesinler, güzel güzel giyinsinler diye RAB'bin önünde yaşayanlara verilecek.
24
24:1b.ISA.024.001 İşte RAB yeryüzünü harap edip viraneye çevirecek, Yeryüzünü altüst edecek, Üzerinde yaşayanları darmadağın edecek.
24:2b.ISA.024.002 Ayrım yapılmayacak; Ne halkla kâhin arasında, Ne köleyle efendi arasında, Ne hizmetçiyle hanım arasında, Ne alıcıyla satıcı arasında, Ne ödünç alanla ödünç veren arasında, Ne faizciyle borç alan arasında.
24:3b.ISA.024.003 Dünya tümüyle yağmalanıp viraneye çevrilecek. RAB böyle söyledi.
24:4b.ISA.024.004 Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.
24:5b.ISA.024.005 Dünyada yaşayanlar onu kirletti. Çünkü Tanrının yasalarını çiğnediler, Kurallarını ayaklar altına aldılar, Ebedi antlaşmayı bozdular.
24:6b.ISA.024.006 Bu yüzden lanet dünyayı yiyip bitirdi, Orada yaşayanlar suçlarının cezasını çekiyorlar. Yaşayanlar bu nedenle yanıyor, pek azı kurtulacak.
24:7b.ISA.024.007 Yeni şarabın sonu geldi, Asmalar soldu, Bir zamanlar sevinçli olanların hepsi inliyor.
24:8b.ISA.024.008 Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.
24:9b.ISA.024.009 Ezgi eşliğinde şarap içilmiyor artık, İçkinin tadı içene acı geliyor.
24:10b.ISA.024.010 Yıkılan kent perişan durumda, Kimse girmesin diye her evin girişi kapandı.
24:11b.ISA.024.011 İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.
24:12b.ISA.024.012 Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.
24:13b.ISA.024.013 Çünkü zeytinler dökülsün diye dövülen ağaç nasılsa, Bağbozumundan artakalan üzümler nasılsa, Dünyadaki bütün uluslar da öyle olacak.
24:14b.ISA.024.014 Sağ kalanlar seslerini yükseltip Sevinç çığlıkları atacak, Batıda yaşayanlar RABbin büyüklüğü karşısında Hayranlıkla bağıracak.
24:15b.ISA.024.015 Onun için, doğuda yaşayanlar RABbi yüceltin, Deniz kıyısındakiler, İsrailin Tanrısı RABbin adını yüceltin.
24:16b.ISA.024.016 Dünyanın en uzak köşelerinden ezgiler işitiyoruz: ‹‹Doğru Olana övgüler olsun!›› Ama ben, ‹‹Bittim, bittim! Vay halime!›› dedim, ‹‹Hainler hainliklerini sürdürüyor. Evet, hainler sürekli hainlik ediyorlar.››
24:17b.ISA.024.017 Ey dünyada yaşayanlar, Önünüzde dehşet, çukur ve tuzak var.
24:18b.ISA.024.018 Dehşet haberinden kaçan çukura düşecek, Çukurdan çıkan tuzağa yakalanacak. Göklerin kapakları açılacak, Dünyanın temelleri sarsılacak.
24:19b.ISA.024.019 Yeryüzü büsbütün çatlayıp yarılacak, Sarsıldıkça sarsılacak.
24:20b.ISA.024.020 Dünya sarhoş gibi yalpalayacak, Bir kulübe gibi sallanacak, İsyanlarının ağırlığı altında çökecek Ve bir daha kalkamayacak.
24:21b.ISA.024.021 O gün RAB yukarıda, gökteki güçleri Ve aşağıda, yeryüzündeki kralları cezalandıracak.
24:22b.ISA.024.022 Zindana tıkılan tutsaklar gibi Cezaevine kapatılacak Ve uzun süre sonra cezalandırılacaklar.
24:23b.ISA.024.023 Ayın yüzü kızaracak, güneş utanacak. Çünkü Her Şeye Egemen RAB Siyon Dağı'nda, Yeruşalim'de krallık edecek. Halkın ileri gelenleri O'nun yüceliğini görecek.
25
25:1b.ISA.025.001 Ya RAB, sensin benim Tanrım, Seni yüceltir, adını överim. Çünkü sen eskiden beri tasarladığın harikaları Tam bir sadakatle gerçekleştirdin.
25:2b.ISA.025.002 Kenti bir taş yığınına, Surlu kenti viraneye çevirdin. Yabancıların kalesiydi, kent olmaktan çıktı. Bir daha da onarılmayacak.
25:3b.ISA.025.003 Bundan ötürü güçlü uluslar seni onurlandıracak, Acımasız ulusların kentleri senden korkacak.
25:4b.ISA.025.004 Çünkü onların öfkesi Duvara çarpan sağanak gibi yükselince, Sen yoksulun, sıkıntı içindeki düşkünün kalesi, Sağanağa karşı sığınak, Sıcağa karşı gölgelik oldun.
25:5b.ISA.025.005 Yabancıların gürültüsünü çöl sıcağı gibi bastırırsın. Bulutun gölgesi sıcağı nasıl kırarsa, Bu acımasız adamların türküsü de öyle diniyor.
25:6b.ISA.025.006 Her Şeye Egemen RAB bu dağda Bütün uluslara yağlı yemeklerin Ve dinlendirilmiş seçkin şarapların sunulduğu Zengin bir şölen verecek.
25:7b.ISA.025.007 Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.
25:8b.ISA.025.008 Ölümü sonsuza dek yutacak. Egemen RAB bütün yüzlerden gözyaşlarını silecek. Halkının utancını bütün yeryüzünden kaldıracak. Çünkü RAB böyle diyor.
25:9b.ISA.025.009 O gün diyecekler ki, ‹‹İşte Tanrımız budur; Ona umut bağlamıştık, bizi kurtardı, RAB Odur, Ona umut bağlamıştık, Onun kurtarışıyla sevinip coşalım.››
25:10b.ISA.025.010 RABbin eli bu dağın üzerinde kalacak, Ama Moav gübre çukurundaki saman gibi Kendi yerinde çiğnenecek.
25:11b.ISA.025.011 Oracıkta yüzmek isteyen biri gibi ellerini uzatacak, Ama kurnazlığına karşın RAB onun gururunu kıracak.
25:12b.ISA.025.012 RAB surlarındaki yüksek burçları Devirip yıkacak, yerle bir edecek.
26
26:1b.ISA.026.001 O gün Yahudada şu ilahi söylenecek: Güçlü bir kentimiz var. Çünkü Tanrının kurtarışı Kente sur ve duvar gibidir.
26:2b.ISA.026.002 Açın kentin kapılarını, Sadık kalan doğru ulus içeri girsin.
26:3b.ISA.026.003 Sana güvendiği için Düşüncelerinde sarsılmaz olanı Tam bir esenlik içinde korursun.
26:4b.ISA.026.004 RABbe sonsuza dek güvenin, Çünkü RAB, evet RAB sonsuza dek kalıcı kayadır.
26:5b.ISA.026.005 Yüksekte oturanı alçaltır, Yüce kenti yıkar, Yerle bir eder.
26:6b.ISA.026.006 O kent ayak altında, Mazlumların ayakları, Yoksulların adımları altında çiğnenecek.
26:7b.ISA.026.007 Doğru adamın yolu düzdür, Ey Dürüst Olan, doğru adamın yolunu sen düzlersin.
26:8b.ISA.026.008 Evet, ya RAB, ilkelerinin çizdiği yolda sana umut bağladık, Adın ve ünündür yüreğimizin dileği,
26:9b.ISA.026.009 Geceleri canım sana susar, Evet, içimde ruhum seni özler; Çünkü senin ilkelerin yeryüzünde oldukça, Orada oturanlar doğruluğu öğrenir.
26:10b.ISA.026.010 Kötüler lütfedilse bile doğruluğu öğrenmez. Dürüstlüğün egemen olduğu diyarda haksızlık eder, RABbin büyüklüğünü görmezler.
26:11b.ISA.026.011 Ya RAB, elin yükseldi, ama görmüyorlar, Halkın için gösterdiğin gayreti görüp utansınlar. Evet, düşmanların için yaktığın ateş onları yiyip bitirecek.
26:12b.ISA.026.012 Ya RAB, bizi esenliğe çıkaracak sensin, Çünkü ne yaptıysak hepsi senin başarındır.
26:13b.ISA.026.013 Ey Tanrımız RAB, senden başka efendiler bizi yönetti, Ama yalnız sana, senin adına yakaracağız.
26:14b.ISA.026.014 O efendiler öldü, artık yaşamıyorlar, Dirilmeyecek onlar. Çünkü onları cezalandırıp yok ettin, Anılmalarına son verdin.
26:15b.ISA.026.015 Ulusu çoğalttın, ya RAB, Evet, ulusu çoğalttın ve yüceltildin. Her yönde ülkenin sınırlarını genişlettin.
26:16b.ISA.026.016 Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.
26:17b.ISA.026.017 Doğum vakti yaklaşan gebe kadın Çektiği sancıdan ötürü nasıl kıvranır, feryat ederse, Senin önünde biz de öyle olduk, ya RAB.
26:18b.ISA.026.018 Gebe kaldık, kıvrandık, Rüzgardan başka bir şey doğurmadık sanki. Ne dünyaya kurtuluş sağlayabildik, Ne de dünyada yaşayanları yaşama kavuşturabildik.
26:19b.ISA.026.019 Ama senin ölülerin yaşayacak, Bedenleri dirilecek. Ey sizler, toprak altında yatanlar, Uyanın, ezgiler söyleyin. Çünkü senin çiyin sabah çiyine benzer, Toprak ölülerini yaşama kavuşturacak.
26:20b.ISA.026.020 Haydi halkım, iç odalarınıza girip Ardınızdan kapılarınızı kapatın, RABbin öfkesi geçene dek kısa süre gizlenin.
26:21b.ISA.026.021 Çünkü dünyada yaşayanları Suçlarından ötürü cezalandırmak için RAB bulunduğu yerden geliyor. Dünya üzerine dökülen kanı açığa vuracak, Öldürülenleri artık saklamayacak.
27
27:1b.ISA.027.001 O gün RAB Livyatanı, o kaçan yılanı, Evet Livyatanı, o kıvrıla kıvrıla giden yılanı Acımasız, kocaman, güçlü kılıcıyla cezalandıracak, Denizdeki canavarı öldürecek.
27:2b.ISA.027.002 O gün RAB, ‹‹Sevdiğim bağ için ezgiler söyleyin›› diyecek,
27:3b.ISA.027.003 ‹‹Ben RAB, bağın koruyucusuyum, Onu sürekli sularım. Kimse zarar vermesin diye Gece gündüz beklerim.
27:4b.ISA.027.004 Kızgın değilim. Keşke karşıma dikenli çalılar çıksa! Onların üzerine yürür, Tümünü ateşe verirdim.
27:5b.ISA.027.005 Ya da koruyuculuğuma sarılsınlar, Barışsınlar benimle, Evet, benimle barışsınlar.››
27:6b.ISA.027.006 Yakup soyu gelecekte kök salacak, İsrail filizlenip çiçeklenecek, Yeryüzünü meyvesiyle dolduracak.
27:7b.ISA.027.007 RAB İsraillileri, kendilerini cezalandıranları cezalandırdığı gibi cezalandırdı mı? Ya da İsraillileri başkalarını öldürdüğü gibi öldürdü mü?
27:8b.ISA.027.008 RAB onları yargıladı, Kovup sürgüne gönderdi. Doğu rüzgarının estiği gün Onları şiddetli soluğuyla savurdu.
27:9b.ISA.027.009 Böylece Yakup soyunun suçu bağışlanacak. Günahlarının kaldırılmasının sonucu şöyle olacak: Sunağın taşlarını tebeşir taşı gibi un ufak ettiklerinde Ne Aşera putu ne de buhur sunağı kalacak.
27:10b.ISA.027.010 Surlu kent terk edildi, Çöl kadar ıssız, sahipsiz bir yurt oldu. Dana orada otlayıp uzanacak, Filizlerini yiyip bitirecek.
27:11b.ISA.027.011 Kuruyan dalları koparılacak, Kadınlar gelip bunları yakacaklar. Çünkü bu halk akıllı bir halk değil. Bu yüzden onları yaratan kendilerine acımayacak, Onlara biçim veren onları kayırmayacak.
27:12b.ISA.027.012 Ey İsrailoğulları, o gün RAB gürül gürül akan Fırat ile Mısır Vadisi arasında harman döver gibi, sizi birer birer toplayacak.
27:13b.ISA.027.013 Evet, o gün büyük bir boru çalınacak; Asur'da yitenlerle Mısır'a sürgün edilenler gelip kutsal dağda, Yeruşalim'de RAB'be tapınacaklar.
28
28:1b.ISA.028.001 Vay haline verimli vadinin başındaki kentin, Efrayimli sarhoşların gurur tacının! Şaraba yenilmişlerin yüce ve görkemli tacı, solmakta olan çiçeği andırıyor.
28:2b.ISA.028.002 Rabbin güçlü kudretli bir adamı var. Dolu fırtınası gibi, harap eden kasırga gibi, silip süpüren güçlü sel gibi o kenti şiddetle yere çalacak.
28:3b.ISA.028.003 Efrayimli sarhoşların gurur tacı ayaklar altında çiğnenecek.
28:4b.ISA.028.004 Verimli vadinin başındaki kent, yüce ve görkemli taç, artık solmakta olan çiçeği andıran kent, mevsiminden önce olgunlaşmış incir gibi görülür görülmez koparılıp yutulacak.
28:5b.ISA.028.005 O gün Her Şeye Egemen RAB, halkından sağ kalanlar için yücelik tacı, güzellik çelengi olacak.
28:6b.ISA.028.006 Yargı kürsüsünde oturanlar için adalet ruhu, kent kapılarında saldırıları geri püskürtenler için cesaret kaynağı olacak.
28:7b.ISA.028.007 Kâhinlerle peygamberler bile şarabın ve içkinin etkisiyle yalpalayıp sendeliyor; içkinin etkisiyle yalpalayıp sendeliyorlar, şaraba yenik düşmüşler. Yanlış görümler görüyorlar, kararlarında tutarsızlar.
28:8b.ISA.028.008 Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!
28:9b.ISA.028.009 ‹‹Kimi eğitmeye çalışıyor?›› diyorlar, ‹‹Kime iletiyor bildirisini? Sütten yeni kesilmiş, memeden yeni ayrılmış çocuklara mı?
28:10b.ISA.028.010 Çünkü bütün söylediği buyruk üstüne buyruk, buyruk üstüne buyruk, kural üstüne kural, kural üstüne kural, biraz şurdan, biraz burdan...›› ‹‹Sav lasav, sav lasav, kav lakav, kav lakav, zeer şam, zeer şam!››
28:11b.ISA.028.011 Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.
28:12b.ISA.028.012 Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.
28:13b.ISA.028.013 Bu yüzden RABbin sözü onlar için ‹‹Buyruk üstüne buyruk, buyruk üstüne buyruk, kural üstüne kural, kural üstüne kural, biraz şurdan, biraz burdan››dır. Madem öyle, varsın sırtüstü düşüp yaralansınlar, kapana kısılıp tutsak olsunlar.
28:14b.ISA.028.014 Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.
28:15b.ISA.028.015 Şöyle diyorsunuz: ‹‹Ölümle antlaşma yaptık, ölüler diyarıyla uyuştuk; öyle ki, büyük bela ülkeden geçerken bize zarar vermeyecek. Çünkü yalanları kendimize sığınak yaptık, hilenin ardına gizlendik.››
28:16b.ISA.028.016 Bu yüzden Egemen RAB diyor ki, ‹‹İşte Siyona sağlam temel olarak bir taş, denenmiş bir taş, değerli bir köşe taşı yerleştiriyorum. Ona güvenen yenilmeyecek.
28:17b.ISA.028.017 Adaleti ölçü ipi, doğruluğu çekül yapacağım. Yalanlara dayanan sığınağı dolu süpürüp götürecek, gizlendiğiniz yerleri sel basacak.
28:18b.ISA.028.018 Ölümle yaptığınız antlaşma yürürlükten kaldırılacak, ölüler diyarıyla uyuşmanız geçerli sayılmayacak. Büyük bela ülkeden geçerken sizi çiğneyecek.
28:19b.ISA.028.019 Bu bela her geldiğinde sizi süpürüp götürecek. Her gün, gece gündüz gelecek. Bu bildiriyi anlayan dehşete kapılacak.
28:20b.ISA.028.020 Yatak uzanamayacağınız kadar kısa, örtü sarınamayacağınız kadar dar olacak.
28:21b.ISA.028.021 Çünkü RAB, Perasim Dağında olduğu gibi kalkacak, Givon Vadisinde olduğu gibi öfkelenecek. Ne kadar garip olsa da işini tamamlayacak, ne kadar tuhaf olsa da yapacağını yapacak.
28:22b.ISA.028.022 Alay etmeyin artık, yoksa zincirleriniz daha da kalınlaşır. Çünkü bütün ülkenin kesin bir yıkıma uğrayacağını Rabden, Her Şeye Egemen RABden duydum.
28:23b.ISA.028.023 Kulak verin, sesimi işitin, dikkat edin, ne söylediğimi dinleyin.
28:24b.ISA.028.024 Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?
28:25b.ISA.028.025 Toprağı düzledikten sonra çörekotunu, kimyonu serpmez mi? Buğdayı sıra sıra, arpayı ayırdığı yere, kızıl buğdayı da onun yanına ekmez mi?
28:26b.ISA.028.026 Tanrısı ona uygun olanı gösterir, onu eğitir.
28:27b.ISA.028.027 Çünkü çörekotu harmanda keskin aletle dövülmez, kimyonun üzerinden tekerlekle geçilmez. Çörekotu değnekle, kimyon çubukla dövülür.
28:28b.ISA.028.028 Buğday ekmek yapmak için öğütülür, ama boyuna dövülmez. Harmanın üzerinden tekerlek ve atlar geçse de buğdayı ezmez.
28:29b.ISA.028.029 Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.
29
29:1b.ISA.029.001 Ariel, Ariel, Davutun ordugah kurduğu kent, vay haline! Sen yıla yıl kat, bayramların süredursun. anlamına gelebilir. Yeruşalim Kentini simgeliyor.
29:2b.ISA.029.002 Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.
29:3b.ISA.029.003 Sana karşı çepeçevre ordugah kuracak, Çevreni rampalarla, kulelerle kuşatacağım.
29:4b.ISA.029.004 Alçaltılacaksın, yerin altından konuşacak, Toz toprak içinden boğuk boğuk sesleneceksin. Sesin ölü sesi gibi yerden, Sözlerin fısıltı gibi toprağın içinden çıkacak.
29:5b.ISA.029.005 Ama sayısız düşmanların ince toz, Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. Bir anda, ansızın,
29:6b.ISA.029.006 Her Şeye Egemen RAB gök gürlemesiyle, Depremle, büyük gümbürtü, kasırga ve fırtınayla, Her şeyi yiyip bitiren ateş aleviyle seni cezalandıracak.
29:7b.ISA.029.007 Sonra Ariele karşı savaşan çok sayıda ulus, Ona ve kalesine saldıranların hepsi, Onu sıkıntıya sokanlar bir rüya gibi, Gece görülen görüm gibi yok olup gidecekler.
29:8b.ISA.029.008 Rüyada yemek yediğini gören aç kişi, Uyandığında hâlâ açtır; Rüyada su içtiğini gören susuz kişi, Uyandığında susuzluktan hâlâ baygındır. İşte Siyon Dağına karşı savaşan Kalabalık uluslar da böyle olacak.
29:9b.ISA.029.009 Şaşırın, şaşkına dönün, Kendinizi kör edin, görmez olun. Şarap içmeden sarhoş olun, İçki içmeden sendeleyin.
29:10b.ISA.029.010 Çünkü RAB size uyuşukluk ruhu verdi; Gözlerinizi mühürledi, ey peygamberler, Başlarınızı örttü, ey biliciler.
29:11b.ISA.029.011 Sizin için bütün görüm Mühürlenmiş bir kitabın sözleri gibi oldu. İnsanlar böyle bir kitabı Okuma bilen birine verip, ‹‹Rica etsek şunu okur musun?›› diye sorduklarında, ‹‹Okuyamam, çünkü mühürlenmiş›› yanıtını alırlar.
29:12b.ISA.029.012 Kitabı okuma bilmeyen birine verip, ‹‹Rica etsek şunu okur musun?›› diye sorduklarında ise, ‹‹Okuma bilmem›› yanıtını alırlar.
29:13b.ISA.029.013 Rab diyor ki, ‹‹Bu halk bana yaklaşıp Ağızlarıyla, dudaklarıyla beni sayar, Ama yürekleri benden uzak. Benden korkmaları da İnsanlardan öğrendikleri buyrukların sonucudur.
29:14b.ISA.029.014 Onun için ben de bu halkın arasında yine bir harika, Evet, şaşılacak bir şey yapacağım. Bilgelerin bilgeliği yok olacak, Akıllının aklı duracak.››
29:15b.ISA.029.015 Tasarılarını RABden gizlemeye uğraşanların vay haline! Karanlıkta iş gören bu adamlar, ‹‹Bizi kim görecek, kim tanıyacak?›› diye düşünürler.
29:16b.ISA.029.016 Ne kadar ters düşünceler! Çömlekçi balçıkla bir tutulur mu? Yapı, kendini yapan için, ‹‹Beni o yapmadı›› diyebilir mi? Çömlek kendine biçim veren için, ‹‹O bir şeyden anlamaz›› diyebilir mi?
29:17b.ISA.029.017 Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?
29:18b.ISA.029.018 O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek, Körler koyu karanlıkta görecek.
29:19b.ISA.029.019 Düşkünlerin RABde buldukları sevinç artacak, Yoksullar İsrailin Kutsalı sayesinde coşacak.
29:20b.ISA.029.020 Çünkü acımasızlar yok olacak, alaycılar silinecek, Kötülüğe fırsat kollayanların hepsi kesilip atılacak.
29:21b.ISA.029.021 Onlar ki, insanı tek sözle davasında suçlu çıkarır, Kent kapısında haksızı azarlayana tuzak kurar, Yok yere haklının hakkını çiğnerler.
29:22b.ISA.029.022 Bundan dolayı, İbrahimi kurtarmış olan RAB Yakup soyuna diyor ki, ‹‹Yakup soyu artık utanmayacak, Yüzleri korkudan sararmayacak.
29:23b.ISA.029.023 Elimin yapıtı olan çocuklarını Aralarında gördüklerinde Adımı kutsal sayacaklar; Evet, Yakupun Kutsalını kutsal sayacak, İsrailin Tanrısından korkacaklar.
29:24b.ISA.029.024 Yoldan sapmış olanlar kavrayışa, Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.››
30
30:1b.ISA.030.001 RAB, ‹‹Vay haline bu dikbaşlı soyun!›› diyor, ‹‹Benim değil, kendi tasarılarını yerine getirip Ruhuma aykırı anlaşmalar yaparak Günah üstüne günah işliyorlar.
30:2b.ISA.030.002 Bana danışmadan firavunun koruması altına girmek, Mısırın gölgesine sığınmak için oraya gidiyorlar.
30:3b.ISA.030.003 Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.
30:4b.ISA.030.004 Önderleri Soanda olduğu, Elçileri Hanese ulaştığı halde,
30:5b.ISA.030.005 Kendilerine yararı olmayan bir halk yüzünden hepsi utanacak. O halkın onlara ne yardımı ne de yararı olacak, Ancak onları utandırıp rezil edecek.››
30:6b.ISA.030.006 Negevdeki hayvanlara ilişkin bildiri: ‹‹Elçiler erkek ve dişi aslanların, Engereklerin, uçan yılanların yaşadığı Çetin ve sıkıntılı bir bölgeden geçerler. Servetlerini eşeklerin sırtına, Hazinelerini develerin hörgücüne yükleyip Kendilerine hiç yararı olmayan halka taşırlar.
30:7b.ISA.030.007 Mısırın yardımı boş ve yararsızdır, Bu yüzden Mısıra ‹Haylaz Rahavfç› adını verdim. ‹‹Fırtına›› ya da ‹‹Küstah›› anlamına gelir.
30:8b.ISA.030.008 ‹‹Şimdi git, söylediğimi onların önünde Bir levhaya yazıp kitaba geçir ki, Gelecekte kalıcı bir tanık olsun.
30:9b.ISA.030.009 Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.
30:10b.ISA.030.010 Bilicilere, ‹Artık görüm görmeyin›, Görenlere, ‹Bizim için doğru şeyler görmeyin, Bize güzel şeyler söyleyin, asılsız şeyler açıklayın› diyorlar,
30:11b.ISA.030.011 ‹Yoldan çekilin, yolu açın, Bizi İsrailin Kutsalıyla yüzleştirmekten vazgeçin.› ››
30:12b.ISA.030.012 Bu nedenle İsrailin Kutsalı diyor ki, ‹‹Madem bu bildiriyi reddettiniz, Baskıya ve hileye güvenip dayandınız;
30:13b.ISA.030.013 Bu suçunuz yüksek bir surda Sırt veren çatlağa benziyor. Böyle bir sur birdenbire yıkılıverir.
30:14b.ISA.030.014 O, toprak çömlek gibi parçalanacak. Parçalanması öyle şiddetli olacak ki, Ocaktan ateş almaya ya da sarnıçtan su çıkarmaya Yetecek büyüklükte bir parça kalmayacak.››
30:15b.ISA.030.015 Egemen RAB, İsrailin Kutsalı şöyle diyor: ‹‹Bana dönün, huzur bulun, kurtulursunuz. Kaygılanmayın, bana güvenin, güçlü olursunuz. Ama bunu yapmak istemiyorsunuz.
30:16b.ISA.030.016 ‹Hayır, atlara binip kaçarız› diyorsunuz, Bu yüzden kaçmak zorunda kalacaksınız. ‹Hızlı atlara bineriz› diyorsunuz, Bu yüzden sizi kovalayanlar da hızlı olacak.
30:17b.ISA.030.017 Bir kişinin tehdidiyle bin kişi kaçacak, Beş kişinin tehdidiyle hepiniz kaçacaksınız; Dağ başında bir gönder, Tepede bir sancak gibi kalana dek kaçacaksınız.
30:18b.ISA.030.018 ‹‹Yine de RAB size lütfetmeyi özlemle bekliyor, Size merhamet göstermek için harekete geçiyor. Çünkü RAB adil Tanrıdır. Ne mutlu Onu özlemle bekleyenlere!››
30:19b.ISA.030.019 ‹‹Ey Yeruşalimde oturan Siyon halkı, Artık ağlamayacaksın! Feryat ettiğinde Rab sana nasıl da lütfedecek! Feryadını duyar duymaz seni yanıtlayacak.
30:20b.ISA.030.020 Rab ekmeği sıkıntıyla, Suyu cefayla verse de, Öğretmeniniz artık gizlenmeyecek, Gözünüzle göreceksiniz onu. ‹‹Öğretmenlerinizi artık dışlamayacaksınız››.
30:21b.ISA.030.021 Sağa ya da sola sapacağınız zaman, Arkanızdan, ‹Yol budur, bu yoldan gidin› Diyen sesini duyacaksınız.
30:22b.ISA.030.022 Gümüş kaplı oyma putlarınızı, Altın kaplama dökme putlarınızı ‹Kirli› ilan edecek, Kirli bir âdet bezi gibi atıp ‹Defol› diyeceksiniz.
30:23b.ISA.030.023 Rab toprağa ektiğiniz tohum için yağmur verecek, Toprağın ürünü olan yiyecek bol ve zengin olacak. O gün sığırlarınız geniş otlaklarda otlanacak.
30:24b.ISA.030.024 Toprağı işleyen öküzlerle eşekler Kürekle, yabayla savrulmuş, Tuzlanmış yem yiyecekler.
30:25b.ISA.030.025 Kalelerin düştüğü o büyük kıyım günü Her yüksek dağda, her yüce tepede Akarsular olacak.
30:26b.ISA.030.026 RAB halkının kırıklarını sardığı, Vuruşuyla açtığı yaraları iyileştirdiği gün, Ay güneş gibi parlayacak, Güneş yedi kat, yedi günün toplam parlaklığı kadar parlak olacak.››
30:27b.ISA.030.027 Bakın, RABbin kendisi uzaktan geliyor, Kızgın öfkeyle kara bulut içinde. Dudakları gazap dolu, Dili her şeyi yiyip bitiren ateş sanki.
30:28b.ISA.030.028 Soluğu adam boynuna dek yükselmiş taşkın ırmak gibi. Ulusları elekten geçirecek, değersizleri ayıracak, Halkların ağzına yoldan saptıran bir gem takacak.
30:29b.ISA.030.029 Ama sizler bayram gecesini kutlar gibi Ezgiler söyleyeceksiniz. RABbin dağına, İsrailin Kayasına Kaval eşliğinde çıktığınız gibi İçten sevineceksiniz.
30:30b.ISA.030.030 RAB heybetli sesini işittirecek; Kızgın öfkeyle, her şeyi yiyip bitiren ateş aleviyle, Sağanak yağmurla, fırtına ve doluyla Bileğinin gücünü gösterecek.
30:31b.ISA.030.031 Asur RABbin sesiyle dehşete düşecek, Onun değneğiyle vurulacak.
30:32b.ISA.030.032 RABbin terbiye değneğiyle onlara indirdiği her darbeye Tef ve lir eşlik edecek. RAB silahlarını savura savura onlarla savaşacak.
30:33b.ISA.030.033 Tofet çoktan hazırlandı, Evet, kral için hazırlandı. Geniş ve yüksektir odun yığını, Ateşi, odunu boldur. RAB kızgın kükürt selini andıran Soluğuyla tutuşturacak onu.
31
31:1b.ISA.031.001 Vay haline yardım bulmak için Mısıra inenlerin! Atlara, çok sayıdaki savaş arabalarına, Kalabalık atlılara güveniyorlar, Ama İsrailin Kutsalına güvenmiyor, RABbe yönelmiyorlar.
31:2b.ISA.031.002 Oysa bilge olan RABdir. Felaket getirebilir ve sözünü geri almaz. Kötülük yapan soya, Suç işleyenlerin yardımına karşı çıkar.
31:3b.ISA.031.003 Mısırlılar Tanrı değil, insandır, Atları da ruh değil, et ve kemiktir. RABbin eli kalkınca yardım eden tökezler, Yardım gören düşer, hep birlikte yok olurlar.
31:4b.ISA.031.004 Çünkü RAB bana dedi ki, ‹‹Avının başında homurdanan aslan Bir araya çağrılan çobanlar topluluğunun Bağırıp çağırmasından yılmadığı, gürültüsüne aldırmadığı gibi, Her Şeye Egemen RAB de Siyon Dağının doruğuna inip savaşacak.
31:5b.ISA.031.005 Her Şeye Egemen RAB Kanat açmış kuşlar gibi koruyacak Yeruşalimi. Koruyup özgür kılacak, esirgeyip kurtaracak onu.››
31:6b.ISA.031.006 Ey İsrailoğulları, Bunca vefasızlık ettiğiniz RABbe dönün.
31:7b.ISA.031.007 Çünkü hepiniz günahkâr ellerinizle yaptığınız Altın ve gümüş putları o gün reddedip atacaksınız.
31:8b.ISA.031.008 Asur kılıca yenik düşecek, Ama insan kılıcına değil. Halkı kılıçtan geçirilecek, Ama bu insan kılıcı olmayacak. Kimileri kaçıp kurtulacak, Gençleri de angaryaya koşulacak.
31:9b.ISA.031.009 Asur Kralı dehşet içinde kaçacak, Önderleri sancağı görünce dehşete kapılacak. Siyon'da ateşi, Yeruşalim'de ocağı bulunan RAB söylüyor bunları.
32
32:1b.ISA.032.001 İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.
32:2b.ISA.032.002 Her biri rüzgara karşı bir sığınak, Fırtınaya karşı bir barınak, çölde akarsu, Çorak yerde gölge salan Büyük bir kaya gibi olacak.
32:3b.ISA.032.003 Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.
32:4b.ISA.032.004 Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.
32:5b.ISA.032.005 Artık budalaya soylu, Alçağa saygın denmeyecek.
32:6b.ISA.032.006 Çünkü budala saçmalıyor, Aklı fikri hep kötülükte. İşi gücü fesat işlemek, RABbe ilişkin yanlış sözler söylemek, Açları aç bırakmak, Susamışlardan suyu esirgemek.
32:7b.ISA.032.007 Alçağın yöntemleri kötüdür; Yoksul davasında haklı olsa da Onu yalanlarla yok etmek için Kötü düzenler tasarlar.
32:8b.ISA.032.008 Soylu kişiyse soylu şeyler tasarlar, Yaptığı soylu işlerle ayakta kalır.
32:9b.ISA.032.009 Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!
32:10b.ISA.032.010 Bir yıl kadar sonra sarsılacaksınız, Ey kaygısız kadınlar. Çünkü bağbozumu olmayacak, Devşirecek meyve bulunmayacak.
32:11b.ISA.032.011 Titreyin, ey tasasızca yaşayan kadınlar, Sarsılın, ey kaygısızlar. Giysilerinizi çıkarın, soyunup belinize çul kuşanın.
32:12b.ISA.032.012 Güzel tarlalar, verimli asmalar, Halkımın diken ve çalı bitmiş toprakları için, Neşeli kentteki mutluluk dolu evler için göğsünüzü dövün.
32:14b.ISA.032.014 Çünkü saray ıssız, Kalabalık kent bomboş kalacak. Ofel Mahallesiyle gözcü kulesi Bir çayırlığa dönecek; Yaban eşeklerinin keyifle gezindiği, Sürülerin otladığı bir yer olacak.
32:15b.ISA.032.015 Ta ki yukarıdan üzerimize ruh dökülene dek; O zaman çöl meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönecek.
32:16b.ISA.032.016 O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.
32:17b.ISA.032.017 Doğruluğun ürünü esenlik, Sonucu, sürekli huzur ve güven olacaktır.
32:18b.ISA.032.018 Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.
32:19b.ISA.032.019 Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,
32:20b.ISA.032.020 Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!
33
33:1b.ISA.033.001 Vay sana, yıkıp yok eden Ama kendisi yıkılmamış olan! Vay sana, ihanete uğramamış hain! Yıkıma son verir vermez sen de yıkılacaksın, İhanetin sona erer ermez sen de ihanete uğrayacaksın.
33:2b.ISA.033.002 Ya RAB, lütfet bize, Çünkü sana umut bağladık, Gün be gün gücümüz ol! Sıkıntıya düştüğümüzde bizi kurtar.
33:3b.ISA.033.003 Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.
33:4b.ISA.033.004 Çekirgeler tarlayı nasıl yağmalarsa, Ganimetiniz de öyle yağmalanacak, ey uluslar. Malınızın üzerine çekirge sürüsü gibi saldıracaklar.
33:5b.ISA.033.005 Yükseklerde oturan RAB yücedir, Siyonu adalet ve doğrulukla doldurur.
33:6b.ISA.033.006 Yaşadığınız sürenin güvencesi Odur. Bol bol kurtuluş, bilgi ve bilgelik sağlayacak. Halkın hazinesi RAB korkusudur.
33:7b.ISA.033.007 İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.
33:8b.ISA.033.008 Anayollar bomboş, Yolculuk eden kimse kalmadı. Düşman antlaşmayı bozdu, kentleri hor gördü, İnsanları hiçe saydı.
33:9b.ISA.033.009 Ülke yas tutuyor, zayıflıyor. Lübnan utancından soldu, Şaron Ovası çöle döndü, Başan ve Karmelde ağaçlar yaprak döküyor.
33:10b.ISA.033.010 RAB diyor ki, ‹‹Şimdi harekete geçeceğim, Ne denli yüce ve üstün olduğumu göstereceğim.
33:11b.ISA.033.011 Samana gebe kalıp anız doğuracaksınız, Soluğunuz sizi yiyip bitiren bir ateş olacak.
33:12b.ISA.033.012 Halklar yanıp kül olacak, Kesilip yakılan dikenli çalı gibi olacak.
33:13b.ISA.033.013 ‹‹Ey uzaktakiler, ne yaptığımı işitin, Ey yakındakiler, gücümü anlayın.››
33:14b.ISA.033.014 Siyondaki günahkârlar dehşet içinde, Tanrısızları titreme aldı. ‹‹Her şeyi yiyip bitiren ateşin yanında Hangimiz oturabilir? Sonsuza dek sönmeyecek alevin yanında Hangimiz yaşayabilir?›› diye soruyorlar.
33:15b.ISA.033.015 Ama doğru yolda yürüyüp doğru dürüst konuşan, Zorbalıkla edinilen kazancı reddeden, Elini rüşvetten uzak tutan, Kan dökenlerin telkinlerine kulak vermeyen, Kötülük görmeye dayanamayan,
33:16b.ISA.033.016 Yükseklerde oturacak; Uçurumun başındaki kaleler onun korunağı olacak, Ekmeği sağlanacak, hiç susuz kalmayacak.
33:17b.ISA.033.017 Kralı bütün güzelliğiyle görecek, Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.
33:18b.ISA.033.018 ‹‹Haracı tartıp kaydeden nerede, Kulelerden sorumlu olan nerede?›› diyerek Geçmişteki dehşetli günleri düşüneceksin.
33:19b.ISA.033.019 Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.
33:20b.ISA.033.020 Bayramlarımızın kenti olan Siyona bak! Yeruşalimi bir esenlik yurdu, Kazıkları asla yerinden sökülmeyen, Gergi ipleri hiç kopmayan, Sarsılmaz bir çadır olarak görecek gözlerin.
33:21b.ISA.033.021 Heybetli RAB orada bizden yana olacak. Orası geniş ırmakların, çayların yeri olacak. Bunların üzerinden ne kürekli tekneler, Ne de büyük gemiler geçecek.
33:22b.ISA.033.022 Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.
33:23b.ISA.033.023 Senin gemilerinin halatları gevşedi, Direklerinin dibini pekiştirmediler, Yelkenleri açmadılar. O zaman büyük ganimet paylaşılacak, Topallar bile yağmaya katılacak.
33:24b.ISA.033.024 Siyon'da oturan hiç kimse ‹‹Hastayım›› demeyecek, Orada yaşayan halkın suçu bağışlanacak.
34
34:1b.ISA.034.001 Ey uluslar, işitmek için yaklaşın! Ey halklar, kulak verin! Dünya ve üzerindeki herkes, Yeryüzü ve ondan türeyenlerin hepsi işitsin!
34:2b.ISA.034.002 RAB bütün uluslara öfkelendi, Onların ordularına karşı gazaba geldi. Onları tümüyle mahvolmaya, Boğazlanmaya teslim edecek.
34:3b.ISA.034.003 Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.
34:4b.ISA.034.004 Bütün gök cisimleri küçülecek, Gökler bir tomar gibi dürülecek; Gök cisimleri, asma yaprağı, İncir yaprağı gibi dökülecek.
34:5b.ISA.034.005 ‹‹Kılıcım göklerde kanıncaya kadar içti. Şimdi de Edomun, Tümüyle yıkmaya karar verdiğim halkın Üzerine inecek›› diyor RAB.
34:6b.ISA.034.006 RABbin kılıcı kana, Kuzu ve teke kanına doydu; Yağla, koç böbreklerinin yağıyla kaplandı. Çünkü RABbin Bosrada bir kurbanı, Edomda büyük bir kıyımı var.
34:7b.ISA.034.007 Onlarla birlikte yaban öküzleri, Körpe boğalarla güçlü boğalar da yere serilecek. Toprakları kana doyacak, yağla sulanacak.
34:8b.ISA.034.008 Çünkü RABbin bir öç günü, Siyonun davasını güdeceği bir karşılık yılı olacak.
34:9b.ISA.034.009 Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.
34:10b.ISA.034.010 Zift gece gündüz sönmeyecek, dumanı hep tütecek. Ülke kuşaklar boyu ıssız kalacak, sonsuza dek oradan kimse geçmeyecek.
34:11b.ISA.034.011 Baykuşların mülkü olacak orası, büyük baykuşlarla kargalar yaşayacak orada. RAB, Edomun üzerine kargaşa ipini, boşluk çekülünü gerecek.
34:12b.ISA.034.012 Kral ilan edebilecekleri soylular kalmayacak, bütün önderlerinin sonu gelecek.
34:13b.ISA.034.013 Saraylarında dikenler, kalelerinde ısırganlarla böğürtlenler bitecek. Orası çakalların barınağı, baykuşların yurdu olacak.
34:14b.ISA.034.014 Yabanıl hayvanlarla sırtlanlar orada buluşacak, tekeler karşılıklı böğürecek. Lilitfı oraya yerleşip rahata kavuşacak.
34:15b.ISA.034.015 Baykuşlar orada yuva kurup yumurtlayacak, kuluçkaya yatıp yavrularını kendi gölgelerinde toplayacak. Çaylaklar eşleşip orada toplanacaklar. Lev.17:7).
34:16b.ISA.034.016 RABbin kitabını okuyup araştırın: Bunlardan hiçbiri eksik kalmayacak, eşten yoksun hiçbir hayvan olmayacak. Çünkü bu buyruk RABbin ağzından çıktı, Ruhu da onları toplayacak.
34:17b.ISA.034.017 RAB onlar için kura çekti, ülkeyi ölçüp aralarında pay etti. Orayı sonsuza dek sahiplenip kuşaklar boyu orada yaşayacaklar.
35
35:1b.ISA.035.001 Çöl ve kurak toprak sevinecek, Bozkır coşup çiğdem gibi çiçeklenecek.
35:2b.ISA.035.002 Her yanı çiçeklenip sevinçle coşacak, Sevincini haykıracak. Lübnanın yüceliği, Karmel ve Şaronun görkemi ona verilecek. İnsanlar RABbin yüceliğini, Tanrımızın görkemini görecek.
35:3b.ISA.035.003 Gevşek elleri güçlendirin, Pekiştirin çözülen dizleri.
35:4b.ISA.035.004 Yüreği kaygılı olanlara, ‹‹Güçlü olun, korkmayın›› deyin, ‹‹İşte Tanrınız geliyor! Öç almaya, karşılık vermeye geliyor. Sizi O kurtaracak.››
35:5b.ISA.035.005 O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;
35:6b.ISA.035.006 Topallar geyik gibi sıçrayacak, Sevinçle haykıracak dilsizlerin dili. Çünkü çölde sular fışkıracak, Irmaklar akacak bozkırda.
35:7b.ISA.035.007 Kızgın kum havuza, Susuz toprak pınara dönüşecek. Çakalların yattığı yerlerde Kamış, saz ve ot bitecek.
35:8b.ISA.035.008 Orada bir yol, bir anayol olacak, ‹‹Kutsal yol›› diye anılacak, Murdar kişiler geçemeyecek oradan. O yol kurtulmuş olanların yoludur. O yolda yürüyenler, bön kişiler de olsa yoldan sapmayacak.
35:9b.ISA.035.009 Aslan olmayacak orada, Yırtıcı hayvan o yola çıkmayacak; Orada bulunmayacaklar. Ancak kurtulmuş olanlar yürüyecek o yolda.
35:10b.ISA.035.010 RAB'bin kurtardıkları dönecek, Sevinçle haykırarak Siyon'a varacaklar. Yüzlerinde sonsuz sevinç olacak. Onların olacak coşku ve sevinç, Üzüntü ve inilti kaçacak.
36
36:1b.ISA.036.001 Hizkiyanın krallığının on dördüncü yılında Asur Kralı Sanherib, Yahudanın surlu kentlerine saldırıp hepsini ele geçirdi.
36:2b.ISA.036.002 Komutanını büyük bir orduyla Lakişten Yeruşalime, Kral Hizkiyaya gönderdi. Komutan Çırpıcı Tarlası yolunda, Yukarı Havuzun su yolunun yanında durdu.
36:3b.ISA.036.003 Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.
36:4b.ISA.036.004 Komutan onlara şöyle dedi: ‹‹Hizkiyaya söyleyin. ‹Büyük kral, Asur Kralı diyor ki: Güvendiğin şey ne, neye güveniyorsun?
36:5b.ISA.036.005 Savaş tasarıların ve gücün boş laftan başka birşey değil diyorum. Kime güveniyorsun da bana karşı ayaklanıyorsun?
36:6b.ISA.036.006 İşte sen şu kırık kamış değneğe, Mısıra güveniyorsun. Bu değnek kendisine yaslanan herkesin eline batar, deler. Firavun da kendisine güvenenler için böyledir.
36:7b.ISA.036.007 Yoksa bana, Tanrımız RABbe güveniyoruz mu diyeceksiniz? Hizkiyanın Yahuda ve Yeruşalim halkına, yalnız bu sunağın önünde tapınacaksınız diyerek tapınma yerlerini, sunaklarını ortadan kaldırdığı Tanrı değil mi bu?›
36:8b.ISA.036.008 ‹‹Haydi, efendim Asur Kralıyla bahse giriş. Binicileri sağlayabilirsen sana iki bin at veririm.
36:9b.ISA.036.009 Mısırın savaş arabalarıyla atlıları sağlayacağına güvensen bile, efendimin en küçük rütbeli komutanlarından birini yenemezsin!
36:10b.ISA.036.010 Dahası var: RABbin buyruğu olmadan mı saldırıp ülkeyi yıkmak için yola çıktığımı sanıyorsun? RAB, ‹Git, o ülkeyi yık› dedi.››
36:11b.ISA.036.011 Elyakim, Şevna ve Yoah, ‹‹Lütfen biz kullarınla Aramice konuş›› diye karşılık verdiler, ‹‹Çünkü biz bu dili anlarız. Yahudice konuşma. Surların üzerindeki halk bizi dinliyor.››
36:12b.ISA.036.012 Komutan, ‹‹Efendim bu sözleri yalnız size ve efendinize söyleyeyim diye mi gönderdi beni?›› dedi, ‹‹Surların üzerinde oturan bu halka, sizin gibi dışkısını yemek, idrarını içmek zorunda kalacak olan herkese gönderdi.››
36:13b.ISA.036.013 Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!
36:14b.ISA.036.014 Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.
36:15b.ISA.036.015 RAB bizi mutlaka kurtaracak, bu kent Asur Kralının eline geçmeyecek diyen Hizkiyaya kanmayın, RABbe güvenmeyin.
36:16b.ISA.036.016 Hizkiyayı dinlemeyin.› Çünkü Asur Kralı diyor ki, ‹Teslim olun, bana gelin. Böylece ben gelip sizi kendi ülkeniz gibi bir ülkeye -tahıl ve yeni şarap, ekmek ve üzüm dolu bir ülkeye- götürene kadar herkes kendi asmasından, kendi incir ağacından yiyecek, kendi sarnıcından içecek.
36:18b.ISA.036.018 ‹‹ ‹Hizkiya, RAB bizi kurtaracak diyerek sizi aldatmasın. Ulusların ilahları ülkelerini Asur Kralının elinden kurtarabildi mi?
36:19b.ISA.036.019 Hani nerede Hamanın, Arpatın ilahları? Sefarvayimin ilahları nerede? Samiriyeyi elimden kurtarabildiler mi?
36:20b.ISA.036.020 Bütün bu ülkelerin ilahlarından hangisi ülkesini elimden kurtardı ki, RAB Yeruşalimi elimden kurtarabilsin?› ›› halk (bkz. 2Kr.17:24,31; 18:34).
36:21b.ISA.036.021 Herkes sustu, komutana tek sözle bile karşılık veren olmadı. Çünkü Kral Hizkiya, ‹‹Karşılık vermeyin›› diye buyurmuştu.
36:22b.ISA.036.022 Sonra saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah giysilerini yırttılar ve gidip komutanın söylediklerini Hizkiya'ya bildirdiler.
37
37:1b.ISA.037.001 Kral Hizkiya olanları duyunca giysilerini yırttı, çul kuşanıp RABbin Tapınağına girdi.
37:2b.ISA.037.002 Saray sorumlusu Elyakimi, Yazman Şevnayı ve ileri gelen kâhinleri Amots oğlu Peygamber Yeşayaya gönderdi. Hepsi çul kuşanmıştı.
37:3b.ISA.037.003 Yeşayaya şöyle dediler: ‹‹Hizkiya diyor ki, ‹Bugün sıkıntı, azar ve utanç günü. Çünkü çocukların doğum vakti geldi, ama doğuracak güç yok.
37:4b.ISA.037.004 Yaşayan Tanrıyı aşağılamak için efendisi Asur Kralının gönderdiği komutanın söylediklerini belki Tanrın RAB duyar da duyduğu sözlerden ötürü onları cezalandırır. Bu nedenle sağ kalanlarımız için dua et.› ››
37:5b.ISA.037.005 Yeşaya, Kral Hizkiyadan gelen görevlilere şöyle dedi: ‹‹Efendinize şunları söyleyin: ‹RAB diyor ki, Asur Kralının adamlarından benimle ilgili duyduğunuz küfürlerden korkma.
37:7b.ISA.037.007 Onun içine öyle bir ruh koyacağım ki, bir haber üzerine kendi ülkesine dönecek. Orada onu kılıçla öldürteceğim.› ››
37:8b.ISA.037.008 Komutan, Asur Kralının Lakişten ayrılıp Livnaya karşı savaştığını duydu. Krala danışmak için oraya gitti.
37:9b.ISA.037.009 Kûş Kralı Tirhakanın kendisiyle savaşmak üzere yola çıktığını haber alan Asur Kralı, Hizkiyaya ulaklar göndererek şöyle dedi:
37:10b.ISA.037.010 ‹‹Yahuda Kralı Hizkiyaya deyin ki, ‹Güvendiğin Tanrın, Yeruşalim Asur Kralının eline teslim edilmeyecek diyerek seni aldatmasın.
37:11b.ISA.037.011 Asur krallarının bütün ülkelere neler yaptığını, onları nasıl yerle bir ettiğini duymuşsundur. Sen kurtulacağını mı sanıyorsun?
37:12b.ISA.037.012 Atalarımın yok ettiği ulusları -Gozanlıları, Harranlıları, Reseflileri, Telassarda yaşayan Edenlileri- ilahları kurtarabildi mi?
37:13b.ISA.037.013 Hani nerede Hama ve Arpat kralları? Lair, Sefarvayim, Hena, İvva kralları nerede?› ››
37:14b.ISA.037.014 Hizkiya mektubu ulakların elinden alıp okuduktan sonra RABbin Tapınağına çıktı. RABbin önünde mektubu yere yayarak
37:15b.ISA.037.015 şöyle dua etti:
37:16b.ISA.037.016 ‹‹Ey Keruvlar arasında taht kuran İsrailin Tanrısı, Her Şeye Egemen RAB, bütün dünya krallıklarının tek Tanrısı sensin. Yeri, göğü sen yarattın.
37:17b.ISA.037.017 Ya RAB, kulak ver de işit, gözlerini aç da gör, ya RAB; Sanheribin söylediklerini, yaşayan Tanrıyı nasıl aşağıladığını duy.
37:18b.ISA.037.018 Ya RAB, gerçek şu ki, Asur kralları bütün ulusları ve ülkelerini viraneye çevirdiler.
37:19b.ISA.037.019 İlahlarını yakıp yok ettiler. Çünkü onlar tanrı değil, insan eliyle biçimlendirilmiş tahta ve taşlardı.
37:20b.ISA.037.020 Ya RAB Tanrımız, şimdi bizi Sanheribin elinden kurtar ki, bütün dünya krallıkları senin tek RAB olduğunu anlasın.››
37:21b.ISA.037.021 Bunun üzerine Amots oğlu Yeşaya, Hizkiyaya şu haberi gönderdi: ‹‹İsrailin Tanrısı RAB şöyle diyor: ‹Asur Kralı Sanherible ilgili olarak bana yalvardığın için diyorum ki, ‹‹ ‹Erden kız Siyon seni hor görüyor, Alay ediyor seninle. Yeruşalim kızı ardından alayla baş sallıyor.
37:23b.ISA.037.023 Sen kimi aşağıladın, kime küfrettin? Kime sesini yükselttin? İsrailin Kutsalına tepeden baktın!
37:24b.ISA.037.024 Uşakların aracılığıyla Rabbi aşağıladın. Bir sürü savaş arabamla dağların tepesine, Lübnanın doruklarına çıktım, dedin. Yüksek sedir ağaçlarını, seçme çamlarını kestim, Lübnanın en uzak tepelerine, Gür ormanlarına ulaştım.
37:25b.ISA.037.025 Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.
37:26b.ISA.037.026 ‹‹ ‹Bütün bunları çoktan yaptığımı, Çok önceden tasarladığımı duymadın mı? Surlu kentleri enkaz yığınlarına çevirmeni Şimdi ben gerçekleştirdim.
37:27b.ISA.037.027 O kentlerde yaşayanların kolu kanadı kırıldı. Yılgınlık ve utanç içindeydiler; Kır otuna, körpe filizlere, Damlarda büyümeden kavrulup giden ota döndüler.
37:28b.ISA.037.028 Senin oturuşunu, kalkışını, Ne zaman gidip geldiğini, Bana nasıl öfkelendiğini biliyorum.
37:29b.ISA.037.029 Bana duyduğun öfkeden, Kulağıma erişen küstahlığından ötürü Halkamı burnuna, gemimi ağzına takacak, Seni geldiğin yoldan geri çevireceğim.
37:30b.ISA.037.030 ‹‹ ‹Senin için belirti şu olacak, ey Hizkiya: Bu yıl kendiliğinden yetişeni yiyeceksiniz, İkinci yıl ise ardından biteni. Üçüncü yıl ekip biçin, Bağlar dikip ürününü yiyin.
37:31b.ISA.037.031 Yahudalıların kurtulup sağ kalanları Yine aşağıya doğru kök salacak, Yukarıya doğru meyve verecek.
37:32b.ISA.037.032 Çünkü sağ kalanlar Yeruşalimden, Kurtulanlar Siyon Dağından çıkacak. Her Şeye Egemen RABbin gayretiyle olacak bu.›
37:33b.ISA.037.033 ‹‹Bundan dolayı RAB Asur Kralına ilişkin şöyle diyor: ‹Bu kente girmeyecek, ok atmayacak. Kente kalkanla yaklaşmayacak, Karşısında rampa kurmayacak.
37:34b.ISA.037.034 Geldiği yoldan dönecek ve kente girmeyecek› diyor RAB,
37:35b.ISA.037.035 ‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››
37:36b.ISA.037.036 RABbin meleği gidip Asur ordugahında yüz seksen beş bin kişiyi öldürdü. Ertesi sabah uyananlar salt cesetlerle karşılaştılar.
37:37b.ISA.037.037 Bunun üzerine Asur Kralı Sanherib ordugahını bırakıp çekildi. Ninovaya döndü ve orada kaldı.
37:38b.ISA.037.038 Bir gün ilahı Nisrok'un tapınağında tapınırken, oğullarından Adrammelek'le Şareser, onu kılıçla öldürüp Ararat ülkesine kaçtılar. Yerine oğlu Esarhaddon kral oldu.
38
38:1b.ISA.038.001 O günlerde Hizkiya ölümcül bir hastalığa yakalandı. Amots oğlu Peygamber Yeşaya ona gidip şöyle dedi: ‹‹RAB diyor ki, ‹Ev işlerini düzene sok. Çünkü iyileşmeyecek, öleceksin.› ››
38:2b.ISA.038.002 Hizkiya yüzünü duvara dönüp RABbe yalvardı:
38:3b.ISA.038.003 ‹‹Ya RAB, yürekten bir sadakatle önünde nasıl yaşadığımı, gözünde iyi olanı yaptığımı anımsa lütfen.›› Sonra acı acı ağlamaya başladı.
38:4b.ISA.038.004 Bunun üzerine RAB Yeşayaya seslendi:
38:5b.ISA.038.005 ‹‹Git, Hizkiyaya şunu söyle: ‹Atan Davutun Tanrısı RAB diyor ki: Duanı işittim, gözyaşlarını gördüm. Bak, ömrünü on beş yıl daha uzatacağım.
38:6b.ISA.038.006 Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım.
38:7b.ISA.038.007 Sözümü gerçekleştireceğime ilişkin sana vereceğim belirti şu olacak:
38:8b.ISA.038.008 RAB, batmakta olan güneşin Ahazın inşa ettiği basamakların üzerine düşen gölgesini on basamak kısaltacak.› ›› Böylece batmakta olan güneşin gölgesi on basamak kısaldı.
38:9b.ISA.038.009 Yahuda Kralı Hizkiya hastalanıp iyileştikten sonra şunları yazdı:
38:10b.ISA.038.010 ‹‹Hayatımın baharında ölüler diyarının kapılarından geçip Ömrümün geri kalan yıllarından yoksun mu kalmalıyım?›› demiştim,
38:11b.ISA.038.011 ‹‹Yaşayanlar diyarında RABbi, evet, RABbi bir daha görmeyeceğim, Bu dünyada yaşayanlar gibi insan yüzü görmeyeceğim bir daha.
38:12b.ISA.038.012 Evim bir çoban çadırı gibi bozuldu, alındı elimden. Dokumacı gibi dürdüm yaşamımı, RAB tezgahtan beni kesti, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.
38:13b.ISA.038.013 Sabırla bekledim sabaha kadar, RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi, Bir gün içinde sonumu getiriverdi.
38:14b.ISA.038.014 Kırlangıç gibi, turna gibi acı acı öttüm, Güvercin gibi inledim, gözlerim yoruldu yukarı bakmaktan. Ya Rab, eziyet çekiyorum, Yardım et bana.
38:15b.ISA.038.015 ‹‹Ne diyeyim? Bana seslenen de bunu yapan da Rabdir. Tattığım bu acılardan sonra daha dikkatli yaşayacağım.
38:16b.ISA.038.016 Ya Rab, insanlar bunlarla yaşarlar. Canım da bunların sayesinde yaşıyor. İyileştirdin, yaşattın beni!
38:17b.ISA.038.017 Çektiğim bunca acı esenlik bulmam içindi. Beni sevdiğin için yıkım çukuruna düşmekten alıkoydun, Günahlarımı arkana attın.
38:18b.ISA.038.018 Çünkü ölüler diyarı sana şükredemez, Ölüm övgüler sunmaz sana. Ölüm çukuruna inenler senin sadakatine umut bağlayamaz.
38:19b.ISA.038.019 Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.
38:20b.ISA.038.020 Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››
38:21b.ISA.038.021 Yeşaya, ‹‹İncir pestili getirin, Hizkiyanın çıbanına koyun, iyileşir›› demişti.
38:22b.ISA.038.022 Hizkiya da, ‹‹RAB'bin Tapınağı'na çıkacağıma ilişkin belirti nedir?›› diye sormuştu.
39
39:1b.ISA.039.001 O sırada Hizkiyanın hastalanıp iyileştiğini duyan Baladan oğlu Babil Kralı Merodak-Baladan, ona mektuplarla birlikte bir armağan gönderdi.
39:2b.ISA.039.002 Bunlar Hizkiyayı sevindirdi. O da deposundaki bütün değerli eşyaları -altını, gümüşü, baharatı, değerli yağı, silah deposunu ve hazine odalarındaki her şeyi- elçilere gösterdi. Sarayında da krallığında da onlara göstermediği hiçbir şey kalmadı.
39:3b.ISA.039.003 Peygamber Yeşaya Kral Hizkiyaya gidip, ‹‹Bu adamlar sana ne dediler, nereden gelmişler?›› diye sordu. Hizkiya, ‹‹Uzak bir ülkeden, Babilden gelmişler›› diye karşılık verdi.
39:4b.ISA.039.004 Yeşaya, ‹‹Sarayında ne gördüler?›› diye sordu. Hizkiya, ‹‹Sarayımdaki her şeyi gördüler, hazinelerimde onlara göstermediğim hiçbir şey kalmadı›› diye yanıtladı.
39:5b.ISA.039.005 Bunun üzerine Yeşaya şöyle dedi: ‹‹Her Şeye Egemen RABbin sözüne kulak ver.
39:6b.ISA.039.006 RAB diyor ki, ‹Gün gelecek, sarayındaki her şey, atalarının bugüne kadar bütün biriktirdikleri Babile taşınacak. Hiçbir şey kalmayacak.
39:7b.ISA.039.007 Soyundan gelen bazı çocuklar alınıp götürülecek, Babil Kralının sarayında hadım edilecek.› ››
39:8b.ISA.039.008 Hizkiya, ‹‹RAB'den ilettiğin bu söz iyi›› dedi. Çünkü, ‹‹Nasıl olsa yaşadığım sürece barış ve güvenlik olacak›› diye düşünüyordu.
40
40:1b.ISA.040.001 ‹‹Avutun halkımı›› diyor Tanrınız, ‹‹Avutun!
40:2b.ISA.040.002 Yeruşalim halkına dokunaklı sözler söyleyin. Angaryanın bittiğini, Suçlarının cezasını ödediklerini, Günahlarının cezasını RABbin elinden İki katıyla aldıklarını ilan edin.››
40:3b.ISA.040.003 Şöyle haykırıyor bir ses: ‹‹Çölde RABbin yolunu hazırlayın, Bozkırda Tanrımız için düz bir yol açın. hazırlayın, bozkırda Tanrımız için düz bir yol açın› ›› ya da ‹‹Çölde haykıran, ‹RABbin yolunu hazırlayın, geçeceği patikaları düzleyin› diye sesleniyor››.
40:4b.ISA.040.004 Her vadi yükseltilecek, Her dağ, her tepe alçaltılacak. Böylelikle engebeler düzleştirilecek, Sarp yerler ovaya dönüştürülecek.
40:5b.ISA.040.005 O zaman RABbin yüceliği görünecek, Bütün insanlar hep birlikte onu görecek. Bunu söyleyen RABdir.››
40:6b.ISA.040.006 Ses, ‹‹Duyur›› diyor. ‹‹Neyi duyurayım?›› diye soruyorum. ‹‹İnsan soyu ota benzer, Bütün vefası kır çiçeği gibidir. metin ‹‹Sordu››.
40:7b.ISA.040.007 RABbin soluğu esince üzerlerine, Ot kurur, çiçek solar. Gerçekten de halk ottan farksızdır.
40:8b.ISA.040.008 Ot kurur, çiçek solar, Ama Tanrımızın sözü sonsuza dek durur.››
40:9b.ISA.040.009 Ey Siyona müjde getiren, Yüksek dağa çık! Ey Yeruşalime müjde getiren, Yükselt sesini, bağır, Sesini yükselt, korkma. Yahuda kentlerine, ‹‹İşte, Tanrınız!›› de. Ey Yeruşalime müjde getiren›› ya da ‹‹Ey müjde getiren Siyon halkı, yüksek dağa çık! Ey müjde getiren Yeruşalim halkı››.
40:10b.ISA.040.010 İşte Egemen RAB gücüyle geliyor, Kudretiyle egemenlik sürecek. Ücreti kendisiyle birlikte, Ödülü önündedir.
40:11b.ISA.040.011 Sürüsünü çoban gibi güdecek, Kollarına alacak kuzuları, Bağrında taşıyacak; Usul usul yol gösterecek emziklilere.
40:12b.ISA.040.012 Kim denizleri avucuyla, Gökleri karışıyla ölçebildi? Yerin toprağını ölçeğe sığdıran, Dağları kantarla, Tepeleri teraziyle tartabilen var mı?
40:13b.ISA.040.013 RABbin düşüncesine kim akıl erdirebildi? Ona öğüt verip öğretebilen var mı?
40:14b.ISA.040.014 Akıl almak, adalet yolunu öğrenmek için RAB kime danıştı ki? Ona bilgi veren, anlayış yolunu bildiren var mı?
40:15b.ISA.040.015 RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.
40:16b.ISA.040.016 Adakları yakmaya yetmez Lübnan ormanı, Yakmalık sunu için az gelir hayvanları.
40:17b.ISA.040.017 RABbin önünde bütün uluslar bir hiç gibidir, Hiçten bile aşağı, değersiz sayılır.
40:18b.ISA.040.018 Öyleyse Tanrıyı kime benzeteceksiniz? Neyle karşılaştıracaksınız Onu?
40:19b.ISA.040.019 Putu döküm işçisi yapar, Kuyumcu altınla kaplar, Gümüş zincirler döker.
40:20b.ISA.040.020 Böyle bir sunuya gücü yetmeyen yoksul kişi Çürümez bir ağaç parçası seçer. Yerinden kımıldamaz bir put yapsın diye Usta bir işçi arar.
40:21b.ISA.040.021 Bilmiyor musunuz, duymadınız mı? Başlangıçtan beri size bildirilmedi mi? Dünyanın temelleri atılalı beri anlamadınız mı?
40:22b.ISA.040.022 Gökkubbenin üstünde oturan RABdir, Yeryüzünde yaşayanlarsa çekirge gibidir. Gökleri perde gibi geren, Oturmak için çadır gibi kuran Odur.
40:23b.ISA.040.023 Odur önderleri bir hiç eden, Dünyanın egemenlerini sıfıra indirgeyen.
40:24b.ISA.040.024 O önderler ki, yeni dikilmiş, yeni ekilmiş ağaç gibi, Gövdeleri yere yeni kök salmışken RABbin soluğu onları kurutuverir, Kasırga saman gibi savurur.
40:25b.ISA.040.025 ‹‹Beni kime benzeteceksiniz ki, Eşitim olsun?›› diyor Kutsal Olan.
40:26b.ISA.040.026 Başınızı kaldırıp göklere bakın. Kim yarattı bütün bunları? Yıldızları sırayla görünür kılıyor, Her birini adıyla çağırıyor. Büyük kudreti, üstün gücü sayesinde hepsi yerli yerinde duruyor.
40:27b.ISA.040.027 Ey Yakup soyu, ey İsrail! Neden, ‹‹RAB başıma gelenleri görmüyor, Tanrı hakkımı gözetmiyor?›› diye yakınıyorsun?
40:28b.ISA.040.028 Bilmiyor musun, duymadın mı? Ebedi Tanrı, RAB, bütün dünyayı yaratan, Ne yorulur ne de zayıflar, Onun bilgisi kavranamaz.
40:29b.ISA.040.029 Yorulanı güçlendirir, Takati olmayanın kudretini artırır.
40:30b.ISA.040.030 Gençler bile yorulup zayıf düşer, Yiğitler tökezleyip düşerler.
40:31b.ISA.040.031 RAB'be umut bağlayanlarsa taze güce kavuşur, Kanat açıp yükselirler kartallar gibi. Koşar ama zayıf düşmez, Yürür ama yorulmazlar.
41
41:1b.ISA.041.001 RAB diyor ki, ‹‹Susun karşımda, ey kıyı halkları! Halklar güçlerini tazelesin, Öne çıkıp konuşsunlar. Yargı için bir araya gelelim.
41:2b.ISA.041.002 ‹‹Doğudan adaleti harekete geçiren, Hizmete koşan kim? Ulusları önüne katıyor, krallara baş eğdiriyor. Kılıcıyla toz ediyor onları, Yayıyla savrulan samana çeviriyor. simgeliyor (bkz. 45:1).
41:3b.ISA.041.003 Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.
41:4b.ISA.041.004 Bunları yapıp gerçekleştiren, Kuşakları başlangıçtan beri çağıran kim? Ben RAB, ilkim; sonuncularla da yine Ben olacağım.››
41:5b.ISA.041.005 Kıyı halkları bunu görüp korktu. Dünyanın dört bucağı titriyor. Yaklaşıyor, geliyorlar.
41:6b.ISA.041.006 Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.
41:7b.ISA.041.007 Zanaatçı kuyumcuyu yüreklendiriyor, Madeni çekiçle düzleyen, ‹‹Lehim iyi oldu›› diyerek örse vuranı yüreklendiriyor. Kımıldamasın diye putu yerine çiviliyor.
41:8b.ISA.041.008 ‹‹Ama sen, ey kulum İsrail, Seçtiğim Yakup soyu, Dostum İbrahimin torunları!
41:9b.ISA.041.009 Sizleri dünyanın dört bucağından topladım, En uzak yerlerden çağırdım. Dedim ki, ‹Sen kulumsun, seni seçtim, Seni reddetmedim.›
41:10b.ISA.041.010 Korkma, çünkü ben seninleyim, Yılma, çünkü Tanrın benim. Seni güçlendireceğim, evet, sana yardım edeceğim; Zafer kazanan sağ elimle sana destek olacağım.
41:11b.ISA.041.011 ‹‹Sana öfkelenenlerin hepsi utanacak, rezil olacak. Sana karşı çıkanlar hiçe sayılıp yok olacak.
41:12b.ISA.041.012 Seninle çekişenleri arasan da bulamayacaksın. Seninle savaşanlar hiçten beter olacak.
41:13b.ISA.041.013 Çünkü sağ elinden tutan, ‹Korkma, sana yardım edeceğim› diyen Tanrın RAB benim.
41:14b.ISA.041.014 ‹‹Ey Yakup soyu, toprak kurdu, Ey İsrail halkı, korkma! Sana yardım edeceğim›› diyor RAB, Seni kurtaran İsrailin Kutsalı.
41:15b.ISA.041.015 ‹‹İşte, seni dişli, keskin, yepyeni bir harman döveni yaptım. Harman edip ufalayacaksın dağları, Tepeleri samana çevireceksin.
41:16b.ISA.041.016 Onları savurduğunda rüzgar alıp götürecek, Darmadağın edecek hepsini kasırga. Sense RABde sevinç bulacak, İsrailin Kutsalıyla övüneceksin.
41:17b.ISA.041.017 ‹‹Düşkünlerle yoksullar su arıyor, ama yok. Dilleri kurumuş susuzluktan. Ben RAB, onları yanıtlayacağım, Ben, İsrailin Tanrısı, onları bırakmayacağım.
41:18b.ISA.041.018 Çıplak tepeler üzerinde ırmaklar, Vadilerde su kaynakları yapacağım. Çölü havuza, Kurak toprağı pınara çevireceğim.
41:19b.ISA.041.019 Çölü sedir, akasya, Mersin ve iğde ağaçlarına kavuşturacağım. Bozkıra çam, köknar Ve selviyi bir arada dikeceğim.
41:20b.ISA.041.020 Öyle ki, insanlar görüp bilsinler, Hep birlikte düşünüp anlasınlar ki, Bütün bunları RABbin eli yapmış, İsrailin Kutsalı yaratmıştır.››
41:21b.ISA.041.021 ‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,
41:22b.ISA.041.022 ‹‹Putlarınızı getirin de olacakları bildirsinler bize. Olup bitenleri bildirsinler ki düşünelim, Sonuçlarını bilelim. Ya da gelecekte olacakları duyursunlar bize.
41:23b.ISA.041.023 Ey putlar, bundan sonra olacakları bize bildirin de, İlah olduğunuzu bilelim! Haydi bir iyilik ya da kötülük edin de, Hepimiz korkup dehşete düşelim.
41:24b.ISA.041.024 Siz de yaptıklarınız da hiçten betersiniz, Sizi yeğleyen iğrençtir.
41:25b.ISA.041.025 ‹‹Kuzeyden birini harekete geçirdim, geliyor, Gün doğusundan beni adımla çağıran biri. Çömlekçinin balçığı çiğnediği gibi, Önderleri çamur gibi çiğneyecek ayağıyla.
41:26b.ISA.041.026 Hanginiz bunu başlangıçtan bildirdi ki, bilelim, Kim önceden bildirdi ki, ‹Haklısın› diyelim? Konuştuğunuzu bildiren de Duyuran da Duyan da olmadı hiç.
41:27b.ISA.041.027 Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.
41:28b.ISA.041.028 Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.
41:29b.ISA.041.029 Hepsi bomboş, yaptıkları da bir hiç. Halkın putları yalnızca yeldir, sıfırdır.››
42
42:1b.ISA.042.001 ‹‹İşte kendisine destek olduğum, Gönlümün hoşnut olduğu seçtiğim kulum! Ruhumu onun üzerine koydum. Adaleti uluslara ulaştıracak.
42:2b.ISA.042.002 Bağırıp çağırmayacak, Sokakta sesini yükseltmeyecek.
42:3b.ISA.042.003 Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.
42:4b.ISA.042.004 Yeryüzünde adaleti sağlayana dek Umudunu, cesaretini yitirmeyecek. Kıyı halkları onun yasasına umut bağlayacak.››
42:5b.ISA.042.005 Gökleri yaratıp geren, Yeryüzünü ve ürününü seren, Dünyadaki insanlara soluk, Orada yaşayanlara ruh veren RAB Tanrı diyor ki,
42:6b.ISA.042.006 ‹‹Ben, RAB, seni doğrulukla çağırdım, Elinden tutacak, Seni koruyacağım. Seni halka antlaşma, Uluslara ışık yapacağım.
42:7b.ISA.042.007 Öyle ki, kör gözleri açasın, Zindandaki tutsakları, Cezaevi karanlığında yaşayanları özgür kılasın.
42:8b.ISA.042.008 ‹‹Ben RABbim, adım budur. Onurumu bir başkasına, Övgülerimi putlara bırakmam.
42:9b.ISA.042.009 Bakın, önceden bildirdiklerim gerçekleşti. Şimdi de yenilerini bildiriyorum; Bunlar ortaya çıkmadan önce size duyuruyorum.››
42:10b.ISA.042.010 Ey denizlere açılanlar ve denizlerdeki her şey, Kıyılar ve kıyı halkları, RABbe yeni bir ilahi söyleyin, Dünyanın dört bucağından Onu ezgilerle övün.
42:11b.ISA.042.011 Bozkır ve bozkırdaki kentler, Kedar köylerinde yaşayan halk Sesini yükseltsin. Selada oturanlar sevinçle haykırsın, Bağırsın dağların doruklarından.
42:12b.ISA.042.012 Hepsi RABbi onurlandırsın, Kıyı halkları Onu övsün.
42:13b.ISA.042.013 Yiğit gibi çıkagelecek RAB, Savaşçı gibi gayrete gelecek. Bağırıp savaş çığlığı atacak, Düşmanlarına üstünlüğünü gösterecek.
42:14b.ISA.042.014 ‹‹Uzun zamandır ses çıkarmadım, Sustum, kendimi tuttum. Ama şimdi feryat edeceğim doğuran kadın gibi, Nefesim tutulacak, kesik kesik soluyacağım.
42:15b.ISA.042.015 Harap edeceğim dağları, tepeleri, Bütün yeşilliklerini kurutacağım. Irmakları adalara çevirip havuzları kurutacağım.
42:16b.ISA.042.016 Körlere bilmedikleri yolda rehberlik edeceğim, Onlara kılavuz olacağım bilmedikleri yollarda, Karanlığı önlerinde ışığa, Engebeleri düzlüğe çevireceğim. Yerine getireceğim sözler bunlardır. Onlardan geri dönmem.
42:17b.ISA.042.017 Oyma putlara güvenenler, Dökme putlara, ‹İlahlarımız sizsiniz› diyenlerse Geri döndürülüp büsbütün utandırılacaklar.››
42:18b.ISA.042.018 ‹‹Ey sağırlar, işitin, Ey körler, bakın da görün!
42:19b.ISA.042.019 Kulum kadar kör olan var mı? Gönderdiğim ulak kadar sağır olan var mı? Benimle barışık olan kadar, RABbin kulu kadar kör olan kim var?
42:20b.ISA.042.020 Pek çok şey gördünüz, ama aldırmıyorsunuz, Kulaklarınız açık, ama işitmiyorsunuz.››
42:21b.ISA.042.021 Kendi doğruluğu uğruna Kutsal Yasayı Büyük ve yüce kılmak RABbi hoşnut etti.
42:22b.ISA.042.022 Ama bu yağmalanmış, soyulmuş bir halktır. Hepsi deliklere, cezaevlerine kapatılmışlardır. Yağmalanmak için varlar, kurtaran yok. Soyulmak içinler, ‹‹Geri verin›› diyen yok.
42:23b.ISA.042.023 Hanginiz kulak verecek? Gelecekte kim can kulağıyla dinleyecek?
42:24b.ISA.042.024 Yakup soyunun soyulmasına, İsrailin yağmalanmasına kim olur verdi? Kendisine karşı günah işlediğimiz RAB değil mi? Çünkü Onun yolunda yürümek istemediler, Yasasına kulak asmadılar.
42:25b.ISA.042.025 Bu yüzden kızgın öfkesini, Savaşın şiddetini üzerlerine yağdırdı. Ama ateş çemberi içinde olduklarını farketmediler, Aldırmadılar kendilerini yakıp bitiren ateşe.
43
43:1b.ISA.043.001 Ey Yakup soyu, seni yaratan, Ey İsrail, sana biçim veren RAB şimdi şöyle diyor: ‹‹Korkma, çünkü seni kurtardım, Seni adınla çağırdım, sen benimsin.
43:2b.ISA.043.002 Suların içinden geçerken seninle olacağım, Irmakların içinden geçerken su boyunu aşmayacak. Ateşin içinde yürürken yanmayacaksın, Alevler seni yakmayacak.
43:3b.ISA.043.003 Çünkü senin Tanrın, İsrailin Kutsalı, Seni kurtaran RAB benim. Fidyen olarak Mısırı, Sana karşılık Kûş ve Seva diyarlarını verdim.
43:4b.ISA.043.004 Gözümde değerli ve saygın olduğun, Seni sevdiğim için, senin yerine insanlar, Canın karşılığında halklar vereceğim.
43:5b.ISA.043.005 Korkma, çünkü seninleyim, Soyundan olanları doğudan getireceğim, Sizleri de batıdan toplayacağım.
43:6b.ISA.043.006 ‹‹Kuzeye, ‹Ver›, güneye, ‹Alıkoyma; Oğullarımı uzaktan, Kızlarımı dünyanın dört bucağından getir› diyeceğim.
43:7b.ISA.043.007 ‹Yüceliğim için yaratıp biçim verdiğim, Adımla çağrılan herkesi, Evet, oluşturduğum herkesi getirin› diyeceğim.››
43:8b.ISA.043.008 Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.
43:9b.ISA.043.009 Bütün uluslar bir araya gelsin, halklar toplansın. İçlerinden hangisi bunları bildirebilir, Olup bitenleri bize duyurabilir? Tanıklarını çağırıp haklı olduklarını kanıtlasınlar, Ötekiler de duyup, ‹‹Doğrudur›› desinler.
43:10b.ISA.043.010 ‹‹Tanıklarım sizlersiniz›› diyor RAB, ‹‹Seçtiğim kullar sizsiniz. Öyle ki beni tanıyıp bana güvenesiniz, Benim O olduğumu anlayasınız. Benden önce bir tanrı olmadı, Benden sonra da olmayacak.
43:11b.ISA.043.011 ‹‹Ben, yalnız ben RABbim, Benden başka kurtarıcı yoktur.
43:12b.ISA.043.012 Ben bildirdim, ben kurtardım, ben duyurdum, Aranızdaki yabancı ilahlar değil. Tanıklarım sizsiniz›› diyor RAB, ‹‹Tanrı benim,
43:13b.ISA.043.013 Gün gün olalı ben Oyum. Elimden kimse kurtaramaz. Ben yaparım, kim engel olabilir?››
43:14b.ISA.043.014 Kurtarıcınız RAB, İsrailin Kutsalı diyor ki, ‹‹Uğrunuza Babil üzerine bir ordu göndereceğim. Övündükleri gemilerle kaçan bütün Kildanilere Boyun eğdireceğim.
43:15b.ISA.043.015 Kutsalınız, İsrailin Yaratıcısı, Kralınız RAB benim.››
43:16b.ISA.043.016 Denizde geçit, azgın sularda yol açan, Atlarla savaş arabalarını, Yiğit savaşçıları ve orduyu Yola çıkaran RAB şöyle diyor: ‹‹Onlar yattı, kalkamaz oldu, Fitil gibi bastırılıp söndürüldüler.
43:18b.ISA.043.018 ‹‹Olup bitenlerin üzerinde durmayın, Düşünmeyin eski olayları.
43:19b.ISA.043.019 Bakın, yeni bir şey yapıyorum! Olmaya başladı bile, farketmiyor musunuz? Çölde yol, kurak topraklarda ırmaklar yapacağım.
43:20b.ISA.043.020 Kır hayvanları, çakallarla baykuşlar beni yüceltecek. Çünkü seçtiğim halkın içmesi için çölde su, Kurak yerlerde ırmaklar sağladım.
43:21b.ISA.043.021 Kendim için biçim verdiğim bu halk Bana ait olan övgüleri ilan edecek.››
43:22b.ISA.043.022 ‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.
43:23b.ISA.043.023 Yakmalık sunu için bana davar getirmediniz, Kurbanlarınızla beni onurlandırmadınız. Sizi sunularla uğraştırmadım, Günnük isteyerek sizi usandırmadım.
43:24b.ISA.043.024 Benim için güzel kokulu kamış satın almadınız, Doyurmadınız beni kurbanlarınızın yağıyla. Tersine, beni günahlarınızla uğraştırdınız, Suçlarınızla usandırdınız.
43:25b.ISA.043.025 Kendi uğruna suçlarınızı silen benim, evet benim, Günahlarınızı anmaz oldum.
43:26b.ISA.043.026 ‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.
43:27b.ISA.043.027 İlk atanız günah işledi, Sözcüleriniz bana başkaldırdı.
43:28b.ISA.043.028 Bu yüzden tapınak görevlilerini bayağılaştırdım; Yakup soyunu bütünüyle yıkıma, İsrail'i rezilliğe mahkûm ettim.››
44
44:1b.ISA.044.001 ‹‹Şimdi, ey kulum Yakup soyu, Seçtiğim İsrail halkı, dinle!
44:2b.ISA.044.002 Seni yaratan, rahimde sana biçim veren, Sana yardım edecek olan RAB şöyle diyor: ‹Korkma, ey kulum Yakup soyu, Ey seçtiğim Yeşurun! verilen bir addır.
44:3b.ISA.044.003 ‹‹ ‹Susamış toprağı sulayacak, Kurumuş toprakta dereler akıtacağım. Çocuklarının üzerine Ruhumu dökecek, Soyunu kutsayacağım.
44:4b.ISA.044.004 Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›
44:5b.ISA.044.005 ‹‹Kimi, ‹Ben RABbe aitim› diyecek, Kimi Yakup adını alacak, Kimi de eline ‹RABbe ait› yazıp İsrail adını benimseyecek.››
44:6b.ISA.044.006 RAB, İsrailin Kralı ve Kurtarıcısı, Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹‹İlk ve son benim, Benden başka Tanrı yoktur.
44:7b.ISA.044.007 Benim gibi olan var mı? Haber versin. Ezeli halkımı var ettiğimden beri olup bitenleri, Bundan sonra olacakları söyleyip sıralasın, Evet, gelecek olayları bildirsin!
44:8b.ISA.044.008 Yılmayın, korkmayın! Size çok önceden beri söyleyip açıklamadım mı? Tanıklarım sizsiniz. Benden başka Tanrı var mı? Hayır, başka Kaya yok; Ben bir başkasını bilmiyorum.››
44:9b.ISA.044.009 Putlara biçim verenlerin hepsi boş insanlardır. Değer verdikleri nesneler hiçbir işe yaramaz. Putların tanıkları onlardır; Ne bir şey görür ne de bir şey bilirler. Bunun sonucunda utanç içinde kalacaklar.
44:10b.ISA.044.010 Kim yararsız ilaha biçim vermek, Dökme put yapmak ister?
44:11b.ISA.044.011 Bakın, bu putlarla uğraşanların hepsi utanacak. Onları yapanlar salt insan. Hepsi toplanıp yargılanmaya gelsin. Dehşete düşecek, utanacaklar birlikte.
44:12b.ISA.044.012 Demirci aletini alır, Kömür ateşinde çalışır, Çekiçle demire biçim verir. Güçlü koluyla onu işler. Acıkır, güçsüz kalır, su içmeyince tükenir.
44:13b.ISA.044.013 Marangoz iple ölçü alır, Tahtayı tebeşirle çizer. Raspayla tahtayı biçimlendirir, Pergelle işaretler, insan biçimi verir. İnsan güzelliğinde, Evde duracak bir put yapar.
44:14b.ISA.044.014 İnsan kendisi için sedir ağaçları keser, Palamut, meşe ağaçları alır. Ormanda kendine bir ağaç seçer. Bir çam diker, ama ağacı büyüten yağmurdur.
44:15b.ISA.044.015 Sonra ağaç odun olarak kullanılır. İnsan aldığı odunla hem ısınır, Hem tutuşturup ekmek pişirir, Hem de bir ilah yapıp tapınır. Yaptığı putun önünde yere kapanır.
44:16b.ISA.044.016 Odunun bir kısmını yakar, Ateşinde et kızartıp karnını doyurur. Isınınca bir oh çeker, ‹‹Isındım, ateşin sıcaklığını duyuyorum›› der.
44:17b.ISA.044.017 Artakalan odundan kendine bir ilah, Oyma put yapar; Önünde yere kapanıp ona tapınır, ‹‹Beni kurtar, çünkü ilahım sensin›› diye yakarır.
44:18b.ISA.044.018 Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de öylesine kapalı ki, Görmez, anlamazlar.
44:19b.ISA.044.019 Durup düşünmez, bilmez, Anlamazlar ki şöyle desinler: ‹‹Odunun bir kısmını yakıp Ateşinde ekmek pişirdim, et kızartıp yedim. Artakalanından iğrenç bir şey mi yapayım? Bir odun parçasının önünde yere mi kapanayım?››
44:20b.ISA.044.020 Külle besleniyorlar. Aldanan yürekleri onları saptırıyor. Canlarını kurtaramaz, ‹‹Sağ elimdeki şu nesne aldatıcı değil mi?›› diyemezler.
44:21b.ISA.044.021 ‹‹Ey Yakup soyu, ey İsrail, Söylediklerimi anımsayın, çünkü kulumsunuz. Size ben biçim verdim, kulumsunuz; Seni unutmam, ey İsrail.
44:22b.ISA.044.022 İsyanlarınızı bulut gibi, Günahlarınızı sis gibi sildim. Bana dönün, çünkü sizi kurtardım.››
44:23b.ISA.044.023 Sevinçle haykırın, ey gökler, Çünkü bunu RAB yaptı. Haykırın, ey yerin derinlikleri. Ey dağlar, ey orman, ormandaki her ağaç, Sevinç çığlıklarına katılın. Çünkü RAB Yakup soyunu kurtararak İsrailde görkemini gösterdi.
44:24b.ISA.044.024 Sizi kurtaran, Size rahimde biçim veren RAB diyor ki, ‹‹Her şeyi yaratan, Gökleri yalnız başına geren, Yeryüzünü tek başına seren, Sahte peygamberlerin belirtilerini boşa çıkaran, Falcılarla alay eden, Bilgeleri geri çeviren, Bilgilerini saçmalığa dönüştüren, Kulunun sözlerini yerine getiren, Ulaklarının peygamberlik sözlerini gerçekleştiren, Yeruşalim için, ‹İçinde oturulacak›, Yahuda kentleri için, ‹Yeniden kurulacak, Yıkıntılarını onaracağım› diyen; Engine, ‹Kuru! Sularını kurutacağım› diyen, Koreş için, ‹O çobanımdır, Her istediğimi yerine getirecek›, Yeruşalim için, ‹Yeniden kurulacak›, Tapınak için, ‹Temeli atılacak› diyen RAB benim.››
45
45:1b.ISA.045.001 RAB meshettiği kişiye, Sağ elinden tuttuğu Koreşe sesleniyor. Uluslara onun önünde baş eğdirecek, Kralları silahsızlandıracakfö, Bir daha kapanmayacak kapılar açacak. Ona şöyle diyor:
45:2b.ISA.045.002 ‹‹Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım.
45:3b.ISA.045.003 Seni adınla çağıranın Ben RAB, İsrailin Tanrısı olduğumu anlayasın diye Karanlıkta kalmış hazineleri, Gizli yerlerde saklı zenginlikleri sana vereceğim.
45:4b.ISA.045.004 Sen beni tanımadığın halde Kulum Yakup soyu ve seçtiğim İsrail uğruna Seni adınla çağırıp onurlu bir unvan vereceğim.
45:5b.ISA.045.005 RAB benim, başkası yok, Benden başka Tanrı yok. Beni tanımadığın halde seni güçlü kılacağım.
45:6b.ISA.045.006 Öyle ki, doğudan batıya dek Benden başkası olmadığını herkes bilsin. RAB benim, başkası yok.
45:7b.ISA.045.007 Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.
45:8b.ISA.045.008 Ey gökler, yukarıdan doğruluk damlatın, Ey bulutlar, doğruluk yağdırın. Toprak yarılsın, kurtuluş meyvesi versin, Onunla birlikte doğruluk yetiştirsin. Bunları yaratan RAB benim.››
45:9b.ISA.045.009 Kendine biçim verenle çekişenin vay haline! Kil, topraktan yapılmış çömlek parçası, Kendisine biçim verene, ‹‹Ne yapıyorsun? Yarattığın nesnenin tutacağı yok›› diyebilir mi?
45:10b.ISA.045.010 Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!
45:11b.ISA.045.011 İsrailin Kutsalı, Ona biçim veren RAB diyor ki, ‹‹Çocuklarımın geleceği hakkında beni sorgulayabilir, Ellerimin yapıtları hakkında bana buyruk verebilir misiniz?
45:12b.ISA.045.012 Dünyayı ben yaptım, Üzerindeki insanı ben yarattım. Benim ellerim gerdi gökleri, Bütün gök cisimleri benim buyruğumda.
45:13b.ISA.045.013 Koreşi doğrulukla harekete geçirecek, Yollarını düzleyeceğim. Kentimi o onaracak, Sürgünlerimi ücret ya da ödül almadan o özgür kılacak.›› Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.
45:14b.ISA.045.014 RAB diyor ki, ‹‹Mısırın ürettikleri, Kûşun ticaret gelirleri Ve uzun boylu Sevalılar size gelecek, sizin olacak. Zincire vurulmuş olarak ardınızsıra yürüyecekler. Önünüzde yere kapanıp yalvaracaklar: ‹Tanrı yalnız sizinledir, Başkası, başka Tanrı yok.› ››
45:15b.ISA.045.015 Gerçekten sen kendini gizleyen bir Tanrısın, Ey İsrailin Tanrısı, ey Kurtarıcı!
45:16b.ISA.045.016 Put yapanların hepsi utandırılacak, rezil olacak. Utanç içinde uzaklaşacaklar.
45:17b.ISA.045.017 Ama İsrail RAB tarafından kurtarılacak, Sonsuza dek sürecek kurtuluşu. Çağlar boyunca utandırılmayacak, Asla rezil olmayacak.
45:18b.ISA.045.018 Çünkü gökleri yaratan RAB, Dünyayı yaratıp biçimlendiren, pekiştiren, Üzerinde yaşanmasın diye değil, yaşansın diye Biçimlendiren RAB -Tanrı Odur- şöyle diyor: ‹‹RAB benim, başkası yok.
45:19b.ISA.045.019 Ben gizlide, Karanlıklar ülkesinin bir köşesinde konuşmadım. Yakup soyuna, ‹Beni olmayacak yerlerde arayın› demedim. Doğru olanı söyleyen, adil olanı bildiren RAB benim.››
45:20b.ISA.045.020 ‹‹Ey sizler, uluslardan kaçıp kurtulanlar, Toplanıp gelin, birlikte yaklaşın! Tahtadan oyma putlar taşıyan, Kurtaramayan ilahlara yakaranlar bilgisizdir.
45:21b.ISA.045.021 Konuşun, davanızı sunun, Birbirinize danışın. Bunları çok önceden duyurup bildiren kim? Ben RAB, bildirmedim mi? Benden başka Tanrı yok, adil Tanrı ve Kurtarıcı benim. Yok benden başkası.
45:22b.ISA.045.022 ‹‹Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.
45:23b.ISA.045.023 Kendi üzerime ant içtim, Ağzımdan çıkan söz doğrudur, boşa çıkmaz: Her diz önümde çökecek, Her dil bana ant içecek.
45:24b.ISA.045.024 ‹‹Benim için şöyle diyecekler: ‹Doğruluk ve güç yalnız RABdedir›, İnsanlar Ona gelecek. RABbe öfkelenenlerin hepsi utandırılacak.
45:25b.ISA.045.025 Ama bütün İsrail soyu RAB tarafından aklanacak, O'nunla övünecek.
46
46:1b.ISA.046.001 ‹‹İlah Bel diz çökmüş, ilah Nebo sinmiş, Putları hayvanlara, öküzlere yüklenmiş gidiyor. Taşınan bu nesneleriniz ağırlık, Yorgun hayvana yük oldu.
46:2b.ISA.046.002 Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.
46:3b.ISA.046.003 ‹‹Ey Yakup soyu, İsrailin sağ kalanları, Doğdunuz doğalı yüklendiğim, Rahimden çıktınız çıkalı taşıdığım sizler, Dinleyin beni:
46:4b.ISA.046.004 Siz yaşlanıncaya dek ben Oyum; Saçlarınız ağarıncaya dek Ben yükleneceğim sizi. Sizi ben yarattım, ben taşıyacağım, Evet, sizi ben yüklenecek, ben kurtaracağım.
46:5b.ISA.046.005 ‹‹Beni kime benzetecek, Kime denk tutacaksınız? Kiminle karşılaştıracaksınız ki, benzer olalım?
46:6b.ISA.046.006 Kimisi bol keseden harcadığı altından, Terazide tarttığı gümüşten Ücret karşılığında kuyumcuya ilah yaptırır, Önünde yere kapanıp tapınır.
46:7b.ISA.046.007 Onu omuzlayıp taşır, yerine koyar. Öylece durur put, yerinden kımıldamaz. Kendisine yakarana yanıt veremez, Onu sıkıntısından kurtaramaz.
46:8b.ISA.046.008 ‹‹Bunu anımsayın, ey başkaldıranlar, Adam olun, aklınızdan çıkarmayın!
46:9b.ISA.046.009 Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın. Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Tanrı benim, benzerim yok.
46:10b.ISA.046.010 Sonu ta başlangıçtan, Henüz olmamış olayları çok önceden bildiren, ‹Tasarım gerçekleşecek, İstediğim her şeyi yapacağım› diyen benim.
46:11b.ISA.046.011 Doğudan yırtıcı kuşu, Uzak bir ülkeden Tasarımı gerçekleştirecek adamı çağıran benim. Evet, bunları söyledim, Kesinlikle yerine getirecek, Tasarladığımı yapacağım mutlaka.
46:12b.ISA.046.012 ‹‹Ey dikbaşlılar, doğruluktan uzak olanlar, Dinleyin beni!
46:13b.ISA.046.013 Zaferim yaklaştı, uzak değil; Kurtarışım gecikmeyecek. Güzelliğim olan İsrail için Siyon'u kurtaracağım.››
47
47:1b.ISA.047.001 ‹‹Ey Babil, erden kız, İn aşağı, toprağa otur. Ey Kildani kızı, Tahtın yok artık, yere otur. Bundan böyle, ‹Nazik, narin› demeyecekler sana.
47:2b.ISA.047.002 Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.
47:3b.ISA.047.003 Çıplaklığın sergilenecek, mahrem yerlerin görünecek. Öç alacağım, kimseyi esirgemeyeceğim.››
47:4b.ISA.047.004 Bizim kurtarıcımız İsrailin Kutsalıdır. Onun adı ‹‹Her Şeye Egemen RABdir!››
47:5b.ISA.047.005 RAB diyor ki, ‹‹Ey Kildani kızı, Karanlığa çekilip sessizce otur. Çünkü bundan böyle ‹Ülkeler kraliçesi› demeyecekler sana.
47:6b.ISA.047.006 Halkıma öfkelenmiş, Mirasım olduğu halde onu bayağılaştırıp Eline teslim etmiştim. Ama sen onlara acımadın, Yaşlılara bile çok ağır bir boyunduruk yükledin.
47:7b.ISA.047.007 ‹Sonsuza dek kraliçe olacağım› diye düşünüyordun, Bunları aklına getirmedin, sonuçlarını düşünmedin.
47:8b.ISA.047.008 ‹‹Ey şimdi güvenlikte yaşayan zevk düşkünü, İçinden, ‹Kraliçe benim, başkası yok; Hiç dul kalmayacak, Evlat acısı görmeyeceğim› diyorsun. Dinle şimdi:
47:9b.ISA.047.009 Bir gün içinde ikisi birden başına gelecek: Çok sayıda büyüye, etkili muskalarına karşın Hem dul kalacak, Hem evlat acısını alabildiğine yaşayacaksın.
47:10b.ISA.047.010 ‹‹Kötülüğüne güvendin, ‹Beni gören yok› diye düşündün. Bilgin ve bilgeliğin seni saptırdı. İçinden, ‹Kraliçe benim, başkası yok› diyordun.
47:11b.ISA.047.011 Ne var ki, felakete uğrayacaksın. Onu durduracak büyü yok elinde, Başına gelecek belayı önleyemeyeceksin. Üzerine ansızın hiç beklemediğin bir yıkım gelecek.
47:12b.ISA.047.012 Gençliğinden beri emek verdiğin Muskalarına, çok sayıda büyüye devam et; Belki yararını görür, Kimilerini titretirsin.
47:13b.ISA.047.013 Aldığın öğütlerin çokluğu Seni tüketti. Yıldız falcıların, yıldızbilimcilerin, Ay başlarında ne olacağını bildirenlerin, Şimdi kalksınlar da Başına geleceklerden seni kurtarsınlar.
47:14b.ISA.047.014 ‹‹Bak, hepsi anızdan farksız, Ateş yakacak onları. Canlarını alevden kurtaramayacaklar. Ne ısınmak için kor, Ne de karşısında oturulacak ateş olacak.
47:15b.ISA.047.015 Emek verdiğin adamlar böyle olacak. Gençliğinden beri alışveriş ettiğin herkes Kendi yoluna gidecek, Seni kurtaran olmayacak.››
48
48:1b.ISA.048.001 ‹‹Dinle, ey Yakup soyu! İsrail adıyla anılan, Yahuda soyundan gelen, RABbin adıyla ant içen sizler, İsrailin Tanrısına yakarır, Ama bunu doğrulukla, içtenlikle yapmazsınız.
48:2b.ISA.048.002 Kutsal kentli olduğunuzu, İsrailin Tanrısına dayandığınızı ileri sürersiniz. Onun adı Her Şeye Egemen RABdir.
48:3b.ISA.048.003 Olup bitenleri çok önceden bildirdim, Ağzımı açıp duyurdum. Ansızın yaptım ve gerçekleştiler.
48:4b.ISA.048.004 İnatçı olduğunuzu, Tunç alınlı, demir boyunlu olduğunuzu bildiğim için
48:5b.ISA.048.005 Bunları size çok önceden bildirdim, Olmadan önce duyurdum. Yoksa, ‹Bunları yapan putlarımızdır, Olmalarını buyuran Oyma ve dökme putlarımızdır› derdiniz.
48:6b.ISA.048.006 Bunları duydunuz, hepsini inceleyin. Peki, kabul etmeyecek misiniz? Şimdiden size yeni şeyler, Bilmediğiniz gizli şeyler açıklayacağım.
48:7b.ISA.048.007 Bunlar şimdi yaratılıyor, Geçmişte değil; Bugüne kadar duymadınız, Yoksa, ‹Bunları biliyorduk› derdiniz.
48:8b.ISA.048.008 Ne duydunuz, ne de anladınız, Öteden beri kulaklarınız tıkalı. Ne denli hain olduğunuzu biliyorum, Doğuştan isyankâr olduğunuz biliniyor.
48:9b.ISA.048.009 Adım uğruna öfkemi geciktiriyorum. Ünümden ötürü kendimi tutuyorum, Yoksa sizi yok ederdim.
48:10b.ISA.048.010 Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.
48:11b.ISA.048.011 Bunu kendim için, evet, kendim için yapıyorum. Adımı bayağılaştırmanızı nasıl hoş görebilirim? Bana ait olan onuru başkasına vermem.››
48:12b.ISA.048.012 ‹‹Ey Yakup soyu, çağırdığım İsrail, beni dinle: Ben Oyum; ilk Benim, son da Benim.
48:13b.ISA.048.013 Yeryüzünün temelini elimle attım, Gökleri sağ elim gerdi. Onları çağırdığımda Birlikte önümde dikilirler.
48:14b.ISA.048.014 ‹‹Toplanıp dinleyin hepiniz: Putlardan hangisi bunları önceden bildirebildi? RABbin sevdiği kişi Onun Babile karşı tasarladığını yerine getirecek. Gücünü Kildanilere karşı kullanacak.
48:15b.ISA.048.015 Ben, evet, ben söyledim, onu ben çağırdım, Onu getirdim, görevini başaracak.
48:16b.ISA.048.016 ‹‹Yaklaşın bana, dinleyin söyleyeceklerimi: Başlangıçtan beri açıkça konuştum, O zamandan bu yana oradayım.›› Egemen RAB şimdi beni ve Ruhunu gönderiyor.
48:17b.ISA.048.017 Sizleri kurtaran İsrailin Kutsalı RAB diyor ki, ‹‹Yararlı olanı size öğreten, Gitmeniz gereken yolda sizi yürüten Tanrınız RAB benim.
48:18b.ISA.048.018 ‹‹Keşke buyruklarıma dikkat etseydiniz! O zaman esenliğiniz ırmak gibi, Doğruluğunuz denizin dalgaları gibi olurdu.
48:19b.ISA.048.019 Soyunuz kum gibi, Torunlarınız kum taneleri gibi olurdu. Adları ne unutulur, Ne de huzurumdan yok olurdu.››
48:20b.ISA.048.020 Babilden çıkın, Kildanilerden kaçın, Sevinç çığlıklarıyla ilan edin bunu, Haberini duyurun, dünyanın dört bucağına yayın. ‹‹RAB, kulu Yakupun soyunu kurtardı›› deyin.
48:21b.ISA.048.021 Onları çöllerden geçirirken susuzluk çekmediler, Onlar için sular akıttı kayadan, Kayayı yardı, sular fışkırdı.
48:22b.ISA.048.022 ‹‹Kötülere esenlik yoktur›› diyor RAB.
49
49:1b.ISA.049.001 Ey kıyı halkları, işitin beni, Uzaktaki halklar, iyi dinleyin. RAB beni ana rahmindeyken çağırdı, Annemin karnındayken adımı koydu.
49:2b.ISA.049.002 Ağzımı keskin kılıç yaptı, Elinin gölgesinde gizledi beni. Beni keskin bir ok yaptı, Kendi ok kılıfına sakladı.
49:3b.ISA.049.003 Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.
49:4b.ISA.049.004 Ama ben, ‹‹Boşuna emek verdim›› dedim, ‹‹Gücümü boş yere, bir hiç için tükettim. RAB yine de hakkımı savunur, Tanrım yaptıklarımın karşılığını verir.››
49:5b.ISA.049.005 Kulu olmam için, Yakup soyunu kendisine geri getirmem, İsraili önünde toplamam için Rahimde beni biçimlendiren RAB şimdi şöyle diyor: -Onun gözünde onurluyum, Tanrım bana güç kaynağı oldu.-
49:6b.ISA.049.006 ‹‹Yakupun oymaklarını canlandırmak, Sağ kalan İsraillileri geri getirmek için Kulum olman yeterli değil. Seni uluslara ışık yapacağım. Öyle ki, kurtarışım yeryüzünün dört bucağına ulaşsın.››
49:7b.ISA.049.007 İnsanların hor gördüğüne, Ulusların iğrendiğine, Egemenlerin kulu olana İsrailin Kurtarıcısı ve Kutsalı RAB diyor ki, ‹‹Seni seçmiş olan İsrailin Kutsalı sadık RABden ötürü Krallar seni görünce ayağa kalkacak, Önderler yere kapanacak.››
49:8b.ISA.049.008 RAB şöyle diyor: ‹‹Lütuf zamanında seni yanıtlayacağım, Kurtuluş günü sana yardım edecek, Seni koruyacağım. Seni halka antlaşma olarak vereceğim. Öyle ki, yıkık ülkeyi yeniden kurasın, Mülk olarak yeni sahiplerine veresin.
49:9b.ISA.049.009 Tutsaklara, ‹Çıkın›, Karanlıktakilere, ‹Dışarı çıkın› diyeceksin. Yol boyunca beslenecek, Her çıplak tepede otlak bulacaklar.
49:10b.ISA.049.010 Acıkmayacak, susamayacaklar, Kavurucu sıcak ve güneş çarpmayacak onları. Çünkü onlara merhamet eden kendilerine yol gösterecek Ve onları pınarlara götürecek.
49:11b.ISA.049.011 Bütün dağlarımı yola dönüştüreceğim, Anayollarım yükseltilecek.
49:12b.ISA.049.012 İşte halkım ta uzaklardan, Kimi kuzeyden, kimi batıdan, kimi de Sinimden gelecek.››
49:13b.ISA.049.013 Ey gökler, sevinçle haykırın, Neşeyle coş, ey yeryüzü! Ey dağlar, sevinç çığlıklarına katılın, Çünkü RAB halkını avutacak, Ezilene merhamet gösterecek.
49:14b.ISA.049.014 Oysa Siyon, ‹‹RAB beni terk etti, Rab beni unuttu›› diyordu.
49:15b.ISA.049.015 Ama RAB, ‹‹Kadın emzikteki çocuğunu unutabilir mi?›› diyor, ‹‹Rahminden çıkan çocuktan sevecenliği esirger mi? Kadın unutabilir, Ama ben seni asla unutmam.
49:16b.ISA.049.016 Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.
49:17b.ISA.049.017 Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.
49:18b.ISA.049.018 Başını kaldır da çevrene bir bak: Hepsi toplanmış sana geliyor. Ben RAB, varlığım hakkı için diyorum ki, Onların hepsi senin süsün olacak, Bir gelin gibi takınacaksın onları.
49:19b.ISA.049.019 ‹‹Çünkü yıkılmış, viraneye dönmüştün, Ülken yerle bir olmuştu. Ama şimdi halkına dar geleceksin, Seni harap etmiş olanlar senden uzak duracaklar.
49:20b.ISA.049.020 Yitirdiğini sandığın çocuklarının sesini yine duyacaksın: ‹Burası bize dar geliyor, Yaşayacak bir yer ver bize› diyecekler.
49:21b.ISA.049.021 O zaman içinden, ‹Kim doğurdu bunları bana?› diyeceksin, ‹Çocuklarımı yitirmiştim, doğuramıyordum. Sürgüne gönderilmiş, dışlanmıştım. Öyleyse bunları kim büyüttü? Yapayalnız kalmıştım, Nereden çıkıp geldi bunlar?› ››
49:22b.ISA.049.022 Egemen RAB diyor ki, ‹‹Bakın, uluslara elimle işaret verdiğimde, Sancağımı yükselttiğimde halklara, Senin oğullarını kucaklarında getirecek, Kızlarını omuzlarında taşıyacaklar.
49:23b.ISA.049.023 Krallar size babalık, Prensesler sütannelik yapacak, Yüzüstü yere kapanıp Ayaklarının tozunu yalayacaklar. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın. Bana umut bağlayan utandırılmayacak.››
49:24b.ISA.049.024 Güçlünün ganimeti elinden alınabilir mi? Zorbanın elindeki tutsak kurtulabilir mi? ‹‹Doğru olanın›› (bkz. 25. ayet).
49:25b.ISA.049.025 Ama RAB diyor ki, ‹‹Evet, güçlünün elindeki tutsaklar alınacak, Zorbanın aldığı ganimet de kurtarılacak. Seninle çekişenle ben çekişeceğim, Senin çocuklarını ben kurtaracağım.
49:26b.ISA.049.026 Sana zulmedenlere kendi etlerini yedireceğim, Tatlı şarap içmiş gibi kendi kanlarıyla sarhoş olacaklar. Böylece bütün insanlar bilecek ki Seni kurtaran RAB benim; Kurtarıcın, Yakup'un Güçlüsü benim.››
50
50:1b.ISA.050.001 RAB şöyle diyor: ‹‹Boşadığım annenizin boşanma belgesi nerede? Hangi alacaklıma sattım sizi? Suçlarınız yüzünden satıldınız, Anneniz isyanlarınız yüzünden dışlandı.
50:2b.ISA.050.002 Geldiğimde neden kimse yoktu, Çağırdığımda niçin yanıt veren olmadı? Sizi kurtaramayacak kadar kısa mı elim, Ya da gücüm yok mu sizi özgür kılmaya? Azarlayarak denizi kurutur, Irmakları çöle çeviririm. Su kalmayınca balıklar ölür ve kokar.
50:3b.ISA.050.003 Göklere karalar giydirir, Çul ederim onların örtüsünü.››
50:4b.ISA.050.004 Yorgunlara sözle destek olmayı bileyim diye Egemen RAB bana eğitilmişlerin dilini verdi. Eğitilenler gibi dinleyeyim diye kulağımı uyandırır her sabah.
50:5b.ISA.050.005 Egemen RAB kulağımı açtı, Karşı koymadım, geri çekilmedim.
50:6b.ISA.050.006 Bana vuranlara sırtımı açtım, Yanaklarımı uzattım sakalımı yolanlara. Aşağılamalardan, tükürükten yüzümü gizlemedim.
50:7b.ISA.050.007 Egemen RAB bana yardım ettiği için Utanç duymam. Kararımdan dönmemfş, Utandırılmayacağımı bilirim. ettim››.
50:8b.ISA.050.008 Beni haklı çıkaran yakınımda. Benden davacı olan kim, yüzleşelim, Kimdir hasmım, karşıma çıksın.
50:9b.ISA.050.009 Bana yardım eden Egemen RABdir, Kim suçlu çıkaracak beni? Onların hepsi giysi gibi eskiyecek, Tümünü güve yiyip bitirecek.
50:10b.ISA.050.010 Aranızda RABden korkan, Kulunun sözünü dinleyen kim var? Karanlıkta yürüyen, ışığı olmayan, RABbin adına güvensin, Tanrısına dayansın.
50:11b.ISA.050.011 Ama ateş yakan, Alevli oklar kuşanan sizler, hepiniz, Ateşinizin aydınlığında, Tutuşturduğunuz alevli okların arasında yürüyün. Benden alacağınız şudur: Azap içinde yatacaksınız.
51
51:1b.ISA.051.001 ‹‹Doğruluğun ardından giden, RABbe yönelen sizler, beni dinleyin: Yontulduğunuz kayaya, Çıkarıldığınız taş ocağına bakın.
51:2b.ISA.051.002 Atanız İbrahime, sizi doğuran Saraya bakın. Çağırdığımda tek kişiydi İbrahim, Ama ben onu kutsayıp çoğalttım.››
51:3b.ISA.051.003 RAB Siyonu ve bütün yıkıntılarını avutacak. Siyon çölünü Adene, bozkırı RABbin bahçesine döndürecek. Orada coşku, sevinç, Şükran ve ezgi olacak.
51:4b.ISA.051.004 ‹‹Beni dinle, ey halkım, Bana kulak ver, ey ulusum! Yasa benden çıkacak, Halklara ışık olarak adaletimi yerleştireceğim.
51:5b.ISA.051.005 Zaferim yaklaştı, Kurtarışım ortaya çıktı. Halkları gücümle yöneteceğim. Kıyı halkları bana umut bağladı, Umutla gücümü bekliyorlar.
51:6b.ISA.051.006 Başınızı kaldırıp göklere bakın, Aşağıya, yeryüzüne bakın. Çünkü bu gökler duman gibi dağılacak, Giysi gibi eskiyecek yeryüzü; Üzerinde yaşayanlar sinek gibi ölecek. Ama benim kurtarışım sonsuz olacak, Ardı kesilmeyecek zaferimin.
51:7b.ISA.051.007 ‹‹Ey sizler, doğru olanı bilenler, Yasamı yüreğinde taşıyan halk, dinleyin beni! İnsanların aşağılamalarından korkmayın, Yılmayın sövgülerinden.
51:8b.ISA.051.008 Güvenin yediği giysi gibi, Kurtçuğun yediği yapağı gibi yitecekler. Oysa zaferim sonsuza dek kalacak, Kurtarışım kuşaklar boyu sürecek.››
51:9b.ISA.051.009 Uyan, ey RABbin gücü, uyan, kudreti kuşan! Eski günlerde, önceki kuşaklar döneminde olduğu gibi uyan! Rahavı parçalayan, Deniz canavarının bedenini deşen sen değil miydin?
51:10b.ISA.051.010 Denizi, engin suların derinliklerini kurutan, Kurtulanların geçmesi için Denizin derinliklerini yola çeviren sen değil miydin?
51:11b.ISA.051.011 RABbin kurtardıkları dönecek, Sevinçle haykırarak Siyona varacaklar. Yüzlerinde sonsuz sevinç olacak. Onların olacak coşku ve sevinç, Üzüntü ve inilti kaçacak.
51:12b.ISA.051.012 RAB diyor ki, ‹‹Sizi avutan benim, evet benim. Siz kimsiniz ki, ölümlü insandan, Ottan farksız insanoğlundan korkarsınız?
51:13b.ISA.051.013 Sizi yaratan, gökleri geren, Dünyanın temellerini atan RABbi Nasıl olur da unutursunuz? Sizi yok etmeye hazırlanan zalimin öfkesinden Neden gün boyu yılıp duruyorsunuz? Hani nerede zalimin gazabı?
51:14b.ISA.051.014 Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.
51:15b.ISA.051.015 Tanrınız RAB benim. Dalgalar gürlesin diye denizi çalkalayan benim.›› Onun adı Her Şeye Egemen RABdir!
51:16b.ISA.051.016 ‹‹Sözlerimi ağzına koydum, Seni elimin gölgesiyle örttüm; Gökleri yerleştirmen, Yeryüzünün temellerini atman Ve Siyona, ‹Halkım sensin› demen için...››
51:17b.ISA.051.017 Uyan, ey Yeruşalim, uyan, kalk ayağa! Sen ki, RABbin gazap kâsesini Onun elinden içtin. Tamamını içtin sersemleten kâsenin.
51:18b.ISA.051.018 Doğurduğun bunca oğuldan sana yol gösteren yok, Elinden tutan da yok büyüttüğün bunca oğuldan.
51:19b.ISA.051.019 Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek? Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç. Nasıl avutayım seni?
51:20b.ISA.051.020 Oğulların baygın, ağa düşmüş ahular gibi Her sokak başında yatıyor. RABbin öfkesine de Tanrının azarlayışına da doymuşlar.
51:21b.ISA.051.021 Bu nedenle, ey ezilmiş Yeruşalim, Şarapsız sarhoş olmuş halk, şunu dinle!
51:22b.ISA.051.022 Egemenin RAB, kendi halkını savunan Tanrın diyor ki, ‹‹Seni sersemleten kâseyi, gazabımın kâsesini Elinden aldım. Bir daha asla içmeyeceksin ondan.
51:23b.ISA.051.023 Onu sana eziyet edenlerin eline vereceğim; Onlar ki sana, ‹Yere yat da Üzerinden geçelim› dediklerinde, Sırtını toprak, yol ettin.››
52
52:1b.ISA.052.001 Uyan, ey Siyon, uyan, kudretini kuşan. Ey Yeruşalim, kutsal kent, güzel giysilerini giy. Çünkü sünnetsizlerle murdarlar Kapılarından asla içeri girmeyecek artık.
52:2b.ISA.052.002 Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.
52:3b.ISA.052.003 RAB diyor ki, ‹‹Karşılıksız satılmıştınız, Parasız kurtulacaksınız.››
52:4b.ISA.052.004 Egemen RAB diyor ki, ‹‹Halkım gurbette yaşamak için önce Mısıra inmişti. Şimdi de Asurlular onları ezdi.
52:5b.ISA.052.005 Halkım boş yere alınıp götürüldü, Benim burayla ne ilgim kaldı?›› diyor RAB, ‹‹Yöneticileri feryat ediyor, Adıma günboyu sövülüyor›› diyor RAB.
52:6b.ISA.052.006 ‹‹Bundan ötürü halkım adımı bilecek, O gün, ‹İşte ben› diyenin ben olduğumu anlayacak.››
52:7b.ISA.052.007 Dağları aşıp gelen müjdecinin ayakları ne güzeldir! O müjdeci ki, esenlik duyuruyor. İyilik müjdesi getiriyor, kurtuluş haberi veriyor. Siyon halkına, ‹‹Tanrınız egemenlik sürüyor!›› diye ilan ediyor.
52:8b.ISA.052.008 Dinleyin! Bekçileriniz seslerini yükseltiyor, Hep birlikte sevinçle haykırıyorlar. Çünkü RABbin Siyona dönüşünü gözleriyle görmekteler!
52:9b.ISA.052.009 Ey Yeruşalim yıkıntıları, Hep birlikte sevinçle haykırıp bağırın! Çünkü RAB halkını avuttu, Yeruşalimi kurtardı.
52:10b.ISA.052.010 Bütün ulusların gözü önünde Kutsal kolunu sıvadı, Dünyanın dört bucağı Tanrımızın kurtarışını görecek.
52:11b.ISA.052.011 Çekilin, çekilin, oradan çıkın, Murdara dokunmayın. Oradan çıkıp temizlenin, Ey RABbe tapınma araçlarını taşıyan sizler!
52:12b.ISA.052.012 Aceleyle çıkmayacak, Kaçıp gitmeyeceksiniz; Çünkü RAB önünüzden gidecek, İsrailin Tanrısı artçınız olacak.
52:13b.ISA.052.013 Bakın, kulum başarılı olacak; Üstün olacak, el üstünde tutulup alabildiğine yüceltilecek.
52:14b.ISA.052.014 Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;
52:15b.ISA.052.015 Pek çok ulus ona şaşacak, Onun önünde kralların ağızları kapanacak. Çünkü kendilerine anlatılmamış olanı görecek, Duymadıklarını anlayacaklar.
53
53:1b.ISA.053.001 Verdiğimiz habere kim inandı? RABbin gücü kime açıklandı?
53:2b.ISA.053.002 O RABbin önünde bir fidan gibi, Kurak yerdeki kök gibi büyüdü. Bakılacak biçimden, güzellikten yoksundu. Gönlümüzü çeken bir görünüşü de yoktu.
53:3b.ISA.053.003 İnsanlarca hor görüldü, Yapayalnız bırakıldı. Acılar adamıydı, hastalığı yakından tanıdı. İnsanların yüz çevirdiği biri gibi hor görüldü, Ona değer vermedik.
53:4b.ISA.053.004 Aslında hastalıklarımızı o üstlendi, Acılarımızı o yüklendi. Bizse Tanrı tarafından cezalandırıldığını, Vurulup ezildiğini sandık.
53:5b.ISA.053.005 Oysa, bizim isyanlarımız yüzünden onun bedeni deşildi, Bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti. Esenliğimiz için gerekli olan ceza Ona verildi. Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk.
53:6b.ISA.053.006 Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık, Her birimiz kendi yoluna döndü. Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi.
53:7b.ISA.053.007 O baskı görüp eziyet çektiyse de Ağzını açmadı. Kesime götürülen kuzu gibi, Kırkıcıların önünde sessizce duran koyun gibi Açmadı ağzını.
53:8b.ISA.053.008 Acımasızca yargılanıp ölüme götürüldü. Halkımın isyanı ve hak ettiği ceza yüzünden Yaşayanlar diyarından atıldı. Onun kuşağından bunu düşünen oldu mu?
53:9b.ISA.053.009 Şiddete başvurmadığı, Ağzından hileli söz çıkmadığı halde, Ona kötülerin yanında bir mezar verildi, Ama öldüğünde zenginin yanındaydı.
53:10b.ISA.053.010 Ne var ki, RAB onun ezilmesini uygun gördü, Acı çekmesini istedi. Canını suç sunusu olarak sunarsa Soyundan gelenleri görecek ve günleri uzayacak. RABbin istemi onun aracılığıyla gerçekleşecek.
53:11b.ISA.053.011 Canını feda ettiği için Gördükleriyle hoşnut olacak. RABbin doğru kulu, kendisini kabul eden birçoklarını aklayacak. Çünkü onların suçlarını o üstlendi.
53:12b.ISA.053.012 Bundan dolayı ona ünlüler arasında bir pay vereceğim, Ganimeti güçlülerle paylaşacak. Çünkü canını feda etti, başkaldıranlarla bir sayıldı. Pek çoklarının günahını o üzerine aldı, Başkaldıranlar için de yalvardı.
54
54:1b.ISA.054.001 ‹‹Çocuk doğurmayan ey kısır kadın, Sevinç çığlıkları at; Ey doğum ağrısı nedir bilmeyen sen, Sevinçle haykır, bağır. Çünkü terk edilmiş kadının, Evli kadından daha çok çocuğu olacaktır›› diyor RAB.
54:2b.ISA.054.002 ‹‹Çadırının alanını genişlet, Perdelerini uzat, çekinme. Gergi iplerini de uzat, kazıklarını sağlamlaştır.
54:3b.ISA.054.003 Çünkü sağa sola yayılacaksın, Soyundan gelenler ulusları mülk edinecek, Issız kentlere yerleşecek.
54:4b.ISA.054.004 ‹‹Korkma, ayıplanmayacaksın, Utanma, aşağılanmayacaksın. Unutacaksın gençliğinde yaşadığın utancı, Dulluk ayıbını artık anmayacaksın.
54:5b.ISA.054.005 Çünkü kocan, seni yaratandır. Onun adı Her Şeye Egemen RABdir, İsrailin Kutsalıdır seni kurtaran. Ona bütün dünyanın Tanrısı denir.››
54:6b.ISA.054.006 Tanrın diyor ki, ‹‹RAB seni terk edilmiş, Ruhu kederli bir kadın, Genç yaşta evlenip sonra dışlanmış Bir kadın olarak çağırıyor:
54:7b.ISA.054.007 ‹Bir an için seni terk ettim, Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.
54:8b.ISA.054.008 Bir anlık taşkın öfkeyle senden yüz çevirmiştim, Ama sonsuz sadakatle sana sevecenlik göstereceğim.› ›› Seni kurtaran RAB böyle diyor.
54:9b.ISA.054.009 ‹‹Bu benim için Nuh tufanı gibidir. Nuh tufanının bir daha yeryüzünü Kaplamayacağına nasıl ant içtimse, Sana öfkelenmeyeceğime, Seni azarlamayacağıma da ant içiyorum.
54:10b.ISA.054.010 Dağlar yerinden kalksa, tepeler sarsılsa da Sadakatim senin üzerinden kalkmaz, Esenlik antlaşmam sarsılmaz›› Diyor sana merhamet eden RAB.
54:11b.ISA.054.011 ‹‹Ey kasırgaya tutulmuş, Avuntu bulmamış ezik kent! Taşlarını koyu harçla yerine koyacak, Temellerini laciverttaşıyla atacağım.
54:12b.ISA.054.012 Kale burçlarını yakuttan, Kapılarını mücevherden, Surlarını değerli taşlardan yapacağım.
54:13b.ISA.054.013 Bütün çocuklarını ben RAB eğiteceğim, Esenlikleri tam olacak.
54:14b.ISA.054.014 Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.
54:15b.ISA.054.015 Sana saldıran olursa, benden olmadığını bil. Sana saldıran herkes önünde yenilgiye uğrayacak.
54:16b.ISA.054.016 ‹‹İşte, kor halindeki ateşi üfleyen, Amaca uygun silah yapan demirciyi ben yarattım. Yok etsin diye yıkıcıyı da ben yarattım.
54:17b.ISA.054.017 Ama sana karşı yapılan hiçbir silah işe yaramayacak, Mahkemede seni suçlayan her dili Suçlu çıkaracaksın. RAB'be kulluk edenlerin mirası şudur: Onların gönenci bendendir›› diyor RAB.
55
55:1b.ISA.055.001 ‹‹Ey susamış olanlar, sulara gelin, Parası olmayanlar, gelin, satın alın, yiyin. Gelin, şarabı ve sütü parasız, bedelsiz alın.
55:2b.ISA.055.002 Paranızı neden ekmek olmayana, Emeğinizi doyurmayana harcıyorsunuz? Beni iyi dinleyin ki, iyi olanı yiyesiniz, Bolluğun tadını çıkarasınız!
55:3b.ISA.055.003 ‹‹Kulak verin, bana gelin. Dinleyin ki yaşayasınız. Ben de sizinle sonsuz bir antlaşma, Davuta söz verdiğim kalıcı iyilikleri içeren bir antlaşma yapayım.
55:4b.ISA.055.004 Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.
55:5b.ISA.055.005 Tanımadığınız ulusları çağıracaksınız, Sizi tanımayan uluslar koşa koşa size gelecek. Tanrınız RABden, İsrailin Kutsalından ötürü gelecekler. Çünkü RAB sizleri yüceltecek.››
55:6b.ISA.055.006 Bulma fırsatı varken RABbi arayın, Yakındayken Ona yakarın.
55:7b.ISA.055.007 Kötü kişi yolunu, Fesatçı düşüncelerini bıraksın; RABbe dönsün, merhamet bulur, Tanrımıza dönsün, bol bol bağışlanır.
55:8b.ISA.055.008 ‹‹Çünkü benim düşüncelerim Sizin düşünceleriniz değil, Sizin yollarınız benim yollarım değil›› diyor RAB.
55:9b.ISA.055.009 ‹‹Çünkü gökler nasıl yeryüzünden yüksekse, Yollarım da sizin yollarınızdan, Düşüncelerim düşüncelerinizden yüksektir.
55:10b.ISA.055.010 Gökten inen yağmur ve kar, Toprağı sulamadan, yeri yeşertmeden, Ekinciye tohum, yiyene ekmek vermeden Nasıl göğe dönmezse,
55:11b.ISA.055.011 Ağzımdan çıkan söz de öyle olacaktır. Bana boş dönmeyecek, İstemimi yerine getirecek, Yapması için onu gönderdiğim işi başaracaktır.
55:12b.ISA.055.012 Sevinçle çıkacak, Esenlikle geri götürüleceksiniz. Dağlar, tepeler önünüzde sevinçle çığıracak, Kırdaki bütün ağaçlar alkış tutacak.
55:13b.ISA.055.013 Dikenli çalı yerine çam, Isırgan yerine mersin ağacı bitecek. Bunlar bana ün getirecek, Yok olmayan sonsuz bir belirti olacak.››
56
56:1b.ISA.056.001 RAB şöyle diyor: ‹‹Adil ve doğru olanı koruyup yerine getirin. Çünkü doğruluğum gelmek, Adaletim görünmek üzeredir.
56:2b.ISA.056.002 Bunu yapan insana, Buna sımsıkı sarılan insanoğluna ne mutlu! Şabat Gününü tutar, bayağılaştırmaz, Her türlü kötülükten sakınır.››
56:3b.ISA.056.003 RABbe bağlanan hiçbir yabancı, ‹‹Kuşkusuz RAB beni halkından ayıracak››, Hiçbir hadım da, ‹‹Ben kuru bir ağacım›› demesin.
56:4b.ISA.056.004 Çünkü RAB diyor ki, ‹‹Şabat günlerimi tutan, Beni hoşnut edeni seçen, Antlaşmama sımsıkı bağlı kalan hadıma
56:5b.ISA.056.005 Evimde, evimin dört duvarı arasında Oğullardan da kızlardan da daha iyi bir anıt ve ad vereceğim; Yok edilemez, ebedi bir ad olacak bu.
56:6b.ISA.056.006 ‹‹RABbe hizmet etmek, Onun adını sevmek, Kulu olmak için Ona bağlanan yabancıları, Şabat Gününü tutan, bayağılaştırmayan, Antlaşmama sımsıkı bağlı kalan herkesi,
56:7b.ISA.056.007 Kutsal dağıma getirip Dua evimde sevindireceğim. Yakmalık sunularıyla kurbanları Sunağımda kabul edilecek, Çünkü evime ‹Bütün ulusların dua evi› denecek.››
56:8b.ISA.056.008 İsrailin sürgünlerini toplayan Egemen RAB diyor ki, ‹‹Toplanmış olanlara katmak üzere Daha başkalarını da toplayacağım.››
56:9b.ISA.056.009 Ey bütün kır hayvanları, Ormanda yaşayan bütün hayvanlar, Yiyip bitirmek için gelin!
56:10b.ISA.056.010 İsrailin bekçileri kördür, hepsi bilgisizdir. Havlayamayan dilsiz köpekler gibidirler. Uzanıp düş görürler, Uykuyu pek severler!
56:11b.ISA.056.011 Doymak bilmeyen azgın köpeklere benzerler, Aklı kıt çobanlar bunlar! Kendi yollarına döndüler, Her biri yalnız kendi çıkarını düşünüyor.
56:12b.ISA.056.012 Birbirlerine, ‹‹Haydi, şarap getirelim, Bol bol içki içelim! Yarın da bugün gibi geçecek, Hatta çok daha iyi olacak›› diyorlar.
57
57:1b.ISA.057.001 Doğru kişi ölüp gidiyor, Kimsenin umurunda değil. Sadık adamlar da göçüp gidiyor; Kimse doğru kişinin göçüp gitmekle Kötülükten kurtulduğunun farkında değil.
57:2b.ISA.057.002 Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.
57:3b.ISA.057.003 Ama siz, ey falcı kadının çocukları, Fahişelik ve zina edenlerin soyu, buraya gelin!
57:4b.ISA.057.004 Siz kiminle alay ediyorsunuz? Kime dudak büküyor, dil çıkarıyorsunuz? Ağaçlar arasında, bol yapraklı her ağacın altında Şehvetle yanıp tutuşan, Vadilerde, kaya kovuklarında çocuklarını kurban eden, İsyan torunları, yalan soyu değil misiniz siz?
57:6b.ISA.057.006 Sizin payınız Vadinin düzgün taşlarından yapılan putlardır, Evet, sizin nasibiniz onlardır! Onlara dökmelik sunular döktünüz, Tahıl sunuları sundunuz. Bütün bunlardan sonra sizi cezalandırmaktan çekineceğimi mi sanıyorsunuz?
57:7b.ISA.057.007 Yatağınızı ulu, yüksek dağa serdiniz, Oraya bile kurban kesmeye gidiyorsunuz.
57:8b.ISA.057.008 Kapılarınızın, sövelerinizin arkasına İğrenç simgeler koydunuz. Beni bıraktınız, Yataklarınızı ardına kadar açıp içine girdiniz, Oynaşlarınızla anlaşıp birlikte yatmaya can atıyorsunuz. Onların çıplaklığını seyrettiniz.
57:9b.ISA.057.009 Çeşit çeşit hoş kokular sürünüp ilah Moleke yağ götürdünüz. Elçilerinizi ta uzaklara gönderdiniz, Ölüler diyarına dek alçalttınız kendinizi.
57:10b.ISA.057.010 Uzun yolculuklar sizi yorduğu halde, ‹‹Pes ettim›› demediniz. Gücünüzü tazeleyip durdunuz, Bu nedenle de tükenmediniz.
57:11b.ISA.057.011 ‹‹Sizi kaygılandıran, korkutan kim ki, Bana ihanet ediyor, beni anmıyor, Yüreğinizde bana yer vermiyorsunuz? Benden korkmamanızın nedeni Uzun zamandır suskun kalışım değil mi?
57:12b.ISA.057.012 Sözde doğruluğunuzu da yaptıklarınızı da ilan edeceğim, Bunların size yararı olmayacak.
57:13b.ISA.057.013 Feryat ettiğinizde Topladığınız putlar sizi kurtarsın bakalım! Rüzgar hepsini silip süpürecek, Bir soluk onları alıp götürecek. Bana sığınansa ülkeyi mülk edinecek, Kutsal dağımı miras alacak.››
57:14b.ISA.057.014 RAB diyor ki, ‹‹Toprak yığıp yol yapın, Halkımın yolundaki engelleri kaldırın.››
57:15b.ISA.057.015 Yüce ve görkemli Olan, Sonsuzlukta yaşayan, adı Kutsal Olan diyor ki, ‹‹Yüksek ve kutsal yerde yaşadığım halde, Alçakgönüllülerle, ezilenlerle birlikteyim. Yüreklerini sevindirmek için ezilenlerin yanındayım.
57:16b.ISA.057.016 Çünkü sonsuza dek davacı ve öfkeli olacak değilim, Öyle olsa, yarattığım canlarla ruhlar karşımda dayanamazdı.
57:17b.ISA.057.017 Haksız kazanç suçuna öfkelenip halkı cezalandırdım, Öfkeyle yüzümü çevirdim onlardan. Ne var ki, inatla kendi yollarından gittiler.
57:18b.ISA.057.018 ‹‹Yaptıklarını gördüm, Ama onları iyileştirip yol göstereceğim. Karşılık olarak hem onları Hem de aralarında yas tutanları avutacağım.
57:19b.ISA.057.019 Dudaklardan övgü sözleri döktüreceğim. Uzaktakine de yakındakine de Tam esenlik olsun›› diyor RAB, ‹‹Hepsini iyileştireceğim.››
57:20b.ISA.057.020 Ama kötüler çalkalanan deniz gibidir, O deniz ki, rahat duramaz, suları çamur ve pislik savurur.
57:21b.ISA.057.021 ‹‹Kötülere esenlik yoktur›› diyor Tanrım.
58
58:1b.ISA.058.001 ‹‹Avaz avaz bağırın, çekinmeyin, Sesinizi boru sesi gibi yükseltin; Halkıma isyanlarını, Yakup soyuna günahlarını bildirin.
58:2b.ISA.058.002 Bana her gün danışıyor, Yollarımı öğrenmekten zevk duyuyorlarmış! Doğru davranan, Tanrısının buyruğundan ayrılmayan bir ulusmuş gibi... Benden adil yargılar diliyor, Bana yaklaşmaktan zevk alıyorlarmış. yakın olmamı istiyorlarmış››.
58:3b.ISA.058.003 Diyorlar ki, ‹Oruç tuttuğumuzu neden görmüyor, İsteklerimizi denetlediğimizi neden farketmiyorsun?› ‹‹Bakın, oruç tuttuğunuz gün keyfinize bakıyor, İşçilerinizi eziyorsunuz.
58:4b.ISA.058.004 Orucunuz kavgayla, çekişmeyle, Şiddetli yumruklaşmayla bitiyor. Bugünkü gibi oruç tutmakla Sesinizi yükseklere duyuramazsınız.
58:5b.ISA.058.005 İstediğim oruç bu mu sanıyorsunuz? İnsanın isteklerini denetlemesi gereken gün böyle mi olmalı? Kamış gibi baş eğip çul ve kül üzerine mi oturmalı? Siz buna mı oruç, RABbi hoşnut eden gün diyorsunuz?
58:6b.ISA.058.006 Benim istediğim oruç, Haksız yere zincire, boyunduruğa vurulanları salıvermek, Ezilenleri özgürlüğe kavuşturmak, Her türlü boyunduruğu kırmak değil mi?
58:7b.ISA.058.007 Yiyeceğinizi açla paylaşmak değil mi? Barınaksız yoksulları evinize alır, Çıplak gördüğünüzü giydirir, Yakınlarınızdan yardımınızı esirgemezseniz,
58:8b.ISA.058.008 Işığınız tan gibi ağaracak, Çabucak şifa bulacaksınız. Doğruluğunuz önünüzden gidecek, RABbin yüceliği artçınız olacak.
58:9b.ISA.058.009 O zaman yardım çağrılarınızı RAB yanıtlayacak, Feryat ettiğinizde, ‹İşte buradayım› diyecek. ‹‹Eğer boyunduruğa, başkalarını suçlamaya, Kötücül konuşmalara son verirseniz,
58:10b.ISA.058.010 Açlar uğruna kendinizi feda eder, Yoksulların gereksinimini karşılarsanız, Işığınız karanlıkta parlayacak, Karanlığınız öğlen gibi ışıyacak.
58:11b.ISA.058.011 RAB her zaman size yol gösterecek, Kurak topraklarda sizi doyurup güçlendirecek. İyi sulanmış bahçe gibi, Tükenmez su kaynağı gibi olacaksınız.
58:12b.ISA.058.012 Halkınız eski yıkıntıları onaracak, Geçmiş kuşakların temelleri üzerine Yeni yapılar dikeceksiniz. ‹Duvardaki gedikleri onaran, Sokakları oturulacak hale getiren› denecek sizlere.
58:13b.ISA.058.013 ‹‹Kutsal günümde dilediğinizi yapmaz, Şabat Gününü çiğnemezseniz, Şabat Gününe ‹Zevkli›, RABbin kutsal gününe ‹Onurlu› derseniz, Kendi yolunuzdan gitmez, Keyfinize bakmayıp boş konulara dalmaz, O günü yüceltirseniz,
58:14b.ISA.058.014 RAB'den zevk alırsınız. O zaman sizi yeryüzünün yüksek yerlerine çıkarır, Atanız Yakup'un mirasıyla doyururum.›› Bunu söyleyen RAB'dir.
59
59:1b.ISA.059.001 Bakın, RABbin eli kurtaramayacak kadar kısa, Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.
59:2b.ISA.059.002 Ama suçlarınız sizi Tanrınızdan ayırdı. Günahlarınızdan ötürü Onun yüzünü göremez, Sesinizi işittiremez oldunuz.
59:3b.ISA.059.003 Çünkü elleriniz kanla, Parmaklarınız suçla kirlendi. Dudaklarınız yalan söyledi, Diliniz kötülük mırıldanıyor.
59:4b.ISA.059.004 Adaletle dava açan, Davasını dürüstçe savunan yok. Boş laflara güveniyor, yalan söylüyorlar. Fesada gebe kalıp kötülük doğuruyorlar.
59:5b.ISA.059.005 Engerek yumurtaları üzerinde kuluçkaya yatıyor, Örümcek ağı dokuyorlar. Onların yumurtalarından yiyen ölür, Kırılan yumurtadan engerek yavrusu çıkar.
59:6b.ISA.059.006 Dokudukları ağdan giysi olmaz, Elleriyle yaptıklarıyla örtünemezler. Eylemleri kötü eylemlerdir, Elleri zorbalığın araçlarıdır.
59:7b.ISA.059.007 Ayakları kötülüğe koşar, Çekinmeden suçsuz kanı dökerler. Akılları fikirleri hep kötülükte, Şiddet ve yıkım var yollarında.
59:8b.ISA.059.008 Esenlik yolunu bilmezler, İzledikleri yolda adalet yoktur. Kendilerine çarpık yollar yaptılar, O yoldan gidenlerin hiçbiri esenlik nedir bilmez.
59:9b.ISA.059.009 Diyorlar ki, ‹‹Bu yüzden adalet bizden uzak, Doğruluk bize erişemiyor. Işık bekliyoruz, yalnız karanlık var; Parıltı bekliyor, koyu karanlıkta yürüyoruz.
59:10b.ISA.059.010 Kör gibi duvarı el yordamıyla arıyor, Yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Öğle vakti alaca karanlıktaymış gibi tökezliyoruz, Güçlüler arasında ölüler gibiyiz.
59:11b.ISA.059.011 Hepimiz ayı gibi homurdanıyor, Güvercin gibi inim inim inliyoruz. Adalet bekliyoruz, ortada yok; Kurtuluş bekliyoruz, bizden uzak.
59:12b.ISA.059.012 Çünkü sana çok kez başkaldırdık, Günahlarımız bize karşı tanıklık ediyor, İsyanlarımız hep yanıbaşımızda. Suçlarımızı kabul ediyoruz.
59:13b.ISA.059.013 Başkaldırıp RABbi yadsıdık, Tanrımızı izlemez olduk. Zorbalık, isyan dolu sözler söyledik, Yüreğimizde tasarladığımız yalanları mırıldandık.
59:14b.ISA.059.014 Adalet püskürtüldü, doğruluk bizden uzak duruyor. Çünkü gerçek, kent meydanında sendeleyip düştü, Dürüstlük aramıza giremez oldu.
59:15b.ISA.059.015 Hiçbir yerde gerçek yok, Kötülükten çekinen soyuluyor!›› RAB olanları gördü ve adaletin yokluğuna üzüldü.
59:16b.ISA.059.016 Kimsenin olmadığını gördü, Aracılık edecek birinin olmadığına şaştı. Kendi gücüyle kurtuluş sağladı, Doğruluğu Ona destek oldu.
59:17b.ISA.059.017 Doğruluğu göğüslük gibi kuşandı, Kurtuluş miğferini başına taktı, Öç giysisini giydi, Gayreti kaftan gibi sarındı.
59:18b.ISA.059.018 Herkese yaptıklarının karşılığını verecek. Düşmanlarına öfkeyle, Hasımlarına ve kıyı halklarına cezayla karşılık verecek.
59:19b.ISA.059.019 Böylece batıdan doğuya kadar insanlar RABbin adından ve yüceliğinden korkacak. Çünkü düşman azgın bir ırmak gibi geldiğinde, RABbin Ruhu onu kaçırtacak. ‹‹Soluk›› anlamına da gelir.
59:20b.ISA.059.020 RAB diyor ki, ‹‹Kurtarıcı Siyona, Yakup soyundan olup başkaldırmaktan vazgeçenlere gelecek.
59:21b.ISA.059.021 Bana gelince, onlarla yapacağım antlaşma şudur: Üzerindeki Ruhum, ağzına koyduğum sözler Şimdiden sonsuza dek senin, çocuklarının, Torunlarının ağzından düşmeyecek.››
60
60:1b.ISA.060.001 ‹‹Kalk, parla; Çünkü Işığın geliyor, RABbin yüceliği üzerine doğuyor.
60:2b.ISA.060.002 Dünyayı karanlık, halkları koyu karanlık örtüyor; Oysa RAB senin üzerine doğacak, Yüceliği üzerinde görünecek.
60:3b.ISA.060.003 Uluslar senin Işığına, Krallar üzerine doğan aydınlığa gelecek.
60:4b.ISA.060.004 ‹‹Başını kaldır da çevrene bir bak, Hepsi toplanmış sana geliyor. Oğulların uzaktan geliyor, Kızların kucakta taşınıyor.
60:5b.ISA.060.005 Bunu görünce yüzün parlayacak, Yüreğin heyecandan hızlı hızlı çarpacak; Çünkü denizin zenginlikleri senin olacak, Ulusların serveti sana akacak.
60:6b.ISA.060.006 ‹‹Deve sürüleri, Midyanın ve Efanın deve yavruları Senin topraklarını dolduracak. Bütün Saba halkı geliyor, Altın ve günnük getiriyor, RABbin erdemlerini ilan ediyorlar.
60:7b.ISA.060.007 Kedarın bütün sürüleri sana gelecek, Nevayotun koçları senin buyruğunda olacak, Sunağımın üzerinde kabul edilen sunular olarak sunulacak. Böylece görkemli tapınağımı daha görkemli kılacağım.
60:8b.ISA.060.008 ‹‹Nedir bunlar, bulut gibi, Yuvalarına yaklaşan güvercinler gibi süzülüp gelenler?
60:9b.ISA.060.009 Bana umut bağlayan kıyı halklarının, Ticaret gemileri öncülüğünde Senin çocuklarını altınlarıyla, gümüşleriyle birlikte Tanrın RABbin adı için, İsrailin Kutsalı için Uzaktan getiren gemileridir bunlar. RAB seni görkemli kıldı.
60:10b.ISA.060.010 ‹‹Yabancılar senin surlarını onaracak, Kralları sana hizmet edecek. Öfkelendiğimde seni cezalandırdıysam da, Kabul ettiğimde sana merhamet göstereceğim.
60:11b.ISA.060.011 Kapıların hep açık duracak, Ulusların serveti ve zafer alayları ardında yürütülen yenik krallar Gece gündüz açık kalan bu kapılardan girsin diye.
60:12b.ISA.060.012 Çünkü sana kulluk etmeyen ulus ya da krallık yok olacak, Evet, o uluslar tam bir yıkıma uğrayacak.
60:13b.ISA.060.013 ‹‹Lübnanın görkemi olan çam, köknar ve selvi ağaçları, Tapınağımı süslemek için hep birlikte sana taşınacak. Ayak bastığım yeri görkemli kılacağım.
60:14b.ISA.060.014 Seni ezenlerin çocukları Gelip önünde eğilecekler; Seni hor görenlerin hepsi, ‹RABbin kenti, İsrailin Kutsalının Siyonu› Diyerek ayaklarına kapanacaklar.
60:15b.ISA.060.015 ‹‹Kimsenin uğramadığı, terk edilmiş, Nefret edilen bir yer olduğun halde Seni sonsuz bir övünç kaynağı, Bütün kuşakların sevinci kılacağım.
60:16b.ISA.060.016 Uluslar ve krallıklar Bir anne gibi seni emzirecekler. O zaman bileceksin ki, seni kurtaran RAB, Seni fidyeyle kurtaran, Yakupun Güçlüsü benim.
60:17b.ISA.060.017 Sana tunç yerine altın, Demir yerine gümüş, ağaç yerine tunç, Taş yerine demir getireceğim. Barışı yöneticin, doğruluğu önderin yapacağım.
60:18b.ISA.060.018 Ülkenden şiddet, sınır boylarından Soygun ve yıkım haberleri duyulmayacak artık. Surlarına Kurtuluş, kapılarına Övgü adını vereceksin.
60:19b.ISA.060.019 ‹‹Gündüz ışığın güneş olmayacak artık, Ay da aydınlatmayacak seni; Çünkü RAB sonsuz ışığın, Tanrın görkemin olacak.
60:20b.ISA.060.020 Artık güneşin batmayacak, ayın çekilmeyecek, Çünkü RAB sonsuz ışığın olacak, Sona erecek yas günlerin.
60:21b.ISA.060.021 Halkının hepsi doğru kişiler olacak; El emeğim, görkemimi göstermek için diktiğim fidan, Ülkeyi sonsuza dek mülk edinecek.
60:22b.ISA.060.022 En küçük ailen bini bulacak, Sayıca en az olanı koca bir ulus olacak. Ben RAB, zamanı gelince bunu hızlandıracağım.››
61
61:1b.ISA.061.001 Egemen RABbin Ruhu üzerimdedir. Çünkü O beni yoksullara müjde iletmek için meshetti. Yüreği ezik olanların yaralarını sarmak için, Tutsaklara serbest bırakılacaklarını, Zindanlarda bulunanlara kurtulacaklarını, RABbin lütuf yılını, Tanrımızın öç alacağı günü ilan etmek, Yas tutanların hepsini avutmak, Siyonda yas tutanlara yardım sağlamak -Kül yerine çelenk, Yas yerine sevinç yağı, Çaresizlik ruhu yerine Onlara övgü giysisini vermek- için RAB beni gönderdi. Öyle ki, RABbin görkemini yansıtmak için, Onlara ‹‹RABbin diktiği doğruluk ağaçları›› densin.
61:4b.ISA.061.004 O zaman eski yıkıntıları yeniden inşa edecek, Çoktan viraneye dönmüş yerleri yeniden kuracak, Kuşaklar boyu yıkık kalmış kentleri onaracaklar.
61:5b.ISA.061.005 Yabancılar sürülerinizi güdecek, Irgatınız, bağcınız olacaklar.
61:6b.ISA.061.006 Sizlerse RABbin kâhinleri, Tanrımızın görevlileri diye çağrılacaksınız. Ulusların servetiyle beslenecek, Zenginlikleriyle övüneceksiniz.
61:7b.ISA.061.007 Utanç yerine iki kat onur bulacaksınız, Aşağılanma yerine payınızla sevineceksiniz, Böylece ülkenizde iki kat mülk edineceksiniz; Sevinciniz sonsuz olacak.
61:8b.ISA.061.008 ‹‹Çünkü ben RAB adaleti severim, Nefret ederim soygun ve haksızlıktan. Sözümde durup hak ettiklerini verecek, Onlarla ebedi bir antlaşma yapacağım. yakmalık sunulardan››.
61:9b.ISA.061.009 Soylarından gelenler uluslar arasında, Torunları halklar arasında tanınacak. Onları gören herkes RABbin kutsadığı soy olduklarını anlayacak.››
61:10b.ISA.061.010 RABde büyük sevinç bulacağım, Tanrımla yüreğim coşacak. Çünkü çelenkle süslenmiş güvey gibi, Takılarını kuşanmış gelin gibi, Bana kurtuluş giysisini giydirdi, Beni doğruluk kaftanıyla örttü.
61:11b.ISA.061.011 Toprak filizlerini nasıl çıkartır, Bahçe ekilen tohumları nasıl yetiştirirse, Egemen RAB de doğruluk ve övgüyü Bütün ulusların önünde öyle yetiştirecek.
62
62:1b.ISA.062.001 Zaferi ışık gibi parlayıncaya, Kurtuluşu meşale gibi yanıncaya dek Siyon uğruna susmayacak, Yeruşalim uğruna sessiz kalmayacağım.
62:2b.ISA.062.002 Uluslar senin zaferini, Bütün krallar görkemini görecek. RABbin kendi ağzıyla belirlediği yeni bir adla anılacaksın.
62:3b.ISA.062.003 RABbin elinde güzellik tacı, Tanrının elinde krallık sarığı olacaksın.
62:4b.ISA.062.004 Artık sana ‹‹Terk edilmiş››, Ülkene ‹‹Virane›› denmeyecek; Bunun yerine sana ‹‹Sevdiğim››, Ülkene ‹‹Evli›› denecek. Çünkü RAB seni seviyor, Ülken de evli sayılacak.
62:5b.ISA.062.005 Bir delikanlı bir kızla nasıl evlenirse, Oğulların da seninle öyle evlenecek. Güvey gelinle nasıl sevinirse, Tanrın da seninle öyle sevinecek. veren seninle evlenecek››.
62:6b.ISA.062.006 Ey Yeruşalim, surlarına bekçiler diktim, Gece gündüz hiç susmayacaklar. Ey RABbe sözünü anımsatanlar, Yeruşalimi pekiştirene, Onu yeryüzünün övüncü kılana dek Durup dinlenmeden RABbe yakarın, Ona rahat vermeyin.
62:8b.ISA.062.008 RAB sağ elini, güçlü kolunu kaldırıp ant içti: ‹‹Tahılını bir daha düşmanlarına yedirmeyeceğim, Emek verdiğin yeni şarabı yabancılar içmeyecek.
62:9b.ISA.062.009 Tahılı devşiren yiyecek Ve RABbe övgüler sunacak. Üzümü toplayan, Şarabını kutsal avlularımda içecek.››
62:10b.ISA.062.010 Geçin, geçin kent kapılarından! Halkın yolunu açın! Toprak yığıp yol yapın, Taşları ayıklayın, uluslar için sancak dikin!
62:11b.ISA.062.011 RAB çağrısını dünyanın dört bucağına duyurdu: ‹‹Siyon kızına, ‹İşte kurtuluşun geliyor› deyin, ‹Ücreti kendisiyle birlikte, ödülü önündedir.› ››
62:12b.ISA.062.012 Siyon halkına, ‹‹RAB'bin fidyeyle kurtardığı kutsal halk›› diyecekler. Ve sen Yeruşalim, ‹‹Aranan, terk edilmemiş kent›› diye anılacaksın.
63
63:1b.ISA.063.001 Edomdanfç, Bosradanfç Al giysiler içinde bu gelen kim? Göz kamaştırıcı giysiler içinde, Büyük güçle yürüyen kim? ‹‹O benim! Adaleti duyuran, Kurtarmaya gücü olan.›› kentlerinden olan Bosra ise ‹‹Bağbozumu›› sözcüğünü çağrıştırıyor.
63:2b.ISA.063.002 Giysilerin neden kırmızı? Üstün başın neden çukurda üzüm çiğneyen biri gibi kızıla bulanmış?
63:3b.ISA.063.003 ‹‹Çukurda üzümü tek başıma çiğnedim, Yanımda halklardan kimse yoktu. Öfkeyle çiğnedim onları, Gazapla ayaklarımın altına aldım. Kanları giysilerime sıçradı, bütün elbisemi kirletti.
63:4b.ISA.063.004 Çünkü öç alma günü yüreğimdeydi, Halkımı kurtaracağım yıl gelmişti.
63:5b.ISA.063.005 Baktım, yardım edecek kimse yoktu, Destek verecek kimsenin olmayışına şaştım; Gücüm kurtuluş sağladı, Gazabım bana destek oldu.
63:6b.ISA.063.006 Öfkeyle halkları çiğnedim, Onları gazapla sarhoş ettim, Yere akıttım kanlarını.››
63:7b.ISA.063.007 Şefkati ve iyiliği uyarınca Bizim için yaptıklarından, evet, İsrail halkı için yaptığı bütün iyiliklerinden ötürü RABbin iyiliklerini ve övülesi işlerini anacağım.
63:8b.ISA.063.008 RAB dedi ki, ‹‹Onlar kuşkusuz benim halkım, Beni aldatmayacak çocuklardır.›› Böylece onların Kurtarıcısı oldu.
63:9b.ISA.063.009 Sıkıntı çektiklerinde O da sıkıntı çekti. Huzurundan çıkan melek onları kurtardı. Sevgisi ve merhametinden ötürü onları kurtardı, Geçmişte onları sürekli yüklenip taşıdı.
63:10b.ISA.063.010 Ama başkaldırıp Onun Kutsal Ruhunu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.
63:11b.ISA.063.011 Sonra halkı eski günleri, Musanın dönemini anımsadı. ‹‹Çobanlarıyla birlikte onları denizden geçiren, Kutsal Ruhunu aralarına yerleştiren, Görkemli gücüyle Musanın sağında yol alan, Sonsuz onur kazanmak için önlerinde suları yaran, Bir at nasıl tökezlemeden kırdan geçerse Onları deniz yatağından öyle geçiren RAB nerede?›› Diye sordular.
63:14b.ISA.063.014 Ovaya götürülen sürü gibi RABbin Ruhu onları rahata kavuşturdu. İşte adını onurlandırmak için Halkına böyle yol gösterdi.
63:15b.ISA.063.015 Ya RAB, gökten bak, Kutsal, görkemli ve yüce yerinden bizi gör! Gayretin, gücün nerede? Gönlündeki özlem ve merhameti Bizden esirgedin.
63:16b.ISA.063.016 Babamız sensin. İbrahim bizi tanımasa da, İsrail bizi kabul etmese de, Babamızsın, ya RAB, Ezelden beri adın ‹‹Kurtarıcımız››dır.
63:17b.ISA.063.017 Ya RAB, neden bizi yolundan saptırıyor, İnatçı kılıyor, Senden korkmamızı engelliyorsun? Kulların uğruna, Mirasın olan oymakların uğruna geri dön.
63:18b.ISA.063.018 Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.
63:19b.ISA.063.019 Öteden beri yönetmediğin, Sana ait olmayan bir halk gibi olduk.
64
64:1b.ISA.064.001 Ya RAB, adını düşmanlarına duyurmak için Keşke gökleri yarıp insen! Dağlar önünde sarsılsa! Gelişin, ateşin çalıları tutuşturmasına, Suyu kaynatmasına benzese! Uluslar senin önünde titrese!
64:3b.ISA.064.003 Beklemediğimiz olağanüstü işler yaparak Yeryüzüne indin, dağlar önünde sarsıldı.
64:4b.ISA.064.004 Çünkü kendisine umut bağlayanlar için Etkin olan tek Tanrı sensin; Senden başkasını hiçbir zaman hiç kimse işitmedi, Hiçbir kulak duymadı, hiçbir göz görmedi.
64:5b.ISA.064.005 Doğru olanı sevinçle yapanların, Senin yollarından yürüyüp seni unutmayanların yardımına koşarsın. Ama onlara karşı uzun süre günah işlediğimizde öfkelendin. Nasıl kurtuluruz?
64:6b.ISA.064.006 Hepimiz murdar olanlara benzedik, Bütün doğru işlerimiz kirli âdet bezi gibi. Yaprak gibi soluyoruz, Suçlarımız rüzgar gibi sürükleyip götürüyor bizi.
64:7b.ISA.064.007 Adınla seni çağıran, sana tutunmak için çaba gösteren yok; Çünkü bizden yüz çevirdin, Suçlarımız yüzünden bizi tükettin.
64:8b.ISA.064.008 Yine de Babamız sensin, ya RAB, Biz kiliz, sen çömlekçisin. Hepimiz senin ellerinin eseriyiz.
64:9b.ISA.064.009 Ya RAB, fazla öfkelenme, Suçlarımızı sonsuza dek anma. Lütfen bak bize, hepimiz senin halkınız.
64:10b.ISA.064.010 Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.
64:11b.ISA.064.011 Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.
64:12b.ISA.064.012 Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?
65
65:1b.ISA.065.001 ‹‹Beni sormayanlara göründüm, Aramayanlar beni buldu. Adımla anılmayan bir ulusa, ‹Buradayım, buradayım› dedim.
65:2b.ISA.065.002 Kötü yolda yürüyen, Kendi tasarılarının ardınca giden Asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.
65:3b.ISA.065.003 O halk ki, bahçelerde kurban keserek, Tuğlalar üzerinde buhur yakarak Gözümün içine baka baka boyuna öfkelendirir beni.
65:4b.ISA.065.004 Mezarlıkta oturur, Gizli yerlerde geceler, Domuz eti yerler; Kaplarında haram et var.
65:5b.ISA.065.005 Birbirlerine, ‹Uzak dur, yaklaşma› derler, ‹Çünkü ben senden daha kutsalım.› Böyleleri burnumda duman, Bütün gün yanan ateştir.
65:6b.ISA.065.006 ‹‹Bakın, yanıt önümde yazılı duruyor. Susmayacak, suçlarının karşılığını vereceğim. Onların da atalarının da suçlarının cezasını Başlarına getireceğim›› diyor RAB. ‹‹Çünkü dağların üzerinde buhur yaktılar, Tepelerin üzerinde beni aşağıladılar. Bu nedenle eskiden yaptıklarının karşılığını Başlarına getireceğim.››
65:8b.ISA.065.008 RAB diyor ki, ‹‹Taneleri sulu salkımı görünce, Halk, ‹Salkımı yok etmeyin, bereket onda› diyor. Kullarımın hatırı için ben de öyle yapacağım, Onların hepsini yok etmeyeceğim.
65:9b.ISA.065.009 Yakup soyunu sürdürecek, Dağlarımı miras alacak olanları Yahuda soyuna bırakacağım. Seçtiklerim oraları miras alacak, Kullarım orada yaşayacak.
65:10b.ISA.065.010 Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.
65:11b.ISA.065.011 ‹‹Ama sizler, RABbi terk edenler, Kutsal dağımı unutanlar, Talih ilahına sofra kuranlar, Kısmet ilahına karışık şarap sunanlar,
65:12b.ISA.065.012 Ben de sizi kılıca kısmet edeceğim, Boğazlanmak üzere eğileceksiniz hepiniz. Çünkü çağırdığımda yanıt vermediniz, Konuştuğumda dinlemediniz; Gözümde kötü olanı yaptınız, Hoşlanmadığımı seçtiniz.››
65:13b.ISA.065.013 Bu yüzden Egemen RAB diyor ki, ‹‹Bakın, kullarım yemek yiyecek, Ama siz aç kalacaksınız. Kullarım içecek, Ama siz susuz kalacaksınız. Kullarım sevinecek, Ama sizin yüzünüz kızaracak.
65:14b.ISA.065.014 Kullarım mutluluk içinde ezgiler söyleyecek, Ama siz yürek acısından feryat edecek, Ezik bir ruhla haykıracaksınız.
65:15b.ISA.065.015 Adınız seçtiklerimin ağzında ancak lanet olarak kalacak. Egemen RAB sizi öldürecek, Ama kullarına başka bir ad verecek.
65:16b.ISA.065.016 Öyle ki, ülkede kim bereket istese Sadık Tanrıdan isteyecek; Ülkede kim ant içse, Sadık Tanrı üzerine ant içecek. Çünkü geçmiş sıkıntılar unutulup Gözümden saklanacak.››
65:17b.ISA.065.017 ‹‹Çünkü bakın, yeni bir yeryüzü, Yeni bir gök yaratmak üzereyim; Geçmiştekiler anılmayacak, akla bile gelmeyecek.
65:18b.ISA.065.018 Yaratacaklarımla sonsuza dek sevinip coşun; Çünkü Yeruşalimi coşku, Halkını sevinç kaynağı olarak yaratacağım.
65:19b.ISA.065.019 Yeruşalim için sevinecek, Halkım için coşacağım. Orada ağlayış ve feryat duyulmayacak artık.
65:20b.ISA.065.020 Orada birkaç gün yaşayıp ölen bebekler olmayacak, Yaşını başını almadan kimse ölümü tatmayacak. Yüz yaşında ölen genç, Yüz yaşına basmayan kişi lanetli sayılacak.
65:21b.ISA.065.021 Evler yapıp içlerinde yaşayacak, Bağlar dikip meyvesini yiyecekler.
65:22b.ISA.065.022 Yaptıkları evlerde başkası oturmayacak, Diktikleri bağın meyvesini başkası yemeyecek. Çünkü halkım ağaçlar gibi uzun yaşayacak, Seçtiklerim, elleriyle ürettiklerinin tadını çıkaracaklar.
65:23b.ISA.065.023 Emek vermeyecekler boş yere, Felakete uğrayan çocuklar doğurmayacaklar. Çünkü kendileri de çocukları da RABbin kutsadığı soy olacak.
65:24b.ISA.065.024 Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.
65:25b.ISA.065.025 Kurtla kuzu birlikte otlayacak, Aslan sığır gibi saman yiyecek. Yılanın yiyeceğiyse toprak olacak. Kutsal dağımın hiçbir yerinde Kimse zarar vermeyecek, yok etmeyecek.›› Böyle diyor RAB.
66
66:1b.ISA.066.001 RAB diyor ki, ‹‹Gökler tahtım, Yeryüzü ayaklarımın taburesidir. Nerede benim için yapacağınız ev, Neresi dinleneceğim yer?
66:2b.ISA.066.002 Çünkü bütün bunları ellerim yaptı, Hepsi böylece var oldu›› diyor RAB. ‹‹Ancak ben alçakgönüllüye, ruhu ezik olana, Sözümden titreyen kişiye değer veririm.
66:3b.ISA.066.003 Sığır boğazlayan, adam öldüren gibidir, Davar kurban eden, köpek boynu kıran, Tahıl sunusu getiren, domuz kanı sunan, Anma sunusu olarak günnük yakan, putperest gibidir. Evet, bunlar kendi yollarını seçtiler, Yaptıkları iğrençliklerden hoşlanıyorlar.
66:4b.ISA.066.004 Ben de onlar için yıkımı seçecek, Korktuklarını başlarına getireceğim. Çünkü çağırdığımda yanıt veren olmadı, Konuştuğumda dinlemediler, Gözümde kötü olanı yaptılar, Hoşlanmadığımı seçtiler.››
66:5b.ISA.066.005 RABbin sözünden titreyenler, Kulak verin Onun söylediklerine: ‹‹Sizden nefret eden, Adımdan ötürü sizi dışlayan kardeşleriniz, ‹RAB yüceltilsin de sevincinizi görelim!› diyorlar. Utandırılacak olan onlardır.
66:6b.ISA.066.006 Kentten gürültülü sesler, Tapınaktan bir ses yükseliyor! Düşmanlarına hak ettikleri karşılığı veren RABbin sesidir bu.
66:7b.ISA.066.007 ‹‹Doğum sancısı çekmeden doğurdu, Sancısı tutmadan bir erkek çocuk doğurdu.
66:8b.ISA.066.008 Kim böyle bir şey duydu? Kim böyle şeyler gördü? Bir ülke bir günde doğar mı, Bir anda doğar mı bir ulus? Ama Siyon, ağrısı tutar tutmaz çocuklarını doğurdu.
66:9b.ISA.066.009 Doğum anına dek getiririm de Doğuracak gücü vermez miyim?›› diyor RAB. ‹‹Doğuracak güç veren ben, rahmi kapatır mıyım?›› diyor Tanrın.
66:10b.ISA.066.010 ‹‹Yeruşalimle birlikte sevinin, Onu sevenler, hepiniz onun için coşun, Yeruşalim için yas tutanlar, onunla sevinçle coşun.
66:11b.ISA.066.011 Öyle ki, onun avutucu memelerini emip doyasınız, Kana kana içip Onun yüce bolluğundan zevk alasınız.››
66:12b.ISA.066.012 Çünkü RAB diyor ki, ‹‹Bakın, esenliği bir ırmak gibi, Ulusların servetini taşkın bir ırmak gibi ona akıtacağım. Ondan beslenecek, kucakta taşınacak, Dizleri üzerinde sallanacaksınız.
66:13b.ISA.066.013 Çocuğunu avutan bir anne gibi avutacağım sizi, Yeruşalimde avuntu bulacaksınız.
66:14b.ISA.066.014 Bunları gördüğünüzde yüreğiniz sevinecek, Bedenleriniz körpe ot gibi tazelenecek. Herkes bilecek ki, RABbin koruyucu eli kullarının, Gazabı ise düşmanlarının üzerindedir.››
66:15b.ISA.066.015 Bakın, RAB ateşle geliyor, Savaş arabaları kasırga gibi. Şiddetli öfkesini, Azarını alev alev dökmek üzere.
66:16b.ISA.066.016 Çünkü O bütün insanlığı ateş ve kılıçla yargılayacak, Pek çok kişiyi öldürecek.
66:17b.ISA.066.017 ‹‹Bahçelere girmek için kendilerini arıtıp kutsayanlar, domuz, fare ve öteki iğrenç hayvanların etini yiyenlerin ortasında duranı izleyenler hep birlikte yok olacaklar›› diyor RAB,
66:18b.ISA.066.018 ‹‹Çünkü ben onların eylemlerini de düşüncelerini de bilirim. Bütün ulusları ve dilleri bir araya toplayacağım an geliyor; gelip yüceliğimi görecekler.
66:19b.ISA.066.019 ‹‹Aralarına bir belirti koyacağım. Onlardan kaçıp kurtulanları uluslara, Tarşişe, Pûla, Luda -yay gerenlere- Tuvala, Yâvana, ünümü duymamış, yüceliğimi görmemiş uzak kıyı halklarına göndereceğim. Uluslar arasında yüceliğimi ilan edecekler.
66:20b.ISA.066.020 İsrailoğulları tahıl sunularını pak kaplar içinde RABbin Tapınağına nasıl getiriyorsa, onlar da bütün kardeşlerinizi uluslardan atlarla, savaş arabalarıyla, at arabalarıyla, katırlarla, develerle kutsal dağıma, Yeruşalime, RABbe sunu olarak getirecekler.›› Böyle diyor RAB.
66:21b.ISA.066.021 ‹‹Onların arasından kimilerini kâhin ve Levili olarak seçeceğim›› diyor RAB.
66:22b.ISA.066.022 ‹‹Çünkü yaratacağım yeni yer ve gök önümde nasıl duracaksa, soyunuz ve adınız da öyle duracak›› diyor RAB.
66:23b.ISA.066.023 ‹‹Yeni Aydan Yeni Aya, Şabat Gününden Şabat Gününe bütün insanlar önüme gelip bana tapınacaklar›› diyor RAB.
66:24b.ISA.066.024 ‹‹Dışarı çıktıklarında bana başkaldırmış olanların cesetlerini görecekler. Öylelerini kemiren kurt ölmez, yakan ateş sönmez. Bütün insanlar onlardan iğrenecek.››
- Holder of rights
- Multilingual Bible Corpus
- Citation Suggestion for this Object
- TextGrid Repository (2025). Turkish Collection. Isaiah (Turkish). Isaiah (Turkish). Multilingual Parallel Bible Corpus. Multilingual Bible Corpus. https://hdl.handle.net/21.11113/0000-0016-C03E-A